Dünyanın İlk Yapay Zekâ Belgeseli Post Truth Altın Portakal’daydı

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 27 Ekim Pazartesi günü iki belgesele ev sahipliği yaptı. Bunlardan biri, dünyada ilk kez tümüyle yapay zekâyla hazırlanan, Alkan Avcıoğlu imzalı Post Truth’tu. Yönetmen Biket İlhan’ın, sinemaya girişinden bugüne uzanan kariyerini konu alan Sisler Bulvarı’ndan Geçtim: Biket İlhan adlı belgesel de seyircinin yoğun ilgisiyle karşılandı. gösterim ardından Biket İlhan ve kızı Nihan Belgin seyircilerin sorularını cevapladı.

Dünyanın İlk Yapay Zekâ Belgeseli Post Truth Altın Portakal’daydı yazısına devam et

Yavaş Ölüm, Antalya Altın Portakal’da

Afşin – Elbistan ovasının yok oluşunu anlatan TEMA Vakfı’nın Yavaş Ölüm belgeseli, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali seçkisinde yer alıyor. Bir zamanlar Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Elbistan Ovası’nın, 50 yıldır termik santrallerin gölgesinde yaşadığı yıkımı anlatan belgesel, ova içerisinde yer alan Çoğulhan Kasabası ve Alemdar Köyü’ndeki yıkımı gözler önüne seriyor. Belgesel, toprak ve suyun giderek yok oluşunu, hava kirliliğini ve düşen tarımsal verimin yaşam üzerindeki etkilerini çarpıcı görüntülerle aktarıyor. Yavaş Ölüm, festival salonlarında, 30 – 31 Ekim’de peş peşe, sabah ve akşam gösterimlerinde izlenebilecek.

Yavaş Ölüm, Antalya Altın Portakal’da yazısına devam et

Sahibinden Rahmet Ekibi Antalya’da Ayakta Karşılandı

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Yarışması’nda yarışan Sahibinden Rahmet filminin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Başrolünü Cem Yiğit Üzümoğlu, Aslı İnandık, Sarp Akkaya, Ozan Çelik ve Pınar Çağlar Gençtürk’ün oynadığı film, Pazar günü Antalya seyircisi ile buluştu. Gösterim sonrasında seyirci film ekibini ayakta alkışladı. Filmin ardından, oyuncular Cem Yiğit Üzümoğlu, Ozan Çelik, Gözde Yetişkin ve diğerlerinin katılımıyla söyleşi gerçekleştirildi.

Sahibinden Rahmet Ekibi Antalya’da Ayakta Karşılandı yazısına devam et

Altın Portakal Yarışında Bugün Beyazperdeye, Hayatta Kalma Hikâyeleri Yansıdı

Altın Portakal, Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden Bağlar, Kökler ve Tutkular ile Doğudan Fragmanlar bugün seyirci karşısındaydı. Biri göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı. Bağlar, Kökler ve Tutkular, bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki dokunaklı hikâyelerini beyazperdeye taşıyor.

Altın Portakal Yarışında Bugün Beyazperdeye, Hayatta Kalma Hikâyeleri Yansıdı yazısına devam et

Barış Falay’a Galada Aile Desteği

Uykucu filminin galasında Barış Falay’ı eşi Esra Ronabar ve oğlu Mavi Rüzgâr yalnız bırakmadı. Cumhuriyet şıklığıyla dikkat çeken Esra Ronabar, zarafetiyle büyük beğeni topladı. Oğlu Mavi Rüzgâr ise babasına benzerliğiyle ilgi odağı oldu. Son dönemin en çok konuşulan oyuncularından Doğukan Polat ise Uykusuz filminin galasında parmağındaki yüzükle dikkat çekti. Modaya olan ilgisini dile getiren oyuncu, “Benim kendi markam var, kendi koleksiyonum.” diyerek tasarım dünyasına da adım attığını açıkladı. Modaya olan ilgisini dile getiren sevilen oyuncu, “Benim kendi markam ve koleksiyonum var.” dedi ve tasarım dünyasına da adım attığını açıkladı.

Barış Falay’a Galada Aile Desteği yazısına devam et

Bir Yaratım Kazancı: Sahibinden Rahmet

Sanat alanlarının hepsinde bir yaratma anı vardır; bir şeyler görür, bir şeyler duyar, bir şeylerden etkilenip bambaşka öyküler kurarak yeni bir heyecan, yeni bir coşku, yeni bir umut yaratır sanatçılar.

Bir haberden yola çıkan Emre Sert ve Gözde Yetişkin küçücük bir haberi metaforlarla genişletip –belki de günümüzün sosyal, siyasal, ekonomik, ekolojik sorunlarına da bağlayarak- gerçekten seyirlik bir film yapmışlar. “Seyirlik” derken, içeriği, mesajı olmadığı anlamına gelmesin; kolay seyredilir, kolay anlaşılır, herkesin beğeneceği bir film demek istedim… İki genç sinemacının yaratıcı düşünceleri ve o hayallerini gerçekleştirirken başarılı olmaları sinema geleceği için umutlu olmamızı sağlıyor. Böylesi küçük öyküler büyük yankılar, yansımalar yaratır.

Bir Anadolu köyüne gece meteor parçaları düşer. Düşerken yandıkları gerçeği biraz büyükçe olan parçalar için geçerli değildir. Halkın yoksulluğu ya da farklı bir bakış açısıyla fırsattan vazife çıkartmakta mahir olduğu göz önüne alınırsa çok haksız da sayılmazlar. Günlerce tarla tapan meteor parçaları ararlar. Amerikalı, Fransız bilim insanları gelir ve “çok para”, hatta rayicinden 10 Dolar daha fazlasını vereceklerini söylerler. Münevver (Aslı İnandık) ile evli İrfan Toprak (Cem Yiğit Üzümoğlu) belki biraz sarsak, belki biraz vurdumduymaz, belki biraz eli açık ve kandırılmaya hazır biridir. Bulduğu meteor parçası ile dünyası altüst olur. Yakınları (güvendikleri mi demeliyiz) kandırmaya çalışırken yaşamın döngüsü sıkıştırır. Ne olacaktır acaba?

Oyunculukların çok (gerçekten de çok) başarılı olduğu filmin senaryosunda gerilim ve çatışma yeterince yok. Bu nedenle de bir şeyler eksik kalıyor sanki.

Sinemamızın temel sorunlarından biri senaryo; ne geliştirebiliyoruz ne işleyebiliyoruz. Oysa dişi bir öykü anlatılıyor, istendiği kadar yan öykücüklerle güçlendirilebilir.

07 Kasım’dan başlayarak gösterimde.

(04 Kasım 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com