Korkut Akın Yazıyor: Müziğin Ruhunu Yakalamak

Sıradan biriyken bir menajerin bulduğu, sıradan bir yaşamı varken dünya çapında şöhrete ulaştığı, sonra da o karmaşa içerisinde ipin ucunu kaçırdığı… hep duyduğumuz bir öyküdür. Burada her iki tarafın da etkisi önemli ve değerlidir. Birbirlerini var etmişlerdir ve birlikte olmadıklarında (belki) ikisi de aynı güce, şöhrete, varsıllığa ulaşamayacaklardır. Bu tür öykülerin sonu -sanki- her zaman hüzün, hüsran ve erken ölümle bitiyor nedense. … Devamı… »

Ma-Şer

Uğur Kaplan’ın yönettiği ve Hazal Özbal, Ezgi İrem Mutlu, Doğukan Oltulu ile Levent Kahraman’ın oynadığı Ma-Şer, 08 Temmuz 2022’de CJ ENM dağıtımıyla Kafaişler Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Üniversite öğrencisi Hande, sosyal antropolojinin tartışma konularından biri olan, “büyü” meselesi üzerine bir tez yazacaktır. Bu tezi farklı kılan nokta ise, işi uygulamaya koyacak olmasıdır. Hande bunun için, sahaftan çaldığı antika bir büyü kitabını kullanır ve kendisine büyü yaptırmak için üç arkadaşını ikna eder. Ancak işler tahmin ettiği gibi gitmez. Hande ve arkadaşlarını bekleyen olaylar silsilesi, onları korku dolu bir maceranın ortasına atar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman

Altı Günde Belgesellerle Devr-i Alem

15. Documentarist – İstanbul Belgesel Günleri, 24 Haziran Cuma akşamı tamamı kadınlardan oluşan Peradi Ensemble konseri ve Cem Kaya’nın yönettiği Aşk, Mark ve Ölüm’ün gösterimiyle açılacak. Türkiye’den Almanya’ya işçi olarak giden göçmenlerin ilk günden bugüne ürettiği gurbetçi müzikleri konu alan film geçtiğimiz aylarda Berlinale’de büyük beğeni toplayarak Seyirci Ödülü’nü kazanmıştı. Almanya’nın konuk ülke olduğu bu seneki festivalde, aralarında yine Berlinale’den Seyirci Ödülü sahibi Bay Bachmann ve Sınıfı, bu sene ikisi de prömiyerini Berlinale’de yapan Bettina ve Genderation dahil olmak üzere Almanya’dan 8 belgesel yer alıyor.

Homosapiens ile Teknosapiens Arasında…

Hayat mı sanatı, sanat mı hayatı takip ediyor? Bu soru hep sorulur, ama yanıtının kesinlik kazanması pek mümkün değildir. Yine de bana sorarsanız, sanat her zaman için yol göstericidir, hatta bilime bile…

Bütün sanat dalları gibi sinema da geçmişe olduğu kadar geleceğe de odaklanıyor ve olasılıkları sıralıyor önümüze. O olasılıklar ne zaman ve ne boyutta gerçekleşebilir, kim bilebilir ki, hele de bizim ülkemizde… Düşünsenize, bir çift söz bile ülke ekonomisini tepetaklak edebiliyor. Ekonominin her sarsıntısı yaşamımızı altüst ettiği gibi geleceğimizi de belirliyor.

Biz gelelim filme… “After Yang” (Yang’dan Sonra), yönetmen Kogonada, Alexander Weinstein’in kısa öyküsünden kendisinin uyarladığı filmde izleyiciyi düşünmeye, duyguların yaşamda yerinin olduğunu fark ettirmeye davet ediyor. Duygular önemlidir yaşamda, yön verir bizlere. Çoğunlukla da duygularımıza göre hareket ederiz, aklı ve bilinci pek umursamadan. Doğru mudur bu, bilemem tabii ki. Herkesin düşüncesi de duygusu gibi kendisine… Buna da bağlı olarak ister istemez kendi duygunuzu, kendi aklınızı seçiyorsunuz. Boşuna renkler ve zevkler tartışılmaz denmemiş yani. Ama gelin bu konu üzerinde düşünelim. Gelin, bu konunun ne denli önemli olduğunu konuşalım. Her şey gibi duygular da, düşünceler de, doğrular da değişir. Değişmeyen tek şey değişimin kendisiyse, doğru bir yerdesiniz ve doğru bir filmi izlemek istiyorsunuz.

Baştan belirtmekte yarar var: Yavaş akan bir film, sabrınızı zorluyor. Bunca büyük hareketliliğin ve hızın yaşandığı dünyada kim bunca dayanabilir ki! Kogonada, bunun bilincinde, o yavaşlığın içerisinde düşünmenize fırsat tanıyor. Film boyunca doluya koyuoar aldıramıyor, boşa koyuyor dolduramıyor, sürekli tartışıyorsunuz kendinizle bile.

Basit bir öykü. Evlâtlık aldıkları küçük kıza bakıcılık ve eğitmenlik de yapan android (Yang) bozulmuştur. Küçük kız, androidini ister, babası da onarılması için çabalar. O koşuşturma içerisinde duygusal bir çatışma yaşanır, anne ile baba ve her ikisiyle çocuk arasında. Duygular(ımız) ne denli belirleyicidir yaşamımızın içerisinde?

Yang bir robot olmasına karşın hem küçük kızın hem de ailenin en yakın arkadaşıdır. Bir robotun duygusu olabilir mi? Zaten film onu işliyor. İnsanların duygusu yaşamı, geleceği nasıl belirler? Bir yanıyla kolay bir film, ama diğer taraftan da düşünmeye yönlendirdiği için zor bir film. Çözümlenen her soru işaretinin arkasından onlarcası sökün ediyor. Biriyle ilgilendiğinizde ikincisini, arkasından gelen üçüncü, beşinci, onuncu… soru işaretleriyle boğuşurken buluyorsunuz kendinizi. Satranç oyunundakinden daha çok olasılık var önünüzde, buna da bağlı olarak yenmeniz gereken duygularınızın (ya da duygusallığınızın) etkilerinden kurtulmak…

Var mısınız, kendinizi sınamaya, duygularınızın yaşamı belirleyiciliğini saptamaya… Acaba hangisi daha gerekli, hangisi daha vazgeçilmez?

Yang’dan Sonra (After Yang), duygusal, kurgubilim, Yönetmen ve Senaryo: Kogonada, Oyuncular: Colin Farrel, Jodie Turner Smith, Malea Emma Tjandrawidjaja… 01 Temmuz’dan başlayarak gösterimde…

(30 Haziran 2022)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Gülümse

Parker Finn’in yönettiği ve Sosie Bacon, Jessie T. Usher, Kyle Gallner ile Robin Weigert’in oynadığı Gülümse (Smile), 30 Eylül 2022’de UIP Filmcilik dağıtımıyla UIP Filmcilik tarafından vizyona çıkarılıyor.
Bir hastayı içeren tuhaf, travmatik bir olaya tanık olan Dr. Rose Cotter (Sosie Bacon), açıklayamadığı korkutucu olaylar yaşamaya başlar. Bu karşı konulmaz derecede bunaltıcı olan dehşet, hayatını ele geçirmeye başlarken, Rose hayatta kalmak ve korkunç yeni gerçekliğinden kaçmak için sıkıntılı geçmişiyle yüzleşmek zorundadır.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb

Kamera Elinde Geleceğin Cebinde 8. Kısa Film Yarışması

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) gelenekselleşen “Kamera Elinde Geleceğin Cebinde” Kısa Film Yarışması’nın sekizincisine başvurular 23 Haziran’da başlıyor. TSPB’nin sinemanın toplumsal dönüşümdeki gücüyle ülkede finansal okuryazarlık ve sermaye piyasalarına yatırım konusunda bilgi ve farkındalığı artırmak amacıyla düzenlediği ve her yıl yeni bir temayla yürüttüğü kısa film yarışması bu yıl, “Sermaye Piyasalarında Yatırımcı Olmak” teması ve “Filmler Kısa, Yatırımlar Uzun” sloganıyla başlıyor. Senaryo başvurularının 23 Haziran – 16 Eylül 2022 tarihleri arasında kabul edileceği yarışma, yurt içi ve yurt dışından herkesin katılımına açık yapılıyor.

Kamera Elinde Geleceğin Cebinde 8. Kısa Film Yarışması yazısına devam et

12 Punto 2022, Alanında Uzman İsimlerin Katıldığı Panel ve Masterclass’larla Devam Ediyor

TRT tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen senaryo geliştirme ve ortak yapım platformu 12 Punto TRT Senaryo Günleri, etkinlik kapsamında düzenlenen panel ve masterclasslarla Ortaköy Feriye Sineması’nda devam ediyor. “Filmimden Nasıl Para Kazanırım?”, “Filmimi Sundance’e Nasıl Yollarım?” ve “Animasyon Film Nasıl Üretilir, Nasıl Pazarlanır?” başlıklı söyleşi etkinliklerde alanlarındaki uzman profesyonel konuklar edindikleri tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.

12 Punto 2022, Alanında Uzman İsimlerin Katıldığı Panel ve Masterclass’larla Devam Ediyor yazısına devam et

Ödülleri Toplayan Okul Tıraşı AKM Yeşilçam Sineması’nda

Ferit Karahan’ın imzasını taşıyan Okul Tıraşı, Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda gösterime giriyor. Dünya prömiyerini 2021 yılında yapan film; Cannes Film Festivali, Berlin Film Festivali ve Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin de aralarında bulunduğu festivallerde yarışarak pek çok ödülün sahibi oldu. Film, şehirden uzak yatılı bir okulda hastalanan arkadaşını doktora götürmeye çalışan küçük Yusuf’un hikâyesini konu ediyor.

Korkut Akın Yazıyor: Bu Ne Yaman Çelişki

Hatırlayanlar vardır, Güzin ile Baha söylerdi, keyifli bir şarkıydı: “Olamam ki, olamam ben senle de sensiz de…” Tamam, o sevgilileri anlatan, onların çelişkilerini dile getiren bir ezgiydi. “Yumrukları Gevşetmek”te ise genç kızın aileden kopma, kendi ayakları üstünde durma isteğiyle çok sevdiği ailesinden kopamama duygusu anlatılıyor. Osetya, adı sadece savaşlarla duyulan bir Kafkas ülkesi… Bizim 40 – 50 yıl öncemiz gibi… … Devamı… »

Kadın Kafası

Murat Aslan’ın yönettiği ve Melis Birkan, Ufuk Özkan, Türkü Turan ile Celil Nalçakan’ın oynadığı Kadın Kafası, 19 Ağustos 2022’de CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Klan Film Yapım tarafından vizyona çıkarılıyor.
Kendini iş ve kariyerine adamış Beyza, henüz bir ay önce tanıştığı Tankut’un sürpriz evlilik teklifi sonrasında ne yapacağını bilemez ve çocukluk arkadaşlarından nasıl davranması gerektiği konusunda yardım istemeye karar verir. Beyza’nın en yakın arkadaşlarından biri olan Aylin, aile terapisti olmasının verdiği avantajla Beyza’ya yardım etmeye kalkınca da olaylar hiç kimsenin hesaplamadığı bir yöne evrilmeye başlar.

Sabancı Vakfı 7. Kısa Film Yarışması’na Başvurular Başladı

Bu yıl 7. kez düzenlenecek Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması için başvuru süreci başladı. Yarışma, “Başrolde İlk Kez… Hayattaki rollerine kendileri karar vermek isteyen tüm kadınlar için şimdi başrolde olma zamanı” sloganı ile gerçekleştirilecek. Toplumsal konuları sanatın gücüyle buluşturan Kısa Film Yarışması’na başvurular 18 Kasım tarihine kadar yapılabilecek. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, eğitimde ve istihdamda yer alan genç kadın sayısının önemli bir mesele olduğunu ve bu konuyu görünür kılmayı hedeflediklerini ifade etti.

Sabancı Vakfı 7. Kısa Film Yarışması’na Başvurular Başladı yazısına devam et

Kemal Karadeniz’i Kaybettik

Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki Halep Pasajı içinde bulunan ve sanat ağırlıklı filmlerin gösterildiği, sinefillerin bir numaralı buluşma noktası Beyoğlu Sineması’nın uzun yıllar yöneticiliğini yapmış olan Kemal Karadeniz, 21 Haziran 2022 Salı günü 60 yaşında hayatını kaybetti. 1989 yılında açılan Beyoğlu Sineması, 1994 yılında Avrupa Birliği çatısı altında oluşturulan Eurimages üyeliğine Türkiye’den kabul edilen ilk sinema işletmesidir. Kemal Karadeniz, 22 Haziran 2022 Çarşamba günü memleketi Giresun’da toprağa verilecek. Merhuma tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

Evlat Olsa Sevilmez, 01 Temmuz 2022’de Sinemalarda

Yapımını Samia Medya’nın üstlendiği ve Cüneyt İnay’ın yönettiği Evlat Olsa Sevilmez, 01 Temmuz’da sinemalarda gösterime giriyor. Filmin başrollerinde Günay Karacaoğlu, Zekeriya Akman, Sadi Celil Cengiz, Burcu Altın, Efe Deprem oynuyor. Film annesinin son dileği olan evliliği gerçekleştirmek için çabalayan Samet’in yaşadığı macerayı anlatıyor. Samet evlenmek bir yana toplum tarafından fark edilse çoğalmaması için kampanya başlatılacak bir türdür. Kızlarla nasıl konuşacağını bilmediği gibi her hareketiyle hayati tehlike oluşturan bir potansiyeldedir. Yılın en eğlenceli filmleri arasında yerini almak için gün sayan Evlat Olsa Sevilmez, sevimli bir aile komedisi.

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu