Gencecik Bir Gündüz Güzeli

Fransız sinemasının verimli yönetmenlerinden François Ozon’un kısa filmleri ve ilk dönem uzun metrajları ergenlik dönemi üzerine parlak gözlemlerle doludur. Bu yıl içinde bizde de vizyona giren son dönem yapıtlarından ‘Evde / Dans La Maison’da (2012) iki genç erkek oyuncu ile çalışan Ozon, ilk kez 66. Cannes Film Festivali’nin yarışmalı seçkisinde yer almış ve bu haftadan itibaren ‘Başka Sinema’ programında izleyici karşısına çıkan son filmi ‘Genç ve Güzel / Jeune & Jolie’de bu kez 17 yaşındaki Isabelle üzerinden günümüz gençliğine ve kırılgan büyüme dönemine bakmak istemiş.

Hali vakti yerinde hoşgörülü Parisli burjuva ailenin kızı Isabelle’in kendi özgür kararıyla fahişeliğe başlaması öncelikle Luis Bunuel’in ünlü klâsiği ‘Gündüz Güzeli / Belle De Jour’unu (1967) çağrıştırıyor. Varlıklı ve evli bir kadının öğleden sonraları lüks bir genelevde fahişelik yapmasını öyküleyen ‘Gündüz Güzeli’ İspanyol asıllı ustanın burjuva ahlâkını acımasızca eleştiren eserinin nadide parçalarındandır. Benzer bir hikâyede Ozon’un niyeti daha farklı. Birçok filmde idealize edilen ergenlik döneminin, duygusal olmaktan çok hormonların atağı karşısında buhranlı bir geçiş dönemi olduğunu düşünüyor ve bu başkaldırış dönemini ele alırken, Isabelle’in fahişeliği seçişini bu doğrultuda bir kimlik ve cinsellik arayışı olarak değerlendiriyor Ozon. Her şeyin mümkün görüldüğü huzursuz ve kırılgan ergenlik dönemi irdelerken, fahişeliği bir sapkınlık olarak değil, hayata ve dünyaya açılım, ahlâki kısıtlamaları göz ardı eden bir macera olarak kabul eden bakışıyla benzerlerinden çok farklı bir filme imza atıyor.

Aile içi sorunlar, anne kız çekişmesi gibi filmin mesajını zedeleyebilecek klişelerden özellikle kaçınan Ozon’un sineması her zamanki incelikleriyle öne çıkıyor. Sözgelimi, Isabelle’in gizemli serüveni bir ders yılı içinde dört mevsim boyunca dört farklı karakterin bakış açısıyla görüntülenmiş. Bekâretinden kurtulduğu yaz aylarını kendisini dürbünle gözetleyen erkek kardeşinin, sonbahar dönemini paralı müşterisinin, kış aylarını annesinin ve nihayet bahar başlangıcını üvey babasının bakışlarından izliyoruz. Ve her bir mevsime Françoise Hardy’nin gençlik aşkının romantizmini ve hayal kırıklıklarını dile getiren klâsik şansonları eşlik ediyor. Ozon okul sahnelerinde oyunculuk deneyimi olmayan gerçek liselileri kullanmış. Isabelle’in gizemli serüvenini tetikleyen Arthur Rimbaud’nun (Erdoğan Alkan’ın yaratıcı çevirisiyle) ‘On yedi yaşlarında gelgeç oluyor yürek / On n’est pas sérieux quand on a 17 ans’ dizesiyle başlayan ‘Roman’ şiirinin tartışıldığı edebiyat dersi bir belgesel havasında doğaçlama çekilmiş.

İlk büyük rolünde genç oyuncu Marine Vacth son derece başarılı. Finalde güzel bir sürprizi daha var Ozon’un. Detayları fazla açık etmeden, gerçek mi düş mü olduğu izleyiciye bırakılmış bu final sekansında genç Vacth’a ‘Gece Bekçisi / Il Portiere di Notte’nin gizemli usta oyuncusu, Ozon’un gözdelerinden Charlotte Rampling’in eşlik ettiğini duyurmakla yetinelim.

‘Genç ve Güzel’ fırtınalı ergenlik dönemine, genç bedenlerin değişim sancılarına onları yargılamadan şefkatle bakan, benzerlerinden farklı bir çalışma olarak önem kazanıyor.

(François Ozon’un filmi, ‘Başka Sinema’ projesi kapsamında İstanbul, Beyoğlu Beyoğlu; Kadıköy Rexx; Altunizade Capitol Spectrum; Haramidere Cinetech Torium; Ankara Kızılay Büyülüfener; Bursa Cinetech Korupark Sinemaları’nda dönüşümlü seanslarda gösterilmektedir.)

28 Aralık 2013

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir