Selanik’te Ödüller Sahiplerini Buldu

55. Selanik Film Festivali’nin ilk ya da ikinci filmlerin yarıştığı Uluslarararası Yarışma ödülleri 08 Kasım Cumartesi akşamı Olympion Sineması’ndaki kapanış töreninde açıklandı. Theo Angelopoulos adına verilen en iyi film ödülü Altın İskender, geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine bir Meksika filminin oldu. Jorge Pérez Solano’nun ikinci uzun metrajı ‘La Tirisia’ (ya da İngilizce adıyla ‘Perpetual Sadness / Dinmeyen Hüzün’), aynı adamdan hamile kalmış iki kadının, Cheba ile Angeles Miguel’in Güneybatı Meksika’nın ücra beldesi Oaxaca’daki sessiz boyun eğişleri üzerine. Bu etkileyici çalışmasında yönetmen Solano söze fazla yer vermiyor, maço değerlerin hükmettiği fallik kaktüslerle bezeli erkekler dünyasını, ruhların buz kesmiş olduğu bu görmezden gelinmiş evrende kadınların derin hüzünlerini Cesar Guitierrez Miranda’nın enfes görüntüleri eşliğinde sessizce aktarmayı tercih ediyor.

Jüri özel ödülü olarak takdim edilen Gümüş İskender bu yıl bir İsrail yapımına gitti. İsrail Film ve Televizyon Akademisi’nden en iyi film ve yönetmen dahil beş dalda ödül kazanmış olan ‘Onun Yanında / At Li Layla’, bir apartman dairesinin kapalı ortamında biri zihin özürlü iki kız kardeş ile yaşamlarına sonradan katılan erkek arkadaşın birliktelikleri üzerine. Yönetmen Asaf Korman ilk uzun metrajında aşk, fedakârlık ve tahakküm arasındaki sınırları sorgulayan ilişkiler üzerine hayli ilginç bir psikolojik denemeye imza atmış.

Bir Bulgar yapımı olan Ders / Urok’, yenilikçi ve yaratıcı nitelikleriyle bir diğer jüri özel ödülüne layık görülerek Bronz İskender’i kazanırken en iyi senaryo ödülünün de sahibi oldu. Küçük bir taşra kasabasında öğretmenlik yapan genç kadının, bürokratik talihsizlikler nedeniyle evini kaybetme tehlikesiyle yüzyüze geldiğinde ahlaki değerlerini sorgulamak durumunda kalışı üzerine cinema verité tarzındaki bu ilginç çalışmanın ortak yazar ve yönetmenleri Kristina Grozeva ile Petar Valchanov.

Daha önceki yazımızda sözünü ettiğimiz ve yarışmanın başından beri favorimiz olan ‘Kabile / The Plemya – Tribe’ ise ilk filmini yapan Ukraynalı yetenekli sinemacı Myroslav Slaboshpytskiy’e festivalin en iyi yönetmen ödülünü kazandırdı. Amerikan yapımı ‘Kontrolünü Kaybetmiş Kız / She’s Lost Control’ün yıldızı Brooke Bloom en iyi kadın oyuncu, İsveç yapımı psikolojik gerilim ‘Blowly Park’ın şiddete bulanmış gencini canlandıran Sverrir Gudnason en iyi erkek oyuncu ödülünün sahibi oldular. Festivalin ‘Artistik Başarı Ödülü’ ise Estonya yapımı ‘Rüzgarda / Risttuules’ filmine verildi. Sovyet/Nazi işbirliğinin sonucu olarak 1941 Haziran’ında yük trenleriyle Sibirya’ya sürülen Baltık ülkesi vatandaşlarının dramını plan sekanslar ve büyüleyici bir siyah/beyaz estetikle sunan bu şiirsel film festivalin en iyilerindendi.

Yunan sinemasının 100. yılının parlak bir seçkiyle kutlanmasına da vesile olan bir Selanik Film Festivali daha sona ermiş oldu. Filmlerden arta kalan zamanlarda İzmir’in Kordon boyunu hatırlatan sahil şeridinde turladığımız, birbirinden şirin lokallerinde soluklandığımız, içinden tarih geçen caddelerinde gezindiğimiz bu güzel liman kentinde tatlı anılar biriktirdik, önümüzdeki yıl festivalde yeniden buluşmak üzere dostlarla sözleştik.

(09 Kasım 2014)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir