Kategori arşivi: Genel

Ferhan Baran Yazıyor: Şarkı Olmadan Gün Sona Ermez

Müzik kültürüne katkıları tartışılmaz, tüm zamanların en çok satan solo sanatçısının yaşam öyküsü nasıl anlatılmalı. 42 yıllık kısa ve fakat fırtınalı hayatına çok şey sığdırmış bir pop ikonuna nasıl yaklaşmalı. Görkemli denemeleri ile geniş kitlelerin ilgisini çekmiş Avustralya asıllı yönetmen Baz Luhrmann, bu yıl Cannes Film Festivali’nde prömiyerini yapan ve bitiminde 12 dakika süre ile alkışlanan filmi ‘Elvis’ ile bu külfetli çabanın altından kalkmayı … Devamı… »

41. İstanbul Film Festivali Uluslararası Yarışma Filmlerini Beklerken

41. İstanbul Film Festivali’nin ‘Uluslararası Altın Lale Yarışması’ filmleri merakla bekleniyor. Bu yıl yarışma jürisinin başkanlığını Bent Hamer yürütüyor. ‘Yumurtalar’, ‘Mutfak Sohbetleri’ ve ‘Factomum’ gibi kimi yapıtları daha önceki yıllarda festivalde gösterilen Norveçli auteur sinemacının Amerika’da çektiği son filmi ‘Aracı / The Middle Man’ bu yılın programına alınmış. Filmlerinde bolca mizah olduğunu ama komedi olmadıklarını belirten Hamer’in 15 Nisan saat 18:30’da Yapı Kredi Kültür Sanat’ta festival izleyicisi ile buluşacağını buradan duyurmuş olalım. Uluslararası Yarışma jürisinin öteki simalarına gelirsek, bu yıl festivalde ‘Intregalde’ adlı son filmi gösterilen Romanyalı yönetmen Radu Muntean, festivalde 2017 yapımı ‘Kaybolma’ ile tanıyıp sevdiğimiz, bu yıl ‘Yarına Kadar / Ta Farda’ ile programda yer alan İranlı sinemacı Ali Asgari, yapımcı Marie-Ange Luciani ve Venedik Günleri sanat direktörü Gaia Furrer diğer üyeler olarak ekibi tamamlıyor.

Uluslararası Yarışma seçkisi 10 filmden oluşuyor. Geçtiğimiz aylarda Berlin’den Fipresci ödülü ile dönen Bertrand Bonello imzalı ‘Coma’ pandemiye dair şimdiye kadar yapılmış en inandırıcı ve etkileyici filmlerden biri olarak dikkat çekiyor. Film pandemiyle sokağa çıkma yasaklarının tetiklediği sosyal ve ekolojik kaygıları amansızca özümsüyor ve yansıtıyor. Neredeyse soyut bir karışık teknik deneme fantezisi olan film, Bonello’nun kızına yazdığı film-mektuptan ve filozof Deleuze’ün “asla başka birinin rüyasına girme, tehlikeli olabilir” sözünden esinlenmiş.

Gaspar Noé’nin önceki filmleri gibi prömiyerini yine Cannes’da yapan ‘Vortex’ hayata, yönetmenin kendi ölümlülüğü üzerine de düşündüğü son derece kişisel bir pencereden bakıyor. Fransız sinemacı kıl payı ölümden döndüğü bir beyin kanaması atlatıp pandemide de Covid’e yakalanmasının ardından gerçekleştirdiği bu projede, “her yaşam formunun kendi tünelinde yaşadığını” anlatmak üzere neredeyse baştan sona, bölünmüş ekran tekniği kullanıyor; filmdeki iki kameradan birinin arkasında bizzat kendisi yer alıyor. Gerilim-korku türünün ustalarından Dario Argento’nun başrolünü paylaştığı film, yaşlılık ve bunamadan muzdarip sevgi dolu bir çiftin son günlerine odaklanıyor.

İngiliz sinemacı Peter Strickland’ın yarışma seçkisinde yer alan yeni filmi ‘Flux Gourmet’ garip ama göz alıcı karakterler, renkler, elektronik müzik ve önceki filmlerinden 2012 yapımı Berberian Sound Studio gibi sesle dolu, aşırı stilize ve bol yemekli bir komedi. Mutfak ve beslenme performansına adanmış bir enstitüde, çeşitli yiyeceklerin seslerini araştıran bir kolektif kendilerini güç mücadelelerinin, sanatsal kan davalarının ve sindirim bozukluklarının ortasında buluyor.

2014’te yönettiği ‘Blind / Körlük’ ile İstanbul Film Festivali’nin büyük ödülü Altın Lale’yi kazanan, özellikle Joachim Trier ile ‘Tekrar / Reprise’den son dönemin hayli ilgi gören ‘Dünyanın En Kötü İnsanı / Verdens Verste Menneske’ye birçok filmin senaryosuna imza atan Eskil Vogt’un yazıp yönettiği ikinci film ‘Masumlar / De Uskyldide’ dünya prömiyerini 2021 Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde yaptı. Yetişkinler için, çocukların dehşet verici gizli dünyalarına bir yolculuk vaat eden yapım, Kuzeyin aydınlık yaz mevsiminde geçiyor ve büyüklerin bakmadığı, görmediği anlarda dört çocuğun oyun oynarken karanlık, doğaüstü güçlerinin ortaya çıkıp gizemli ve ürkütücü olaylara yol açmalarını anlatıyor.

Ukraynalı sinemacı ve siyasal aktivist Oleh Sentsov’un ilk gösterimi 2021 Venedik Film Festivali’nin Ufuklar bölümünün kapanış filmi olarak gerçekleştirilen son çalışması ‘Gergedan / Nosorih’ Ukrayna’nın “vahşi 90’lı yıllarında” hayatta kalmaya çalışan Gergedan lâkaplı genç bir gangsterin suç dünyasında hızla yükselişi ve kaybedecek hiçbir şeyi kalmadığında, kurtuluş için bir şans arayışı üzerinden ilerliyor.

Cezayirli-Brezilyalı sinemacı Karim Aïnouz imzalı ‘Dağların Denizcisi / Marinheiro Das Montanhas’ yönetmenin Marsilya’dan bir tekneye binerek Akdeniz’i geçip ilk defa babasının memleketi Cezayir’e gidişi üzerine. Aïnouz annesi Iracema’nın anısı ve bir kamera eşliğinde çıktığı bu yolculuğu bize, Akdeniz’i geçişinden Kabiliye’deki Atlas Dağları’na varışına ve dönüşüne kadar tüm ayrıntılarıyla aktaran, gezi günlüğü, fotoğraflar ve arşiv malzemelerini birleştiren annesine ilettiği görsel bir mektup niteliğinde.

2021 Sundance jüri ödüllü ‘Leonor Asla Ölmeyecek / Leonor Will Never Die’, bir zamanlar sektörde gayet etkin ve önemli bir senarist olan Leonor’un, kaza geçirdikten sonra komaya girişi ve kendisini 4:3 formatındaki tamamlanmamış filminin aksiyon kahramanı olarak buluşu üzerinden ilerliyor. Artık en çılgın hayallerini şahsen yaşayabilecek ve hikâyesinin mükemmel sonunu keşfedebilecektir. Görüntü yönetmeni Martika Ramirez Escobar’ın bu ilk yönetmenlik denemesi, 1970’lerin ve 80’lerin Filipin aksiyon filmlerine bir saygı duruşu niteliğinde.

Litvanyalı yönetmen Dovile Sarutyte imzalı ‘Hayat Üzerine Bir Film /
Ilgo Metro Filmas Apie Gyvenima’
sevilen birinin ölümüne verilen tepkinin ne kadar öngörülemez olduğu fikrinden yola çıkmış. Filmin ana karakterine adını veren Dovile’in hayatı babasının ölümüyle sarsılıyor. Ancak cenaze törenini bir an önce halletmesi gerektiği için yas tutacak zaman yoktur. Töreni babasının anısına layık, mükemmel bir şekilde gerçekleştirmeye çalışan Dovile her ayrıntıyla ilgilenirken kendini giderek tuhaf kişilerin arasında ve daha tuhaf durumların içinde buluyor ve çocukluk anıları aklına üşüşmeye başlıyor. Cenazenin ‘başarılı’ olmasının sevinci, geçici de olsa yasını gölgede bırakabilir. İşte bu zıtlık, başlangıç noktası ölüm olsa da yaşamaya devam edenlerle ilgili bu hikâyenin dramatik eksenini oluşturuyor.

Bir diğer yarışma filmi olan ‘Rüyalar Diyarı / Land of Dreams’ Amerika’da yaşayan İran doğumlu sanatçılar Shirin Neshat ve Shoja Azari’nin kendi kişisel yolculuklarından ilham alıp efsanevi senarist merhum Jean-Claude Carrière’in son senaryosundan yola çıkarak yönettikleri gerçeküstü bir taşlama. Çok da uzak olmayan bir gelecekte geçen filmde, sınırlarını kapamış ve her zamankinden daha yalıtılmış bir Amerika’da özgür olmanın keşfi üzerine bir deneyim.

Ülkemizden festivalin uluslararası yarışmasına dahil edilmiş olan ‘Birlikte Öleceğiz’, Hakkı Kurtuluş ile Melik Saraçoğlu’nun ortaklaşa yazıp yönettikleri son çalışmaları. Yönetmenlerin bu üçüncü birlikteliklerinin ürünü olan yapım, çok sevmekle beraber birbirlerine hiç kimsenin çektirmediği kadar acı çektiren bir çiftin tüm güzellik ve çirkinliğiyle onları yalnız bırakmayan İstanbul’da, varlıklarını sürdürebilmek için hem kendileri hem de çalkantısında gitgide boğuldukları şehirleriyle mücadeleleri üzerine. Merakla beklediğimiz bu ilginç film festivalin ‘Ulusal Yarışma’ seçkisine de dahil edilmiş.

(12 Nisan 2022)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

TAYF Uluslararası Kısa Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu

İstanbul Gelişim Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İletişim ve Tasarımı Bölümü Başkanı Doç. Dr. Nagihan Çakar Bikiç’in direktörlüğünü yaptığı TAYF Uluslararası Kısa Film Festivali’nde etkinlikler, söyleşiler, organizasyonlar, ünlü ressam İsmail Acar’ın sergisi gerçekleşti. Düzenlenen galada kazananların ödülleri takdim edildi. 12 ödülün sahiplerini bulduğu gala gecesinde ayrıca festival jürisinin belirlediği bir filme, Dijital Film Akademi Özel Ödülü takdim edildi.

TAYF Uluslararası Kısa Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu yazısına devam et

Melis Zararsız

Melis Zararsız, 8 sene beyazperde.com’un genel yayın yönetmenliğini yaptı. Altyazı ve kitap çevirmenliği, editörlük yaptı. 2015 itibariyle freelance çalışıyor. 2017’de Zararsız Yaşam markasını hayal etti. Eğitimlerini aldım ve halen sağlıklı yaşam koçluğu, yin yoga ve meditasyon uygulayıcılığı yapıyor. 2018’den beri Büyükada’da yaşıyoru. Halen dijital içerik üretmeye devam ediyor. Kabuk adlı bir kitap yazıyor.

Fecr

Rotin Engin Tutuş’un yönettiği ve Sahra Erbaykent, Müslüm Tutuş, Yağmur Bağlan ile Emircan Tutuş’un oynadığı Fecr, 24 Eylül 2021′de Chantier Films dağıtımıyla Vessa Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Ülkeyi dolaşmakta olan bir seyyah ailenin tesadüfen rastladıkları kamp yeri Fırat nehrinin kenarında, gözlerden ırak, ıssız ve sakin bir köydür. Seyyah aile, bu esrarengiz köyde daha önce hiç karşılaşmadıkları türden farklı insanlarla karşı karşıya kalırlar. Hiç tahmin etmeyecekleri, akıllarından bile geçmeyen olaylarla mücadele etmek zorunda kalırlar. Hiç görmedikleri yerleri gezme amacındaki aile çözmeye çalıştığı gizemin içerisinde kaybolacaktır.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb

Fecr yazısına devam et

Çiğdem Kömürcüoğlu

İzmir Amerikan Kız Koleji’nden mezun oldu. Ankara DTCF İtalyan Filolojisi’nde okudu. Çeşitli ulusal gazetelerde, Star Televizyonu’nda ve Tempo Dergisi’nde Dış Haberler Yönetmeni, Haber Müdür Yardımcısı ve Editör olarak çalıştı, röportajlar yaptı, ekler hazırladı, sinema yazıları yazdı. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli film festivallerini gazeteci ve sinema yazarı olarak izledi. Fibresci jürisinde görev yaptı. Yayınlamayı bekleyen bir çeviri kitabı var. Yayınlanmış çeviri kitapları: Komiser Memo, Okumak İstiyorum, Sovyetler Birliği’nde Ne yapmak İstiyoruz.

Semra Güzel Korver

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo – TV – Sinema mezunu. Aynı alanda, aynı üniversitede doktoraya devam ediyor. Profesyonel yaşamı 1992 – 99 yılları arasında VTR Araştırma Yapım – Yönetim Şirketi’nde geçer. 1999’dan günümüze TRT İstanbul Televizyonu’nda prodüktör ve belgesel yönetmeni olarak çalışmaktadır. 1992’den bu yana başta belgesel yapımlar olmak üzere pek çok haber, kültür, reklam ve tanıtım projesine Araştırmacı, Prodüktör, Yönetmen, Editör ve Danışman olarak imza atar. Dönüşüm, Fan-Atik, Şehir İnsanları, Alamanya Alamanya, Multikulti Haberler belgesellerinden bazılarıdır. PRIX Europa, Al Jazeera, Altın Portakal, Malatya, Oscar Türkiye Seçici Jürisi gibi bir birçok ulusal ve uluslararası film festivalinde jüri üyesi olur, ödüller alır. İ. Ü. Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu, Radyo-TV Yayıncılığı Bölümü’nde ders verir (2001 – 02). Avrupa Konseyinin “ayrımcılığa karşı sesini yükselt” kampanyasında uzman olarak yer alır (2010). Avrupa Konseyi, TRT ve Bahçeşehir Üniversitesi tarafından düzenlenen Avrupa Medya Buluşması’nın koordinatörlüğünü yapar (2010). Güneydoğu Avrupa Yayın Birliği (SEE PMS), Ortak Yapımlar Grubu’nda editör olarak bulunur (2011 – 2013) Avrupa Yayın Birliği (EBU) Kültürlerarası ve Çeşitlilik Grubu’nda bir sezon başkanlık yapan Korver, 8 yıl boyunca bu grupta prodüktör, yönetmen ve editör olarak çalışır. Bazı kitap ve dergilerde makaleleri, denemeleri ve röportajları yayınlanır. Bir sezon başkanlığını da yaptığı Belgesel Sinemacılar Birliği’nin kurucu ve aktif üyelerindendir. Festivallerde ve üniversitelerde Belgesel Sinema Atölyeleri yapmaktadır. Gazeteciler Cemiyeti üyesidir. Neyyse (www.neyyse.com) adlı bloğunda ve Cinedergi’de Belgeselci adlı köşesinde (www.cinedergi.com) yazmaktadır.

Atilla Dorsay

1964 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü adıyla Mimar Sinan Üniversitesi) Yüksek Mimarlık bölümünden mezun olan Dorsay, iki yıl sonra Cumhuriyet Gazetesi’nde sinema üzerine yazmaya başladı ve sonra bunu asıl meslek olarak seçti. Cumhuriyet’te 27 yıl sürekli yazdıktan sonra Milliyet, Yeni Yüzyıl ve Sabah gazetelerinde yazdı. Tarihi Emek Sineması’nın yıkılması üzerine 8 Nisan 2013 tarihinde yazdığı köşe yazısıyla da bu gazeteden ayrıldı. Şu an t24.com.tr, ortakoltuk.com ve sadibey.com’da yazarlığa devam etmektedir.

Sinema dışında yemek kültürü, şehircilik ve yaşam kültürü üzerine yazılar yazarak kitaplaştırdı. İKSV Yürütme Kurulu ve SıYAD kurucu üyesi ve onursal başkanı olan Atilla Dorsay, aynı zamanda müzikle de ilgilenmektedir. 1986’dan bu yana TRT 2’de sinema üzerine programlar yapan Dorsay, ayrıca o yıldan 1995’e kadar dokuz yıl boyunca TRT Radyo 3’te müzik programları yaptı. Daha sonra bir süre, ATV’de yayınlanan Yaşamdan Dakikalar adlı haftalık söyleşi programında yer aldı.

Çeşitli festival ve yarışmalarda jüri üyeliği yapan yazar, 1979’da çevrilen Vatandaş Rıza adlı bir de film senaryosu yazmış olup, sadece Yeşilçam değil, dünya sinemalarını da yakından izlemektedir. Bugüne kadar 40’tan fazla kitap yazmıştır.

Sinema eleştirmenliğine başlayışını Can Dündar’la röportajında şöyle anlatır:

“Türk sineması da 60’ların sonlarında büyük bir atılım halindeydi. Lütfü Akad en güzel filmlerini yapıyordu. Yılmaz Güney olayı, Seyit Han filmiyle patlak vermişti ve ben de büyük heyecan içindeydim. Ve 1970 yılı gelip çatıp Umut filmi bomba gibi patlayınca, gazete yöneticileriyle konuştum ve ben de Türk sineması hakkında yazmaya başladım. Ve Yılmaz Güney’in filmleriyle birlikte Türk sineması eleştirmenliğine de soyundum ve bu o zamandan beri aksamadan devam etti. Öyle ki, 70’li yıllarda yazdığı yazılar, biraz da ‘Umut’ filminden yola çıkarak “Sinemamızın Umut Yılları” adıyla kitaplaştı.”

Ödülleri

Legion d’honneur
Palmes Académiques
TDK Basın Ödülü
İstanbul, İzmir ve Antalya Film Festivalleri Emek Ödülleri

Bazı Eserleri

1977 – Mitos ve Kuşku, 1977, Görsel Yayınlar
1984 – Sinema ve Çağımız 1, 1984, Hil Yayın
1985 – Sinema ve Çağımız 2, 1985, Hil Yayın
1986 – Beyaz Perdede Kırmızı Filmler, 1986, Cep Kitapları
1986 – Yüzyüze, 1986, Çağdaş Yayınları
1986 – Sinemayı Sanat Yapanlar, 1986, Varlık Yayınları
1986 – Yönetmenler, Filmler, Ülkeler 1, 1986, Varlık Yayınları
1988 – Yönetmenler, Filmler, Ülkeler 2, 1988, Varlık Yayınları
1988 – Yılmaz Güney Kitabı, 1988, Varlık Yayınları
1989 – Sinemamızın Umut Yılları 1970 – 80 Arası Türk Sinemasına Bakışlar, 1989, İnkilap Kitabevi
1990 – Yüreğimin Orta Yeri Sinema, 1990, Altın Kitaplar
1991 – Benim Beyoğlum, 1991, Çağdaş Yayıncılık. 1993, Varlık Yayınları
1991 – O İsimler, O Yüzler, 1991, Varlık Yayınları
1993 – Ağız Tadıyla, 1993, Varlık Yayınları
1994 – Ajda Pekkan’ın Yüzü ya da Değişimler Çağı, Varlık Yayınları
1995 – 12 Eylül Yılları ve Sinemamız 160 Filmle 1980 – 90 Arası Türk Sinemasına Bakışlar, 1995, İnkilap Kitabevi
1995 – 100 Yılın 100 Yönetmeni, 1995, Remzi Kitabevi
1996 – 100 Yılın 100 Filmi, 1996, Remzi Kitabevi
1998 – Sinema ve Çağımız, 1998, Remzi Kitabevi
1998 – Hayatımızı Değiştiren Filmler 1985 – 1995, 1998, Remzi Kitabevi

Nihan Boyar

1992 İstanbul doğumlu. İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi İletişim Tasarımı Sinema Bölümü mezunu. İstanbul Kültür Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Radyo ve Televizyon Programcılığı Bölümü’nde 4 dönem boyunca Onur Belgesi aldı. “Alman Sineması ve Propaganda” başlığı altında araştırmalar yaparak tezini tamamladı. Habertürk TV Aktüalite Programı’nda görev yaptı.

Korkut Akın

Eskişehir, İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema TV Bölümü mezunu, İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı, İşletme İktisadı Enstitüsü’nde de ihtisas. Yeşilçam’da reji asistanlığı ve senaryo yazarlığı ile başladı, televizyonlarda kültür sanat programları çekti. Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sinema dersleri verdi. Okumayı, izlemeyi ve gezmeyi sever.

Ödülleri:
İFSAK 5. Ulusal Kısa Film Yarışması Büyük Ödül (1983): Voli.
REPAŞ 10. yıl Etkinlikleri Kısa Film Ödülü (1986): Gelincik.
İzmir Karşıyaka Belediyesi “İnsan Hakları” Konulu Kısa Film Yarışması Mansiyon (1990): Hişt Hişt!
O. M. Arıburnu Birincilik Ödülü (1991): Hayat Ne Tatlı.
42. Berlin Video-Fest. Büyük Ödül Adayı (1992): Hişt Hişt!
Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın TV Programı Ödülü (1993): İstanbul Sayfaları.

Birçok dergi ve gazete ile birlikte düzenli ve sürekli olarak, habercigazete.com, tasimadunyasi.com ve siyasihaber.org sitelerinde (haftalık), Kültür Dergisi’nde (aylık) yazıyor.

korkutakin@hotmail.com

Oğulcan Bakiler

1994’te İzmir’de doğdum. Liseyi İzmir’de bitirdikten sonra, İstanbul Yeditepe Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’ndeki eğitimimi yarım bırakarak, İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim Bölümü’ne başladım. Eğitimimi halen sürdürüyorum. İzmir Ekonomi Üniversitesi İnternet Radyosu Radyo Eko için programlar hazırladım. Özellikle radyo yayıncılığı ilgimi çeker. Çeşitli gazete ve dergilerde (Radikal, Yeni Şafak, Bireylikler, Derin Tarih) sinema okumalarım, gündemle ilgili yazılarım yayımlandı. Tüm bunlardan beri, trompet ve klarnet çalıyorum.

Tuncer Çetinkaya

İlk denemeleri Kırkmerdiven, Şehir Işıkları, Kent ve Sanat gibi dergilerde yayınlandı, illüstrasyonlarından oluşan “Sanalçağa Eskizler” adlı bir dizi sergiye imza attı. 2007 yılında, “Altın Portakal gibi kökleri yarım yüzyıla uzanan bir çınarın gölgesinde, ülkemizin sinema kültürüne ‘küçük’ bir katkı koymak” hedefiyle yola çıkan Antalya merkezli Modern Zamanlar Sinema Dergisi’nin kurucuları arasında yer aldı (derginin editörlüğünü halen sürdürmektedir). Birgün, Yurt, Cumhuriyet (Akdeniz) gibi gazetelerde ve çeşitli bloglarda sinema yazıları kaleme alan Çetinkaya, televizyon için programlar hazırlamakta ve metin yazarlığı yapmaktadır. Yayına hazırladığı kitaplar şunlardır: “Veysel Atayman’ın Kaleminden Sinemamızın Komediyle İmtihanı”, “Sarayın Dalkavuğu Değil Halkın Soytarısı: İlyas Salman”, “Mizah, Muhalefet ve Demokrasi Ekseninde Komedinin Öyküsü”, “Yedinci Sanatın Şövalyesi: Rekin Teksoy” ve “Altın Portakal’ın Öyküsü”. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Güzel Sanatlar Lisesi’nde Resim / Sanat Tarihi grubu dersleri veren ve SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) üyesi olan yazar, evli ve iki çocuk babasıdır.

Ferhan Baran

İstanbul doğumlu. Saint Joseph Fransız Erkek Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde eğitim gördü. Aynı fakültede tamamladığı Yüksek Lisans eğitimini, ‘Movie Going Patterns’ başlıklı Master tezi ile noktaladı.

Sinema yazılarına, yöneticiliğini yaptığı Boğaziçi Üniversitesi Sinema Kulübü (BÜSK) Bülteni’nde yayınlanan, Mauro Bolognini’nin ülkemizde ‘Baba, Oğul, Gelin’ adıyla gösterime girmiş ’L’Eredita Ferramonti’ filminin eleştirisiyle başladı. 1994 yılında Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan Jane Campion’ın ‘Piyano’ filmi üzerine kaleme aldığı ‘Campion Kederli Sonları Sevmiyor’ başlıklı makalesi basında yer alan ilk yazısıdır. 1997 yılında yayın hayatına başlayan Hürriyet Grubu ‘Gazete Pazar’ın, 2002 yılından itibaren Milliyet Gazetesi Kültür ve Sanat Dergisi’nin sürekli film eleştirmenliğini yaptı.

2001 yılında Bilgi Üniversitesi ‘Enis Rıza Kısa Film Atölyesi’nde dedesinin yaşamına ilişkin ‘Mustafa Rami’ isimli belgeseli hazırladı. Aralık 2004’te Türsak Vakfı’nın düzenlediği 7. Sinema Tarih Buluşması kapsamındaki Uluslararası Belgesel Film Yarışması SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) jürisinde görev aldı.

Müzik çalışmalarına ilköğretim yıllarında konservatuar eğitimi ve özel derslerle başladı. 1995 yılından beri ülkemizin önemli koral topluluklarından İstanbul Avrupa Korosu’nun üyesidir.

2004 – 2012 yılları arasında sekiz dönem koronun Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptı. Bu dönemde klâsik müzik repertuarının az bilinen eserlerinin Türkiye prömiyerlerinin gerçekleşmesinde önemli rolü oldu. Başta İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası olmak üzere tanınmış orkestra, şef ve solistler eşliğinde çok sayıda konser organizasyonunu yönetti.

2010 yılında, film müzikleriyle de bilinen besteci Fırat Yükselir’e ait ‘Yunus’tan Nazım’a Kantatı’ adlı koral eserin, Eskişehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nın eşlik ettiği Dünya prömiyerinin gerçekleşmesinde büyük katkıları oldu.

2013 Bahar döneminden itibaren İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde ‘Sinema Endüstrisi’ başlıklı dersi vermektedir. Sinema yazıları ve film eleştirileri halen https://sadibey.com sitesinde yayınlanmaktadır.