Mayınlı Bölgeden Notlar

33. İstanbul Film Festivali’nin dili farklı, öncü ve bazen zorlayıcı filmlerini barındıran ‘Mayınlı Bölge’ seçkisi, özellikle keşif peşindeki sinefillerce merakla beklenen önemli sürprizler içeriyor.

Dokuz filmlik seçkinin belki de en bilineni, geçtiğimiz Venedik şenliğinde en iyi yönetmen ve erkek oyuncu ödüllerini almış olan Yunan yapımı ‘Şiddet Güzeli / Miss Violence’. Alexandros Avranas’ın filmi, 11 yaşındaki Angeliki’nin doğum gününde yüzünde bir gülümsemeyle pencereden atlayarak ölüme gidişi üzerine bir soruşturma ve küçük kızlarının ölümünü ısrarla bir kaza olarak değerlendiren aile üyelerinin tutumu çerçevesinde otorite ve düzen tartışmasına giriyor, derinleşen ekonomik krizin beslediği ahlâki yozlaşmayı irdeliyor.

Bölgenin merakla beklenen iki yapımı, filmleri ülkemizde ilk kez gösterilecek olan çağdaş sinemanın iki aykırı yönetmeninden. Bunlardan ‘Tarihin Sonu / Norte, Hangganan Ng Kasaysayan’, yaklaşık 25 yıldır film çeken Filipin bağımsız sinemasının en önemli ismi Lav Diaz’ın geçtiğimiz yıl ‘Sight and Sound’un en iyi 10 film listesine girmiş son yapıtı. Uzun filmler çeken Diaz’ın dört saati aşan görkemli ve destansı filmi, Dostoyevski’nin ‘Suç ve Ceza’sını günümüz Manila’sına taşıyor. Küratörlük geçmişi de bulunan Katalan senarist ve yönetmen Albert Serra kısa ve uzunlarıyla Avrupa sinemasının yenilikçi yönetmenleri arasında anılan bir diğer isim. Festival programında yer alan Locarno Şenliği Altın Leopar ödüllü son çalışması ‘Ölümümün Hikayesi / Historia De La Meva Mort’, Karpatlar’da yolları kesişen Kazanova ile Drakula’nın ürkütücü serüveni üzerine.

Yıllar önce yine festivalde izlediğimiz Venedik Şenliği büyük ödüllü ilk çalışmalarından ‘Yaşasın Aşk / Vive L’amour’ (1994) ile gönüllere yerleşmiş Taiwan’lı usta Tsai Ming Liang bu yıl ardarda çektiği iki filmiyle konuk oluyor ‘Mayınlı Bölge’ye. 2013 Venedik Şenliği Jüri Büyük Ödülü sahibi ‘Sokak Köpekleri / Jiao You’, ayaklı bir reklâm panosu olarak çalışan baba ile bedava yiyecek bulmak için AVM’leri, süpermarketleri dolaşan çocuklarının Taipei varoşlarından lüks merkezlere uzanan hikâyesi, umut ve yoksulluğa dair şiirsel bir trajikomedi. İlk kez geçtiğimiz Şubat ayında Berlin’de izleyici karşısına çıkan orta metrajlı ‘Batıya Yolculuk / Xi You’ ise, zamanı nasıl algıladığımızı ve gündelik hayatın telaşı içerisinde nasıl tükettiğimizi sorgulayan bir meditasyon.

Seçkide yer alan iki Alman yapımı aile içi şiddet üzerine yoğunlaşmış. Deneyimli yönetmen Philip Gröning’in sekiz yıllık aradan sonra çektiği Venedik şenliği ödüllü ‘Polis Memurunun Karısı / Die Frau Des Polizisten’, üç kişilik bir ailenin eve odaklı gündelik hayatından tedirgin manzaralar sunuyor. Venedik’te eleştirmenleri ikiye bölen film, Haneke hayranları için ilgiye değer bir keşif olabilir. Katrin Gebbe’nin gerçek olaylardan yola çıkmış Hamburg en iyi senaryo ödüllü ‘Herşey Düzelecek / Tore Tanzt’ı ise, yeni bir yaşam kurmaya çalışan genç Tore’nin, dinsel inançları doğrultusunda dahil olduğu aile ortamında başına gelenleri, cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalışını öykülüyor.

Mayınlı Bölge’nin bir diğer konuğu da Şili’den. Gerçek bir olaydan yola çıkan ‘Kızkardeşler / Las Ninas Quispe’, dağlarda çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çabalayan üç kız kardeşin yasaklara ve çevrelerini kuşatmış zor koşullara karşı verdiği mücadele üzerine.

Ve Amerikan bağımsız sinemasından bir örnekle liste tamamlanıyor. Genç kuşağın yetenekli oyuncu yazar yönetmeni James Franco, Faulkner’dan sonra (As I Lay Dying) bu kez bir Cormac McCarthy uyarlamasıyla festival izleyicilerinin karşısında olacak. Yazarın insanoğlunun kötülükle imtihanı üzerine tedirgin edici denemelerinden ‘Tanrının Oğlu / Child Of God’, Tennessee’nin dağlık bölgesinde düzen dışına itilmiş vahşi ve acımasız Lester Ballard’ın 1960’lı yıllardan günümüze taşınmış karanlık hikayesinin izini sürüyor. Soluk soluğa üretmeye devam eden Franco, bu filmin ardından çekmeye başladığı Bukowski biyografisini tamamlamış, on parmağında on marifet nitelemesine uygun olarak, Steinbeck’in ‘Fareler ve İnsanlar’ının taze Broadway yorumunda göçmen toprak işçisi George Milton rolüyle sahne almakta halen.

(27 Mart 2014)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir