13. Boğaziçi Film Festivali’nin Yarışma Başvuruları Uzatıldı

Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl on üçüncüsü düzenlenecek Boğaziçi Film Festivali, 07 – 14 Kasım tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Türkiye ve dünya sinemasından seçkin örneklerin gösterimleri, ustalık sınıfları ve söyleşileriyle seyircilerini ağırlayacak olan 13. Boğaziçi Film Festivali’nin Ulusal ve Uluslararası Film Yarışma kategorilerine başvurular 05 Ekim Pazar gününe kadar uzatıldı. 13. yılında 4 ayrı kategoride başvuruların kabûl edileceği festivalde, Ulusal Uzun Metraj, Uluslararası Uzun Metraj, Kısa Film ve Ulusal Belgesel Film yarışmaları düzenlenecek.

13. Boğaziçi Film Festivali’nin Yarışma Başvuruları Uzatıldı yazısına devam et

13. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali

13. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali (13. Canlandıranlar International Film Festival), 20 – 26 Ekim 2025 tarihleri arasında düzenleniyor; büyük animasyon şölenine bir aydan az bir süre kaldı. Festival, Institut Français (Taksim), İstanbul Büyükşehir Belediyesi Beyoğlu Sineması ana salon ve küçük Pera Salonu, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi giriş katında bulunan BlackBox Salonu ve Kadıköy’de bulunan Müze Gazhane’de düzenlenecek. Gerçekleştirilecek olan 13. festivalin programında 80’den fazla kısa film, 5 uzun metrajlı film, 2 ustalık sınıfı, paneller, atölyeler ve artık klasikleşmiş olan Saygı Kuşağı seansı yer alıyor.

13. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali yazısına devam et

Bak Postacı Geliyor

Yüksel Aksu’nun yönettiği ve Ozan Akbaba, Deniz Barut, Müfit Kayacan ile Mustafa Avkıran’ın oynadığı Bak Postacı Geliyor, 12 Aralık 2025’de CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Poll Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Film, 1950’lerin sonlarında küçük, şirin bir Ege kasabasında geçiyor. Ana karakter Osman, işini çok seven dürüst ve kasaba halkı tarafından sevilen posta memurudur. Osman’ın hayatının merkezinde, yıllardır kalbinde taşıdığı imkânsız aşkı Gülizar vardır. Gülizar’a ulaşmak ve ona kavuşmak, Osman’ın en büyük amacı ve mücadelesidir. Filmin temelini, bir posta memurunun engelleri ve zorlukları aşarak sevdiği kadına kavuşma çabası oluşturuyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb

Bak Postacı Geliyor yazısına devam et

Bildiğin Gibi Değil, 10 Ekim’de Sinemalarda

43. İstanbul Film Festivali’nden Jüri Özel, En İyi Senaryo, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kurgu ödülleriyle dönen Bildiğin Gibi Değil filmi 10 Ekim’de sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Yönetmenliğini Vuslat Saraçoğlu’nun yaptığı filmde farklı karakterlere sahip üç kardeşin babalarının ölümü sonucu bir araya gelmesini ve geçmişlerini farklı hatırladıklarını görerek kardeşlik bağlarını yeniden şekillendirmesini konu alan ve çekimleri Tokat’ta yapılan film eğlenceli anlarıyla ön plana çıkıyor.

Bildiğin Gibi Değil, 10 Ekim’de Sinemalarda yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Benim İçin Ölür müsün / September Says

Genç kadın yönetmenlerin dünya sinemasındaki ağırlığı giderek artıyor. Dünya prömiyerini 77. Cannes Film Festivali’nde yapan ‘September Says’ bunun çarpıcı yeni örneklerinden biri. Birbirine derinden bağlı iki kız kardeşin hikâyesini izlediğimiz filmin yönetmeni Ariane Labed’i oyuncu olarak rol aldığı ve Venedik’te en iyi kadın oyuncu Volpi kupasını aldığı 2010 yapımı Athina Rachel Tsangari filmi ‘Attenberg’ ile tanımıştık. Sonrasında, … Devamı…»

Aşk, Emek, Mücadele ve Dayanışmanın Adıdır Kadın: Elmaslar

Herkesin amacı, bir derdi, bir çözüm yolu, bir çaresi vardır muhakkak; ama başarılı ama değil. Çocukluktan bu yana herkes her an bir şeyler yapmak, yaşatmak, kazanmak için koşturuyor. Yaşamın belki de kaçınılmaz gerçeği…

Ferzan Özpetek, bu koşuşturmayı, bir terzihanede, karakterlerin hepsini tek tek irdeleyerek, her birine -deyim yerindeyse- dokunarak işliyor, filmin adındaki gibi. Hem zaten insanlar birer “elmas” değil midir? Yönetmenin oyuncuların topladığı bir yemekle başlıyor film. (Eskiden bizde olmazdı, nasıl da özenirdik, şimdilerde hazırlık için gerçekten çok zaman ayrılıyor ve çalışmalar çok daha başarılı artık.) Oyuncular senaryoyu okurken kendilerince birbirleriyle de atışıyor. Tabii ki, herkesin derdi kendince… hep olduğu gibi kısıtlı bir zamanda, kısıtlı bir bütçeyle, kısıtlı koşullarda, belki de çok çalışılarak bir filmin kostümleri tamamlanacaktır. Biri rengine, diğeri kesimine, öbürü düğmelerine hatta iliklerine bile takar; olmayanlar için “bir daha dene”mekten başka bir çıkar var mıdır?

Kadınlar başarır!

Sorunlu yönetmenle birkaç yardımcı dışında tümüyle kadınlardan bir kadro oluşturan Özpetek, bir bakıma günümüz dünyasını yansıtıyor. Çok çalışma, az maaş, koca dayağı, kaçan kocanın ardındaki küçük çocuğu bırakacak bir yer olmaması… Terzihanenin yöneticisi, aslında alabildiğine sert, hiç taviz vermeyen ve denilenlerin tam da istenildiği gibi yapılmasını isteyen biridir. Hayatta kalan bir kız kardeşi vardır ve o da yanındadır. Kızının acısından hâlâ sıyrılamamış kız kardeş, içine kapanık, dünyadan umudunu kesmiş gibi görünse de ablasına yardımcı olmaya çalışır, her an. Ablanın, sert görünümünün yanı sıra çalışanlarına nasıl destek olduğunu izleriz (Türk bir kocanın ardında bıraktığı küçük çocuğuyla kalakalan kadın önemli bir ayrıntı; bizi tanımak için). Evden çıktığınızda, işte çalışırken, arkadaşınızla konuşurken ne görüyorsanız, ne hissediyorsanız, neler yaşıyorsanız eksiği var fazlası yok onu izliyoruz.

Ferzan Özpetek, iyi bir gözlemci olduğunu kanıtlıyor. Bu gözlemi sadece hayatla sınırlı değil, işle de ilgili. Nasıl yumuşak, nasıl içten, nasıl duygusal bir dil tutturmuş, inanılmaz. Daha önceki filmlerinden de biliyoruz ki, bu özverili çabası başarıyla taçlanıyor.

Kadınlar en çok cinsellikten konuşuyor ve açlığını duyuyor, o nedenle malzeme taşıyan gençlere sarkıyorlar, gülüşerek. Başarılı olup olmadıkları filmde izlenebilir; tabii, erkeklerin de kadınlardan, bu anlamda, pek farkı yok.

Durum dramı ve/veya komedisi iç içe “Elmaslar”da kameranın özellikle yakın plan çekimleri gerçekten çok başarılı. Ayrıntılarda kayan görüntü, izleyiciyi sanki içine çekiyor. Müziğin yer yer oturmadığı aklıma geliyorsa da genel anlamda; görüntüyle uyumlu. Oyuncular, çok beğendim, işlerini kavramış, yönetmenin beklentisini yansıtıyor; zaten Özpetek sürekli çalıştığı oyuncuları toplamış ekibine… Bir istisna: Bu kez Serra Yılmaz yok. Bir istisna daha ilk kez beyazperdede gördüğümüz genç oyuncu, hakkını vermiş.

Film bizi bize anlatıyor. “Biz tek başımıza hiçbir şeyiz, ama biz her şeyiz” sözü filmin savsözü, bence.

10 Ekim’den başlayarak gösterimde…

(08 Ekim 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Gelin Takımı 2, 24 Ekim’de Vizyonda

SKY Films ve TAFF Pictures’ın ortak yapımcılığıyla beyazperdeye taşınan Gelin Takımı 2’nin fragmanı yayınlandı. Başrollerinde Seda Bakan, Şebnem Bozoklu, Ecem Erkek ve Nilperi Şahinkaya yer aldığı serinin ikinci filmi Gelin Takımı 2′de seyirci yine eğlenceli bir yolculuğa tanık olacak. Doğa Can Anafarta’nın yönettiği, senaryosunu Anafarta ve Ayşe Balıbey’in kaleme aldığı Gelin Takımı 2’de bu kez kahramanlarımız, Şenel’in (Ayşenil Şamlıoğlu) sürpriz evlilik kararıyla kendilerini bambaşka bir maceranın içinde bulacak. Ege’nin enerjisini ve kız neşesini beyazperdeye taşıyacak filmde, bol kahkahalı ve dostluk dolu anlar izleyiciyi bekliyor. Gelin Takımı 2, 24 Ekim’de sinemalarda!

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Gelin Takımı 2, 24 Ekim’de Vizyonda yazısına devam et

Burçak Gönül’den Yeni Kitap: Tanrıçanın Serzenişi

Kitapçı raflarında okurlarını bekleyen Burçak Gönül’ün yeni kitabı Tanrıçanın Serzenişi, dokuz ülkeden dokuz kadının hikâyesini Umut Tanrıçası Elpis’in anlatımıyla aktarıyor. Remzi Kitap etiketiyle okurla buluşan kitap, kadınların direnişi, mücadelesi ve yeniden doğuşlarını samimi bir dille anlatıyor. Öyküler, farklı coğrafyalardan kadınların yaşadıkları zorlukları, özgürleşme çabalarını ve hayata tutunma hikâyelerini bir araya getiriyor. Bir tanrıçanın serzenişinde birleşen dokuz kadının sesi. Kadınların kendilerini yeniden keşfetmelerini anlatan öyküler. Finlandiya’dan Kore’ye, Türkiye’den İran’a, Sri Lanka’dan Kazakistan’a kadar uzanan bir yolculuk.

Burçak Gönül’den Yeni Kitap: Tanrıçanın Serzenişi yazısına devam et

Ankara Film Festivali’nin Jüri Başkanı Mahmut Fazıl Coşkun

Bu yıl 13 – 21 Kasım 2025 tarihlerinde yapılacak 36. Ankara Film Festivali’nin Ulusal Uzun Film Yarışması’nda jüri başkanlığını yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun yürütecek. 2000’li yılların başında belgesel ile sinemaya başlayan Coşkun, ilk uzun metraj filmi Uzak İhtimal’i 2009’da çekti. İkinci uzun metrajı Yozgat Blues, Sofya Film Festivali’nde En İyi Balkan Filmi seçildi. Üçüncü uzun metraj filmi Anons, 2018 yılı Venedik Film Festivali Jüri Özel Ödülü’nü kazandı. 2022’de Crossroads ile bir kez daha belgesel sinemaya yönelen Coşkun, şu sıralar, 1930’lar İstanbul’unda geçen Ölüleri Yakma Cemiyeti üzerinde çalışıyor.

Ankara Film Festivali’nin Jüri Başkanı Mahmut Fazıl Coşkun yazısına devam et