Koyunlar ve İnsanlar

Halen gösterimde olan ‘İnatçılar / Rams’ içinde yaşadığımız bunaltıcı yaz günlerinde İzlanda’dan esen ferahlatıcı bir meltem niteliğinde. Kuzey Avrupa’nın bu küçük ada ülkesinde yaşanan yalnız ve meşakkatli hayatın izlerini sürüyoruz bu güzel filmde. Yönetmen Grímur Hákonarson doğup büyüdüğü buz ülkesinin uçsuz bucaksız kırsalını ve insanlarını adeta bir belgesel titizliğiyle naklediyor.

Orta yaşı aşmış iki çiftçinin hikâyesini izliyoruz. Kısaltılmış isimleriyle Gummi ile Kiddi kardeş olmalarına ve komşu arazilerde yaşamalarına rağmen tam 40 yıldır birbirleriyle konuşmuyor. Aralarındaki zorunlu iletişim Kiddi’nin sevimli çoban köpeğinin taşıdığı mesajlarla ilerlemiştir bunca yıl. İki inatçı kardeşi yaşama bağlayan tek şey atalardan miras kalmış koyunlardır. Nitekim filmin özgün adı ‘Hrútar’ dilimizde ‘Koçlar’ anlamına gelmektedir.

Özene bezene yetiştirdikleri, hasbıhal ettikleri hayvanları yıllar boyu en yakın dostları, sırdaşları olmuştur onların. İçe dönük Gummi’nin hayatında başka kimse olmamıştır. Daha aktif Kiddi’nin birlikte olduğu kadınlar ise yaşadıkları durgun ve izole hayata dayanamayıp terk etmişlerdir onu. Her yaz düzenlenen en iyi koç yarışmasında ödül kazanabilmek iki kardeşin ve çevredeki yetiştiricilerin en büyük tutkusu ve eğlencesi haline gelmiştir.

Kendi ritminde akan bu dingin hayat Kiddi’nin ödül kazanan koçunda ‘deli dana benzeri’ ölümcül hastalığın tespit edilmesiyle gölgelenir. Scrapie adı verilen hastalığın yayılmasını önlemek için vadideki tüm hayvanların yok edilmesi gerekmektedir. Bu talihsiz gelişme iki kardeşin kâbusudur. Kiddi her zamanki agresif tavırlarıyla isyan ederek kendini içkiye verir. Gummi ise sinsice bir planla, ata yadigârı soyu devam ettirmeye yönelik mikro bir sürüyü gizlice yaşatmak arzusundadır.

Hákonarson yıllar önce kendi babasından duymuş olduğu iki inatçı kardeş hikâyesinden yola çıkmış. Bu içinde kara mizah barındıran öyküyü ülkesinin kırsalına hakim olan ve koyunlar etrafında şekillenmiş kültür üzerine kurmuş. Birbirleriyle iletişime geçmeyen ancak koyunlarıyla konuşan çiftçilerin hayvanlarıyla arasında ruhani bir ilişkinin olduğundan dem vuruyor İzlandalı genç sinemacı. Bu sessiz ve derin bağı resmederken hayli az diyalogla yetiniyor bu yüzden. Anamorfik lenslerin kullanıldığı sinemaskop format ve sabit kadrajlar uçsuz bucaksız kırsaldaki yalnızlık ve izole olma halini pekiştiriyor. Geçtiğimiz yıl hayran kaldığımız 140 dakikalık tek plan çekilmiş Sebastian Schipper imzalı Alman yapımı ‘Victoria’nın Norveçli görüntü ustası Sturla Brandth Grøvlen iş başında olunca film tadından yenmiyor. İzlanda’nın iki deneyimli oyuncusu Sigurður Sigurjónsson (Gummi) ile Theodór Júlíusson’un (Kiddi) mükemmel yorumları ve Atli Örvarsson’un zarif müzik çalışmasından büyük destek alan bu İzlanda usulü western trajikomik atmosferinden duygu yüklü bir finale uzanırken izleyicisinin kalbini çalmayı başarıyor.

(25 Haziran 2016)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir