Sadi Çilingir tarafından yazılmış tüm yazılar

İtalyan Usulü Aşk

Donald Petrie’nin yönettiği ve Emma Roberts, Hayden Christensen, Alyssa Milano ile Danny Aiello’nun oynadığı İtalyan Usulü Aşk (Little Italy), 31 Ağustos 2018’de Bir Film dağıtımıyla Yeni Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Küçük Italya’da aileden kalma gizli tarifleriyle restoran işleten iki yakın arkadaş Sal ve Vince’in arası bilinmeyen bir nedenden dolayı yıllar önce bozulmuştur. Onlar artık birbirine düşman iki ailedir. Sal’in Londra’da şef olan kızı Nikki’nin yıllar sonra Küçük İtalya’ya dönüp Vince’in oğlu Leo’ya aşık olması ortalığın yeniden karışmasına neden olacaktır. Küçük Italya bu iki aile için artık gerçekten çok çok küçük bir ülke haline gelmiştir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Twitter
  • Fragman
  • IMDb

Şafaktan Önce

Jean Stephane Sauvaire’nin yönettiği ve Joe Cole, Pornchanok Mabklang, Vithaya Pansringarm ile Panya Yimmumphai’nin oynadığı Şafaktan Önce (A Prayer Before Dawn), 31 Ağustos 2018’de Başka Sinema dağıtımıyla Fabula Films tarafından vizyona çıkarılıyor.
Tayland’ın en ünlü hapishanelerinden birinde 3 yıl hapis yatmış genç İngiliz
boksör Billy Moore’un anılarından uyarlanan bu gerçek hikâyede, kendisini uyuşturucunun ve hapishane içi çete savaşlarının içinde bulan boksör Billy Moore, hapishane yönetimi Muay Thai boks turnuvalarına katılabileceğini söylediğinde, bunun kurtulmak için tek şansı olabileceğini düşünür.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb

Sabancı Vakfı 3. Kısa Film Yarışması’nın Kanaat Önderi Ödüllü Yönetmen Joshua Oppenheımer Oldu

Sabancı Vakfı tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Kısa Film Yarışması’nın kanaat önderliğini belgesel yönetmeni Joshua Oppenheimer üstlendi. Yönetmen, “Ayrımcılık” temasıyla düzenlenen yarışmada, eserleriyle genç sinemacılara ilham verecek. Dünyanın en önemli festivallerinde kısa filmleriyle dikkat çeken Oppenheimer, belgeselleri ile ayrımcılığa maruz kalan insanların hikâyelerini görünür kılıyor. Kısa Film Yarışması’nın bu yılki teması “Ayrımcılık”la ilgili görüşlerini ifade eden Joshua Oppenheimer, “Ayrımcılık her koşulda insanlık dışıdır. Ayrımcılık yaptığımızda aynı zamanda kendi insanlığımızı da yok ederiz.” diye konuştu.

  • Basın Bülteni
  • Joshua Oppenheimer Diyor Ki
  • Yarışma hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

25. Uluslararası Adana Film Festivali’nin Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 22 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi planlanan 25. Uluslararası Adana Film Festivali kapsamında düzenlenecek olan Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’na yapılan film başvurularının değerlendirilmesi sonucunda ön elemeyi geçerek ana jüri önüne çıkarılmasına karar verilen 28 film belirlendi. Türkiye’deki iletişim ve güzel sanatlar fakültelerinde Sinema-TV öğrenimi gören öğrencilerin başvurularını değerlendiren ön jüri, belgesel film dalında 9, canlandırma filmi dalında 4, deneysel film dalında 5, kurmaca film dalında 10 filmi ön elemeyi geçmeye uygun buldu.

25. Uluslararası Adana Film Festivali’nin Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu yazısına devam et

Bridgestone ile Sinema Yolculuğu

Bridgestone, hayata geçirdiği özel projeyle, Uniq Açık Hava Festivali’ndeki 5 filmi, özel üretilmiş Bridgestone kamp sandalyelerinden izleme imkânı sunuyor. Koltuklar gösterimler sonrası sinemaseverlere hediye edilecek.The Shape of Water, Loving Vincent, Lady Bird, The Death of Stalin ve The Square adlı filmler Bridgestone’un özel deneyimi ile beyazperdeye gelecek.

Bridgestone ile Sinema Yolculuğu yazısına devam et

Ali Kemal Çınar’ın Yeni Filmi Arada Desteklerinizi Bekliyor

İlk Kürt süper kahraman filmi Gencô ile tanınan Ali Kemal Çınar, yeni filmi Arada’(Di Navberê De) bitirmek için son yıllarda gittikçe yaygınlaşan platformlarından Fongogo üzerinden destek arıyor. Çekimleri 2018’in Şubat ayında başlayan ve yaklaşık iki ay süren filmin kurgusu da bitmiş durumda. Yönetmen Ali Kemal Çınar, post-prodüksiyon için gerekli bütçenin toplanması için Fongogo üzerinden başlatılan kampanyayla filmini tamamlamak istiyor.

Film Setinde Hastanelik Oldu

Hayatını köşe yazarı olmaya adamış Osman’ın maceralarını konu alan Benim Adım Osssman filminin çekimleri sırasında dublör kullanmak istemeyen başrol oyuncusu Sedat Kapurtu küçük bir set kazası atlattı. Osman’ın sevdiği kıza selam verirken bisikletiyle arabaya çarptığı sahneyi kendisi oynamak isteyen Sedat, defalarca tekrar edilen çekimler sırasında dizini incitti. Set ekibini bir hayli korkutan, buz tedavisi ve doktor kontrolünün ardından çekimler devam etti.

Film Setinde Hastanelik Oldu yazısına devam et

Funda Ersin’i Kaybettik

Sinemamızın Yeşilçam dönemi oyuncularından Funda Ersin, 15 Ağustos 2018 Çarşamba günü (bugün) hayatını kaybetti. Ediz Hun, ve Hale Soygazi’nin başrollerinde oynadığı Gariban adlı filmde rol alarak sinemaya başlayan Ersin’in rol aldığı filmler arasında Kin, Kızım Ayşe, Yayla Kızı, Bir Defa Yetmez, Gelincik, Bereketli Topraklar Üzerinde, Yolcular, Kır Gönlünün Zincirini, Düğüm, Guguk Kuşu, Kahkaha Marketi, Heykel, Sıfır Nokta, Acı Yol, Alamet-i Kıyamet: Tarikat gibi filmler var. Funda Ersin son yıllarda film ve dizi seslendirme çalışmalarına yönelmişti. Merhumeye tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

Edepsiz Kuklalar

Brian Henson’un yönettiği ve Melissa McCarthy, Elizabeth Banks, Maya Rudolph ile Leslie David Baker’in oynadığı Edepsiz Kuklalar (The Happytime Murders), 24 Ağustos 2018’de Pinema Film dağıtımıyla Pinema Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Edepsiz Kuklalar, insanlar ve kuklaların birlikte yaşadığı bir dünyada geçiyor. Ancak bu dünyada kuklalar ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmektedir. 1980’li yılların çocuk programı The Happytime Gang’in oyuncu kuklaları bir bir ölü bulunmaya başladığı zaman alkolik ve gözden düşmüş bir LAPD dedektifi tekrar dedektifliğe soyunuyor ve bu ölümlerin peşine düşüyor.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Edepsiz Kuklalar yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Kayıp Ozanlar Kuşağı

Aleksey German Jr. imzalı ‘Dovlatov’, filme adını veren Rus yazar Sergey Dovlatov’un 1971 Kasım ayında geçen altı gününü konu ediniyor. Tahmin edileceği gibi klasik anlamda biyografik bir film değil bu. Günümüzde eski adıyla St. Petersburg olarak anılan SSCB döneminin Leningrad’ını mekân alan yapım, muhalif kimliğinden ve etnik (Ermeni) kökeninden dolayı Yazarlar Sendikası’na kabul edilmeyen Dovlatov’un yazılarını yayınlatma … Devamı… »