Taşlara, kuşlara, atlara, otlara
İnsanlara selam ver.
Ne görürsen selam ver.
Sonra çıkarıp cebinden aynanı
Bir selam da kendine ver.
Alışkanlıklarımız belirleyici oluyor; her filmin (müziğin, resmin, öykünün ya da akla gelen her şeyin) bir mesajı olması gerektiğini sanıyoruz. “Serseri”, sadece bir yanıyla karşımıza çıkan, mesaj verme (ya da alma) kaygısı taşımayan, insanı düşündürmeye çalışan; aslına bakarsanız kendisini bulmayı sağlayan bir film. Üstün Dökmen’in alıntıladığım şiiri, en tam da o nedenle aynı şeyleri söylüyor, aklın yolu bir, dönüp kendinize bakın. Filmi izledikten sonra zaten önünüze o yol açılacak…
Harris Dickson’un yazıp yönettiği “Urchin”, özellikle pandemi sonrası ekonomik, sosyal ve siyasal sorunların yarattığı bunalımı bir genç üzerinden anlatıyor. Evsiz, işsiz, uyuşturucu kullanan, şiddet göstermekten çekinmeyen, yardım etmeye çalışanlardan bile çalan biri Mike (Frank Dilliane). Çok başarılı, gerçekten hissederek oynamış ve o duyguyu film boyunca sürdürüyor. Mike, sinirli, gergin ve sevimli… sosyal hizmet görevlisine armağan alacak kadar da duyarlı; ancak “hayatın sillesini yemiş” ve kendini toparlayamıyor.

Hapisten çıktıktan sonra devletin ona sunduğu olanaklar (bizde yok) onu “serseri”likten çıkarmaya yetecek mi? Kalacak yeri, yapacak işi, küçük de olsa kazancı oluyor, hatta eski arkadaşlarıyla karşılaştığında onlardan kaçıyor (yine yeniden o zorlukları yaşamak çok da kolay değil kuşkusuz). Ünlü sözü anımsıyorsunuz o anda: “Hayat, siz planlar yaparken karşınıza çıkanlardır”. Her şey iyiye giderken, “bir seferden bir şey olmaz” dediğiniz anda tüm yaşam tepetaklak!
Oyunculuktan -ki, küçük bir rolde de izliyoruz- yönetmenliğe geçen Dickson, izlenimci bir dille takip ediyor Mike’ı. Pandemi gerginliğiyle onun “serseri”ce yaşamı buluşuyor ve doğal olarak aynı dönemde kendinizin duygularınızı nasıl kontrol altına aldığınızı düşünüyorsunuz. Dickson, çok başarılı bir film çekmiş, öyküsü de, kurgusu da, müziği de, oyunculukları da alabildiğine sakin, doğal ve gerçekçi. Üstün Dökmen devam etsin:

Yola çıkınca her sabah,
Bulutlara selam ver.
…
Hatırın kalmasın el gün yanında
Bu dünyada sen de varsın!
Üleştir dostluğunu varlığınla,
Bir kısmı seni de sarsın.
(23 Haziran 2026)
Korkut Akın
korkutakin@gmail.com