Tek Gerçek Roma’nın Görkemli Güzelliği

Övgüyle karşılandığı 66. Cannes Film Festivali’ndeki ilk gösteriminden beri hayran kitlesi giderek artan, son olarak en iyi yabancı film kategorisinde Oscar adayı olan ‘Muhteşem Güzellik / La Grande Bellezza’nın ‘Başka Sinema’ projesi kapsamında izleyici karşısına çıkması sevindirici.

2004 yapımı ‘Aşkın Sonuçları / Le Conseguenze Dell’ Amore’yi izleyen her çalışmasıyla Cannes’ın yarışmalı seçkisinde yer almış olan İtalyan usta Paolo Sorrentino, ülkemizde gösterilmiş olan ‘Olmak İstediğim Yer / This Must Be The Place’ ile Amerika ve çeşitli Avrupa kentlerini dolaştığı -kendi deyimiyle- harika iki yılın ardından anavatanına dönmüş bu kez. Tarihi dokusu acımasızca tahrip edilmekte olan güzel İstanbul’umuz için ah çekerek seyrine daldığımız Roma şehri filmin başrolünde. Artık yaşlanmakta olan tanınmış gazeteci yazar Jep Gambardella’nın iç yolculuğuna, hiçbir yere varmayan entelektüel tartışmalar üzerine yorumlarına, Roma’nın titizlikle korunmuş, kelimelere sığmayan doğal ve kültürel güzelliği eşlik ediyor fonda.

İlk durağımız şehrin batısında yer alan Gianicolo tepesi. Acqua Paola çeşmesinin kemerlerinin altında accapella kadınlar korosu Amerikalı çağdaş besteci David Lang’ın ilahisini seslendirmekte. Japon turistler şehri kuşbakışı gören tepeye akın etmiş. Bunlardan birisi hayran hayran Roma’yı fotoğraflarken şehrin muhteşem güzelliğine dayanamayıp yere yığılıyor. Buradan, Jep Gambardella’nın 65. doğum günü partisi için Coliseum’a bakan görkemli terasında düzenlenmiş partiye konuk oluyoruz. Raffaella Cara’nın ünlü hiti ‘A Far L’Amore Comincia Tu’nın (Sevişmeye Sen Başla) güncellenmiş remix’i eşliğinde kendini dans ve eğlenceye kaptırmış topluluk üyelerini tanıyoruz daha sonra. Oyun yazarları, aktörler, edebiyatçılar, gözden düşmüş eski şöhretler, kısaca Roma entelijensiyasını ağırlamaktadır bu teras. Derken Jep kameraya döner ve bizlere kendinden bahseder.

26 yaşında taşradan Roma’ya lüks yaşamın kralı olmak için adım atmış ve bunu başarmıştır. Gencecik yaşında yazdığı ödüllü ilk ve tek romanı İtalyan edebiyatının başyapıtlarından sayılmaktadır. Aradan geçen 40 yıl zarfında ülkenin en çok okunan gazete ve dergilerinin gözde eleştirmen ve yazarı olmayı başarmış Jep’i ne kendini, ne başkalarını ciddiye alan, dünyaya ve hayata karşı ironiyle bakan bir kişi olarak tanıtır Sorrentino. Beş para değer vermez geçmişine. Yaşadığı hayata katlanabilmekteki gücünü alaycılığından almaktadır Jep. İnsan düşmanı olduğunu söyler. ‘Hepimiz umutsuzluğun içindeyiz. Tam 40 yıldır istikrarlı bir düşüşteyim, bu benim hayatım ve bir hiç sadece’ diye ilâve eder.

Sorrentino’nun baş kişisinin ağzından duyduklarımız, ön jenerikte yer alan Louis-Ferdinand Céline alıntısıyla paraleldir. 20. yüzyılın ses getirmiş nihilist romanı ‘Gecenin Sonuna Yolculuk’da (Voyage Au Bout De La Nuit / 1932) ‘doğumdan ölüme yolculuğumuz tümüyle hayalidir; insanlar, hayvanlar, şehirler, olaylar hepsi birer hayal ürünüdür’ demektedir Fransız yazar.

Kendini etrafında sürmekte olan cümbüşe kaptırmaz Jep, mesafesini korur. Ta ki 104 yaşındaki ermiş rahibe Maria ile karşılaşana kadar. Köklerin öneminden bahseder hayatın tüm sefaletini görmüş, yoksulluğu dibine kadar yaşamış olan yaşlı kadın. Hayatın palavradan ibaret olduğundan, insanoğlunun acımasız sefilliğinden, dünyada olmanın utancından, hayatın ve romanın bir aldatmacadan ibaret olduğundan bahsetmeyi sürdürecektir Gambardella. Köklerine, ilk gençliğine, muhteşem güzelliği gördüğünü düşündüğü ana dönmekten kendini alamayacaktır yine de.

‘Muhteşem Güzellik’, ustaca yazılmış yönetilmiş, Sorrentino’nun gözde oyuncusu Toni Servillo’nun benzersiz performansından büyük destek alan, Fellini’nin ‘Roma’ ve ‘Tatlı Hayat / La Dolce Vita’sı kadar Monicelli, Ferreri ve Scola’dan esinler taşıyan, İtalyan sinemasının altın çağına görkemli bir saygı duruşunda bulunan çağdaş bir başyapıt. Gambardella’nın Roma’nın nefes kesici güzelliğine nazır terasındaki bitmez tükenmez gevezelikler, unutulmaz ‘Teras / La Terrazza’yı çağrıştırıyor. Ettore Scola’nın filmi izlemiş olduğunu, çok beğendiğini öğreniyoruz Sorrentino ile yapılan röportajlardan. Yaşlı ustasının sevgi dolu bakışlarından çok etkilendiğini ilâve ediyor yönetmen.

[‘Muhteşem Güzellik’; İstanbul, Beyoğlu Pera; Kadıköy Moda Sahnesi (eski Moda Sineması); Ankara, Kızılay Büyülüfener; (14.02.2014’den itibaren) Bursa, Cinetech Korupark; (28.02.2014’ten itibaren) Eskişehir, Kanatlı Cinema Pink Sinemaları’nda dönüşümlü seanslarda gösterilmektedir.]

(09 Şubat 2014)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir