17 Ekim’de Vizyona Girecek, Pelin Esmer’in Ödüllü Filmi O da Bir Şey mi’nin Galası Gerçekleşti

32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nden En İyi Film ve En İyi Yönetmen başta olmak üzere toplam 8 ödül alarak festivale damga vuran, Pelin Esmer’in yeni filmi O da Bir Şey mi’nin galası dün akşam Beyoğlu Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleşti. 17 Ekim Cuma günü vizyonda izleyicileriyle buluşacak olan filmin galasına yönetmen Pelin Esmer ile oyuncular Timuçin Esen, Merve Asya Özgür, İpek Bilgin, Asiye Dinçsoy, Fehmi Karaarslan, Şebnem Hassanisoughi ve Oğuz Kara katıldı.

17 Ekim’de Vizyona Girecek, Pelin Esmer’in Ödüllü Filmi O da Bir Şey mi’nin Galası Gerçekleşti yazısına devam et

Türk Sinemasının Kötüleri Bu Kez Güldürmeye Geliyor

Yapımcılığını Content Turkey ve 6.His’in üstlendiği, yönetmenliğini Orçun Benli’nin yaptığı komedi dolu macera filmi Mitoloji Mafyası, 21 Kasım’da sinemaseverlerle buluşuyor. Çanakkale Geyikli’de başlayan ve İstanbul’da tamamlanan çekimlerin ardından vizyona hazırlanan film, güçlü oyuncu kadrosu ve eğlenceli hikâyesiyle izleyiciyi kahkaha dolu bir serüvene davet ediyor. Senaryosu Alptekin Öztürk, Şükrü Üçpınar ve Orçun Benli tarafından kaleme alınan film, mitoloji ile mafya dünyasını absürt bir şekilde bir araya getiriyor. Filmin başrollerinde Burak Serdar Şanal, Anıl Çelik, Aslı Bekiroğlu, Coşkun Göğen, İlker Aksum ve Yeşim Salkım oynuyor.

Türk Sinemasının Kötüleri Bu Kez Güldürmeye Geliyor yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Gerçek Kimin Umurunda / O da Bir Şey mi

Dünya prömiyerini 54. Rotterdam Film Festivali’nde yapan ‘O da Bir Şey mi’ Pelin Esmer imzasını taşıyor. Sinemamızın inatla film çekmeyi sürdüren bir avuç auteur yönetmeninden biri olan Esmer önceki çalışmalarından aşina olduğumuz irili ufaklı yaşam öykülerine Aliye (Merve Asya Özgür) ile başlıyor. Bir otel odasında mobil telefonun kamerasına konuşurken tanışıyoruz onunla. Genç kız kendini müvekkillerin izinde şehirden şehre koşturan bir … Devamı…»

Türk Sinema Tarihinin Efsane İsimleri Adeta Resmi Geçit ile Sinemada

Tiyatrodan sinemaya, çocuk programlarından, hafızalara kazınan karakterlere kadar geniş bir alanda iz bırakan Adile Naşit’in hayatı, usta yönetmen Çağan Irmak’ın rejisiyle beyazperdeye taşınıyor. Filmde Adile Naşit’in hayatına dokunan birçok isim bulunuyor. Münir Özkul, Gazanfer Özcan, Kemal Sunal, Tarık Akan, Ayşen Gruda, Müjde Ar, Mürüvvet Sim, Güzin Özipek, ve Gönül Ülkü gibi efsanelerin, Adile Naşit’in hayatından gelip geçen anıları sinemaya bugünün genç oyuncularıyla yansıyacak.

Türk Sinema Tarihinin Efsane İsimleri Adeta Resmi Geçit ile Sinemada yazısına devam et

Tutkularının Peşinden Git: Springsteen: Hiçlikten Kurtar Beni

Bruce Sprinsteen, 80’li yılların gençlerinin bildiği, tanıdığı, mırıldandığı, müziğine danslarla eşlik ettiği rock yıldızı. Ayrıntılı bilgimin olmamasının temelinde 12 Eylül ve öncesi yaşananlar yatıyor; başka dertlerle uğraşıp başka yollarda yürüyorduk. İnsanın içini kıpırdatan Sprinsteen müziği bizim de sevdiklerimiz arasındaydı kuşkusuz.

Aradan yıllar geçti, çok sular aktı köprülerin altından; 2025 yılına geldiğimizde beğenilerimiz gibi beklentilerimiz de değişti. Bugün, “Springsteen: Hiçlikten Kurtar Beni”, 40 yıl öncesine götürüyor bizi. O dönemin sosyal, siyasal, ekonomik, ekolojik sorunları yok filmde. Springsteen’in (Jeremy Allen White) arkadaşları, yaşamı, çevresi, neler yaptığı da yok. Sadece onun bir albüm hazırlığı, kendi içinde çatışması, en iyiyi bulma çabası var; bir de, anne babaların çocukların yaşamını nasıl gönendirdiği ya da zehir ettiğinin izleri… Yazar, yönetmen Scott Cooper, akılcı bir yöntemle, müzisyenin sadece bir albümü nasıl yazdığını, nasıl kabûl ettirdiğini, neler çektiğini, psikolojisini, kendiyle ve insanlarla kavgalarını anlatıyor, geri dönüşlerden destek alarak.

Aile bir yaşamı belirler…

Babanın alkolik, gergin ve çocuğuyla ilgilenmemesinin etkileriyle ekonomik bağımsızlığı olmadığından kocasına bağımlı annenin çocuğunu koruma çabasının bir yaşamı kurtarmaya yetmediğini görüyoruz. Zaten Springsteen de psikolojik sorunlarla boğuşuyor, depresyonlarla geziyor. Şarkılarıyla dünya çapında bir müzisyen olduktan sonra 32 yaşında babasının kucağına oturabiliyor. Bu gerçekten insanın içini acıtan, inciten bir durum. Muhakkak ki, eskiden babaların çocuklarını uluorta sevmeleri hoş karşılanmıyordu, ama her akşam içkili gelip bağırıp çağırarak çocuğunu korkutan babayı çocuğun benimsemesi de kolay değil.

Scott Cooper, izleyicinin bilinçaltına da seslenen (gökteki yeniay, merdiven basamakları, spor malzemeleri vb.) ayrıntıları çok iyi yerleştirmiş filmine. Bekâr anne ile ilişkisinin gerçek olmadığı, film için kurgulanmış bir karakter olduğu belirtiliyor, ama o kadar güzel, o kadar iyi yedirilmiş ki, ne içeriği ne de görselliği düşürüyor. Müzik zaten filmin ana teması, geçmişe dönüşlerin siyah – beyaz olması etkileyici, filmin kurgusunu çok sevdim.

Şimdi geri dönüp, benim de gençlikte dinlediğim ama altında yatanları (rock müziğin sözleri anlamlı olmak zorundadır, özellikle mesaj içerir) bilmediğim(iz)den yorumlamakta zorlandığım Springsteen şarkılarını yeniden dinleyeceğim ve inanıyorum ki, kendimden de birkaç şey bulacağım o şarkılarda.

24 Ekim’den başlayarak gösterimde…

(22 Ekim 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Hope on the Stage: The Movie

Junsoo Park’ın yönettiği ve J-Hope, Crush, Becky G ile Jung Kook’un oynadığı Hope on the Stage: The Movie, 14 Kasım 2025’de CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla CGV Mars Dağıtım tarafından vizyona çıkarıldı.
K-Pop’un en parlak yıldızlarından J-Hope, dünya turnesinin büyüleyici finalini şimdi beyazperdeye taşıyor. J-Hope’un sanatsal dünyasına girme fırsatı sunan filmde sanatçının “Jack in the Box” ve “Hope on the Street Vol.1” albümlerinden parçalar, daha önce hiç yayınlanmamış iBTS klasiklerinin yeniden yorumları ile birleştiriliyor. Dünya turnesinden canlı performanslar, sahne arkası ve Jin ile Jung Kook’un özel görünümleri biraraya getiriliyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Hope on the Stage: The Movie yazısına devam et

Büyük Gözaltı: Dalloway

Teknoloji geliştikçe bizi kendisine daha çok bağlıyor. Bağımlılığımız öyle bir hal alıyor ki, o sarmaldan kurtulmak mümkün olamıyor.

Film, dingin, kumsala sevişircesine gelen dalgalar ve sesiyle açılır. Meğer bu, yapay zekâ ile oluşturulan, huzurlu ve konforlu uyunması için yapılan bir düzenlemeymiş. Her şey hazır, her şey yerinde, her şey olağanüstü. Çay, kahve, su, banyo ısısı… akla gelen her şeyi Dalloway (yapay zekâ tarafından oluşturulmuş yardımcı) çözümler. Çalışması gerekileni uyarır, randevularını düzenler ve benzeri… Clarissa (Cécile de France) işte böyle bir konutta misafir edilir -ki, eskisi gibi yazsın ve okurlarına ulaşsın. Her şey çok ince düşünülmüş, her türlü imkân sağlanmış, ihtiyaçları giderilmektedir. Clarissa’nın yardımcısı, Dalloway, dedikleri yapılmayınca önceleri sakin uyumluyken, giderek daha sert ve sinirli bir hâl alır.

Tam da; beyaz saçlı, kafasında uzun bir fötr şapka bulunan ve parmağını gözümüze sokacak denli uzatan, gergin bakışlı papyonlu “Sam Amca Bizi Gözetliyor” durumu. Her adımınız görüntüleniyor, sağlığınız kontrol altında, ateşiniz her sabah ölçülüyor, yapay zekâ yardımcınız her şeyi yapıyor. Size (burada Clarissa’ya) kalan sadece yazmak… “Biri Bizi Gözetliyor Evi”nden farkı, çalışmanız gerekliliği… Belli bir süre içerisinde kitabınızı (müzisyen, ressam, heykeltıraş, mimar artık hangi alandaysanız o alanda kuşkusuz işinizi) bitirmek zorundasınız, mücbir sebepler olmadıkça.

Hemen baştan söylemeliyim: Çok değil, beş, bilemediniz on yıl içerisinde bunlar olabilecek denli hızlı gelişiyor bu yapay zekâlı yaşam. Şimdiden hazır olmak için, kendinizi ve ailenizi, belki de çocuklarınızı da hazırlamanız için izlenmesi gereken bir film Dalloway. En azından neyle yüz yüze geleceğinizin farkında olmanız için.

Geniş ve ferah bir daireniz var, istediğiniz önünüzde istemediğiniz de sırada (ya isterseniz diye). Kim istemez böyle bir yaşamı. Zaten kendi işinizi yapmanız isteniyor; hiç bilmediğiniz, anlamadığınız ya da size uzak bir şey değil yapacağınız, yazınızı yazın, müziğinizi besteleyin, resminizi tamamlayın o kadar.

Bugün yapay zekânın olumsuzluğundan, özellikle sanat alanında kopyalamalardan, tembelleştirmelerden, yinelikleri önleyeceğinden kaygılanılıyor. Dahası, birçok mesleğin yerini alacağı ifade ediliyor. Oysa insan olmadan yapay zekâ, tek başına yeni bir şey üretemez. Ona ne yüklenmişse onu sürdürür, akıl yürütmesi pek de mümkün değildir. Zaman bunu da gösterecek. Tam da burada, yapay zekâya karşı durmak, tepki duymak da doğru değil, birçok şeyi kolaylaştıracak, birçok şeyi aşmamızı sağlayacak.

Yaratıcı düşünce, yani insan, bazı sınırlanmalara, kısıtlamalara, tırnak içinde de olsa baskılara gelmiyor; hemen itiraz ediyor. Dalloway’de, zaten yaratıcı insanlar toplanmış bir araya… sürekli gözaltında bulunmak, her adımınızın izlenmesi, neyi nasıl ve niye yapacağınızın dikte edilmesi doğal olarak itirazları da getiriyor beraberinde. Kim olsa itiraz eder.

Yönetmen Yann Gozlan’ın senaryosuna da katıldığı, görüntüleri pırıl pırıl, sesi tertemiz, müziği uygun, oyuncuları başarılı filmini izleyenler; “Biz bunun böyle olacağını biliyorduk” diyecekler zamanı geldiğinde.

24 Ekim’den başlayarak gösterimde…

(21 Ekim 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Chris Pratt ve Rebecca Ferguson’un Başrolünde Yer Aldığı Merhamet Yok Filminin Fragmanı Yayınlandı

Teknolojinin yargı sistemine hükmettiği bir dünyada geçen Merhamet Yok (Mercy) filmi, TME Films dağıtımıyla 23 Ocak 2026’da sinema salonlarındaki yerini alacak. Fragmanı yayınlanan filmde, LAPD cinayet masası dedektifi Chris Raven, kendini bir anda yüksek güvenlikli bir mahkeme salonunda, eşinin cinayetinden yargılanırken bulur. Bu kez karar, Mercy adı verilen devrim niteliğindeki yeni yargı sistemine aittir. Yargıç Maddox liderliğindeki bu sistem, olay yeri verilerinden dijital kayıtlara kadar her detayı analiz ederek hüküm verir. Chris’in, Mercy mahkemesinin yüksek teknolojili imkanlarını kullanarak masumiyetini kanıtlaması için yalnızca doksan dakikası vardır.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Chris Pratt ve Rebecca Ferguson’un Başrolünde Yer Aldığı Merhamet Yok Filminin Fragmanı Yayınlandı yazısına devam et

Kâfîrun, 17 Ekim’de Beyazperdede

Gerçek bir hikâyeden esinlenen korku filmi Kâfîrun, 17 Ekim’de vizyona giriyor. Türk korku sinemasında inanç, lanet ve psikolojik çöküş temalarını işleyen film, izleyiciyi karanlık bir evin içinde geçen tüyler ürpertici bir hikâyeye davet ediyor. Kâfîrun’un yönetmen koltuğunda Rotin Engin Tutuş otururken, başrolleri Ejder Özkarslıgil, Ceren Şule ve Nazan Bayazıt paylaşırken, Şükran Çağman, Esila Cömert, Nihat Yılmaz, Pınar Demiral, Ömer Faruk Çalışkan, Selin Mercan gibi başarılı oyuncular canlandırıyor. Başrol oyuncularından Nazan Bayazıt “Ben de korku – gerilim düşkünü bir izleyiciyim. Korku filmi fanatiklerinin kaçırmaması gereken bir yapıma imza attık.” dedi.

Kâfîrun, 17 Ekim’de Beyazperdede yazısına devam et

Primat

Johannes Roberts’in yönettiği ve Troy Kotsur, Johnny Sequoyah, Kevin McNally ile Jessica Alexander’in oynadığı “>Primat (Primate), 23 Ocak 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Paramount Pictures tarafından vizyona çıkarıldı.
Primat (Primate) filminde, bir grup arkadaşın düzenledikleri tropik tatilleri, dehşet ve hayatta kalma üzerine ilkel bir kâbusa dönüşür. Üniversiteden eve dönen Lucy, evcil şempanze Ben de dahil olmak üzere ailesiyle yeniden bir araya gelir. Ben, bir havuz partisi sırasında kuduz hastalığına yakalanır ve saldırganlaşır. Lucy ve arkadaşları havuzda barikat kurarak hayatta kalmanın yollarını ararlar.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb
  • Nusret Şen Yazıyor

Primat yazısına devam et

Altın Portakal’ın Uluslararası Yarışması’nda Yer Alan Filmler Açıklandı

24 Ekim – 02 Kasım 2025 tarihleri arasında yapılacak 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda 10 film yer alacak, En İyi Film, Yönetmen, Kadın Oyuncu ve Erkek Oyuncu dallarında Altın Portakal heykelciği için yarışacak. ABD, Almanya, Arjantin, Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Çek Cumhuriyeti, Fransa, İran, İsveç, İsviçre, İtalya, Kolombiya, Lüksemburg, Polonya, Slovakya ve Türkiye yapımları 10 film, Türkiye’de ilk kez 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında sinemaseverlerle buluşacak.

Altın Portakal’ın Uluslararası Yarışması’nda Yer Alan Filmler Açıklandı yazısına devam et

571: Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed Animasyon Filmi Gösterime Giriyor

Diyanet TV’nin hazırladığı 571: Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed animasyon filmi yakında gösterime giriyor. Yapılan açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Hz. Muhammed’in dünyaya teşriflerinin 1500. yılında 571: Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed animasyon filmini milletin istifadesine sunduğu belirtilerek, “Hz. Peygamber’in alemlere rahmet olarak gelen ahlâkını, yaşantısını ve ilahi hakikatler uğrunda verdiği mücadeleyi etkileyici ve anlaşılır bir üslûpla beyazperdeye taşıyacak olan 571: Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed çizgi filmi gelecek nesiller için kalıcı bir miras niteliği taşıyan, ülkemizde bir ilk, dünyada ise öncü bir çalışma hüviyetinde olacaktır.” denildi.

571: Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed Animasyon Filmi Gösterime Giriyor yazısına devam et

Ankara Film Festivali’nde Yarışacak Uzun Filmler Belli Oldu

Bu yıl 13 – 21 Kasım 2025 tarihlerinde yapılacak 36. Ankara Film Festivali’nin Ulusal Uzun Film Yarışması’nda yarışacak filmler belli oldu. Akademisyen ve sinema yazarı Ece Vitrinel, sinema yazarı ve yazar Murat Erşahin ile Ankara Film Festivali Direktörü İrfan Demirkol’dan oluşan Seçici Kurul, 30 film başvurusu arasından Ulusal Uzun Film Yarışması’nda yarışacak 8 filmi belirledi. Tüm filmlerin Ankara’da ilk kez gösterileceği ve jüri başkanlığını yönetmen ve senarist Mahmut Fazıl Coşkun’un yapacağı Ulusal Uzun Film Yarışması’nın kazananları, 21 Kasım’da gerçekleşecek kapanış ve ödül töreninde belli olacak.

Ankara Film Festivali’nde Yarışacak Uzun Filmler Belli Oldu yazısına devam et

Adaletin, Zamanın ve Yaşama Direncinin Peşinde Filmler Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde

15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, 27 Kasım – 02 Aralık 2025 tarihleri arasında Altın Terazi Uzun ve Kısa Metraj Yarışmaları yanı sıra farklı bölümlerde, merak uyandıran yeni yapımları izleyiciyle buluşturacak. Adalet Terazisi, Zamanın İzleri ve Yeryüzü Hepimizin bölümlerinde yer alan filmler, izleyiciyi tarih, toplum ve yaşam üzerine derin sorgulamalara davet ediyor. Farklı alanlarda adalet arayışını konu alan filmler İstanbul’un her iki yakasında da gösterime sunulacak.

Adaletin, Zamanın ve Yaşama Direncinin Peşinde Filmler Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde yazısına devam et

15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali Onur Ödülleri ve Sinemaya Katkı Ödülleri Belli Oldu

15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali bu yıl 27 Kasım – 02 Aralık tarihleri arasında “Herkes İçin Adalet” ilkesiyle düzenlenecek. Festivalde her yıl olduğu gibi film gösterimlerine Akademik Program ve film seçkisinden yola çıkıp gündemin nabzını tutan VisionIst etkinlikleri eşlik edecek. Festivalde bu yıl Sinema Onur Ödülü oyuncu Rüçhan Çalışkur ve yönetmen Wang Xiaoshuai’ye, Sinemaya Katkı Ödülü görüntü yönetmeni Yorgos Arvanitis ve Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’ne, Akademik Onur Ödülü akademisyen Prof. Turgut Tarhanlı’ya verilecek. Festival bu yıl Gazzeli yönetmen Rashid Masharawi’ye ise Adalet Savunucusu Ödülü takdim edecek.

15. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali Onur Ödülleri ve Sinemaya Katkı Ödülleri Belli Oldu yazısına devam et