Küçük Bir Sinema Mucizesi

Ülkemizde ilk kez ‘32. İstanbul Film Festivali / Sinemada İnsan Hakları Yarışması’ kapsamında izleyici karşısına çıkmış olan ve ‘FACE Avrupa Konseyi Film Ödülü Özel Mansiyonu’nu kazanan ‘Bir Hurdacının Hayatı / Epizoda U Zivotu Beraca Zeljeza / An Episode in the Life of an Iron Picker’nın, İKSV aracılığıyla Başka Sinema projesi dahilinde ticari gösterime çıkması, bitmekte olan yılın son güzel sürprizlerinden biri. Geçtiğimiz Berlin Film Şenliği’nden iki ödülle dönen (En İyi Erkek Oyuncu ve Jüri Büyük Ödülü) bu küçük bütçeli bağımsız yapım, 2001 yılında ‘No Man’s Land / Tarafsız Bölge’ filmiyle en iyi yabancı film dalında Oscar ödülünü ülkesine götürmüş olan tanınmış sinemacı Danis Tanovic’in neredeyse bütçesiz çekilmiş son çalışması.

Berlin’den sıcağı sıcağına İstanbul Film Festivali’ne geldiğinde Tanovic’in de katılımıyla büyük ilgi görmüş olan ‘Bir Hurdacının Hayatı’, tümüyle gerçek kişilerle çekilmiş, gerçekten yaşanmış olayları anlatıyor. Şehir merkezinden uzak bir çingene köyünde ailesiyle birlikte yaşayan Nazif, tıpkı komşuları Kasım ve Rıfkı gibi hayatını hurda demir toplayıp satmak suretiyle güç belâ sürdürmektedir. Hiçbir güvencesi yoktur, kazandığı üç beş kuruşla karınları doyar, ocakları tüter. Lakin gün gelip karısı düşük yaptığında yolları şehrin soğuk hastane kapısına düşmek zorunda kalır. Hamile kadının ölü bebeğinin bir operasyonla alınması gerekmektedir, ancak sağlık karnesi olmadığı ve ameliyat parasını da ödeyemedikleri için doktorlar Nazif’in karısına müdahale etmeyi reddeder.

Filminin Beyoğlu Atlas Sineması’ndaki festival gösterimine katılan Tanovic, bu iç acıtan gerçek hikâyeyi bir gazete haberinden öğrendiğini belirtmişti. Çok öfkelenmiş önce. Daha sonra haberin gerçek olup olmadığını araştırmış. Yardımlaşmayı unutmuş yurttaşları adına üzüntü ve utanç duygusuyla filmi çekmeye karar vermiş. Oyuncuları bulmak için kara kara düşünürken aklına çılgınca bir fikir gelmiş, aileyi ziyaret ederek onları bu filmde rol almaya ikna etmiş. Proje aşamasında zor bir süreç yaşamışlar. Filmin finansmanı uzun vakitlerini almış. Sonunda 17.000 avro gibi çok düşük bir mali kaynakla, bütçesiz denebilecek bu projeyi hayata geçirmişler. Şöför dahil 9 kişilik bir ekip, üç kamera ve 9 günlük bir çalışmayla ortaya çıkmış bu mucizevi yapım. Filmin tamamı doğaçlama çekilmiş. Profesyonel oyuncu kullanılmamış. Her sahne bir ya da iki çekimle halledilmiş. Yönetmen bu kısa çekimler sayesinde doğal performanslar yakaladığını, oyuncularının rol kesmesine izin vermediğini söylüyor. Motor dendiğinde orta metrajlı bir belgesel yapma düşüncesindeymiş Tanovic. Çekim ilerledikçe sinemanın kendine özgü mucizeleri bir bir gerçekleşmiş. Hiçbir deneyimi olmayan Nazif ve ailesi tüm doğallıklarıyla değme oyuncuları aratmamış. Çekimin son günü yağan kar, o güzelim finale beklenmedik bir armağan olmuş.

Sonuç izleyenlerin tanık olacağı gibi son derece parlak. Sinemanın bir şeyleri değiştirebileceğine yürekten inanan Tanovic, Nazif ve ailesinin hayatını değiştirdiği için çok mutlu olduğunu ifade ediyor. Berlin’den gelen en iyi erkek oyuncu ödülünün ardından Nazif Mujic’in bir işe (yüzme havuzu bekçiliği), ailesinin daha iyi yaşam standartlarına kavuştuğunun müjdesini veriyor.

‘Bir Hurdacının Hayatı’ vizyondaki diğer filmlere hiç benzemeyen, İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının unutulmaz başyapıtlarını anımsatan çok etkileyici bir çalışma. En iyi yabancı film kategorisinde Bosna Hersek’in 2014 Oscar aday adayı ayrıca. Kaçırmamaya çalışın.

[‘Bir Hurdacının Hayatı / Epizoda U Zivotu Beraca Zeljeza / An Episode in the Life of an Iron Picker’, ‘Başka Sinema’ projesi kapsamında İstanbul Beyoğlu Beyoğlu, Kadıköy Rexx, Altunizade Capitol Spectrum, Levent Metro City Cinema Pink, Haramidere Cinetech Torium, Ankara Kızılay Büyülüfener, (27.12 2013 tarihinden itibaren) Eskişehir Kanatlı Cinema Pink Sinemaları’nda dönüşümlü seanslarda gösterilmektedir]

(20 Aralık 2013)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir