Hiçbir Sistem Güvenli Değildir

Genç Alman sinemasının yükselen isimlerinin peşpeşe sinemalarımıza konuk olması ne güzel. 2015 Alman Sinema ödüllerinin ‘Victoria’ ile birlikte öne çıkan bir diğer çalışması ‘Ben Kimim? / Whoami – Kein System ist sicher’ bu hafta ülkemiz vizyonuna başlıyor.

1978 doğumlu Baran Bo Odar’ın ilk uzun metraj denemesi karanlık, çok karanlık bir roman uyarlamasıdır. Bizde festivallerde ve sinemalarda gösterilmemiş olan 2010 yapımı ‘Der Letzte Schweigen / Nihai Sessizlik’ Jan Costin Wagner’in metninden yola çıkarak dram ve gerilim türlerini başarılı bir biçimde kaynaştırmasıyla dikkat çeker. Daha 12 yaşındayken Dostoyevski’nin ‘Suç ve Ceza’sı ile tanışmış olan genç sinemacı ıssız Alman kırsalında 23 yıl arayla aynı gün işlenmiş hunharca iki cinayet çerçevesinde ilerleyen anlatısında herbiri kendi kederini içinde yaşayan kasaba halkının derin suskunluğunu eşeler. İnsanoğlunun karanlık dehlizlerine yelken açar. Doğanın uçsuz bucaksız güzelliği içine sinmiş insanoğlunun içindeki iblisle uğraşır. Kuşbakışı çekimlerle insan denen varlığın büyük yalnızlığını resmeder.

Anne tarafından Türk, baba tarafından Rus kökenli olduğunu ifade eden Odar dört yıl aradan sonra çektiği ‘Ben Kimim?’de bu kez farklı bir tarz deniyor. Önceki çalışmasıyla aksi yönde son derece hareketli, aksiyon ve gerilimle ilerleyen bir ‘hacker’ ya da bilgisayar korsanı hikâyesi anlatırken, öykünün merkezinde yer alan ‘Benkimim’ ya da ‘Whoami’ kod adlı yeni yetme karakterin varoluş sorunsalına odaklanıyor. Küçük yaşta anne ve babasını yitirmiş olan Benjamin içe dönük kişiliği ile mücadele ederken hep bir süper kahraman olma hayalini beslemiştir. 14 yaşında oturduğu
klavyenin başından kalkmaz. Program dillerini öğrenir, işe basit sistem çöketme operasyonlarıyla başlar. Gerçek dünyada bir dışlanmış ya da kendi deyimiyle ucube olarak görülürken sanal dünyada ağın içinde özgür ve güçlüdür. Karizmatik hacker Max ve arkadaşlarıyla tanıştığında aktif bir grubun üyesi olur. Dört kafadar kendilerine CLAY (Clowns Laughing at You / Sizlerle Dalga Geçen Palyaçolar) adını verir. Ekip ‘V For Vendetta’ya selam sarkıtan palyaço maskelerinin ardında finans dünyasını ve büyük sanayi zincirlerini hedef almaya başlar. Amaç rol modelleri olan sahnelerin yıldızı büyük hacker MRX’in dikkatini çekmektir. Ancak işler büyüdükçe başları Rus Siber Mafyası ile derde girecek, Alman Gizli Servisi ve Europol peşlerine düşecektir.

‘Ben Kimim?’ çift anlamlı ismiyle özünde bir ‘hiçkimse’ olan görünmez Benjamin’in varoluş hikâyesi, genç adamın kimlik arayışında içine daldığı serüvenin deli dolu öyküsü. ‘Der Letzte Schweigen’in acımasız katili gibi yalnız bir adamın toplum içinde itibar kazanma mücadelesi. Karanlık hikâyeleri seven Alman yönetmenin aynı ‘Victoria’da olduğu gibi genç insanların karanlık yönlerini keşfedişine ilişkin heyecanlı bir deneyim. Baran Bo Odar bu serüveni son derece işlek bir sinema diliyle aktarıyor. Filmin
özgün ikinci adında da vurgulandığı gibi ‘hiç bir sistemin güvenilir olmadığını’ ve her sistemin çökertilebileceğine işaret ederken Benjamin ve kader arkadaşlarını modern çağın sihirbazları olarak resmediyor. Nikolaus Summerer’in usta işi sinematografisinden, Michael Kamm’ın etkileyici müziğinden, Robert Rzesacz’ın ödüllü kurgu çalışmasından ve başta daha önce ‘Oh Boy’da izlediğimiz Tom Schilling olmak üzere genç oyuncu kadrosundan büyük destek alırken, ‘Olağan Şüpheliler / The Usual Suspects’ ile aşık atan final sürprizleriyle ‘hacker’lar üzerine yapılmış en parlak filmlerden birine imza atıyor.

(05 Eylül 2015)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com