‘Saplantı / Obsession’ 04 – 11 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen 50. Toronto Film Festivali’nin (TIFF) kült korkular, sınırları zorlayan absürt güldürüler ya da yüksek tempolu aksiyonlara ev sahipliği yapan ‘Geceyarısı Çılgınlığı / Midnight Madness’ seçkisinin gözdelerinden biriydi. Film, bir müzik mağazasında çalışan utangaç Bear’in (Michael Johnston) aynı iş yerinde çalışan alımlı Nikki’ye (Inde Navarette) olan ilgisini bir türlü dile getiremeyişinin sancılarıyla açılıyor. İlk sahnelerde, kendisini çok çaresiz hissettiğini söyleyen genç adamın mağazadan yakın arkadaşlarına içini döküşünü izliyoruz. Sürekli Nikki’yi düşünmektedir, dinlediği her şarkıda ondan izler vardır. Ninesini kaybettiğinde elini bırakmamış olan genç kıza olan beğenisini dile getirirken gardını tamamen indirmiş durumdadır.

Yakın arkadaşları Ian (Cooper Tomlinson) ile içten içe Bear’e ilgi duyan Sarah’nın (Megan Lawless) herşeyi doğru zamana bırakması öğüdünden hareket etmeye karar veren Bear, sevdiği kıza hediye almak için girdiği gizemli eşyalar satan dükkândan ‘One Wish Willow’ adlı 60’lı yılların klasiği bir dilek kutusu satın alır. İnanışa göre, ambalajı açıldığında bir müzik tınısıyla ortaya çıkan söğüt dalı görünümlü objeyi ikiye ayırdığında kişi dileğine kavuşacaktır.

Genç adam dükkân çalışanının ‘kullan ama dikkatli ol, şikâyet edenler oluyor’ uyarısına ‘yoksa hayatları mı mahvoluyor’ şeklinde gülerek karşılık vermiştir. Nikki’yi evine bıraktığı gece kızın samimi sorusu karşısında ona olan duygularını hislerini bir kez daha açığa vuramayınca yeni bir hayal kırıklığına sürüklenir ve ağzından ‘Nikki beni herkesten daha çok sevsin’ sözcükleri dökülür. İsteğin yerine gelmesi o denli çabucak gerçekleşir ki, filmin belki de en ürkütücü planında Nikki evinden geri çıkar ve genç adamı delicesine arzuladığını haykırır. Dileği gerçekleşen Bear bu baş döndürücü gelişme karşısında şaşkın ve heyecanlıdır. Ancak işler umduğu yolda gitmeyecek, bir bireyden diğerine atlayan ‘saplantı fırtınası’, Nikki’nin sürekli değişen ruh durumları ve ölümcül sahiplenişi bir dizi trajik gelişmeyi beraberinde getirecektir.

‘Saplantı’ bolca şiddet ve kan içeren psikopat mekanizmalarından farklı olarak, sıradan kişilerin psikolojik değişimleri üzerinden ilerleyen karakter bazlı bir film izlenimiyle açılıyor. Bu da izleyicide, arkadaşlıkla başlayan ve romantik bir birlikteliğe uzanan yolda reddedilme, ya da ‘Me Too’ sonrası karşı cinsi taciz etme endişesiyle tereddüde düşen çağdaş genç erkeğin korkuları üzerine bir açılım ümidi taşıyor. Sosyal medyada yayınladığı komik videolarıyla ünlenen Curry Barker ise, aynı yoldan geçmiş zamane sinemacıları gibi ürpertici bir korku – gerilim sinemasının dar kalıbı içinde kalmayı seçmiş. Karakter ve mesele bazlı açılım yerine, hikâye o meşum dileğin etkisiyle sarsılan, aniden değişen, tuhaflaşan Nikki’nin ünlü ‘Öldüren Cazibe / Fatal Attraction’ filminde olduğu gibi rayından çıkan ve trajik bir sona doğru hızla ilerleyen ‘ölümcül bir sahiplenme’ ve ‘şeytani bir güç tarafından esir alınma’ kâbusuna evriliyor.

Oysa başta ‘Şeytan / Exorcist’ olmak üzere korku – gerilim sineması ve klasiklerini iyi etüt etmiş bir sinemacı var karşımızda. Barker’ın sinemasal tercihleri ilgi uyandırıyor. Bizzat kurguladığı filmi, görüntü yönetmeni Taylor Clemens ile birlikte inşa ettiği görsel üslûbu ile sıradan korku filmlerinin arasından sıyrılıyor. Özel efektlere yüz vermeyen tavrı, uzun tutulmuş planlarla ilerleyen kamera hareketleri, hayli dar bir kadraj içinde hayli düşük bir ışık tercihi, ışık – gölge kontrastının mükemmelliği, iki baş oyuncusunun, özellikle yeni tanıdığımız Inde Navarette’in ürkütücü yorumu, genç Zach ‘Rock’ Burwell’ın tekinsiz müziğiyle biçimsel olarak şaşırtıcı bir başarıya imza atıyor.

Düşük bütçeli filmin ABD’de şaşırtıcı bir gişe başarısına ulaşmış olmasının genç sinemacıya sektörün kapılarını sonuna kadar açtığını, bundan sonraki filmlerinde çok daha büyük imkânlarla çalışacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Yeter ki bu beklenmedik başarı ve genç kuşağın korkularını dile getiren bu tarz korku filmlerini baş tacı eden genç izleyici kitlesinin desteği Barker’ı şımartmasın ve daha sağlam hikâyelerle yolunda ilerlemeyi sürdürsün.
(28 Mayıs 2026)
Ferhan Baran
ferhan@farhanbarancom