Asghar Farhadi, Adana Altın Koza’da

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, dünya sinemasının usta yönetmenlerini ve yılın en heyecan verici yapımlarını sinemaseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Festival bu yıl, günümüz dünya sinemasının en saygın ve etkili figürlerinden biri  olarak kabul edilen, iki Akademi Ödüllü ünlü İranlı yönetmen, senarist ve yapımcı Asghar Farhadi’yi ağırlamanın haklı gururunu yaşıyor. Bir Ayrılık (A Separation) ve Satıcı (The Salesman) adlı tanınmış filmleriyle iki kez En İyi Uluslararası Film Akademi Ödülü (Oscar) kazanan Asghar Farhadi, 29 Eylül Salı günü Adanalı sinemaseverlerle bir araya gelecek.

Asghar Farhadi, Adana Altın Koza’da yazısına devam et →

Erdal Öz Edebiyat Ödülleri Açıklandı

2008 yılından bu yana verilen Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nün, bu yıldan başlayarak üç ayrı dalda düzenleneceği duyurulmuştu. Geleneksel Erdal Öz Ödülü, “Onur Ödülü” adıyla edebiyatımızın ustalarına sunulmaya devam edecek. Bunun yanında her yıl bir “Roman Ödülü”, bir de “İlk Öykü Kitabı Ödülü” verilecek. Ödüllerin seçici kurulları yaz boyu süren çalışmalarını sonlandırdı. Böylece Erdal Öz Edebiyat Ödülleri’nin bu yılki sahipleri de belli oldu, 2026 Erdal Öz Onur Ödülü, Adnan Özyalçıner’e; 2026 Erdal Öz Roman Ödülü, Polat Özlüoğlu’na ve 2026 Erdal Öz İlk Öykü Kitabı Ödülü, Nesimi Yetik’e verilecek.

Erdal Öz Edebiyat Ödülleri Açıklandı yazısına devam et →

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Emeğe Ödüllerle Başladı

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, 26 Eylül 2026 Cumartesi akşamı Merkez Park Amfi Tiyatro’da gerçekleşen görkemli törenle kapılarını açtı.  ve festival programının tanıtıldığı gecede, geleneksel Orhan Kemal Emek Ödülleri Yönetmen Aydın Sayman ile Oyuncular Macit Koper ve Suna Selen’e takdim edildi. Sunuculuğunu Ali İhsan Varol’un üstlendiği gece Nükhet Duru’nun unutulmaz konseriyle sona erdi.

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Emeğe Ödüllerle Başladı yazısına devam et →

Lowen ile James’in Çok Farklı Hayatları: İki Film Birden

Adana’da Altın Koza sürerken basın gösterimlerine pek bir rağbet yok. Ancak ilginç, ilginç olduğu kadar güzel, güzel olduğu kadar duygulu, duygulu olduğu kadar da heyecanlı filmler izledik. Ekim’in ilk haftasında gösterime girecek iki filmi bir arada aktarmanın hüznü içerisindeyim… nedenini okuyunuz.

“Verity: Gerçeğin Diğer Kıyısı”, hiç göze gelmeyen, ama aslında bilinen, bilinmezden gelinen bir konuyu işliyor: “Gölge Yazarlık”. Birilerinin yerine daha iyi, daha güçlü, daha yazınsal anlatan birinin -imzasını kullanmadan ve hiçbir zaman için belirtemeden- kitap yazması. Dünyaca ünlü yazar Verity Crawford (Anne Hathaway) bir nedenle yarım kalan kitabını, maddi sorunlar yaşayan, bir türlü öne çıkamayan yazar Lowen Ashleigh’in (Dakota Johnson) tamamlamasını ister.

Colleen Hoover’ın satış rekorları kıran aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan baştan çıkarıcı psikolojik gerilimi Nick Antosca senaryoya uyarlamış ve Michael Showalter çekmiş. Kitap Yeşim Öksüzoğlu’nin çevirisiyle “Epsilon Yayınları”ndan çıkmış ve 17 baskıya ulaşmış. Yani, Türkçede de okurun ilgisini çekmiş bir gerilim…

Lowen, hazırlık çalışmaları sırasında Verity’nin notları arasında ilginç bilgilerle karşılaşır. Verity’nin kocası Jeremy (Josh Hartnett) hakkındaki rahatsız edici ve karanlık itiraflardan şüphelenir. Bir süre sonra kurmaca ile gerçek(lik) birbirine karışır. Lowen ile Jeremy arasında zaman içerisinde gelişen cinsel çekim de acaba yeni bir sorunun başlangıcı mıdır?

İkinci film: Vahşinin Kalbi

Savaş gazisi (hangi savaş olduğunu sormayın, çünkü ABD her yıl dünyanın bir başka bölgesinde muhakkak bir savaş çıkarıyor ve hepsinde de haklı olduğunu kanıtlama peşinde…) James Belmort (Brad Pitt), kendi kullandığı uçağında “emeklilik” yaşıyor. Bilirsiniz, hiçbir kahraman yalnız olmaz, James’in yanında da Odin adlı yine savaş gazisi bir köpek var.

Biz, bu ikilinin zorlu doğa koşullarındaki mücadelelerini izliyoruz. Kimsenin gitmediği, insan ayağı değmemiş bölgelerde sessiz, sakin ve huzurlu günler geçiriyorlar. Kuş veya balık avlayıp karınlarını doyuruyorlar, akıllarına estiğindeyse uçak kendilerinin zaten, başka yerlere gidiyorlar; kar kış, yağmur, güneş, gölge umurlarında bile değil. Ancak her güzelliğin bir sonu var(dır).

Bir yerden bir yere giderken, kalp krizi geçiren James, kontrolünü kaybedince uçak düşer. Pusula ve harita yardımıyla yönlerini ve yollarını bulmaya çalışırlar. Odin’i oynayan köpek, Brad Pitt kadar hatta ondan yer yer daha başarılı… Derelerden geçiyorlar, sulara kapılıyorlar, yiyeceklerini kemirgenler tüketiyor ve zaman içerisinde sadece bir bıçakları kalıyor silah olarak yanlarında.

Günümüz dünyasında doğa tahrip ve tağyir (eski zamanları hatırlayın, “tebdil, tağyir ve ilga” geçerdi mahkeme kayıtlarında; şimdi devlet-ler yapıyor bunları ama kimse yargılamıyor onları) edildiğinden şehirlerde küresel ısıtma nedeniyle kuraklık ve sellerle boğuşurken ne orman kaldı ne de doğal yaşam… Yaşamın güzelliklerini (dereden su içme özgürlüğünü örneğin) beyazperdede de olsa görmek için izlenebilir…

Küçük bir not: Filmin başındaki sahne, hepimizi “bir umut” heyecanlandırdıysa da… sonuna kadar merak, heyecan ve umutla izleniyor,zaten çok da uzun değil, diğer örneklere bakarak.

(02 Ekim 2026)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Sinema Sektörünün Üretken İsmi Nizam Eren’nin 18+18 Hikâyesi Olan Filmler Kitabı Raflarda Yerini Aldı

Önsözünü Prof. Dr. Emre Kongar ve Özen Film’in sahibi Mehmet Soyarslan’ın yazdığı 18+18 Hikâyesi Olan Filmler kitabı Marjinal Kültür Yayınları’ndan çıktı. 37 yıldır sinema sektörünün çeşitli alanlarında çalışan iletişim uzmanı Nizam Eren anılarını kitaplaştırdı. Kitap aynı zamanda 40 kadar görsel zenginliğe de sahip. Son Osmanlı: Yandım Ali filminde afişte adı unutulan ünlü, Eve Giden Yol 1914 filminin Suriye setindeki olaylar, Büyü filmi galasında çıkan yangın ve ölümden dönenler, Temel İçgüdü filminin toplatılma süreci, Titanic filmi galasında Vitali Hakko golü, Gılgamış projesi dolandırıcılığı gibi filmlerin kamera arkası olayların anlatıldığı kitabın büyük ilgi görmesi bekleniyor.

  • Basın Bülteni: 1 / 2

Sinema Sektörünün Üretken İsmi Nizam Eren’nin 18+18 Hikâyesi Olan Filmler Kitabı Raflarda Yerini Aldı yazısına devam et →

Latin Amerika Edebiyatının En Parlak Yıllarına İçeriden Bir Bakış: Latin Amerika Patlaması: Boom Mektupları

Latin Amerika Patlaması: “Boom” Mektupları, 20. yüzyıl dünya edebiyatının seyrini değiştiren Latin Amerika Boom hareketinin merkezindeki isimleri bir araya getiriyor. Gabriel García Márquez, Julio Cortázar, Carlos Fuentes ve Mario Vargas Llosa arasında yıllar boyunca gidip gelen bu mektuplar bir kuşağın edebiyat serüveninin yanı sıra dostluklarının, fikir alışverişlerinin ve çatışmalarının hikâyesini de anlatıyor. Kitap Eylül ayında Can Yayınları etiketiyle satışta. Latin Amerika edebiyatının ünlü dört usta yazarının romanları henüz taslak halindeyken yaptıkları tartışmalara tanıklık eden eser bir dönemin coşkusunu ve hayal kırıklıklarını satır aralarında yeniden canlandırıyor.

Latin Amerika Edebiyatının En Parlak Yıllarına İçeriden Bir Bakış: Latin Amerika Patlaması: Boom Mektupları yazısına devam et →

Her Şeyi Daha Verimli Hale Getirdik; Peki Hayat Neden Daha Yaşanır Olmadı? Hayatı Yaşanır Kılan Boşluktur Kitapçılarda

Arda Öztaşkın, Hayatı Yaşanır Kılan, Boşluktur adlı kitabında modern dünyanın en makûl doğrularından biri olarak kabûl edilen “verimlilik” fikrini tersyüz ediyor; daha hızlı, daha üretken ve daha ölçülebilir bir hayat kurarken insanı insan yapan neleri kaybettiğimizi sorguluyor. Arda Özışık’ın Hayatı Yaşanır Kılan, Boşluktur, Destek Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor. Öztaşkın kitabında çağımızın birbirinden bağımsız görünen krizlerine ortak bir yerden bakıyor ve çarpıcı bir soru ortaya atıyor: Ya gördüğümüz onlarca farklı yangın değil, tek bir büyük ateşin farklı yerlerden yükselen kara dumanlarıysa? Yazar, bu büyük ateşin merkezinde şaşırtıcı biçimde “verimlilik” düşüncesinin bulunduğunu savunuyor.

Her Şeyi Daha Verimli Hale Getirdik; Peki Hayat Neden Daha Yaşanır Olmadı? Hayatı Yaşanır Kılan Boşluktur Kitapçılarda yazısına devam et →

Damat Mektebi Filminin Galası Yapıldı

Sermiyan Midyat, Algı Eke, Füsun Demirel, Cezmi Baskın ve Mustafa Kırantepe’nin başrollerini paylaştığı Damat Mektebi filminin galası, Beyoğlu Atlas 1946 Sineması’nda gerçekleştirildi. Film ekibinin katıldığı gecede, kahkaha ve eğlence dolu hikâyesiyle dikkat çeken yapım ilk kez sinemaseverlerle buluştu. Filmi ilk kez seyircilerle birlikte izleyeceklerini söyleyen oyuncular, gösterim öncesinde konuk ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Damat Mektebi Filminin Galası Yapıldı yazısına devam et →

Kara Mizahla Beslenen Sıra Dışı Bir Suç Romanı: Cam Kafeste 7 Soytarı

Eray Aydın’ın romanı Cam Kafeste 7 Soytarı, polisiye, psikolojik gerilim ve kara mizahı bir araya getirerek okuru gerçek ile delilik arasındaki sınırların bulanıklaştığı özgün bir anlatı dünyasına davet ediyor. Klasik suç romanı kalıplarını absürt mizah ve güçlü bir anlatıcı sesiyle yeniden yorumluyor. Kusurlu, sıra dışı ve güvenilmez karakterlerin dünyasını hızlı diyaloglar, beklenmedik geçişler ve sinematografik sahnelerle kuran yazar, okuru hem tedirgin eden hem de güldüren bir anlatım benimsiyor. Cam Kafeste 7 Soytarı, türler arasında dolaşan, temposunu kaybetmeyen ve okurla oyun kuran sıra dışı bir roman olarak Destek Yayınları etiketiyle kitapçılara dağıtıldı.

Kara Mizahla Beslenen Sıra Dışı Bir Suç Romanı: Cam Kafeste 7 Soytarı yazısına devam et →

Ekranların Deneyimli İsmi Faruk Aksoy’dan Tarihin Gölgesinde Büyüyen Bir Aşk Romanı: Batia

Gazeteci, yazar ve TV programcısı Faruk Aksoy, yeni romanı Batia’da Osmanlı’dan Avrupa’ya uzanan tarihsel bir dönemi, yarım kalmış bir aşkın izleri üzerinden anlatıyor. Gerçek kişilerden ve tarihsel gelişmelerden beslenen roman, Destek Yayınları etiketiyle satışa çıktı. Romanın merkezinde, Osmanlı demiryollarının yapımında görevli Alman mühendis Heinrich August Meissner ile Heidelberg’de yaşayan genç terzi Batia’nın yolları kesişen hayatları yer alıyor. Faruk Aksoy, Hicaz ve Bağdat demiryolları üzerinden şekillenen siyasi hesapları, iki imparatorluk arasındaki ilişkileri, savaşın ayak seslerini ve farklı coğrafyalara savrulan insanları bir aşk hikâyesin buluşturuyor.

Ekranların Deneyimli İsmi Faruk Aksoy’dan Tarihin Gölgesinde Büyüyen Bir Aşk Romanı: Batia yazısına devam et →

Evliliğe, İlişkilere ve Akan Zamana Dair Sıra Dışı Bir Roman: Beni Bir Temiz Dövseler

Başar Başarır yeni romanı Beni Bir Temiz Dövseler ile okura hem iyi vakit geçirmeyi hem de hayata dair çok şey öğrenmeyi vaat ediyor. Mizahı, fantastiği ve tarih merakını, eskimiş bir evliliğin ve acılaşmış bir ilişkinin hazin hikâyesiyle bir araya getiren roman, eylül ayında Can Yayınları etiketiyle raflarda. Yeni romanında pişmanlıkların, kaçırılmış fırsatların, aile bağlarının ve eskimiş evliliklerin hikâyesine odaklanan Başarır; mizahla hüznü, fantastikle gündelik hayatı ustalıkla bir araya getirirken, okuru İstanbul’un ve Roma’nın el değmemiş katmanlarında gezdiriyor. Beni Bir Temiz Dövseler’in satırları arasında nefes kesen bir yolculuğa çıkacak, bazen hüzünlenecek ama çok şey öğrenirken çok eğleneceksiniz.

Evliliğe, İlişkilere ve Akan Zamana Dair Sıra Dışı Bir Roman: Beni Bir Temiz Dövseler yazısına devam et →

Ayvalık Uluslararası Film Festivali Sona Erdi

Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi işbirliğiyle 14 – 20 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali dün yapılan gösterimlerin ardından sona erdi. Festival boyunca toplam 76 film seyirciyle buluştu. Gösterimler sonrası yapılan söyleşiler ve yan etkinliklerle bu yıl beşinci kez gerekleştirilen festival bir hafta boyunca sinemayı Ayvalık’a taşıdı. Festival direktörlüğünü Azize Tan, program danışmanlığını ise yazar Fatih Özgüven üstlendi.

Ayvalık Uluslararası Film Festivali Sona Erdi yazısına devam et →

Marjinal Kültür Yayınları İlk Kitaplarını Yayınladı

Marjinal Kültür’ün ilk kitapları, orijinal bestelerinden ve güzel sesinden tanıdığımız Efsun’un ilk romanı Aşıklar Timi ile romanlarından ve sinema konusundaki kitaplarından tanıdığımız Rıza Kıraç’ın Türkiye’de Sinema Telif Hakları ve Setem kitapçı raflarında yerini aldı. Aynı yayınevi çok yakında önsözünü Prof. Dr. Emre Kongar ve Özen Film’in sahibi Mehmet Soyarslan’ın yazdığı, Nizam Eren’in 18+18 Hikâyesi Olan Filmler adlı kitabını yayınlayacak. Rıza Kıraç’ın kitabı, Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği ve SETEM çalışmalarıyla birlikte Türkiye’deki telif haklarıyla ilgili bilgi veriyor. Telif hakları ülkemizdeki sinema meslek birliklerinin en önemli mücadele alanı.

  • Basın Bülteni: 1 / 2 / 3 / 4

Marjinal Kültür Yayınları İlk Kitaplarını Yayınladı yazısına devam et →

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu