Engelsiz Filmler Festivali 2026 Başlıyor

“Bir arada film izlemek mümkün” sloganıyla düzenlenen Engelsiz Filmler Festivali 2026 sinemaseverlerle buluşuyor. 24 Nisan’da Goethe – Institut Ankara’da başlayacak festival, 30 Nisan’da yapılacak ödül töreniyle sona erecek. Programında yer alan tüm filmler sesli betimleme ve ayrıntılı altyazı ile erişebilir olarak izleyicilerle buluşuyor. Gösterimlerin ardından film ekipleriyle yapılan söyleşilerde ve ödül töreninde işaret dili tercümesi yapılıyor. Ayrıca tüm gösterim ve etkinliklerin İngilizce olarak da takip edilebilecek programda Kaleydoskop, Oditoryum ve Çocuklar İçin bölümleri ile her yaştan izleyiciler için hazırlanmış bir seçki sinemaseverleri bekliyor.

Engelsiz Filmler Festivali 2026 Başlıyor yazısına devam et

Çocuk Sinema Festivali

Sinemaseverleri en iyi sinema deneyimiyle buluşturan Paribu Cineverse, çocuklara sinema kültürünü aşılamayı hedefleyen büyük bir projeye kapılarını açıyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasına özel olarak kurgulanarak Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) tarafından düzenlenen ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen Çocuk Sinema Festivali, 23 – 26 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Çocukların sinemayla olan bağını güçlendirmeyi amaçlayan festival kapsamında, seçili filmler Paribu Cineverse salonlarında bayram boyunca 120 TL bilet fiyatıyla beyazperdeye taşınıyor.

Çocuk Sinema Festivali yazısına devam et

45. İstanbul Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu

09 – 19 Nisan 2026 tarihleri arasında sinemaseverleri İstanbul’un iki yakasındaki yedi salonda dünya sinemasının en iyi örnekleriyle buluşturan, usta yönetmenlerin son filmlerini, yeni keşifler, kült yapımlar ve söyleşileri harmanlayan 45. İstanbul Film Festivali, 19 Nisan Pazar akşamı The Marmara Taksim’de düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. Onur Özaydın’ın sunuculuğunu üstlendiği törende ödüller sahiplerini buldu. Altın Lale Yarışması’nda bu yıl yerli ve yabancı 15 film yarıştı. Altın Lale’yi bu yıl, Damien Hauser’in yönettiği Prenses Mumbi / Memory of Princess Mumbi kazandı. Ödülü jüri başkanı, yönetmen David Mackenzie açıkladı.

  • Basın Bülteni
  • Ödül töreninden görüntüler için tıklayınız.
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

45. İstanbul Film Festivali Ödülleri Sahiplerini Buldu yazısına devam et

Aldığımız Nefes, 45. İstanbul Film Festivali’nde Seyirciyle Buluştu

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve TRT Sinema desteğiyle hayata geçirilen ve yönetmenliğini Şeyhmus Altun’un üstlendiği Aldığımız Nefes filmi 45. İstanbul Film Festivali’nin Yeni Bakışlar bölümünde sinemaseverlerle buluştu. Başrolünde genç oyuncu Defne Zeynep Enci’nin yer aldığı filmde, Hakan Karsak, Sacide Taşaner, Rüzgar Usta, Aras Kavak ve Deniz Kavak yer alıyor. Film, kimya fabrikası patlamasıyla sarsılan küçük bir kasabada, hayatı bir anda altüst olan on yaşındaki Esma’nın gözünden bir felâketin ardından ayakta kalma çabasını anlatıyor.

Aldığımız Nefes, 45. İstanbul Film Festivali’nde Seyirciyle Buluştu yazısına devam et

20 Yılın Ardından Devam Filmiyle Beyazperdeye Geri Dönecek Olan Şeytan Marka Giyer 2’nin Dünya Prömiyeri Canlı Yayınla 20 Nisan’ı 21 Nisan’a Bağlayan Gece Sadece Dısney+’ta

Disney+, 20th Century Studios imzalı Şeytan Marka Giyer 2 (The Devil Wears Prada 2) filminin kaçırılmayacak, yüksek moda temalı dünya prömiyerini canlı olarak yayınlanacak. Platform aboneleri, yılın en göz alıcı gecelerinden birine dünyanın dört bir yanından ön sıradan erişim imkanı bulacak. Yıldızlarla dolu etkinlik, filmin sinema gösterimi öncesinde, 20 Nisan’ı 21 Nisan’a bağlayan gece saat 00:30’da canlı yayınla sadece Disney+’ta yayınlanacak. Bu özel canlı yayın deneyimi, izleyicileri büyük bir filmin prömiyerinin heyecanına, ihtişamına ve kamera arkası ışıltısına her zamankinden daha fazla yaklaştıracak.

20 Yılın Ardından Devam Filmiyle Beyazperdeye Geri Dönecek Olan Şeytan Marka Giyer 2’nin Dünya Prömiyeri Canlı Yayınla 20 Nisan’ı 21 Nisan’a Bağlayan Gece Sadece Dısney+’ta yazısına devam et

İsyan (Yönetmen: Jean François Richet)

Jean François Richet’in yönettiği ve Jason Statham, Annabelle Wallis, Ramon Tikaram ile Adrian Lester’in oynadığı İsyan (Mutiny), 25 Eylül 2026’da CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Filmartı Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Milyarder sanayici patronunun gözlerinin önünde öldürülmesinin ardından Cole Reed, suçu üstlenmek üzere tuzağa düşürülür ve uluslararası bir komployu ortaya çıkarmak için kaçak durumuna düşer.

İsyan (Yönetmen: Jean François Richet) yazısına devam et

Sinemada Engel Tanımayan 14 Yıl: Engelsiz Filmler Festivali 2026 Programı Açıklandı

Puruli Kültür Sanat tarafından gerçekleştirilen 14. Engelsiz Filmler Festivali, 24 Nisan Cuma günü Goethe – Institut Ankara’da kapılarını açacak. 30 Nisan’a kadar devam edecek festivalde tüm gösterimler ücretsiz olarak takip edilebilecek. Bu yıl festivalin en heyecan verici bölümlerinden biri olan Kaleydoskop, dünya sinemasının usta yönetmenlerinden ödüllü ilk filmlere uzanan, hayatın tüm renklerini ve karmaşasını beyazperdeye taşıyan bir seçkiyle izleyici karşısına çıkıyor. Festival; adalet, annelik, kimlik ve tutku gibi evrensel temaları sinemanın en çarpıcı örnekleriyle Kaleydoskop’ta keşfe çağırıyor.

Sinemada Engel Tanımayan 14 Yıl: Engelsiz Filmler Festivali 2026 Programı Açıklandı yazısına devam et

Heyecanla Beklenen Street Fighter Filminin İlk Resmi Fragmanı Yayınlandı

İlk resmi fragmanı yayınlanan ve yönetmen Kitao Sakurai imzası taşıyan Street Fighter, Hadouken’lardan roundhouse tekmelere ve efsane karakterlere kadar, arcade heyecanını beyazperdeye taşımaya hazırlanıyor. 1993 yılında geçen hikâyede, yolları ayrılmış Street Fighter dövüşçüleri Ryu ve Ken Masters, gizemli Chun-Li’nin kendilerini bir sonraki Sokak Dövüşçüleri Dünya Turnuvası için bir araya getirmesiyle tekrar ringe çıkarlar. Yumrukların, kaderin ve öfkenin çarpıştığı bu acımasız turnuvanın arkasında ise, onları birbirleriyle ve geçmişlerindeki karanlıkla yüzleşmeye zorlayan ölümcül bir komplo yatmaktadır. Başaramazlarsa… Oyun biter!

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Heyecanla Beklenen Street Fighter Filminin İlk Resmi Fragmanı Yayınlandı yazısına devam et

Güneşe Uzanmak İsteyen Kadınlar / Düşüşün Tınısı

Dünya prömiyerini 78. Cannes Film Festivali’nde yapan ve şenlikten Jüri Ödülü ile dönen ‘Düşüşün Tınısı / Sound of Falling – In die Sonne Schauen’ geçtiğimiz mevsimin en yaratıcı çalışmalarından biri olarak geleneksel ‘en iyiler’ listemde yer almıştı. Bizde ilk kez geçen yılın ‘Filmekimi’ seçkisinde izlenmiş, şimdiden klasikleşmeye aday bu çarpıcı yapım MUBI’de görücüye çıkıyor, sinema salonlarındaki özel gösterimleri ise sinefiller tarafından sabırsızlıkla bekleniyor.

Almanya doğumlu Mascha Schilinski’nin mezuniyet projesi 2017 yapımı ilk uzun metrajı ‘Die Tochter’in ardından dünya sinemasına armağanı olan yapım, geçtiğimiz yüzyıl boyunca gençlik yılları II. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’yı ikiye bölmüş Elbe nehri kıyısındaki aynı çiflikte yaşamış dört kızın öykülerinden yola çıkmış. Berlin ve Hamburg arasında kalan Altmark bölgesindeki çiftlik evi bir asır boyunca değişir, dönüşürken duvarlarında, gölgeliklerinde, koridorlarında geçmişin yankıları varlığını sürdürüyor. Aynı mekânda zamanın genişlediğine, uzadığına, neredeyse eriyip gittiğine tanıklık ediyoruz. Schilinski’nin ‘bilinç akışı’ tarzı anlatımıyla dört ana karakterin öyküsü iç içe geçiyor, kızlar birbirinden zamanla ayrılmış olsalar da, hayatları birbirini yansıtmaya başlıyor.

Almanca özgün adının dilimizdeki karşılığından yola çıkarak ‘güneşe uzanmak isteyen’ kadınların serüveni, 1914 yılında Alma’nın (Hanna Heckt) hikâyesine dek uzanıyor. Alma, askere alınmaması için ‘iş kazası’ süsü altında topal bırakılan ağabeyi Fritz (Filip Schnak) ile hamile kalmaması için bir operasyonla kısırlaştırılan hizmetçi Trudi’nin (Lucia Oppermann) trajedisine tanıklık ediyor. Ürkek ve mülayim bir kabullenişle ailenin tuhaf geleneklerine iştirak eden küçük kız, salondaki büfe üzerine dizilmiş ölmüşlerin fotoğraflarına bakarken, kanepe üzerinde uyurmuş gibi yana eğilmiş ölmüş kardeşlerinden birinin tıpatıp kendisine benzediğini fark ediyor.

30 yıl sonra aynı evde Erika (Lea Drinda), bir bacağı kesik Fritz amcası (Martin Rother) ile erotik düşlere dalıyor. 1980’lerin Angelika’sı (Lena Urzendowsky) Doğu Almanya’nın boğucu ortamında aynı çiflikte amcası Uwe’nin (Konstantin Lindhorst) hoyrat tacizi ile amcaoğlu Rainer’in (Florian Geisselmann) çekingen arzuları arasında bocalıyor ve bir Polaroid aile fotoğrafı çekiminde Alma’nın hayaletlerini anımsatan bir deneyim yaşıyor. Günümüzün Birleşik Almanya’sında ile ergenliğe adım atmış Lenka (Laeni Geiseler) başıboş yaz günlerinde annesini yeni kaybetmiş komşu kızı Kaya’ya (Ninel Geiger) duyduğu hislerin anlamını arar gibidir.

Tekinsiz bir folk anlatıyı çağrıştıran film, genç yaşın gizem ve çelişkilerinden, geçmişin travmalarından, kolektif bellek ve beden deneyimlerinden, politik ve sosyal baskının metaforu olarak devreye giren ‘hayalet acılar’dan ilham alıyor. Özellikle Alma ve Erika’nın öykülerinde öne çıkan ataerkil aile ilişkileri çekincesiz bir dille ele alınmış. Anlatısını imgeler ve akmosfer üzerinden kuran Schilinski’nin eserinde geçmişin hayaletleri Almanca ‘Tondichtung’ kelimesinin karşılığı olan bir ‘senfonik şiir’ ya da ‘ton şiiri’nin beyazperdedeki karşılığına dönüşüyor. Yönetmenin kafasındakiler aynı zamanda hayat arkadaşı olan Fabian Gamper’in sisli puslu, titrek, gizemli görüntüleriyle perdeye yansıyor. Gamper’in kamerası adeta bir hayalet gibi yüzyıl boyunca çiflik binalarının içine girip çıkıyor.

Schilinski’nin Louise Peter ile birlikte kaleme aldığı hikâyesi tamamiyle kurgusal. Herşey Altmark bölgesinde Elbe nehri kıyısında geçen bir yaz tatilinde başlamış. İki kadın 50 yıldır kimselerin oturmadığı ve zamanın durmuş olduğu izlenimi veren eski çiftlik evinde 1920’lerden kalma bir polaroid kare buluyor ve fotoğraftaki üç kadının, o yıllar için pek alışık olmadık bir şekilde doğrudan kameraya baktığına tanıklık ediyor. Gözlerini dikmiş kendilerine bakan kadınların hikâyelerini ve bu çiftlikte yıllar boyu neler yaşandığının peşine düşme kararı işte o an verilmiş. Acılarıyla, coşkularıyla, kendi duygu ve bedenlerini keşif serüvenlerinde birbirlerinin hayatlarına ayna tutan kadınların psikolojik, fiziksel ve ruhani öyküleri kaleme alınmış, kuşaklararası travmanın güncesini tutan ana iskelet inşa edilmiş.

Kameranın kapı aralıklarından girip çıktığı, dar koridorlarda hayalet gibi dolaştığı görselliği, estetik tercihleri, Anna von Hausswolff’un gotik ile klasiği harmanlayan ve filmin karanlık atmosferine hizmet eden etkileyici ses tasarımıyle büyüleyen; kuşaklararası çıkış arayışıyla kameraya gözünü diken, yaşamak yerine hayatta kalmaya çalışan kadınların deneyimlerini ele alarak izleyiciyi sarsan bu çizgi dışı deneyimi kaçırmayın.

(23 Nisan 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir Adam Yaratmak Ankara’da Devleşti

Türk düşünce ve edebiyat tarihinin en sarsıcı eserlerinden biri olan, Necip Fazıl Kısakürek imzalı Bir Adam Yaratmak, sinema uyarlamasıyla ilk sınavını Ankara galasında verdi. Yapımcılığını Filimetre Medya Yapım’ın üstlendiği, Murat Çeri’nin yönettiği film sadece bir sinema yapımı değil, edebiyat tarihimizin en büyük varoluş sancılarını perdeye taşıyan bir kültürel olay olarak nitelendirildi. Özel gecede, galaya devlet erkanı ve çok sayıda davetli katıldı.

  • Basın Bülteni
  • Galadan görüntüler için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Bir Adam Yaratmak Ankara’da Devleşti yazısına devam et

Zor Baba 4

John Hamburg’un yönettiği ve Robert De Niro, Ben Stiller, Ariana Grande ile Skyler Gisondo’nun oynadığı Zor Baba 4 (Focker-in-Law), 25 Kasım 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Paramount Pictures tarafından vizyona çıkarılıyor.
Serinin dördüncü halkası, kayınpederi Jack’ten çokça çeken Greg’in, hâlâ küçük bir çocuk olarak gördüğü oğlunun evlenme teklifi etmeyi düşündüğü sevgilisiyle tanışmasından sonra ailenin sürüklendiği kaosu anlatıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Zor Baba 4 yazısına devam et

Portekiz Aşkı, 06 Mayıs’ta Avrupa’da İzleyiciyle Buluşuyor

Etkileyici hikâyesiyle dikkat çeken, Portekiz’de çekilen ilk Türk yapımı olma özelliğini taşıyan yılın merakla beklenen filmi Portekiz Aşkı (Portuguese Love), 06 Mayıs’ta Portekiz ve Avrupa’da izleyiciyle buluşuyor. Yurt dışında da ciddi bir hayran kitlesine sahip başarılı oyuncu Cansu Dere, Portekizli yıldız Diogo Morgado ve İsmail Demirci’nin başrollerini paylaştığı film, Türkiye ile Portekiz arasında uzanan büyüleyici bir aşk hikâyesini beyazperdeye taşıyor. “Aşkın dili yoktur” fikrinden yola çıkan yapım, iki farklı kültürü ortak bir duyguda buluşturuyor. Diopter Film ve G-NR Film iş birliğiyle hayata geçirilen Portekiz Aşkı, güçlü prodüksiyonu ve uluslararası yapısıyla öne çıkıyor.

Portekiz Aşkı, 06 Mayıs’ta Avrupa’da İzleyiciyle Buluşuyor yazısına devam et

Zamanın Durduğu Bir Korku Deneyimi: Lee Cronin’den Mumya Filminin Ön Gösterimi 4DX Teknolojisiyle Paribu Cineverse İstinye’de Gerçekleşti

Paribu Cineverse, sinema dünyasının heyecanla beklediği yapımları izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Modern korku sinemasının dikkat çeken isimlerinden Lee Cronin’in imzasını taşıyan Lee Cronin’den Mumya (Lee Cronin’s The Mummy), 14 Nisan 2026 Salı günü İstinye Paribu Cineverse İstinyepark Sineması’nın büyüleyici 4DX salonunda düzenlenen özel bir ön gösterimle ilk kez izleyici karşısına çıktı. Ön gösterimde davetliler, hareketli koltuklar ve çevresel efektler eşliğinde, filmin gerilim dolu atmosferini vizyon öncesinde en gerçekçi haliyle deneyimlediler.

Zamanın Durduğu Bir Korku Deneyimi: Lee Cronin’den Mumya Filminin Ön Gösterimi 4DX Teknolojisiyle Paribu Cineverse İstinye’de Gerçekleşti yazısına devam et

Yolcu Filminin Türkçe Alt Yazılı Fragmanı ve Afişi Yayınlandı

Andre Ovredal’ın yönettiği, Türkçe altyazılı fragmanı ve afişi yayınlanan Yolcu (Passenger), UIP Filmcilik dağıtımıyla pek yakında gösterime girecek. Filmin konusu şöyle: Her yıl 130 milyon insan karayolu yolculuğuna çıkıyor. Bu insanların 15.400’ünden bir daha asla hiç bir haber alınamıyor. Genç bir çift, dehşet verici bir otoyol kazasına tanık olduktan sonra birden kaza yerinden yalnız ayrılmadıklarını fark ederler. “Yolcu” olarak bilinen ve ikisini de ele geçirmeden peşlerini bırakmayacak olan şeytani bir varlık, genç çiftin özgürlük dolu karavan hayatı maceralarını tam anlamıyla bir tedirgin edici korkutucu bir kâbusa dönüştürür.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Yolcu Filminin Türkçe Alt Yazılı Fragmanı ve Afişi Yayınlandı yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu