5. Kaş Uluslararası Film Festivali

5. Kaş Uluslararası Film Festivali (5th Kaş International Film Festival), “Kaş Bir Rüya” temasıyla perde açıyor. Festival, 10 – 14 Haziran’da Kaş’ta, 20 – 21 Haziran’da ise İstanbul’da Kadıköy Sineması’nda yapılıyor. Gösterim ve etkinliklere katılımın ücretsiz olacağı festivalin açılış filmi, En İyi Uluslararası Film Oscar’ına uzanan ve Cannes Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü alan Joachim Trier imzalı Manevi Değer (Sentimental Value) olacak. Festival boyunca Benhür Bolhava, Burak Serin, Ilgıt Uçum ve Oben Yılmaz’ın yer aldığı ön jürinin yaptığı değerlendirmeler sonucunda finale kalan 27 film, 4 farklı kategoride yarışacak.

5. Kaş Uluslararası Film Festivali yazısına devam et

Sarı Zarflar’a Alman Film Ödülleri’nden (Lola) İki Büyük Ödül

Berlin’den Altın Ayı ödülü ile dönen ve 2027 Oscar aday adaylığı tescillenen, İlker Çatak imzalı Sarı Zarflar filmi Alman Film Akademisi’nin üyelerinin oylarıyla belirlenen Alman Film Ödülleri (Lola) gecesinde En İyi İkinci Film Ödülü olan Gümüş Lola’yı kazandı. Film ayrıca, Marvin Miller imzalı besteleriyle En İyi Film Müziği Ödülü’nün de sahibi oldu. Sarı Zarflar’ın başrollerinde Özgü Namal, Tansu Biçer, Leyla Smyrna Cabas, İpek Bilgin, Aziz Çapkurt ve Jale Arıkan oynuyor.

Sarı Zarflar’a Alman Film Ödülleri’nden (Lola) İki Büyük Ödül yazısına devam et

Sinematek’te Yeni Hafta: 02 – 07 Haziran 2026

Sinematek / Sinema Evi, 28 Nisan – 03 Temmuz 2026 arasında melankoliyi gösterişsiz bir sinema diliyle anlatan Fransız yönetmen Louis Malle’e adanmış seçkiden ve dünya sinemasından yeterince görünürlük bulamamış, World Cinema Project kapsamında restore edilen filmleri seyirciyle buluşturuyor. 03 Haziran 2026 Çarşamba günü ise Azgelişmişliğin Anıları gösterimi sonrasında Çiğdem Öztürk bir sohbet gerçekleştirecek.

Sinematek’te Yeni Hafta: 02 – 07 Haziran 2026 yazısına devam et

KEM Yapım’dan Peş Peşe İddialı Projeler: Sırada Kantin Var

KEM Yapım, iddialı projelerine bir yenisini daha ekliyor. Yapımcılığını Kemalhan Balçık’ın üstlendiği Kantin filminin çekimleri için geri sayım başladı. Haziran ayının son haftasında motor diyecek olan film, korku ile kara mizahı kusursuz bir şekilde harmanlıyor. Gerçek olaylardan esinlenen Kantin’in başrolünde ise son dönemin en dikkat çeken ve karizmatik oyuncularından Görkem Sevindik yer alıyor. Sevindik, filmin merkezindeki Hekim karakteriyle hem sert mizacı hem de korkuyla yüzleşen mücadeleci tavrıyla hikâyeye yön verecek. KEM Yapım, BKM’den Kolonya Cumhuriyeti 2′nin haklarını alarak sektörde dikkat çeken stratejik hamlelerden birine imza atmıştı.

KEM Yapım’dan Peş Peşe İddialı Projeler: Sırada Kantin Var yazısına devam et

Aynalar No.3

Christian Petzold’un yönettiği ve Paula Beer, Barbara Auer, Matthias Brandt ile Enno Trebs’in oynadığı Aynalar No.3 (Mirrors No.3), 05 Haziran 2026’da Bir Film dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Kırsalda geçirdiği bir araba kazasından kurtulan Laura, yara almamış olsa da derinden sarsılır. Kazaya tanık olan ve ona anne şefkatiyle yaklaşan bir kadının evine kabûl edilir. Kadının kocası ve yetişkin oğlu da mesafeli tavırlarını zamanla bir kenara bırakınca, dördü aileyi andıran bir düzen kurar ve birlikte birkaç mutlu gün geçirir. Ancak geçmişleriyle yüzleşme zamanı geldiğinde, Laura da kendi hayatıyla hesaplaşmak zorunda kalır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Aynalar No.3 yazısına devam et

Paribu Cineverse Akasya, Star Wars: Mandalorian ve Grogu Cosplay Etkinliğine Ev Sahipliği Yaptı

Paribu Cineverse, büyük yapımların vizyona girişlerinde sinemaseverlere sadece perde başında oturmaktan öte anlar yaşatmayı hedeflediğini bir kez daha gösterdi. Bu doğrultuda Star Wars: Mandalorian ve Grogu’nun (Star Wars: The Mandalorian & Grogu) Türkiye prömiyerini eşsiz bir atmosfere dönüştürmek için Akasya’da kapsamlı bir karşılama etkinliği hazırlandı. Etkinlik kapsamında, dünyanın en büyük Star Wars kostüm kulübünün Türkiye oluşumu olan 501. Lejyon Türkiye Ekibi de Akasya’da yerini aldı. Yaklaşık 25 kişiden oluşan dev kadro, Star Wars evreninin en ikonik karakterlerinin aslına sadık kalınarak hazırlanmış kostümleriyle sinemaseverleri karşıladı.

Paribu Cineverse Akasya, Star Wars: Mandalorian ve Grogu Cosplay Etkinliğine Ev Sahipliği Yaptı yazısına devam et

Korkunç Bir Film Filminin Ana Afişi Paylaşıldı

Ana afişi paylaşılan Korkunç Bir Film, Michael Tiddes tarafından yönetiliyor ve başrollerini Marlon Wayans, Shawn Wayans, Anna Faris ile Regina Hall paylaşıyor. 05 Haziran 2026 Cuma günü UIP Filmcilik dağıtımıyla Paramount Pictures tarafından gösterime çıkarılacak filmde yirmialtı yıl önce fazlasıyla tanıdık, maskeli bir katilden kaçmayı başaran Core Four, yeniden katilin hedefinde ve hiçbir korku filmi markası güvende değil. Film; reboot’lar, remake’ler, requel’lar, prequel’lar, sequel’lar, spin-off’lar, elevated horror akımı, origin hikâyeleri, içinde “legacy” geçen her şey ve aslında hiç final olmayan “final chapter”larla dalga geçerek hepsini biçip geçiyor.

Korkunç Bir Film Filminin Ana Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Beni Dünyadaki Her Şeyden Daha Çok Sevsin / Saplantı

‘Saplantı / Obsession’ 04 – 11 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen 50. Toronto Film Festivali’nin (TIFF) kült korkular, sınırları zorlayan absürt güldürüler ya da yüksek tempolu aksiyonlara ev sahipliği yapan ‘Geceyarısı Çılgınlığı / Midnight Madness’ seçkisinin gözdelerinden biriydi. Film, bir müzik mağazasında çalışan utangaç Bear’in (Michael Johnston) aynı iş yerinde çalışan alımlı Nikki’ye (Inde Navarette) olan ilgisini bir türlü dile getiremeyişinin sancılarıyla açılıyor. İlk sahnelerde, kendisini çok çaresiz hissettiğini söyleyen genç adamın mağazadan yakın arkadaşlarına içini döküşünü izliyoruz. Sürekli Nikki’yi düşünmektedir, dinlediği her şarkıda ondan izler vardır. Ninesini kaybettiğinde elini bırakmamış olan genç kıza olan beğenisini dile getirirken gardını tamamen indirmiş durumdadır.

Yakın arkadaşları Ian (Cooper Tomlinson) ile içten içe Bear’e ilgi duyan Sarah’nın (Megan Lawless) herşeyi doğru zamana bırakması öğüdünden hareket etmeye karar veren Bear, sevdiği kıza hediye almak için girdiği gizemli eşyalar satan dükkândan ‘One Wish Willow’ adlı 60’lı yılların klasiği bir dilek kutusu satın alır. İnanışa göre, ambalajı açıldığında bir müzik tınısıyla ortaya çıkan söğüt dalı görünümlü objeyi ikiye ayırdığında kişi dileğine kavuşacaktır.

Genç adam dükkân çalışanının ‘kullan ama dikkatli ol, şikâyet edenler oluyor’ uyarısına ‘yoksa hayatları mı mahvoluyor’ şeklinde gülerek karşılık vermiştir. Nikki’yi evine bıraktığı gece kızın samimi sorusu karşısında ona olan duygularını hislerini bir kez daha açığa vuramayınca yeni bir hayal kırıklığına sürüklenir ve ağzından ‘Nikki beni herkesten daha çok sevsin’ sözcükleri dökülür. İsteğin yerine gelmesi o denli çabucak gerçekleşir ki, filmin belki de en ürkütücü planında Nikki evinden geri çıkar ve genç adamı delicesine arzuladığını haykırır. Dileği gerçekleşen Bear bu baş döndürücü gelişme karşısında şaşkın ve heyecanlıdır. Ancak işler umduğu yolda gitmeyecek, bir bireyden diğerine atlayan ‘saplantı fırtınası’, Nikki’nin sürekli değişen ruh durumları ve ölümcül sahiplenişi bir dizi trajik gelişmeyi beraberinde getirecektir.

‘Saplantı’ bolca şiddet ve kan içeren psikopat mekanizmalarından farklı olarak, sıradan kişilerin psikolojik değişimleri üzerinden ilerleyen karakter bazlı bir film izlenimiyle açılıyor. Bu da izleyicide, arkadaşlıkla başlayan ve romantik bir birlikteliğe uzanan yolda reddedilme, ya da ‘Me Too’ sonrası karşı cinsi taciz etme endişesiyle tereddüde düşen çağdaş genç erkeğin korkuları üzerine bir açılım ümidi taşıyor. Sosyal medyada yayınladığı komik videolarıyla ünlenen Curry Barker ise, aynı yoldan geçmiş zamane sinemacıları gibi ürpertici bir korku – gerilim sinemasının dar kalıbı içinde kalmayı seçmiş. Karakter ve mesele bazlı açılım yerine, hikâye o meşum dileğin etkisiyle sarsılan, aniden değişen, tuhaflaşan Nikki’nin ünlü ‘Öldüren Cazibe / Fatal Attraction’ filminde olduğu gibi rayından çıkan ve trajik bir sona doğru hızla ilerleyen ‘ölümcül bir sahiplenme’ ve ‘şeytani bir güç tarafından esir alınma’ kâbusuna evriliyor.

Oysa başta ‘Şeytan / Exorcist’ olmak üzere korku – gerilim sineması ve klasiklerini iyi etüt etmiş bir sinemacı var karşımızda. Barker’ın sinemasal tercihleri ilgi uyandırıyor. Bizzat kurguladığı filmi, görüntü yönetmeni Taylor Clemens ile birlikte inşa ettiği görsel üslûbu ile sıradan korku filmlerinin arasından sıyrılıyor. Özel efektlere yüz vermeyen tavrı, uzun tutulmuş planlarla ilerleyen kamera hareketleri, hayli dar bir kadraj içinde hayli düşük bir ışık tercihi, ışık – gölge kontrastının mükemmelliği, iki baş oyuncusunun, özellikle yeni tanıdığımız Inde Navarette’in ürkütücü yorumu, genç Zach ‘Rock’ Burwell’ın tekinsiz müziğiyle biçimsel olarak şaşırtıcı bir başarıya imza atıyor.

Düşük bütçeli filmin ABD’de şaşırtıcı bir gişe başarısına ulaşmış olmasının genç sinemacıya sektörün kapılarını sonuna kadar açtığını, bundan sonraki filmlerinde çok daha büyük imkânlarla çalışacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Yeter ki bu beklenmedik başarı ve genç kuşağın korkularını dile getiren bu tarz korku filmlerini baş tacı eden genç izleyici kitlesinin desteği Barker’ı şımartmasın ve daha sağlam hikâyelerle yolunda ilerlemeyi sürdürsün.

(28 Mayıs 2026)

Ferhan Baran

ferhan@farhanbarancom

İfşa Günü Filminin Ana Afişi Paylaşıldı

Yeni ana afişi paylaşılan İfşa Günü filminde SAG ve Oscar ödüllü Emily Blunt, Emmy ve Altın Küre ödüllü Josh O’Connor, Oscar ödüllü Colin Firth ve iki kez Oscar adayı Eve Hewson rol alıyor. Steven Spielberg’in hikâyesine dayanan filmin, senaryosu David Koepp’e ait. Koepp’in Spielberg ile önceki çalışmaları arasında Jurassic Park, The Lost World: Jurassic Park, War of the Worlds ve Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull yer alıyor. Bu filmler 3 milyar dolardan fazla hasılat yaptı. Koepp ayrıca 2025’in Jurassic World Rebirth filminin senaryosunu yazdı. İfşa Günü, Kristie Macosko Krieger ve Spielberg tarafından Amblin Entertainment için yapıldı.

İfşa Günü Filminin Ana Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Korku Sinemasının Merakla Beklenen Yapımı Yolcu, Paribu Cineverse Akasya’da Ön Gösterim Gerçekleştirdi

Paribu Cineverse, heyecanla beklenen yapımları izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Korku türünün dikkat çekici yapımı Yolcu (Passenger), 20 Mayıs Çarşamba günü Paribu Cineverse Akasya’da düzenlenen ön gösterimini yaptı. Davetliler, Paribu Cineverse’ün sunduğu sinema atmosferinde filmi ilk kez izleme şansı yakaladılar. Yönetmen koltuğunda Andre Ovredal’ın oturduğu, başrollerini Melissa Leo, Lou Llobell ve Jacob Scipio’nun paylaştığı film, izleyicileri korkunun tam kalbine davet ediyor, karavanlarıyla özgürce seyahat eden genç bir çiftin ıssız bir yolda ilerlerken dehşet verici bir trafik kazasına tanık olmasıyla başlayan gerilim dolu korkutucu bir hikâyeyi merkezine alıyor.

Korku Sinemasının Merakla Beklenen Yapımı Yolcu, Paribu Cineverse Akasya’da Ön Gösterim Gerçekleştirdi yazısına devam et

Vizyoner Yönetmen James Cameron, İzleyicileri Pandora’nın Büyüleyici Dünyasına Yeniden Davet Ediyor, Oscar Ödüllü Avatar: Fire and Ash, Beyazperdenin Ardından İlk Kez 24 Haziran’da Disney+’ta

Vizyoner ünlü yönetmen James Cameron, sinema tarihine kattığı kült seriyi Avatar: Fire and Ash ile geçtiğimiz sene devam ettirdi. Dünya çapında elde ettiği 1,5 milyar dolarlık gişe hasılatıyla serinin olağanüstü başarısını sürdüren film, Motion Picture Association’ın tüm zamanların en çok hasılat yapan filmleri listesinde de yerini aldı. Filmin küresel başarısı, Rotten Tomatoes üzerindeki % 90 skor ile izleyici nezdindeki karşılığını da ortaya koydu. Oscar Ödülleri’nden En İyi Görsel Efekt Ödülü’yle ayrılan film, bu rüzgârını Disney+’a da taşıyor. 20th Century Studios imzalı Avatar: Fire and Ash, sinemaların ardından ilk kez Disney+’ta izleyicilerle buluşacak.

Vizyoner Yönetmen James Cameron, İzleyicileri Pandora’nın Büyüleyici Dünyasına Yeniden Davet Ediyor, Oscar Ödüllü Avatar: Fire and Ash, Beyazperdenin Ardından İlk Kez 24 Haziran’da Disney+’ta yazısına devam et

İstanbul’dan Lizbon’a Uzanan Bir Aşk: Portekiz Aşkı Vizyona Giriyor

Başarılı oyuncu Cansu Dere ve Portekizli yıldız Diogo Morgado’nun başrollerini paylaştığı Portekiz Aşkı’nda toksik bir ilişkiden kaçan, yolu Portekiz’e uzanan yalnız bir kadının kendini bulma hikâyesi anlatılıyor. Diopter Film ve G-NR Film iş birliğiyle hayata geçirilen Portekiz Aşkı, güçlü prodüksiyonu ve uluslararası yapısıyla öne çıkıyor. Yönetmen koltuğunda İsmail Şahin’in oturduğu yapım, 08 Mayıs’ta Türkiye’de vizyona giriyor.

İstanbul’dan Lizbon’a Uzanan Bir Aşk: Portekiz Aşkı Vizyona Giriyor yazısına devam et

Varolmanın Bedeli Projesi Marche Du Film’de, Aydın Orak Cannes’te Varolmanın Bedeli’ni Ödüyor

Yönetmen Aydın Orak’ın yeni sinema projesi Varolmanın Bedeli, dünyanın en önemli sinema buluşmalarından biri olan Cannes Film Festivali (Festival de Cannes) kapsamında düzenlenen Marché Du Film seçkisine kabûl edildi. Baba ile oğul arasında yaşanan ve giderek derinleşen sosyal ve kuşak gerilimleri merkezine alan proje, Cannes Film Festivali’nde uluslararası ortak yapımcılar, dağıtımcılar ve fon temsilcileriyle pitching görüşmeleri gerçekleştirdi. Türkiye ve Fransa’dan iki yapımcıyla geliştirilen proje, toplumsal çatışmaları insani bir hikâye üzerinden ele alan güçlü anlatımıyla uluslararası sinema çevrelerinin dikkatini çekiyor.

Varolmanın Bedeli Projesi Marche Du Film’de, Aydın Orak Cannes’te Varolmanın Bedeli’ni Ödüyor yazısına devam et

Ferzan Özpetek ile İyi Günde Kötü Günde

Dünyaca ünlü yönetmen Ferzan Özpetek, yeni projesi İyi Günde Kötü Günde için hazırlıklarını tamamladı. Aile ilişkileri, duygusal kırılmalar ve insan ruhunun derinliklerine odaklanan yapım, komedi – drama türünde izleyiciyle buluşacak. Özpetek’in uzun yıllardır İtalyan sinemasında başarıyla kurduğu sıcak, kalabalık ve duygusal aile evrenini genişletmeye devam edeceği yeni filminde, yakınlık, sırlar ve kırılgan ilişkiler yine duygusal hikâyenin merkezinde yer alacak.

Ferzan Özpetek ile İyi Günde Kötü Günde yazısına devam et

Kantin

Gökhan Arı’nın yönettiği ve Görkem Sevindik, ?????, ????? ile ?????’in oynadığı Kantin, önümüzdeki aylarda ????? dağıtımıyla Kem Yapım tarafından vizyona çıkarılıyor.
Olaylar, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’ndeki eski ve bakımsız bir erkek öğrenci yurduna yeni gelen Murat’ın kendisini kısa sürede yurdun belalı ama sözü dinlenen reisi Hekim’in yanında bulmasıyla başlıyor. Öğrenciler, geceleri binayı sarsan gizemli balyoz sesleriyle karşılaşır. Seslerin kaynağı ise yıllardır kapalı olan, bodrum kattaki ürkütücü kantindir. Başta birbirine düşman öğrenciler, korkunun büyümesiyle aynı kâbusun içine çekilir; bekçiler, hocalar, imamlar ve polisler bile bu karanlık sırrın içinde kaybolmaya başlar.

Kantin yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu