Kategori arşivi: Belgeseller

Lüfer

İstanbul’un sembolü lüfer de belgesele konu olan balıklar arasına girdi. Mert Gökalp’in yönettiği Lüfer belgeseli, nesli tükenme tehdidiyle karşı karşıya olan Lüfere dikkat çekiyor veTürkiye’de tek bir balığa adanmış ilk belgesel film olma özelliğini taşıyor. Milyonlarca insan her gün boğazın üzerinden geçerek evine, işine, okuluna gidiyor. Peki bu kadar insan, boğazın serin sularının altında gerçekten ne olup bittiğini merak ediyor mu? Dev mavi yüzgeçli orkinos ve beyaz köpekbalıklarını kaybeden İstanbul, şimdi de Lüfer’i de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Belgesel, Lüfer’in karşı karşıya olduğu tehlikeye dikkat çekmek için atılmış en önemli adımlardan biri.

Bir Yeşilçam Hikayesi: İhsan Yüce

Oyuncu, senarist, yönetmen, şair, ressam… Bu sıfatlar Yeşilçam’ın en üretken sanatçılarından İhsan Yüce’ye ait. Ama sadece bu kadar değil; iyi bir baba, eş, komşu, dost, aktivist tanımlamalarını da en çok hak edendir. 169 filmde oynayan, 59 filmin senaryosunu yazan, 10 filmin yönetmenliğini yapan İhsan Yüce’nin hayatı sonunda bir belgesel filmle konu oldu ve beyazperdeye taşındı.

Yeşil Kırmızı

2016 yılının Mart ayında, üç ay süreyle, Diyarbakır, İstanbul ve Ankara’da çekimleri gerçekleştirilen Yeşil Kırmızı’nın yapımcılığını Pancard Film, yönetmenliğini ise Ersin Kana üstlendi. Belgesel, Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor olan adını şehrin kadim isimlerinden Amed ile değiştiren, 2015 – 2016 sezonunda Ziraat Türkiye Kupası’nda dokuz maç yenilgisiz ilerleyerek çeyrek finale yükselen Amedspor takımının futbol serüvenine odaklanıyor. Yeşil Kırmızı’nın Diyarbakır çekimleri sırasında şehrin bazı bölgelerinde sokağa çıkma yasakları halen devam ediyordu. Yeşil Kırmızı silahların gölgesindeki bir takımın futbol mücadelesini anlatıyor.

Yeşil Kırmızı yazısına devam et

Sessizliğin Kardeşleri

Sessizliğin Kardeşleri belgeseli yönetmen Taylan Mintaş’ın yıllar sonra gittiği köyünde karşılaştığı kuzenleri Toso (53) ve Çao’nun (38) dokunaklı hikâyesini konu alıyor. Kars’ın Susuz İlçesine bağlı küçük bir köyde yaşayan Toso ve Çao, öfkeleriyle de sevgi gösterileriyle de birbirlerinden farklı iki kardeştir ama onları ortaklaştıran şey sadece, ahraz (sağır ve dilsiz) olmaları değil, kendilerine özgü işaret dilleri olmasıdır. İki kardeşin, bazen insanların kusurlarıyla, bazen yetenekleriyle, bazen de dedelerden kalma lâkaplarla yarattıkları bu Kürtçe işaret dili, köy halkı tarafından da bilinmekte ve köyde Kürtçe ve Türkçe dışında üçüncü dil olarak kabul görmektedir.

Sessizliğin Kardeşleri yazısına devam et

Meeting Jim

Türk Yönetmen Ece Ger, sanat dolu yaşamı ile 1960’ların Avrupasına damgasını vurmuş, günümüz sosyal medyasının mucidi olarak da kabul edilen Jim Haynes’in yaşamının belgeselini hazırlıyor. Belgeselin Paris, Londra, Edinburgh gibi Jim Haynes’ın yaşadığı şehirlerde bir yolculuk filmi olarak gerçekleşmesi planlanıyor. Film, Jim Haynes’in Paris’teki yaşamı, 40 senedir aksatmadan verdiği Pazar yemekleri, atölye çalışmaları ve sanatseverlerlerle yaptığı buluşmalarla başlayacak.

Meeting Jim yazısına devam et

Üvey Evlat

Sansür, Türkiye’de her dönem siyasetin en önemli cezalandırma araçlarından biri oldu. Gazeteci Tuluhan Tekelioğlu, yakın dönemde uygulanan sansür ve siyasi baskıları, buna maruz kalan gazeteci, yazar ve sanatçıların tanıklığı ile Üvey Evlat isimli belgeselde anlatıyor. Belgeselde Fazıl Say, Genco Erkal, Levent Üzümcü, Metin Uca, Sunay Akın, Zülfü Livaneli, Ahmet Ümit, Füsun Demirel, Güvenç Dağüstün, Defne Halman gibi sanatçılar yaşadıklarını paylaşıyor.

Döğüşenler de Var Bu Havalarda

Gençlerbirliği Kulübü’nün 1970 – 1983 yılları arasındaki çile ve fedakârlık dolu yıllarının anlatıldığı Döğüşenler de Var Bu Havalarda adlı belgesel film, Ankara gösterimlerinin ardından 28 – 29 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da da gösterilecek. Kutay Yeşilöz’ün yönetmenliğini yaptığı belgesel filmde, Gençlerbirliği’nin 1970’te 1. ligden düşmesinin ardından kendini içinde bulduğu sahipsizlik ve maddi imkânsızlık dönemi, bu dönemin atlatılmasında emeği olan bir avuç insanın tanıklıkları üzerinden anlatılıyor. Ankara kent kültürünün önemli bir parçası olan Gençlerbirliği için 1970-1983 arasındaki yıllar bir çile ve fedakârlık dönemidir. Şimdiden bakınca gerçek dışı gibi duran bir dünya.

Döğüşenler de Var Bu Havalarda yazısına devam et

Baksı: Ütopyadan Gerçeğe

Bahriye Kabadayı Dal’ın yönettiği Baksı: Ütopyadan Gerçeğe belgeseli, bir sanatçının sırtında dev bir müze ile köyüne dönüşünün öyküsünü anlatıyor. Sanatçı Hüsamettin Koçan tarafından Bayburt’un Bayraktar köyünde kurulan Baksı Müzesi, dünyaca ünlü rakiplerini geride bırakarak 2014 Avrupa Konseyi Müze Ödülü’ne lâyık görüldü. Belgesel film, kurduğu düşü gerçekleştiren sanatçı ile sanatın merkez dışında varolma biçimine dair kolektif bir çabayı konu alıyor. Filmin ilk gösterimi 8. TRT Belgesel Film Günleri kapsamında, 14 Mayıs Cumartesi günü saat 20:15’te TRT Harbiye İstanbul Radyosu’nda (Harbiye) gerçekleştirilecek.

Disleksili Senaryom

Disleksili Senaryom adlı belgesel filmin galası 12 Mayıs 2016 Perşembe günü Forum Ankara Outlet’deki Cinema Pink’de yapılıyor. Disleksi, zihinsel ya da görme ve işitme yetersizliği bulunmamasına rağmen okuma, yazma, dinleme ve matematiksel işlemleri öğrenmede güçlük olarak kendini gösteren nörolojik temelli bir bozukluk olarak tarif ediliyor. Disleksili Senaryom projesiyle, disleksili çocukların uygun ve doğru eğitim aldıklarında senaryo yazmakta da başarılı olabileceklerine dair farkındalık amaçlanıyor. Ülkemizde ilk kez yapılan bu projede 14 disleksili çocuğa kısa film senaryosu yazma eğitimi verildi.

Disleksili Senaryom yazısına devam et

Kara Atlas

Kömürle çalışan termik santrallere karşı Türkiye’de gerçekleşen yaşam alanı mücadelelerini sıralayan Kara Atlas belgeseli, İstanbul Film Festivali Ulusal Belgesel Yarışması kapsamında 13 Nisan Çarşamba günü 13:30’da İtalyan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşuyor. Gösterimin hemen ardından, yaşam alanı savunusunu kayıt altına alarak, Türkiye’nin farklı yerlerinde gerçekleşen mücadeleleri bir araya getiren, sinema perdesine aktaran ekibin deneyimlerini paylaşacağı ve “Dağımıza, kuşumuza, çiçeğimize, böceğimize göz diktiler.” deyip, termik santral mücadelesini asla bırakmayan yereller ile buluşma imkanı sunan bir söyleşi gerçekleşiyor.

Kara Atlas yazısına devam et