Ferhan Baran

(Film Eleştirileri, Sinema Yazıları)
İstanbul doğumlu. Saint Joseph Fransız Erkek Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde eğitim gördü. Aynı fakültede tamamladığı Yüksek Lisans eğitimini, ‘Movie Going Patterns’ başlıklı Master tezi ile Devamı…»

*****

Yeni Bir Gezegene Doğru

2063 yılındayız. Dünya ısınmayı, yıkıcı kuraklıklar ve açlık insan nüfusunu tehdit etmeyi sürdürürken bilim dünyası gelecekte yaşanabilecek yeni bir gezegen arayışı içindedir. İnsanoğluna yeni bir yuva bulunur, keşif ve kolonileştirme görevine çıkılır. Sinemalarda gösterime giren ‘Gezginler / Voyagers’ 86 yıl sürecek uzun bir yolculuğun hikâyesini anlatıyor. Yapay döllenme yoluyla üretilmiş 30 seçkin mürettebat yolculuk için tasarlanmış uzay gemisinde yine yapay yöntemlerle çoğalacak ve bu neslin torunları bakir gezegene ulaşacaktır.

Dünya nimetlerini özlememeleri için kapalı ortamda yetiştirilmiş çocuklar, onları bu serüvende gözetecek eğitmenleriyle birlikte uzay boşluğuna gönderilir. Aradan 10 yıl geçmiş, türün varlığını devam ettirme misyonunu üstlenmiş genç kız ve erkek kobaylar yolculuklarını sürdürmektedir. Robot misali yaşam süren gençlerden bazıları aldıkları besinlerden şüphelendiklerinde ve yemek sonrası içmeleri gereken mavi şurubun onların saldırgan dürtülerini ve cinsel arzularını köreltici ve böylece itaatkar bireyler olmalarını sağlayacak kimyasalla yüklü olduğunu keşfettiklerinde varoluşlarını sorgulamaya başlar. Sistemdeki arızayı onarmaya çalışan deneyimli eğitimcilerinin kaza süsünde bir saldırı sonucu ölümünün ardından geminin yönetimi genç ekibe kalacak ve kaos başlayacaktır.

‘Gezginler’ çağımızın hayli ilgi gören genç yetişkin aksiyon filmlerinin yeni bir örneği. Daha önce ‘Uyumsuz / Divergent’ serisinin 2014 yapımı başlangıç filmiyle türe giriş yapmış olan yönetmen Neil Burger bir kez daha son dönemin çıkış yapan genç oyuncularıyla çalışmış. ‘X-Men’ serisi ve Steven Spielberg imzalı ‘Başlat / Ready Player One’ ile tanıdığımız Tye Sheridan, Christopher Nolan filmi ‘Dunkirk’ ile çıkış yapan İngiliz oyuncu Fionn Whitehead ve Johnny Depp ile Vanessa Paradis’nin kızları Lily-Rose Depp’in başı çektiği genç kadroya kısa rolüyle deneyimli oyuncu Colin Farrell eşlik etmiş.

Amerikalı yapımcı/yönetmen Romanya’nın geniş Buftea Stüdyoları’nda hayata geçirmiş filmini. Bilim kurgu geleneğinden beslenen klostrofobik hikâyesi ilginç. Türe korku gerilim ögesini kazımış ünlü ‘Yaratık / Alien’ etkisi seziliyor ama üzerine gidilmiyor. Buna karşılık William Golding’in ölümsüz klasiği ‘Sineklerin Tanrısı / Lord of the Flies’ yansımalarını bir konuşmasında Burger’ın kendisi de itiraf ediyor. Ancak ilginç çıkış noktası ve esinlerine karşın ‘Gezginler’, referanslarının ve sağlam oyuncu kadrosunun hakkını verememiş, yamalı bohça görünümüyle vasat bir çalışma olmuş. Bu sıcak yaz günlerinde sinema salonunda film izlemeyi özlemiş genç seyirciyi hedefleyebilir.

(21 Temmuz 2021)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

*****

Sessiz Ol, Hayatta Kal

Küçük bütçeli bir B-filmi görünümündeki ‘Sessiz Bir Yer / A Quiet Place’, pandemi öncesinde beklenmedik bir gişe başarısı sağlayınca devam filmlerinin gelmesi kaçınılmaz olmuştu. Dünya çapında sinema salonlarının açılması ile birlikte serinin gösterime giren ilk devam filmi ‘Sessiz Bir Yer 2 / A Quiet Place Part 2’ beklentiler doğrultusunda ABD açılış haftasında en çok izlenen film unvanını kolaylıkla kazanmayı bildi.

Bizde de sıcağı sıcağına vizyona giren bu seri, oyuncu yönetmen John Krasinski’nin aralarında bulunduğu ekibin düş gücüyle ortaya çıkmış. Krasinski’nin gerçek hayattaki oyuncu eşi Emily Blunt ile aile büyüklerini canlandırdığı, bilim-kurgu özellikleri taşıyan bu korku-gerilim sineması örneği, esinini büyük ölçüde 80’li yılların kült serisi ‘Yaratık / Alien’dan alıyor. Spielberg damgalı ‘Jurassic Park’ bir diğer ilham kaynağı olarak dikkat çekiyor. İlk filmde meşum hikâyeye ortasından dalmış, insanlığın ve filmdeki çekirdek ailenin 48. gününden başlayarak dehşet yüklü maceralarını izlemeye başlamıştık. Daha sonra birden 474. güne atlamış, ailenin bugününe tanıklık etmiştik.

Uzaydan geldiği düşünülen yırtıcı yaratıkların sırrı neydi? Bu sırrın ikinci filmde de aralanmadığını baştan söyleyebiliriz. Bu nedenle serinin devamının geleceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. İkinci bölüme 1. günden başlangıç yapan devam filminde, sakin Amerikan kasabasının mutlu mesut sakinleri ile tanışıyoruz önce. Çocuklar ligi beyzbol maçını izlerken göklerden gelen dehşetle tanışma paniğine; anne, baba ve üç çocuktan oluşan Abbott ailesinin kaçış serüvenine şahit oluyoruz daha sonra. Ailenin 48. günde en küçük erkek çocuklarını kurban verdiklerini ve ilk filmin sonunda baba Abbott’ın çocuklarının selameti için kendini feda ettiğini biliyoruz.

İlk filmi izlemeyenler için biraz bilgi verelim. Bu devasa yaratıkların gözleri görmüyor ancak ses konusunda hassaslar. Aile bireyleri sessiz kaldıkları sürece güvence altındadır. Ancak bu sessiz ortamı her zaman sağlamak, hiç konuşmadan yaşam sürdürmek hiç de kolay olmayacaktır. İlk film bu süreçte bireylere işaret dilini kullandırmak yoluyla ilginç bir çözüm bulmuştu. Gerçek hayatta sağır olan yetenekli küçük oyuncu Millicent Simmonds’un varlığı bu açıdan önemli bir fırsattı. ABD’de bir bölümü alt yazı ile gösterilmesine karşın büyük ilgi toplayan ilk film görsel tasarımı ve iki adet Oscar adaylığı bulunan besteci Marco Beltrami’nin Spielberg gerilimlerinden esini almış müzik çalışması ile parlıyordu. İkinci bölüm bu kozların her birini yeniden kullanmayı sürdürüyor. Her serinin devam filminde olduğu üzere, ilk bölümün tedirgin sessizliği daha hareketli bir aksiyon kalıbına evrilmiş. Krasinski’nin ilk filmde koşut kurgu kullandığı, farklı dehşet anlarını iç içe aktaran başarılı denemeleri bu bölümde de gerilimin doruğa çıktığı başarılı sekanslar olarak dikkat çekiyor.

Çekirdek aileye bir bebek ekleniyor yeni filmde. Ancak daha korunaklı bir yaşam alanı buldukları için, kısıtlı da olsa fısıltı halinde konuşmalarına izin çıkmış bu defa. Canavar ile karşılaşmanın ilk gününden 474. güne atlıyor ve öykü bıraktığımız yerden devam ediyor. Babasını kaybetmiş çekirdek aile, İrlanda asıllı tanınmış oyuncu Cillian Murphy’nin canlandırdığı komşu Emmett karakteriyle yeni bir birey kazanırken, Abbott’lar çevrelerindeki uğursuz yabancılar ile karşılaşmaya başlıyor, tehlikeden uzak yeni bir yaşam vahası bulma çabaları sürüyor. Erken büyümek zorunda kalmış çocukların daha etkin roller almasına tanıklık ediyoruz bu bölümde. Bizde sinemalara gelmeyen ilginç Todd Haynes filmi ‘Kutup Yıldızı / Wonderstruck’ ile sinemaya başlayan Simmonds ve ‘Suburbicon’da Matt Damon’un oğlu olarak izlediğimiz Noah Jupe büyüklerinden rol çalmayı sürdürüyor.

(15 Temmuz 2021)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

*****

DİĞER YAZILARI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu