13. Filmekimi’nde Deneyimli Ustalar, Taze Keşifler

İstanbul ayağı 11 – 17 Ekim arasında gerçekleştirilecek olan 13. Filmekimi’nin biletleri 27 Eylül Cumartesi gününden itibaren satışa çıkıyor. Konuya ilişkin bir önceki yazımızda, kişisel değerlendirmelerimiz kapsamında ön programda yer alan kaçırılmaması gereken 10 film üzerinde durmuştuk. Nihai programda yer alan 43 film arasından seçim kolaylığı sağlamak üzere, bu yazımızda yıllara meydan okuyan ustaların ve genç sinemacıların ihmal edilmemesi gereken son çalışmalarını kapsayan bir liste daha sunmak istedik. 12 filmden oluşan bu kişisel ek seçkimiz şöyle sıralanıyor.

1- YILDIZ HARİTASI / Maps to the Stars

Kanadalı auteur yönetmenlerden David Cronenberg’in son çalışması Hollywood ünlülerinin yaşamına odaklanıyor. Dünya prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nden Julianne Moore’un şaşırtıcı kompozisyonuyla en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandığı bu parlak Hollywood taşlamasının oyuncu kadrosunda Mia Wasikowska, John Cusack, Robert Pattinson, Olivia Williams gibi ünlü yıldızlar da var.

2- ÖZGÜRLÜK DANSI / Jimmy’s Hall

78 yaşındaki usta İngiliz yönetmen Ken Loach biyografik bir öyküden yola çıkmış. Sol hareketin ve emekçi dayanışmasının yılmaz sözcüsünün 67. Cannes Film Festivali ana seçkisinde yer almış bu son filmi, 1930’ların komünist avı sürecinde İrlanda’dan sınırdışı edilmiş politik aktivist Jimmy Gralton’ın hikâyesi üzerine.

3- ÇOCUKLUK / Boyhood

Richard Linklater’in Berlin Film Şenliği’nden en iyi yönetmen ödülüyle dönmüş son filmi. 2002 yılından başlayarak Ellar Coltrane’in büyümesini altı yaşından itibaren 12 yıl boyunca her yıl yaptığı birkaç günlük çekimlerle takip eden Amerikalı sinemacının çalışması, üç saatlik bir süre boyunca bir çocuğun gözleri önünde büyümesine tanık olan izleyici için de benzersiz bir deneyim.

4- BEYAZ TANRI / Fehér Isten – White God

Deneyimli Macar yönetmen Kornél Mundruczó’nun geçtiğimiz Cannes Film Festivali’nde ‘Belirli Bir Bakış’ ödülünü kazanan yeni filmi, özellikle tüyler ürpertici açılış sahnesiyle kendinden söz ettiriyor. Macar toplumunda yaygınlaşan ırkçı eğilimi ve aşırı sağcı Macar hükümetini köpek isyanı metaforuyla eleştiren yönetmen filmini marjinaller ve ezilenlerle dayanışma adına çektiğini vurguluyor.

5- WHIPLASH

Amerikan bağımsız sinemasının öne çıkan isimlerinden Damien Chazelle’in Sundance’te Büyük Jüri Ödülü kazanan yeni filmi, acımasız bir caz ustasıyla 19 yaşındaki hevesli davul öğrencisi arasındaki gerilimli ilişki üzerine. Senaryosu da genç yönetmene ait bu adrenalini eksilmeyen psikolojik gerilim cazseverleri de memnun edecek.

6- TURİST / Force Majeur

67. Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış seçkisinin Jüri Ödülü kazanan bir diğer parlak yapım. İsveçli bir ailenin Fransa Alp’lerine yaptıkları kayak tatilinde başlarına gelen çığ felâketi çerçevesinde aile ilişkilerini ameliyat masasına yatıran, insan ilişkilerini alışılmışın dışında bir mizahla ele alan filmin yönetmeni Ruben Östlund’un ‘Play’den sonra ülkemizde gösterilecek bu ikinci uzun metrajı keşfe değer.

7- ÇİLE / Kreuzweg

Geçtiğimiz Berlin Film Şenliği’nden en iyi senaryo ödülüyle dönen yapım, üçü hariç tümünde sabit kamera kullanılmış 14 sekanstan oluşuyor. Alman yönetmen Dietrich Brüggemann’ın Katolik bir mezhebe bağlı 14 yaşındaki Maria’nın seküler dünya ile çatışmalarını perdeye taşıyan programın en ayrıksı filmlerinden biri bu.

8- ÇILGIN AŞK / Amour Fou

19. yüzyıl başları romantizm akımının önemli Alman şair, oyun ve öykü yazarı Heinrich von Kleist’ın yasak aşkı Henriette ile gerçek öyküsü, Avusturyalı genç kadın yönetmen Jessica Hausner’in son filmine kaynaklık ediyor. Ölümün kaçınılmazlığı ve aşkın gücü üzerine keşfedilmeye değer bu çalışma ilk kez gösterildiği geçtiğimiz Cannes Film Festivali’nde övgüyle karşılandı.

9- HAVANA’YA DÖNÜŞ / Retour à Ithaque

Fransız yönetmen Laurent Cantet’nin Venedik Film Festivali’nin ‘Venedik Günleri’ büyük ödülünü kazanan son filmi, İspanya’da sürgün olarak geçen 16 yılın ardından memleketi Havana’ya dönen Amadeo’nun eski dostlarıyla günbatımından şafağa uzanan birliktelikleri çerçevesinde, uçup gitmiş gençlik hayalleri üzerine bir ağıt. Cantet senaryoyu Küba’nın saygın romancısı Leonardo Padura ile ortaklaşa yazmış.

10- PASOLINI

Amerikan bağımsız sinemasının provokatif isimlerinden Abel Ferrara, İtalyan sanat ve siyaset çevrelerinin aykırı isminin son günlerine odaklanıyor. Sinemaseverlerin ilgisiz kalamayacağı bu belgesel tadındaki yapımda, 1975 yılında şüpheli bir cinayete kurban giden yazar, yönetmen, gazeteci Pier Paolo Pasolini’yi Willem Dafoe canlandırıyor.

11- MISS JULIE

August Strindberg’in klâsik oyunu bir kez daha beyazperdede. Ingmar Bergman sinemasının efsanevi yüzlerinden tanınmış İsveçli oyuncu Liv Ullman’ın sinemadaki dördüncü yönetmenlik denemesi ilgiyle beklemeye değer. Julie’yi Jessica Chastain, uşak John’u Colin Farrell gibi tanınmış isimler canlandırıyor.

12- JERSEY BOYS

Amerikan sinemasının ikonlarından Clint Eastwood üretmeye devam ediyor. Geçtiğimiz Kasım ayında ülkemize de uğrayan Tony ödüllü Broadway müzikalinin uyarlaması, 60’lı yılların ünlü rock’nroll grubu Frankie Valli and the Four Seasons’ın uzun yıllara yayılmış gerçek öyküsü üzerine. Frankie Valli’yi müzikalde de başrolü üstlenmiş olan John Lloyd Young canlandırıyor.

(22 Eylül 2014)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir