“Akıllı insan evlenmez, birlikte yaşar” için Oscar Wilde’in, “İnsan her zaman âşık olmalıdır. İşte bu yüzden asla evlenmemelidir” sözünün günümüze uyarlanmış hali diyebiliriz. Evlendiğiniz, uzun yıllar her şeyinizi paylaştığınız insanla ne kadar anlaşabilirsiniz? Denemeden söylemek zor; filmde de “boşanın” önerisine “ama çocuğumuz var” yanıtı ne kadar tanıdık değil mi? Sahi, evlilik için boşuna “tarihin marangoz hatası” denmiyor.
Çok bilinen, tiyatrodan dansa, sinemadan radyoya kadar birçok kez uyarlanan öyküyü Olivia Wilde çekmiş… Uzun süredir evli olan San Fransiskolu bir çift Joe (Seth Rogen) ve Angela (Olivia Wilde), üst kat komşuları Piña (Penélope Cruz) ve Hawk’u (Edward Norton) akşam yemeğine davet etmeleriyle tek mekânda geçen bir film izliyoruz. Tek mekân ama alabildiğine merak, heyecan ve soru işaretleriyle dolu.
Aytekin Çakmakçı, “bir filmde kamera hareketlerini, resmi görmüyorsanız, kameraman başarılı demektir” diye anlatırdı, kendi mesleği olmasına karşın. Muhakkak ki, bazı kamera hareketleri, görüntü ölçekleri yakalıyorsunuz, ama “Davet.” tam anlamıyla sizi içine alıyor; dahası kendi içinize doğru çekiyor ve önce kendinizi, sonra da partnerinizi (eşinizi, sevgilinizi) sorguluyorsunuz.

“İçiniz nasıl” sorusuna yanıt vermeniz gerekmiyor, kendi yanıtınızı kendinize verin ve sadece kendinizi kandırdığınızı kabûl edin. Birbirlerinin gözlerinin içine bakarak yalan söyleyenler en çok da eşler galiba; hele uzun bir süre geçmişse birliktelikle… Her şey bitmiş, her şey bir kenara itilmiş, ne beklenti kalmış ne saygı ne de sevgi. Peki, niye sürdürülür o ilişki; işkence olsun diye mi?
İkilinin misafirleri bunu vuruyor yüzlerine. Sahi, belki de gelmemişlerdir. Belki de kendi duygularını kendileri deşmişlerdir karı koca, bunca yıl sonra. Duygudan düşünceye, sevgiden cinselliği tabunun ne denli yanlış olduğunun kanıtı bu film; sadece itiraf edemediğiniz…
Kendinize, duygularınıza, düş(ünce)lerize, bedeninize cimri olmayın.
21 Ağustos’ta gösterimde…
(14 Ağustos 2026)
Korkut Akın
korkutakin@gmail.com