Uluslararası Altın Başak Film Festivali’nde Ödüller Açıklandı

Uluslararası Altın Başak Film Festivali, 09 – 12 Şubat 2026 tarihleri arasında Mecidiyeköy Biletinial Torun Center Sineması’nda yapıldı ve festival kapsamında düzenlenen yarışmanın ödülleri açıklandı. Erhan Kozan, Türkay Nişancı, Umut Erduran, İlker Özkap, Murat Özdemir, Altan Ercan, Yeşim Vatansever, Sadık Buğra Yavuz, Aygün Özsalih’ten oluşan Ulusal Kategori Jürisi ve Eddie Jackson, Oleksandr Zemlyanyy, Ning Gao, Ashraf Shishir, Florian Zapra, Ajlan Akyüz, Tolga Vuranel, Eugen Neagu, Burak Önal ve Büşra Marsel’den oluşan Uluslararası Kategori Jürisi’nin yaptığı seçimler neticesinde kazanan sanatçılar ve ödüller açıklandı ve kamuoyuna duyuruldu.

Uluslararası Altın Başak Film Festivali’nde Ödüller Açıklandı yazısına devam et

Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması Basın Lansmanı Yapıldı

Zeytinburnu Belediyesi, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı kapsamında toplumsal hafızayı sanatın estetik diliyle geleceğe taşımak amacıyla Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması düzenliyor. Yarışmanın basın toplantısı Kazlıçeşme Sanat’ta gerçekleştirildi. Toplantıda Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, yarışmanın “Direniş ve Adalet” temasıyla kurgulandığını belirterek, “15 Temmuz milletimizin onur günüdür; sinema ise bu onurun en güzel aynası olacak.” dedi.

Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması Basın Lansmanı Yapıldı yazısına devam et

Momo: Zamana Karşı, Melis Fis’ın Katılımıyla Paribu Cineverse Akasya’da Büyülü Bir Ön Gösterim Düzenlendi

Paribu Cineverse, birbirinden özel ve farklı yapımları sinemaseverlerle buluşturmaya devam ediyor. 10 Şubat Salı günü edebiyat dünyasının en sevilen başyapıtlarından biri olan Momo’nun sinema uyarlaması için Paribu Cineverse Akasya’da bir ön gösterim düzenlendi. Etkinliğe, filmin başkahramanına sesiyle hayat veren Melis Fis de katılarak izleyicilerin heyecanına ortak oldu. Özel gösterimde davetliler, zamanın değerini hatırlatan büyülü hikâyeyi vizyon öncesi deneyimlediler. Momo, eski bir Roma amfi tiyatrosunun kalıntıları arasında yaşayan ve en büyük yeteneği çevresindekileri içtenlikle dinlemek olan yetim bir kızın hikâyesini konu alıyor.

Momo: Zamana Karşı, Melis Fis’ın Katılımıyla Paribu Cineverse Akasya’da Büyülü Bir Ön Gösterim Düzenlendi yazısına devam et

Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması

Zeytinburnu Belediyesi, Türkiye’nin demokrasi tarihine milli iradenin destanı olarak yazılan 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında, bu toplumsal hafızayı sanatın gücüyle geleceğe taşımak amacıyla ‘Direniş ve Adalet’ temalı Kısa Film Senaryo Yarışması düzenliyor. 15 Temmuz anısına düzenlenen yarışma ile Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde bir dönüm noktası olan bu tarihi direnişin sanatsal bir miras olarak yarınlara aktarılmasına, bağımsızlık ve adalet bilincinin genç kuşaklarda diri tutulmasına katkıda bulunmak amaçlanıyor. Yarışman jürisinde yönetmen Faysal Soysal, senarist Gülin Tokat ve yazar Yıldız Ramazanoğlu gibi isimler yer alıyor.

Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması yazısına devam et

30. Türkiye Almanya Film Festivali’nden Film Manzaraları: 16 Film

30. Türkiye Almanya Film Festivali, Film Manzaraları bölümünde Türkiye, Almanya ve diğer ülkelerden 16 uzun metrajlı film ve belgesel sunuyor. Yarışma dışı olan programın temelini dört uluslararası prömiyer ve üç Alman prömiyeri oluşturuyor. Festivalin en dikkat çekici gösterimlerinden biri, Nebil Özgentürk’ün yönettiği Livaneli: Barış ve Özgürlük İçin Bir Yaşam adlı belgesel filmin uluslararası prömiyeri oldu. Öne çıkan diğer filmler arasında, Kadir İnanır’ın oynadığı Kuzeyli Adam filminin uluslararası prömiyeri ve 2026 Onur Ödülü’ sahibi Haluk Bilginer’in yer aldığı Maria ve Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana adlı filmleri bulunuyor.

30. Türkiye Almanya Film Festivali’nden Film Manzaraları: 16 Film yazısına devam et

30. Türkiye Almanya Film Festivali Kısa Film Yarışması Filmleri Belli Oldu

30. Türkiye Almanya Film Festivali Kısa Film Yarışması finalistleri belli oldu ve açıklandı Yarışmaya müracaat eden 466 kısa filmden elemeleri geçen beşi Türkiye, üçü Almanya yapımı, biri Polonya – Türkiye ve biri de Almanya – Türkiye ortak yapımı olmak üzere on kısa film, Yönetmenlerin de katılacağı Kısa Filmin Büyük Gecesi, 07 Mart Cuma akşamı, her zamanki gibi Türkçe ve Almanca yapılacak.

30. Türkiye Almanya Film Festivali Kısa Film Yarışması Filmleri Belli Oldu yazısına devam et

Kurgu ve Gerçek: Maraşlı Şeyhoğlu

Senaristliğini ve yönetmenliğini Coşkun Çokyiğit’in yaptığı Kurgu ve Gerçek: Maraşlı Şeyhoğlu belgeseli “varsayılmış kurgu” ve “varsayılan gerçek” ikileminden yola çıkarak “yeni bir kurgu inşa ediyor.” Han Duvarları şiirinde bahsi geçen Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış, Faruk Nafiz Çamlıbel’in dramatize ettiği bir şekilde ölmeyip memleketi Maraş’a dönen, Mevlevi Şeyhi Selim Dede’nin üvey oğludur, yani şairin hayalinden doğmuş bir kurgu karakter değildir ama Çokyiğit fark edene kadar Han Duvarları şiiri kurgusu bağlamında yaratılmış bir kahraman farz edilmiştir. Gerçek hayatında ise Şeyhoğlu, âşık olmuş, askere gitmiş, verem olmuş memleketine dönmüş ve burada ölmüştür.

Kurgu ve Gerçek: Maraşlı Şeyhoğlu yazısına devam et

Kahraman Cüceler: Görev Başında

Ute von Münchow Pohl’un yönettiği ve Jella Haase, Paul Pizzera, Michael Ostrowski ile Annette Frier’in seslendirdiği animasyon film Kahraman Cüceler: Görev Başında (Elfkins: Missione Gadget – Die Heinzels: Neue Mützen, Neue Mission), 13 Temmuz 2026’da A90 Pictures dağıtımıyla BG Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Elfie bir gün Bo ile tanışır. Bo, çok yetenekli bir cücedir. Farklı bir topluluğun üyesi olan Bo’nun arkadaşları da kendisi kadar hiç alışılmadık yeteneklere sahiptir. Polis teşkilatında Lanski ve hırçın kedisi Polipette cüceleri yakalamaya kararlıdırlar. Elfie’nin Bo ile kurduğu dostluk, yıllardır ayrı olan iki topluluğu karşı karşıya getirir.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Kahraman Cüceler: Görev Başında yazısına devam et

Turizm ve Sinema BIFF26’da Buluşuyor: Bodrum’un Tanıtımı İçin Yaşayan Set Operasyonu Başladı

02 – 07 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek BIFF Bodrum Uluslararası Film Festivali, sinemayı yalnızca izlenen bir sanat dalı olmaktan çıkararak, doğrudan deneyimlenen bir turizm ürününe dönüştüren yenilikçi bir projeyi hayata geçiriyor. Festival, incoming turizmi canlandırmaya yönelik bu özel modelle Bodrum’u uluslararası ölçekte yeni bir çekim merkezi olarak konumlandırmayı hedeflerken; festival kapsamında geliştirilen yaklaşımda film, destinasyon ve benzersiz deneyim bir arada yer alıyor. Bu yeni ve özgün yaklaşım sayesinde turizmin gözbebeği Bodrum, klasik tatil anlayışının ötesine geçerek kültür ve sanat odaklı yepyeni bir seyahat rotası olarak öne çıkıyor.

Turizm ve Sinema BIFF26’da Buluşuyor: Bodrum’un Tanıtımı İçin Yaşayan Set Operasyonu Başladı yazısına devam et

Dünya Bir Mayın Tarlası / Sırat

‘Sırat’ ya da özgün afişinde yazdığı üzere ‘Sirât’ çölün ortasında ‘rave’ müziğin hipnotize edici temposuyla sarmalanmış, nefes nefese temposuyla tüm duygulara hitap eden destansı bir kader yolculuğunun eşine kolay rastlanmayacak güncesini perdeye taşıyor.

Filmekimi günlerinde Kadıköy Sineması’nın engin perdesinde ilk kez izlediğimde sarsıldığım, 2025’in en iyileri listemde tartışmasız ilk sıraya yerleşen Oliver Laxe imzalı bu sarhoş edici deneyim, MUBI ile eş zamanlı olarak ve son derece yerinde bir kararla sinema salonlarında da izlenebiliyor.

Adını cennet ile cehennem arasındaki köprüden alan ‘Sırat’ çetin bir yol ayrımına gelmiş çağdaş dünyamızın distopik tasviridir. 3. Dünya Savaşı’nın gelip çattığı yakın bir gelecekte Fas’ın güneyindeki dağların çevrelediği derinliklere anfileri yerleştirenler, ‘rave’in aşkın tınılarıyla herşeyi unutmaya gelmiş kalabalığa istediklerini vermeye hazırdır. Kanyon vadisinde toplanılır ve müzik eşliğinde dans başlar. Gece boyu süren kendinden geçiş, bu bir nevi zikir hali sabahın ilk saatlerinde hızını kaybetmemiştir. Ta ki bir kıta asker gelip sesi susturuncaya kadar. Can güvenliği nedeniyle bölgeye giriş çıkış yasaklanmış olup, bütün AB vatandaşlarının araçlara bindirilerek sınıra doğru yönlendirilmeleri emredilmiştir.

Kalabalığın ortasında 5 aydır kayıp olan ‘rave’ tutkunu kızı Mar’ın izini süren endişeli Luis (Sergi López) ile oğlu Esteban’ın (Brúno Nuñez Arjona) kızı bulmadan ülkeyi terketmeye niyeti yoktur. Baba oğul üç arızalı adam ve iki kadından oluşan bir alt grubun peşine takılarak, Moritanya’nın güneyinde yapılacağı rivayet edilen bir başka ‘rave’ partisine katılmak üzere konvoydan ayrılırlar.

Askeri araçların girmediği sarp dağ yolları tehlikelerle doludur. Siviller kitleler halinde sınıra doğru ilerlerken, savaşın başladığı duyulur. Üç araçtan oluşan kaçak konvoy engebeli arazide sırat köprüsünden geçer gibi yol almayı sürdürür. Lakin esas tehlike, ‘ölüm kalım’ deneyiminin yaşanacağı mahşer anı henüz gelmemiştir.

Fransa doğumlu Galiçyalı yönetmen filmini ‘izleyiciyi ölmeden ölüme sürükleyen bir içsel yol’ olarak tanımlıyor. Spoiler vermemek için okuyucuya daha fazla bilgi sunamıyorum ancak hakkında fazla araştırmaya girmeden filmi izlemenizi ve mutlaka geniş perdede deneyimlemenizi öğütlerim. Ölüme dair, kedere dair Kangding Ray imzalı tekno ruhuyla havalanacağınız aşkın bir meditasyona, kıyametin gölgesinde soluksuz bir gerginlikle sınanacağınız şok edici bir başyapıta hazır olun.

(12 Şubat 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

30. Türkiye Almanya Film Festivali Uzun Filmler Yarışması’nda 11 Film

30. Türkiye Almanya Film Festivali Uzun Filmler Yarışması 2026’nın seçkisi belli oldu. Beşi Almanya’dan, altısı Türkiye’den toplam onbir etkileyici Uzun metraj film, izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Yarışmadaki üç film Berlinale’den direk Nürnberg’e geliyor. Filmlerden biri uluslararası ilk gösterimini festivalde kutlayacak, beş film ise Almanya ilk gösterimini yapacak. Bu yılki seçkide, iki ülkenin sinemasındaki zengin çeşitliliği, cesur ve derinlikli hikâyeler anlatma cesaretini sevindirici bir şekilde ortaya koyuyor. Uzun filmler seçici kurulu En İyi Film, Büyük Jüri Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu olmak üzere dört ödül verecek.

30. Türkiye Almanya Film Festivali Uzun Filmler Yarışması’nda 11 Film yazısına devam et

Momo

Christian Ditter’in yönettiği ve Alexa Goodall, Araloyin Oshunremi, Claes Bang ile Martin Freeman’ın oynadığı Momo, 13 Şubat 2026’da CJ ENM dağıtımıyla Rodi Medya tarafından vizyona çıkarıldı.
Eski bir Roma amfi tiyatrosunun kalıntıları arasında yaşayan ve mahalledeki herkesle arkadaş olan yetim kız Momo, çevresindeki kişilere huzur veren birisi ve çok da iyi bir dinleyici. Ancak güçlü bir uluslararası şirket insanların zamanını çalmaya başladığında en yakın arkadaşının bile ona ayıracak zamanı kalmıyor. Momo, zamanın koruyucusu olan Hora Usta ile birlikte zaman hırsızlarına karşı amansız bir mücadeleye girişiyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Momo yazısına devam et

Annelik Kutsallık Değildir / Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim

Mary Bronstein imzasını taşıyan ‘Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim / If I Had Legs I’d Kick You Out’ adını ana karakterin yoğun hüsran ve sıkışmışlık duygusundan alıyor. Yorgun, çok yorgun bir anne Linda (Rose Byrne). Küçük kızının gizemli hastalığı ile hareket alanı daralmış. Gemi kaptanı baba (Christian Slater) uzaklarda olduğundan yapayalnız, makinaya bağlanmış karnındaki boruyla beslenip kilo alması gereken çocuklarının tek sorumlusu. Tavan çöküp evin yatak odası sular altında kaldığında sığındıkları daracık motel odasında hayat daha da dayanılmaz hale geliyor.

Akademik çalışmalarıyla feminist kurama katkılarda bulunan sinemacının hayli ilgi uyandırmış ilk filmi ‘Yeast’i (2008) bir yerlerde bulup izleyemedim. Bronstein, Sundance ve Berlinale çıkarmalarıyla ünlenen bu ikinci uzun metrajında, ‘anne fedakârdır’, ‘anne herşeye katlanır’ kodlarının kabûl gördüğü toplum düzeninde Linda’nın yardım çığlığından hareketle kadın sorunlarını irdelemeyi sürdürüyor. Annelik olgusunun, terapi sürecinin ve hasta bakıcılığının insani limitlerinin çetin bir psikolojik sorgulamasına soyunurken, geleneksel ‘romantik annelik’ mitini tartışmaya açıyor.

Linda kızının hastalığına çözüm ararken kendi hastalarının seanslarını da aksatmamaya çalışıyor. Uzaktaki kocasının talimatlarla yönlendirdiği genç kadın, aynı psikoterapi merkezinde birlikte çalıştığı meslekdaşından (Late Night sunumlarıyla ünlü Conan O’Brien) medet umuyor. Terzi kendi söküğünü dikemiyor belki ama küçük bebeğini koruyamama endişesiyle çaresizliğe düşmüş hastası Caroline’in (Danielle Macdonald) ‘ben nerde yanlış yaptım’ tedirginliği ve suçluluk duygusuna el verirken, bu hissiyatın kendisini ele geçirmesine direniyor.

Kızı 8 yaşlarındayken benzer bir sürecin içerisinde kaybolmuş olan Bronstein yarı otobiyografik anılarından yola çıkarak konvansiyonel olmayan bir çalışmaya imza atmayı hedeflemiş. Daralan çerçeveler, ağırlıklı olarak Linda’nın yüzüne odaklanan yakın planlarda genç kadının bunalımını, çare arayışını, tavanda açılmış metaforik kara delikten çıkış çabasını deneysel bir sürece dönüştürmek istiyor. Derin bir acıya gerçeküstücü bir kâbusun karanlık estetiği eşlik ederken, neyin ‘gerçek’ neyin ‘düş’ olduğu konusunda Linda gibi bizlerin de kafası karışmıyor değil. Ancak filmin ilk repliklerinden birinde duyduğumuz üzere ‘gerçeklik’ algılanandır. Linda’nın mütemadiyen ‘görün beni’, ‘duyun beni’ çığlıkları kadınların, özellikle çocuk sahibi kadınların evrensel haykırışlarının iz düşümüdür.

Geleneksel annelik mitini tuzla buz eden, kadının bedensel ve kişisel bağımsızlığını neşter altına yatıran manifesto niteliğindeki bu radikal yapım, ‘cennet annelerin ayakları altındadır’ yutturmacasıyla kadınları evlerde çocuk bakmaya koşullandıran geleneksel toplum düzenini iyice bir tekmeleyen, ‘ezber bozan’ bir film. Kutsal ailenin sebatkâr anne figürünü baş köşeye koymuş konvansiyonel Hollywood’un nicedir görmezden geldiği, soluk soluğa izlenen performansıyla Bronstein’a yoldaşlık eden Rose Byrne’ün devleştiği, Josh Safdie’nin desteğini almış bu sapına kadar bağımsız sinema örneği kolay rastlanmayacak bir zihin deneyimi vadediyor.

(11 Şubat 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim

Mary Bronstein’in yönettiği ve Rose Byrne, Conan O’Brien, Aşap Rocky ile Christian Slater ile Mary Bronstein’in oynadığı Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim (If I Had Legs I’d Kick You), 13 Şubat 2026’da Bir Film dağıtımıyla Fabula Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Linda, hasta çocuğunun bakımı için gayret sarf eden ve bu esnada işini aksatmamaya çalışan bir annedir. Güçlüklerle dolu olan hayatında bir krizle daha yüzleşmek zorunda kalır. Evlerindeki tesisat sorunu nedeniyle bir odanın tavanında devasa bir delik açılmıştır. Bunun üzerine, bir motelde kalmaya başlarlar. Her şey günden güne karışmakta ve zorlaşmaktadır.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor

Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim yazısına devam et

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nde Heyecan Başladı: Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması Başvuruları Açıldı

Gastronomi ve sinemanın buluşma noktası Uluslararası Gastronomi Film Festivali (UGFF) kapsamında Urla’da düzenlenecek Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması’nda başvurular başladı. Yarışma, kurmaca, belgesel, senaryo ve mobil film dallarında gerçekleştirilecek. Yarışmaya başvurular FilmFreeway platformu üzerinden alınmaya başladı. Yarışmanın kazananları 07 Haziran 2026 Pazar günü yapılacak ödül töreninde açıklanacak.

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nde Heyecan Başladı: Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması Başvuruları Açıldı yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu