Gözcü

Yuşa Ebrar Dursunoğlu’nun yönettiği kısa film Gözcü’nün başrollerinde Göksel Kayahan, Olimpia Ahenk Dourmouchev ve Mert Demirci yer alıyor. Sistemleri içeriden eleştiren bir film. Bu eleştiri, “ajan – gözlemci – av” kurgusal üçgeni aracılığıyla aktarılıyor. Gözlemci sistemin kendisini, ajan bu sistemin uygulayıcısını, av ise halkı temsil ediyor. Film, herkesin kendisine verilmiş rolü yerine getirmesinin gerçekten önemli olup olmadığını sorguluyor ve bu üçgenin bir unsurunun sistemin farkına varıp ona direnmeyi seçtiğinde nelerin değişebileceğini araştırıyor. Hikâye içinde, küresel güç yapılarının küçük ölçekli bir tezahürü var ve anlatının kökeni burada başlıyor.

Gözcü yazısına devam et

Yaparsın Şekerim!

Selçuk Metin’in yönettiği ve Haldun Dormen, Demet Evgar, Hakan Altıner ile Ayse Arman’ın oynadığı belgesel film Yaparsın Şekerim!, 27 Mart 2026’da CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Porte Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Dormen’in kariyer basamaklarını kronolojik bir akışla izleyen filmde ailesi, yakın dostları ve meslektaşlarıyla yapılan röportajları ve sanatçının kendi anlatımlarını da içeren  tanıklıklar da yer alıyor. Her zorlukta yeniden ayağa kalkan, her düşüşü yeni bir başlangıca dönüştüren Dormen’in hikâyesi sanatın bir meslek değil, bir yaşam biçimi olduğunu hatırlatıyor. “Yaparsın Şekerim” sözü, filmde yalnızca bir replik değil, bir hayat felsefesine dönüşür.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb

Yaparsın Şekerim! yazısına devam et

Jessie Buckley ve Christian Bale’in Başrollerini Paylaştığı Gelin! Filminden Yeni Fragman ve Afiş Yayınlandı

Oscar’a aday gösterilen yazar ve yönetmen Maggie Gyllenhaal’dan, başrollerinde Jessie Buckley ve Christian Bale’in yer aldığı Gelin! filmi geliyor. Dünyanın en etkileyici hikâyelerinden birine cesur ve başkaldırıcı bir yorum katan filmden yeni afiş ve fragman yayınlandı. Gelin!, TME Films dağıtımıyla 06 Mart’ta sinema salonlarında ve IMAX salonlarında yerini alacak. Filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Peter Sarsgaard, Jake Gyllenhaal ve Penelope Cruz yer alıyor. Senaryosunu Maggie Gyllenhaal’ın kaleme aldığı filmin yapımcıları arasında ise Emma Tillinger Koskoff, Talia Kleinhendler, Osnat Handelsman Keren bulunuyor.

  • Basın Bülteni
  • Yeni fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Jessie Buckley ve Christian Bale’in Başrollerini Paylaştığı Gelin! Filminden Yeni Fragman ve Afiş Yayınlandı yazısına devam et

Drakula

Luc Besson’un yönettiği ve Caleb Landry Jones, Christoph Waltz, Zoe Bleu ile Guillaume de Tonquedec’in oynadığı Drakula (Dracula: A Love Tale), 27 Mart 2026’da Başka Sinema dağıtımıyla Mars Production tarafından vizyona çıkarıldı.
15. yüzyılda karısının ölümü üzerine ölümsüz bir vampire dönüşen Kont Dracula, 400 yıl boyunca inzivaya çekilerek yaşamını sürdürür. Ancak günümüzde, geçmişteki büyük aşkına tıpatıp benzeyen bir kadının varlığını keşfetmesiyle yeniden harekete geçer. Bu süreçte bir grup bilim insanı ve din görevlisi, bu kadim varlığı ele geçirmek ve temsil ettiği karanlığı yok etmek için geniş bir araştırma başlatır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Drakula yazısına devam et

İKÇÜ Film Festivali’nde Ödüller Belli Oldu

Birincisi büyük bir başarıyla gerçekleştirilen ve kısa sürede sinemaseverlerin ilgi odağı haline gelen İKÇÜ Film Festivali, bu yıl yeniden perdelerini açıyor. 20 – 25 Nisan 2026 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilecek olan ve sinema sanatını geniş kitlelerle buluşturmayı ve nitelikli kısa film üretimini teşvik etmeyi amaçlayan İKÇÜ Film Festivali, sanatı toplumla buluşturma vizyonu doğrultusunda kentin farklı yerlerinde düzenlenecek kısa film gösterim ve etkinlikleriyle sinemaseverlerle biraraya gelecek. Kısa film gösterimlerin yanı sıra söyleşiler, yönetmen buluşmaları ve özel oturumlar da düzenlenecek festivalde 100.000 TL para ödülü de verilecek.

İKÇÜ Film Festivali’nde Ödüller Belli Oldu yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Anılar Birleştirir mi / Baba Anne Kız Kardeş Erkek Kardeş

Dünya prömiyerini yaptığı 82.Venedik Film Festivali’de büyük ödül Altın Aslan’ı kazanan Jim Jarmusch imzalı ‘Baba Anne Kız Kardeş Erkek Kardeş / Father Mother Sister Brother’ hem sinemalarda hem de MUBI’de eş zamanlı olarak gösterime giriyor. İstanbul Sinema Günleri’nde izlediğimizde vurulduğumuz 1984 yapımı siyah-beyaz ilk uzun metrajı ‘Cennetten de Garip / Stranger Than Paradise’ ile gönüllerimize yerleşen Amerikan … Devamı…»

Ferhan Baran Yazıyor: Kapitalist Düzenin Un Ufak Ettikleri / Kopma Noktası

Usta sinemacı Gus Van Sant, 6 yıl aradan çektiği ‘Kopma Noktası / Dead Man’s Wire’ ile 70’li yıllar sinemasına saygı duruşunda bulunuyor. Film, 1977 yılının karlı Şubat sabahında, Indianapolis yerel radyo istasyonu ‘WYCD’den Fred Heckman’ın sunumuyla (Colman Domingo) açılıyor. Efsanevi DJ’i arabasının radyosundan takip edenler arasında emlak piyasasına girmeye çabalayan küçük yatırımcı Anthony Kiritsis de (Bill Skarsgård) vardır. … Devamı…»

Uçan Köfteci, 06 Mart’ta Sinemalarda

Rezan Yeşilbaş’ın ilk uzun metraj filmi Uçan Köfteci, festival yolculuğunun ardından 06 Mart’ta sinemaseverlerle buluşuyor. Türkiye, Almanya ve Bulgaristan ortak yapımı olan ve Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen film, dünya prömiyerini 54. Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nin Bright Future bölümünde yapmıştı. IFFR’nin “özgün bir konu ve üslûba sahip uzun metrajlı ilk filmleri” bir araya getiren Bright Future seçkisinde yer alan film, eleştirmenlerden övgü dolu yorumlar aldı. Çekimleri Diyarbakır’da tamamlanan ve senaryosu gerçek bir karakterden ilham alınarak yazılan film, seyyar bir sokak köftecisinin “uçma” tutkusunun peşinden gitmesini konu alıyor.

Uçan Köfteci, 06 Mart’ta Sinemalarda yazısına devam et

İmzalı Backrooms Filminin Fragmanı ve Afişi Yayınlandı

YouTube’da milyonlarca izlenmeye ulaşarak kült bir fenomene dönüşen Backrooms serisi beyazperdeye taşınıyor. Filmin tekinsiz atmosferini ve sınırsız dünyasını yansıtan fragman ve afişi yayınlandı. TME Films dağıtımıyla 29 Mayıs’ta sinemalarda gösterime girecek film, bir mobilya showroomunun bodrum katında keşfedilen gizemli kapının ardından başlayan karanlık bir yolculuğu merkezine alıyor. Bu kapı, karakterleri sonu görünmeyen, devasa ve yaşayan bir organizma gibi davranan odalar labirentine sürüklüyor. Klostrofobik atmosferi, benzersiz analog korku estetiği ve psikolojik gerilimiyle öne çıkan Backrooms filmi sinemaseverleri bilinmezliğin içine davet ediyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

İmzalı Backrooms Filminin Fragmanı ve Afişi Yayınlandı yazısına devam et

Kıble: Bitlisli Belkıs

Mehmet Uzunmehmet’in yönettiği ve Elif Sayraç, Ecem Doğru, İlayda Çiloğlu ile Hicran Çalı’nın oynadığı Kıble: Bitlisli Belkıs, 03 Nisan 2026’da TME Films dağıtımıyla Siyah Perde tarafından vizyona çıkarıldı.
Öksüz ve yetim kalan Selma, Aysel ve Nurten adlı üç kız kardeş, çareyi cinni varlıklarla kurduğu bağ sayesinde köydeki insanlara, özellikle de hamile kadınlara şifa dağıtmasıyla tanınan büyücü Bitlisli Belkıs’da arar. Ancak halalarının sırt çevirmesiyle evsiz kalan kardeşler için imtihan şimdi başlayacaktır. Sığınacak bir çatı bulsalar da peşlerindeki kötülüğü de beraberlerinde getirmişlerdir. Bu kez o kötülük Bitlisli Belkıs’ı da sınayacaktır.

  • Basın Bülteni
  • Instagram
  • Fragman

Kıble: Bitlisli Belkıs yazısına devam et

Festivalin Özel Kitabı Uzak Yollardan Geldik Çıktı

Türkiye Almanya Film Festivali’nin 1992’den bugüne uzanan serüveni, Türkçe ve Almanca yayımlanan Uzak Yollardan Geldik / Von Weitem Gekommen adlı özel kitapta anlatılıyor. Türkiye ile Almanya arasında sinema aracılığıyla kurulan en uzun soluklu ve en tanınan kültürel köprülerden biri olan Türkiye Almanya Film Festivali, 34 yıla yayılan birikimini kitapla kalıcı hale getirdi. Festivalin kurucularından Adil Kaya’nın yayına hazırladığı kitap, festivalin yalnızca tarihini değil, iki ülke sineması arasındaki kültürel etkileşimi de katmanlı bir anlatıyla okurun önüne koyuyor.

Festivalin Özel Kitabı Uzak Yollardan Geldik Çıktı yazısına devam et

Soykırımın Anatomisi / Kurtuluş

Emin Alper’in 76. Berlin Film Festivali’nden zaferle dönen son filmi ‘Kurtuluş’ çok yerinde bir kararla sıcağı sıcağına gösterime girmiş bulunuyor. Auteur sinemacımızın beşinci uzun metrajı, dağdan inen Hazeran erkeklerinin iki PKK’lının cesedini güvenlik kuvvetlerine teslimiyle açılıyor. Evine dönen korucu Mesut’u (Caner Cindoruk) hamile eşi Gülsüm (Özlem Taş) ve elini öpen boy boy 4 evladı karşılıyor. Mesut tüfeğini duvara asıyor ancak bu geçici bir sulh anıdır. Akabinde köy dergâhında toplanan aşiret üyelerine Mesut’un kardeşi şeyh Ferit’in (Feyyaz Duman) verdiği vaazdan Hazeranların aşağı köyde oturan Bezariler ile ilişkilerinin tarihçesine vakıf oluyoruz.

Aynı tarihi kültür ve etnik kökenden gelen Hazeranlar ile Bezariler bir zamanlar sulh içine yaşarlarmış. Şeyh Ferit’in anlatımına göre, ne zaman ki Bezariler ticareti keşfetmiş ve tapuları alarak toprakların sahibi olmuşlar, işte o zaman denge bozulmuş, Hazeranlar yanaşmalara dönüşmüşler. Güneydoğu’da terör başlayınca devlet ya korucu olun ya da köyünüzü boşaltın talimatını vermiş. Bezariler köylerini terkedince, tepenin yukarısındaki komşuları bereketli topraklara sahip çıkarak refaha ulaşmış, şehir merkezinde mal mülk sahibi olmuşlar.

Şeyh Ferit bunları ‘Allah bizi mükâfatlandırdı, kuyular açtık, fındık pamuk ektik, Hazeranlar zenginleşti’ şeklinde ifade eder. Ne var ki terörün bitme noktasına gelmesiyle birlikte köylerine dönüş yapan ve tapulu topraklarını geri isteyen Bezariler de korucu olmak için dilekçe vermiştir. Bunun çoğu çiftçi olan Hazeranlar için yıkım olacağı aşikârdır. Hazeranları harekete geçiren ‘ekonomik olarak hayatta kalma mücadelesi’ iki komşu köy arasınraki husumeti tırmandırırken, antik Yunan trajedilerine konu olacak bir felâketin yaklaşmakta olduğunun ürpertisini hissederiz.

Alper’in 2012 yapımı ilk uzun metrajı ‘Tepenin Ardı’ Güneydoğu’da sürmekte olan savaşın alegorik temsilidir. Film iktidarı elinde tutanların düşman yaratma olgusu üzerinedir. Bu sayede cemaat kenetlenecek, iç düzendeki aksamalar göz ardı edilecektir. Hazeran aşiretinin düşman bellediği ise açık seçik ortadadır. ‘Zamanında başlarını ezmeliydik’ diyerek oklarını yönelttikleri, bu defa tepenin ardında değil, gece karanlığında ışıl ışıl aydınlanmış damlarıyla tepenin aşağısındaki Bezariler’dir.

İş, Mesut, Yılmaz (Berkay Ateş) ve karısı Fatma (Naz Göztan) önderliğinde cemaatin bir ‘kurtuluş’, bir ‘selamet’ ülküsüne kanalize edilmesine kalmıştır. Bu bilinçli bir planla değil, daha çok tekinsiz rüyalar doğrultusunda vücut bulacaktır. Mesut’un kaotik düşlerinde beliren alametler Hazeranların iktidar mücadelesine zemin hazırlar. Bezariler’in yanaşmasıyken eş olarak aldığı için şeyh babasının yüz çevirdiği Mesut karısından şüphe etmeye başlar. Bezariler’den Halil’in filmin finaline damga vuracak olan kızları misali doğan her ikiz çocuktan birinin şeytanın akıl çelici dölü olduğu sanrısına kapılır. Habil ile Kabil kıssasını bunun bir tezahürü olarak görür. Mesut’un gördükleri, aşiretin diğer erkeklerinin rüyalarına düştüğünde toplu bir cinnetin tetiklediği kıyım kaçınılmaz olacaktır.

‘Kurtuluş’ ‘bir topluluğun ne denli korkunç suçlar işleyebileceği üzerine bir film’. Alper’in de altını çizdiği gibi, ‘tarih ne yazık ki bu tür hikâyelerle dolu’. Ve bu dehşet verici olaylar ne yazık ki günümüzde, dün Bosna’da, Rojova’da, bugün Ukrayna’da, Gazze’de ve dünyanın farklı iklimlerinde yaşanmaya devam ediyor. Aynı ya da farklı kültürden halklar, farklı kutuplaşmalar, dinsel inanışlar ama yine Alper’in vurguladığı üzere temelde ekonomik çıkarlar ekseninde saldırıya uğruyor. Filistin’de süregelen utanç verici soykırım yaşanırken, ‘Kurtuluş’un anlattıkları bu noktada yerel bir çerçeveden geniş bir yelpazeye evriliyor. Batılı gelişmiş ülkelerin seyirci kaldığı ya da ekonomik çıkarları doğrultusunda sessizce izlediği katliamların metaforu haline geliyor.

Tarihçi – yazar yönetmenimiz, ‘Tepenin Ardı’ ve ‘Kurak Günler’in ardından Western ikonografisini kullanmayı sürdürüyor. Şeytani bir ruhun karısının ırzına geçtiğine tanık olduğu çok iyi çekilmiş ilk rüya sekansından başlayarak film boyunca düşler ile gerçeklik arasındaki çizgiyi geçirgen kılmış. İnançlar üzerinden metafizik alametlerin yön verdiği kitlesel iknanın dehşet verici yüzünü irdelemiş. 2009 yılında Mardin’de 44 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir olaydan esinlendiği hikâyesini Batman’ın Kırkat ile Mardin’in tarihi dokusuyla bilinen, terör nedeniyle terkedilmiş Süryani köyü Kıllıt’de (Dereiçi) çekmiş. Başta Cindoruk olmak üzere çocuklar dahil oyuncu performansı ile Barış Aygen – Ahmet Sesigürgil ikilisinin titiz sinematografisi çok başarılı. Giderek tırmanan paranoyanın adeta bir korku anlatısına dönüşmesinde, geçtiğimiz yılın en iyi filmlerinden ‘İki Savcı’dan anımsadığmız Christian Verbeek’in tekinsiz müzik çalışmasının önemli katkısı da unutulmamalı.

(05 Mart 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Cadılar Bayramı Katliamı

Michael Dougherty’nin yönettiği ve Anna Paquin, Brian Cox, Dylan Baker ile Rochelle Aytes’in oynadığı Cadılar Bayramı Katliamı (Die’ced: Reloaded – Trick ‘r Treat), 13 Mart 2026’da A90 Pictures dağıtımıyla Vista Motion tarafından vizyona çıkarıldı.
Korkuluk maskesiyle şehre dehşet salan Benny, önüne çıkan herkesi acımasızca ortadan kaldırır. Ancak bu kez yaşananlar sıradan, herhangi bir katliam değildir. Benny’ nin hedefinde belirli bir kişi vardır. Bu özel karşılaşma, yıllardır gömülü kalan sırları gün yüzüne çıkaracak ve ölümcül bir yüzleşmeyi tetikleyecektir. Hayatta kalma mücadelesi, nefes kesen bir kovalamacaya dönüşürken şehir kanla boyanır.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Cadılar Bayramı Katliamı yazısına devam et

Dedektif Reptır’ın Afişi Yayınlandı

TRT Çocuk’un sevilen karakteri Dedektif Reptır, ilk uzun metrajlı sinema filmiyle 13 Mart’ta beyazperdeye çıkmaya hazırlanıyor. Başrolde Emre Karayel’in sesiyle hayat bulan Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim filminin merakla beklenen afişi yayınlandı. Renkli ve dinamik tasarımıyla dikkat çeken afiş, çocuklardan büyük beğeni topladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı destekli yapım, dünyada ilk kez sanal prodüksiyon stüdyosu teknolojisini kullanarak gerçek kuklalarla dijital bir animasyon evrenini aynı perde üzerinde buluşturan film olma özelliğini taşıyor; bu sayede sinemaseverlere daha önce hiç görülmemiş canlı, renkli ve çok farklı bir görsel deneyim sunuyor.

Dedektif Reptır’ın Afişi Yayınlandı yazısına devam et

30. Türkiye Almanya Film Festivali, 27 Şubat ve 08 Mart Tarihleri Arasında Yapılıyor

İki ülkenin, Türkiye ve Almanya’nın sinema sanatını buluşturan 30. Türkiye Almanya Film Festivali bu yıl toplam 44 uzun film, kısa film ve belgesel sunuyor. Program kapsamında 2 film dünya prömiyerini, 5 yapım uluslararası prömiyerini ve 13 film Almanya prömiyerini festivalde gerçekleştirecek, 33 film Nürnberg’de ilk kez gösterilecek. Festivalin yarışma bölümlerinde 21 film, 9 ödül için yarışacak. Yönetmenlerle gerçekleştirilecek çok sayıda film söyleşisi ve tematik festival konuşmaları, güncel konuların derinlemesine ele alınmasına olanak sağlayacak. Festival bu yıl toplam olarak 80’den fazla sanatçıyı ağırlamayı hedefliyor.

30. Türkiye Almanya Film Festivali, 27 Şubat ve 08 Mart Tarihleri Arasında Yapılıyor yazısına devam et