İstanbul Modern’de Hitchcock Şöleni

Sinemateklerin varolmadığı şehrimizde bu ihtiyacı karşılamak üzere birbirinden ilginç retrospektifler düzenleyen birkaç kurumdan biri ‘İstanbul Modern’. ‘Hitchcock 9’, D-Smart sponsorluğunda faaliyet gösteren müze sinemasının British Council işbirliği ile gerçekleştirdiği paha biçilmez son etkinliği.

Program, auteur yönetmenlerin en verimlilerinden Alfred Hitchcock’un sessiz sinemanın altın çağı olarak kabul edilen 1925-1929 yılları arasında ülkesi İngiltere’de çekmiş olduğu ilk dönem filmlerinden 9’unu kapsıyor. Nadir görülmüş bu filmlerin pırıl pırıl dijital kopyaları, İngiliz Film Enstitüsü (British Film Institute) tarafından onarılmış, arşivler taranarak eksik bölümler ilâve edilmiş. Hitchcock’un halen izi sürülmekte olan bu dönemden tek kayıp filmi olan ikinci uzun metrajı ‘The Mountain Eagle / Dağ Kartalı’ (1926) haricindeki tüm yapıtlarından oluşmuş retrospektif, İngiltere ve Şangay’dan sonra üçüncü ayağında bizde gösteriliyor. Sinefiller ve sinema öğrencileri için gerçekten kaçırılmaz bir fırsat bu.

Programdaki filmlerin üç tanesi müzik eklenmiş kopyalardan izlenirken, altı tanesi, sessiz sinema döneminin ritüeline uygun olarak canlı piyano eşlikli olarak gösteriliyor. 07 Kasım Perşembe günü programda yer alan ilk film 1928 yapımı ‘Champagne / Şampanya’, İngiliz sinema tarihçisi Ian Haydn Smith’in sunumu ve İngiliz piyanist John Sweeney’nin mükemmel doğaçlama eşliğiyle sunuldu. Sinema dilini geliştirme yolunda sürekli yeni buluşlar peşindeki genç Hitchcock’un bu sekizinci filminin açılış sekansındaki büyütülmüş şampanya kadehinin içinden yansıyan görüntüler, sinemacının ilk dönem yenilikçi deneyleri arasında en ünlülerinden. Hollywood usulü kamera hareketleri eşliğinde screwball tarzına yakın bir deneme ‘Şampanya’. En dramatik sahnelerde Chaplin tarzı mizahtan geri durmayan ve kariyerinde giderek pişen genç ustanın diyalog ve ara yazıları çok aza indirdiği bir çalışma bu.

‘Downhill / Yokuş Aşağı’ (1927) yine Haydn Smith sunumu ardından müzik eklenmiş bir kopyayla gösterildi. Hitchcock’un bu dört numaralı opus’unda, daha önce ‘Der Letzte Mann’ filminin setinde bulunmuş olduğu ‘Nosferatu’ yönetmeni F. W. Murnau ve ışık / gölge kullanımıyla Alman ekspresyonizminin etkileri özellikle finaldeki düş sekansında açıkça belirgin. Hitchcock, sonraki kariyerinde öne çıkacak olan ‘yanlışlıkla suçlanmış adam’ temasına ilk kez bu filmde yer vermiş. Başrolde sonraları daha çok müzisyen olarak ünlenecek çok yetenekli şarkı sözü yazarı ve film müzikleri bestecisi Ivor Novello’nun yer alması ‘Downhill’in bir diğer özelliği.

Hitchcock’un çok zengin kişilerden pek hazzetmediği bilinir. Yukarda sözünü ettiğim ilk dönemine ait her iki film de parasını kaybetmiş ya da kaybetmiş süsü veren Wall Street’in varlıklı karakterleri üzerine kurulu. Bu filmlerin büyük mali bunalımın hemen öncesi çekildiği düşünüldüğünde, Hitchcock’un hınzırca bir öngörüde bulunduğunu düşünüyorsunuz ister istemez.

Haydn Smith ile Hitchcock’un 50 yıllık muhteşem kariyeri üzerine çok keyifli bir söyleşi sonrası günün son filmi olarak, ustanın sessiz döneminin son filmi olan ‘Blackmail / Şantaj’ (1929) gösterildi. John Sweeney’nin canlı piyano eşliğinde izlenen ‘Şantaj’ın kısmen sesli çekilmiş bir ikinci versiyonu da mevcut. Yine programda yer alan 1926 yapımı ‘The Lodger: A Story of the London Fog / Kiracı: Sisli Bir Londra Hikayesi’ ile birlikte Hitchcock’un ilk döneminin en parlak ürünleri, üstada cinayet ve gerilim filmlerinin ustası ünvanını kazandırmış filmlerinin atası sayılıyor bu iki yapım.

Retrospektifte yer alan ilk Hitchcock filmi ‘Pleasure Garden / Zevk Bahçesi’ (1925) ile ‘The Manxman / Aşk Üçgeni’ne (2009) Hasan Ali Toker; ‘Easy Virtue / Hafif Meşrep’e (1928) Erdem Helvacıoğlu; ‘The Farmer’s Wife / Çiftçinin Karısı’na (1928) John Sweeney piyano ile eşlik ediyor. Programın bir diğer yapımı ise, üstadın özgün senaryosunu bizzat kaleme aldığı tek filmi (retrospektifte yer alan filmlerin önemli bölümünün senaryosu Eliot Stannard‘a aittir) 1927 yapımı ‘The Ring / Ring’.

İnsanoğlunun gri alanlarını didikleyen büyük ustanın olgun döneminin ipuçlarını ve kendine özgü deneysel tarzının evrimini incelemek isteyenler 17 Kasım’a kadar devam edecek gösterimleri kaçırmasın. Programın ayrıntıları ve gösterim çizelgesine sitemiz arşivinin 05 Kasım tarihli haberinden veya istanbulmodern.org adresinden ulaşabilirsiniz.

(08 Kasım 2013)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir