Her Şey Hayatta Kalabilmek İçin

Ülkemizde ‘Düzenbaz’ adıyla gösterime giren ‘American Hustle’ın ana karakterleri orta alt sınıflardan gelmişler, toplumda bir yer edinme uğraşı içindeler. Başlangıç sekansında uzun uzun saç tuvaletini, kelini nasıl gizlediğini izlediğimiz Irving Rosenfeld hayatta kalmayı küçük yaşta öğrenmiş. Camcı babasına çevre dükkânların camını kırmak suretiyle iş çıkaran, kullanılmak yerine kullanıcı olmayı şiar edinmiş bir üç kâğıtçıdır o. Kuru temizleme işi yanında çalıntı ya da sahte sanat eseri alım satımıyla iştigâl eder. Bir havuz partisinde tanıştığı, seçeneklerin sınırlı olduğu küçük New Mexico kasabasından büyük şehre kapağı atmış Sydney, hikâyemizin bir diğer kendini yeniden yaratmak isteyen mücadeleci karakteri. Duke Ellington tutkusunun birbirine bağladığı bu ikili hileli kredi işlerinden birinde FBI görevlisi Richie DiMaso’ya enselenir. Annesiyle birlikte yaşayan silik kanun adamı, üst düzey bürokratları yolsuzluk tuzağına düşürmek üzere sahtekar ikiliyi piyon olarak kullanmak isteyecektir.

‘Düzenbaz’ yetmişler sonlarında geçiyor. Soğuk savaş yıllarının Vietnam hezimeti ve Watergate skandalının dumanı tütmektedir hâlâ. Dolandırıcılığın şaha kalktığı, Irving’den alıntıyla ‘aslında hayatla baş edebilmek için herkesin kendini kandırdığı’ bir dönemdir bu. Bu açıdan, kanuni prosedürü kendi çıkarı doğrultusunda kullanarak isim yapmaya çalışan Richie’nin kirli oyunlarıyla kanun dışı çiftimizin üçkâğıtları arasında pek de fark yoktur.

At izinin it izine karıştığı yetmişler dünyasının keyifli bir hicvi olan ‘Düzenbaz’, bağımsız sinema çıkışlı David O.Russell’ın Amerikan sinema endüstrisinin ödül listelerine damgasını vurmuş olan son filmi. 1999 yapımı ‘Üç Kral / Three Kings’ ile ülkesinin Irak müdahalesini trajikomik bir dille eleştiren Russell, son yıllarda Akademi Ödülleri’nin gediklisi haline geldi. Orta sınıf Amerikan ailesini anlatmayı iyi bilen Russell’ın iki başarılı oyuncusuna (Christian Bale ve Melissa Leo) Oscar kazandırmış 2010 yapımı çalışması ‘Dövüşçü / The Fighter’ aile dayanışması üzerinedir. Keza geçtiğimiz yılın ses getiren çalışmalarından ‘Umut Işığım / Silver Linings Playbook’un sorunlu çifti huzuru yine deli dolu ancak esirgeyen sıcak aile ortamında bulur. Amerikan komedisinin altın çağının gözde türlerinden ‘screwball’ tarzı güldürüye hoş bir göndermedir ‘Umut Işığım’.

Russell’ın New York Film Eleştirmenleri tarafından yılın filmi seçilen, en iyi film dahil üç dalda Altın Küre’li, 10 dalda Oscar adayı yeni filmi, yetmişli yılların deli dolu suç komedilerinden yola çıkmış. Bunu yaparken 70’lerin renkli eğlence dünyası, cinsel serbesti ortamı, ortalığı kasıp kavuran seksi kostüm ve aksesuarları gayet titiz bir çalışmayla birebir yaratılmış. Tom Jones’un ‘Delilah’sından başlayarak, Elton John’ın ‘Goodbye Yellow Brick Road’una, David Bowie’li ‘The Jean Genie’den Dona Summer’ın meşhur disko hiti ‘I Feel Love’a uzanan çok zengin bir soundtrack’in fona özenle döşendiği keyifli bir seyirlik bu.

Özellikle yetmişli yılları yaşamış izleyiciye benzersiz bir nostaljik keyif yaşatacağı muhakkak olan bu fazlasıyla Amerikan öykünün Eric Varren Singer ve Russell imzalı trafiği hayli yoğun senaryosu, yönetmenin önceki yapıtları gibi sinema tarihine geçecek kusursuz çizilmiş karakterleri ile öne çıkıyor. Bir kez daha tümü Oscar adayı çok başarılı bir oyuncu kadrosu hayat vermiş Russell’ın ana kişiliklerine. Irving’de 20 kilo almış Christian Bale, Sydney’de 70’lerin derin dekolteli kıyafetleriyle döktüren Amy Adams, FBI ajanı DiMaso’da perma saçlı Bradley Cooper mükemmel yazılmış rollerini başarıyla icra ediyor. Amerikan sinemasının Meryl Streep ışığı taşıyan gencecik yeteneği, ‘Umut Işığım’ın dengesiz Tiffany’sinde harikalar yaratmış ve geçtiğimiz yıl En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını almış olan Jennifer Lawrence, bu defa daha küçük bir rolde, Irving’in belâlı karısı Rosalyn’de ışıl ışıl parlıyor. Hızlı geçişlerle uzun süresine rağmen temposu düşmeyen karakter ağırlıklı bu şirin güldürünün bir diğer güzel sürprizi de bu defa çok kısa bir kompozisyonda döktüren usta oyuncu Robert De Niro’nun varlığı.

(22 Ocak 2014)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir