Paw Patrol: Dino Filmi Filminin Ana Afişi ve Türkçe Dublajlı Birinci Fragmanı Paylaşıldı

Ana afişi ve Türkçe dublajlı birinci fragmanı paylaşılan ve Cal Brunker tarafından yönetilen Paw Patrol: Dino Filmi (Paw Patrol: The Dino Filmi) 14 Ağustos 2026’ tarihinde UIP Filmcilik dağıtımıyla Paramount Pictures tarafından gösterime sunulacak. Filmin konusu şöyle: Gemileri bir fırtınaya yakalanınca Paw Patrol yavruları, dinozorlarla dolu tropik bir adaya iniş yapmak zorunda kalır. Burada, dinozorlar konusunda uzman haline gelmiş olan Rex ile tanışırlar. Paw Patrol’un düşmanı Belediye Başkanı Humdinger, adanın doğal kaynaklarını sömürmek amacıyla kontrolsüz bir şekilde kazı yaptırırken yıllardır uykuda olan bir yanardağı harekete geçirir.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Paw Patrol: Dino Filmi Filminin Ana Afişi ve Türkçe Dublajlı Birinci Fragmanı Paylaşıldı yazısına devam et

Unutulmuş Ada Filminin Teaser Afişi Yayınlandı

Teaser afişi yayınlanan Unutulmuş Ada ile DreamWorks Animation, şimdi de birbirlerinden uzaklaşmadan önce yeniden bir araya gelmek zorunda kalan iki ömürlük en iyi arkadaşın büyüleyici ve duygusal hikâyesini sunuyor. DreamWorks Animation daha önce Ejderhanı Nasıl Eğitirsin?’deki (How to Train Your Dragon) bir çocuk ile ejderhası, Shrek’te bir dev ile bir eşek ve Vahşi Robot’ta (The Wild Robot) ise bir robot ile bir kaz yavrusu arasındaki unutulmaz bağları anlatan duygusal filmler yapmıştı. Yeni orijinal film, Joel Crawford ve Januel Mercado tarafından yazılıp yönetildi ve Akademi Ödülü adayı yapımcı Mark Swift tarafından hazırlandı.

Unutulmuş Ada Filminin Teaser Afişi Yayınlandı yazısına devam et

Çılgın Bir Yüzyılda Sinemanın Büyülü Yolculuğu / Diriliş*

1989 doğumlu yönetmen Bi Gan genç yaşına rağmen yalnızca 3 filmiyle ‘auteur’ sıfatını fazlasıyla hak ediyor. Çinli sinemacının henüz 26 yaşındayken çektiği Locarno’dan ödüllü ilk uzun metrajı ‘Kaili Blues’ değişim içindeki ülkesinden düşsel bir arayış hikâyesidir. Filmekimi kapsamında İstanbul izleyicinin karşısına çıkan ve izleyenleri büyüleyen 2018 yapımı ‘Uzun Bir Günden Geceye Yolculuk’ benzer bir rüya aleminde kayıp sevgilisinin süren türler üstü yaratıcı bir denemedir. Sinemacının 45. İstanbul Film Festivali’nin Altın Lale seçkisinde yer alan, geçtiğimiz yıl Cannes ana seçkisinde dünya prömiyerini yapmış son çalışması ‘Diriliş / Resurrection – Kuang ye shi dai’ yine tarifi pek kolay olmayan bir sinema mücevheri, bazı yazarların çok güzel tanımıyla ‘yedinci sanata yazılmış bir aşk mektubu’dur.

Bi Gan, Türkçe’ye ‘çılgın bir zaman dilimi’ şeklinde çevirebileceğimiz özgün adından hareketle yirminci yüzyılın sanatına, rüyalardan beslenen bir sinema tarihçesine soyunuyor. İnsanoğlunun ölümsüzleşme yolunda düş görmeyi terk ettiği bir gelecekte geçen, her biri farklı bir duyuya ayrılmış beş bölümün ana ekseninde, rüyasız bir dünyada inatla hayaller kuran bir canavar var. Öykülerini çılgın bir yüzyılda sinemanın büyüyü yolculuğu üzerinden anlatan bu benzersiz filmde Bi Gan birbirinden bağımsız olay örgülerini farklı film türlerine uğrayarak, renk skalaları ve tarzlarla sınır tanımadan oynayarak yaşamın anlamını sinemada bulan bir görsel destan yaratırken izleyiciyi soluksuz bırakıyor. İngilizce’den dilimize çevrilen adıyla da kaybetmekte olduğumuz vicdanımızı, insani duygularımızı sinema aracılığıyla yeniden hayata geçirmek arzusunu hedefliyor.

Tayvanlı yıldız oyuncu Shu Qi’nin canlandırdığı gizemli kadının, gizlice rüya görmeyi sürdüren ve belki de gerçeğin tüm acısını yüklendiği için canavar görünümü kazanmış ‘Deliriant’ın (Jackson Yee) kalbine monte edilmiş 35 mm sinema makinasından Çin özelinde insanoğlunun yüzyıllık serüveni devreye giriyor. Esinini aldığı Robert Wiene’nin 1920 yapımı ünlü klasiği ‘Dr Caligari’nin Muayenehanesi / Das Kabinett des Dr. Caligari’nin yanı sıra George Méliès’in ‘Aya Seyahat’ine, Lumière kardeşlerin bahçıvanlı ilk güldürü denemesine göndermeler yapan, sessiz sinemanın altın çağından imgelerin büyülediği ilk bölümde ‘Nosferatu – Quasimodo’ karışımı yaratığın acı ve özlem yüklü arayışından etkileniyoruz. .

Sesin devreye girdiği ikinci bölüm savaş döneminde geçen Orson Wellesvari bir ‘film noir’ dokusu taşıyor. İlk bölümdeki ‘göz’ yerine bu defa ‘kulak’ sahnededir. Bach’ın BWV 78 ‘Komm, süber Tod’ (Gel tatlı Ölüm) adlı eserinin şifrelendiği karanlık bir casus öyküsü ile yönetmen yeni bir tarz denemektedir. Üçüncü bölümde, metafizik bir arkadaşlık öyküsü çerçevesinde ‘tat alma duyusu’ üzerinden ilerler. ‘Koku alma duyusu’ ise acımasız bir mafya patronunu kandırmaya çalışan üç kağıtçı ile sokaktan bulduğu yetim çocuğun hikâyesi dördüncü bölümün konusudur.

Bi Gan’ın tek çekim süsü vererek kotardığı, milenyum öncesi son geceden şafağa kadar süren final öyküsünü 36 dakikalık tek çekim süsü vererek kotarır. Sessiz sinemanın el boyama tekniği ile renklendirilmiş Dong Jingsong imzasını taşıyan olağanüstü sinematografisiyle, Chaplin’den ‘Yeni Dalga’ aşıklarına türlü referansların kol gezdiği, geçmişle bugün arasında köprü kurun bu görkemli final epizodunda, daha önce hiçbir kadına ‘dokunmamış’ serseri Apollo (Jackson Yee) ile vampirler aleminde karşılaştığı yüzyıllar öncesinden gelen Tai Chao – Mei’nin (Gengxi Li) hüzünlü sevda öyküsüne tanıklık ederiz.

Beş farklı yolculukta farklı film türlerini deneyen, farklı estetiklerin izini süren son şaheserini, balmumunda erimiş eski sinema salonları ve kaybolup giden seyircilerine ağıtla sonlandırıyor Bi Gan. İnsanoğlunun zor ve kaotik dönemden geçtiği çağımızda, yapay zekaya inat sinema dilinin binbir olanağı üzerine kafa yoran sinemacının çabasını ayakta alkışlıyor, tüm sinefilleri bu benzersiz deneyimi yaşamak için sinema salonlarına davet ediyoruz.

*‘Diriliş’ 13 Nisan 21:30’da Beyoğlu Atlas; 14 Nisan 21:30’da Nişantaşı City’s; 14 Nisan 21:30’da Kadıköy Sinematek / Sinema Evi’nde gösterilecektir.

05 Nisan 2026

(Ferhan Baran)

ferhan@ferhanbaran.com

2. İKÇÜ Film Festivali’nin Finalistleri Belli Oldu

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ve sinema dünyasında heyecanla beklenen İKÇÜ Film Festivali’nde yarışma finalistleri açıklandı. 20 – 25 Nisan 2026 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilecek olan festival, nitelikli kısa film üretimini teşvik etmeye ve destek vermeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl ilk kez yapılmasına rağmen sinema çevrelerinden oldukça yoğun ilgi gören İKÇÜ Film Festivali, bu yıl çıtayı daha da yukarılara taşıyor. Bu yıl düzenlenecek olan  festivalde Kısa Kurmaca, Kısa Belgesel, Öğrenci Filmleri ve bu yıla damgasını vuran Animasyon ve Yapay Zeka kategorilerinde toplam 32 kısa film büyük ödül için yarışacak.

2. İKÇÜ Film Festivali’nin Finalistleri Belli Oldu yazısına devam et

Gözcü Filmi Hollywood’da Gösterim İçin Gün Sayıyor

12 – 19 Nisan tarihlerinde Kırmızı Halı’yla başlayacak olan 26. Beverly Hills Film Festival’de, 16 Nisan’da TCL Chinese Theatre’da özel gösterimi gerçekleşecek olan kısa film Gözcü, 19 Nisan’da ödül gecesinde yarışacak. Gözcü, sistemleri içeriden eleştiren bir film. Bu eleştiri, “ajan – gözlemci – av” kurgusal üçgeni aracılığıyla aktarılıyor. Gözlemci sistemin kendisini, ajan bu sistemin uygulayıcısını, av ise halkı temsil ediyor. Film, herkesin kendi bölmesinde kendi rolünü yerine getirmesinin gerçekten önemli olup olmadığını sorguluyor. Yuşa Ebrar Dursunoğlu’nun yönettiği filmin başrollerini  Olimpia Ahenk Dourmouchev, Göksel Kayahan ve Mert Demirci paylaşıyor.

Gözcü Filmi Hollywood’da Gösterim İçin Gün Sayıyor yazısına devam et

Filos, 01 Nisan’da AKM Yeşilçam Sineması’nda Seyirciyle Buluşuyor

Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın Bodrum’a bıraktığı ekolojik ve kültürel mirası odağına alan Filos belgeseli, 18. İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali seçkisinde izleyiciyle buluşuyor. Belgeselin gösterimi, 01 Nisan saat 17:00’de AKM Yeşilçam Sineması’nda yapılacak. Türkiye prömiyerini 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapan Filos, Bodrum’un yalnızca edebiyat ve kültür tarihinde değil, doğa ve ekoloji hafızasında da derin izler bırakan Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın yaşamına odaklanıyor. Belgesel, onun Bodrum’a kazandırdığı çevresel duyarlılığı, doğaya bakışını ve ekolojik dönüşüme yaptığı katkıları görünür kılıyor.

Filos, 01 Nisan’da AKM Yeşilçam Sineması’nda Seyirciyle Buluşuyor yazısına devam et

18. İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali Başlıyor

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle; BSB Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği tarafından düzenlenen 18. İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali’nin açılış töreni 30 Mart günü saat 19:00’da AKM Yeşilçam Sineması’nda yapılıyor. Töreninin ardından, 21:00’de, 2026 Akademi Ödülleri En İyi Uzun Metraj Belgesel Adayı Kayaları Delmek (Cutting Through Rocks) adlı film gösterilecek. Festivalin ilk günü, AKM Yeşilçam Sineması’nda saat 13:00’te, Abel filminin yönetmeni Fabian Volti, saat 16.00’da ise Okurimono filminin yönetmeni Laurence Leveque, gösterimler sonrası izleyicilerle bir araya gelecek.

18. İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali Başlıyor yazısına devam et

45. Yaşını Kutlayan İstanbul Film Festivali’nden Önerilerim

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen, ülkemizin en kapsamlı uluslararası sinema etkinliği olan ‘İstanbul Film Festivali’ bu yıl 45. yaşını kutluyor. Aradan geçen yıllar boyunca yepyeni ve dinamik sinemacı kuşaklara okul olmuş baharın müjdecisi festivalimiz, bir kez daha Türkiye ve dünya sinemasının en nitelikli örneklerinin yer aldığı zengin programıyla 09 – 19 Nisan tarihleri arasında kentin iki yakasında farklı mekânlar ve 7 salonda sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festivalde gösterimlerin yanı sıra, her sene olduğu gibi, konuk yönetmen ve oyuncuların katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşiler ve özel etkinlikler yer alıyor.

Festival üzerine bu ikinci yazımda, seçimlerinize katkıda bulunacağını umduğum, klasikler dışında kalan yapıtlardan oluşan 10 filmlik geleneksel öneri listemi takdim ediyorum.

1 – DİRİLİŞ / Resurrection – Kuang Ye Shi Dai

Çinli genç yönetmen Bi Gan’ın ‘Uzun Bir Günden Geceye Yolculuk / Long Day’s Journey Into Night’ın ardından 7 yıl sonra çektiği ve geçtiğimiz yıl prömiyerini yaptığı Cannes’dan ödülle dönmüş, son dönemin en yaratıcı çalışmalarından biri olan yapım, deneysel üslûbuyla geniş kitlelerin değil belki ama tutkulu sinefillerin bayılacağı cinsten. İnsanoğlunun ölümsüzleşme yolunda rüya görmeyi terkettiği bir gelecekte geçen öykülerini çılgın bir yüzyılda sinemanın büyüyü yolculuğu üzerinden anlatan bu benzersiz film üzerine kapsamlı bir yazı da yolda.

2 – SESSİZ DOST / Stille Freundin

Macar auteur yönetmen Ildikó Enyedi’nin muhteşem ‘Bir Evlilik Hikâyesi / A Feleségem Története’ (2021) ardından çektiği film, 1908, 1972 ve 2020 yıllarında yaşam süren üç kişinin, Almanya’da kökenleri ortaçağa uzanan Malburg Üniversitesi’nin botanik bahçesindeki asırlık, görkemli bir Gingko Bloba (Mabet Ağacı) ile iletişimi, ağacın bu üç ömre sessizce tanıklığı üzerinden gelişiyor. Yaşamın göremediğimiz ama hissedebildiğimiz gizli, sessiz ve esrarengiz gücünü ince ince dokuyor.

3 – KRALİÇE ZOR DURUMDA / Queen At Sea

Amerikan bağımsızlarından Lance Hammer’ın yönettiği yapım Berlin’den Jüri Ödülü’nü kazanırken, Anna Calder-Marshall en iyi yardımcı oyuncu seçildi. Amanda (Juliette Binoche) ile üvey babasının (Tom Courtenay) ileri derecede demans hastası anneye ilişkin hayati kararların alınması ve seçimlerin yapılması üzerinden gelişen hayli üzücü ancak duygusallıktan kaçınan etkileyici bir dram sizleri bekliyor.

4 – ROSE

Geçtiğimiz haftalarda yine Berlin’den Sandra Hüller’e en iyi oyuncu ödülünü kazandıran yapım, Avustralyalı yönetmen Markus Schleinzer imzasını taşıyor. Film, 17. yüzyılda Otuz Yıl Savaşları Avrupa’yı kasıp kavururken, Almanya’da ücra bir protestan köyüne gelen gizemli askerin, uzun zamandır terk edilmiş bir çiftliğin kendisine miras kaldığını iddia ederek köylüleri ikna etmesi ve zaman geçtikçe çalışkanlığıyla dahil olduğu bir toplumun parçası oluşunun hikâyesini siyah – beyaz bir sinematografi ile anlatıyor.

5 – POMPEI: BULUTLARIN ALTINDA / Sotto Le Nuvole

Belgesel sinemanın ustalarından Gianfranco Rosi, geçtiğimiz yıl Venedik’ten Jüri Özel Ödülü ile dönen son filmini ‘Napoli’ye adamış. ‘Napoli İtalya değildir, başlıbaşına bir ulustur’ diyen İtalyan usta, üç yıl boyunca Vezüv Yanardağ’nın eteklerinde çekim yapmış. Tarihin izlerini, geçmiş zamanın kalıntılarını didiklemiş. Konuşanların seslerindeki hikâyelerin peşine düşmüş, Flegri Bahçeleri’nden yükselen bulutlarla dumanı izlemiş. Deniz, gökyüzü ve Vezüv Yanardağı arasında seslerle, hayatlarla dolu bu film, pek bilinmeyen ve baştan deneyimlenen bir Napoli portresi çiziyor.

6 – ÜÇ VEDA / Tre Ciotole

Festivalin açılış filmi olan yapım Katalan sinemacı Isabel Coixet’nin imzasını taşıyor. 2023’te hayatını kaybeden yazar Michela Murgia’nın otobiyografik kitabından beyazperdeye uyarlanan filmde, sudan bir sebeple tartışıp ayrıldığı sevgilisinin ardından iştahını kaybeden Marta, kısa sürede bunun ayrılık acısından çok sağlığıyla ilgili olduğunu farkediyor. Hayatın gerçekten çok kısa olduğunu idrak ettiğinde, yemeklerin tadından dinlediği müziklere, hissettiği arzudan yaptığı seçimlere kadar herşeyi değiştirecektir. Başrollerde oyuncu / yönetmen Alba Rohrwacher ve Elio Germano’yu izliyoruz.

7 – BEKÇİLERİN ÇIĞLIĞI / Le Cri des Gardes

Usta Fransız sinemacı Claire Denis’nin Toronto’da dünya prömiyerini yapan son filminde, gecenin karanlığında devasa şantiyeyi koruyan çitin önüne dikilen Alboury (Isaach De Bankolé), inşaat sahasında hayatını kaybeden kardeşinin cesedi kendisine teslim edilene kadar şantiye müdürü Horn (Matt Dillon) ile genç mühendisin (Tom Blyth) peşini bırakmayacağını haykırıyor. Müzikleri Denis’nin çoğu filminde olduğu gibi Tindersticks’e emanet edilen, eşitsizlik, emek sömürüsü, erkeklik kültürünün karanlığını deşen bu sert dram 24 saatlik bir zaman diliminde geçiyor.

8 – İŞE YARAR BİR HAYALET / Pee Chai Dai Ka

Tayland’ın Oscar adayı, Cannes Eleştirmenler Haftası’ndan büyük ödüllü yapım, 2025 yılının en şaşırtıcı filmi, görüp göreceğiniz en komik, eğlenceli ve dokunaklı hayalet öykülerinden biri gibi sıfatlarla anılıyor. Filmin konusuna gelince; yaslı March’ın vefat eden eşi Nat’ın ruhu bir elektrikli süpürgeye girerek geri döndüğünde, eşler arasındaki bağ beklenenin aksine güçleniyor. March’ın ailesi bu sıradışı birlikteliği reddedince, Nat’a düşen onları aşklarına ikna etmek olacaktır. Yönetmen Ratchapoom Boonbunchachoke’nin “Yorgos Lanthimos Tayland’a taşındı” sözleriyle övülmesi filme olan merakı arttırıyor.

9 – MADE IN EU

Varna’da en iyi film seçilen yapım, tanınmış Bulgar yönetmen Stefan Komandarev imzasını taşıyor. Bulgaristan taşrasında geçen film, kasabanın ilk COVID vakası olduğu için iş arkadaşları, komşuları, sorumluluğu başkalarına yüklemek isteyen fabrika sahipleri tarafından dışlanan overlokçu İva’nın (Gergana Pletnyova) zorlu hikâyesini anlatırken, işgücü sömürüsünün ve küresel eşitsizliklerin insani bedelinin güçlü ve evrensel bir portresini çiziyor.

10 – MALAGA SOKAĞI / Calle Málaga

Festivalde daha önce gösterilmiş ‘Mavi Kaftan / Le Bleu du Caftan’ (2022) adlı filmiyle beğenimizi kazanan Maryam Touzani’nin son çalışması Fas’ın Oscar adayı olmuştu. Film, yıllardır Tanca kentinde yalnız yaşayan 79 yaşındaki Maria Angeles’in (Carmen Maura) sakin hayatının, kızı Madrid’den gelip oturduğu daireyi satmaya kalkınca altüst oluşu üzerinden ilerliyor. Kızına da düzene de zarafetle karşı çıkan yaşlı kadının neşeli ve hüzünlü hikâyesi Pedro Almodóvar’ın ilham perisi, usta oyuncu Maura’nın performansı için bile izlenir.

(03 Nisan 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Unutulmuş Ada Filminin İlk Fragmanı Yayınlandı

İlk fragmanı yayınlanan Unutulmuş Ada ile DreamWorks Animation, şimdi de birbirlerinden uzaklaşmadan önce yeniden bir araya gelmek zorunda kalan iki ömürlük en iyi arkadaşın büyüleyici ve duygusal hikâyesini sunuyor. DreamWorks Animation daha önce Ejderhanı Nasıl Eğitirsin?’deki (How to Train Your Dragon) bir çocuk ile ejderhası, Shrek’te bir dev ile bir eşek ve Vahşi Robot’ta (The Wild Robot) ise bir robot ile bir kaz yavrusu arasındaki unutulmaz bağları anlatan duygusal filmler yapmıştı. Yeni orijinal film, Joel Crawford ve Januel Mercado tarafından yazılıp yönetildi ve Akademi Ödülü adayı yapımcı Mark Swift tarafından hazırlandı.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Unutulmuş Ada Filminin İlk Fragmanı Yayınlandı yazısına devam et

Seni Öldürecekler (They Will Kill You) Filminin Ön Gösterimi Paribu Cineverse Kanyon’da Gerçekleşti

Korku ve komedinin sıra dışı bir karışımı olan yılın merakla beklenen yapımlarından Seni Öldürecekler (They Will Kill You), özel bir ön gösterim etkinliğinde sinemaseverleri bir araya getirdi. 26 Mart 2026 Perşembe günü Levent Paribu Cineverse Kanyon Sineması’dnda gerçekleştirilen ön gösterimde, gizemli bir binada tarikatlarca düzenlenen ölümcül ritüelden kurtulmaya çalışan genç bir kadının nefes kesen zorlu mücadelesi beyazperdeye taşındı.

Seni Öldürecekler (They Will Kill You) Filminin Ön Gösterimi Paribu Cineverse Kanyon’da Gerçekleşti yazısına devam et

İfşa Günü Filminin Ana Afişi Paylaşıldı

Ana afişi paylaşılan İfşa Günü filminde SAG ve Oscar ödüllü Emily Blunt, Emmy ve Altın Küre ödüllü Josh O’Connor, Oscar ödüllü Colin Firth ve iki kez Oscar adayı Eve Hewson rol alıyor. Steven Spielberg’in hikâyesine dayanan filmin, senaryosu David Koepp’e ait. Koepp’in Spielberg ile önceki çalışmaları arasında Jurassic Park, The Lost World: Jurassic Park, War of the Worlds ve Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull yer alıyor. Bu filmler 3 milyar dolardan fazla hasılat yaptı. Koepp ayrıca 2025’in Jurassic World Rebirth filminin senaryosunu yazdı. İfşa Günü, Kristie Macosko Krieger ve Spielberg tarafından Amblin Entertainment için yapıldı.

İfşa Günü Filminin Ana Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Saplantı (Yönetmen: Curry Barker)

Curry Barker’in yönettiği ve Michael Johnston, Inde Navarrette, Cooper Tomlinson ile Megan Lawless’in oynadığı Saplantı (Obsession), 15 Mayıs 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Universal Pictures tarafından vizyona çıkarılıyor.
Gizemli “One Wish Willow”ı kırarak hoşlandığı kişinin kalbini kazanmak isteyen umutsuz bir romantik, dilediğini tam anlamıyla elde eder. Ancak kısa süre sonra bazı arzuların karanlık ve tekinsiz bir bedeli olduğunu keşfeder.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Saplantı (Yönetmen: Curry Barker) yazısına devam et

Semra Güzel Korver Yazıyor: Gerçekten Önemli Filmler

Hollanda’nın The Hague (Lahey) şehrinde tam 20 yıldır düzenlenen Movies that Matter Festival, adından da anlaşılacağı gibi “gerçekten önemli” meselelere odaklanan bir film festivali. Bu yıl 20 – 28 Mart tarihleri arasında 20. kez gerçekleşiyor. İnsan hakları ihlalleri, sosyal adaletsizlikler, hukukun üstünlüğü, çevresel krizler… Kısacası dünyanın ne kadar can yakan meselesi varsa hem belgesel hem kurmaca filmler aracılığıyla görünür … Devamı… »

Supergirl

Craig Gillespie’nin yönettiği ve Milly Alcock, Matthias Schoenaerts, Eve Ridley ile David Krumholtz’un oynadığı Supergirl, 26 Haziran 2026’da TME Films dağıtımıyla Warner Bros. tarafından vizyona çıkarılıyor.
Kara Zor-El’in hikâyesine ve Dünya’ya ayak basmadan önceki karanlık geçmişine ışık tutacak olan filmde acımasız bir düşmanın tehdidiyle karşı karşıya kalan Kara Zor-El, Supergirl kimliğiyle güçlerini beklenmedik bir yoldaşla birleştirirken; intikam ve adalet için çıktıkları bu yol, destansı bir yıldızlararası yolculuğa dönüşür. Film, Kara’nın içsel çatışmalarını, gücünün sınırlarını zorladığı anları ve karşı karşıya kaldığı tehdidin kapılarını aralıyor.

  • Basın Bülteni
  • Facebook
  • Fragman
  • IMDb

Supergirl yazısına devam et