11. Balkan Panorama Film Festivali’ne Başvuru İçin Son Çağrı

11. Balkan Panorama Film Festivali, bu yıl Danışma Kurulu’nun aldığı karara göre 25 Eylül – 01 Ekim 2026 tarihleri arasında İzmir’de “sonbahar festivali” olarak gerçekleştiriliyor. 19 Ocak 2026 tarihinde başlayan festival başvuruları 20 Mart 2026 tarihinde sona erecek. Sinemacılar ve filmcilerin 20 Mart 2029 tarihine kadar festivale başvuruda bulunmaya davet edildi. Rumeli Kültür, Sanat ve Eğitim Derneği tarafından düzenlenecek, bölgeden ve dünyadan ünlü sinemacıları İzmir’de buluşturacak olan festivalin Danışma Kurulu’nda István Szabó, Rade Šerbedžija, Petar Božović, Milcho Manchevski, Ediz Hun, Emel Göksu ve Igor Galo gibi sevilen tanınmış isimler bulunuyor.

11. Balkan Panorama Film Festivali’ne Başvuru İçin Son Çağrı yazısına devam et

Türkiye’de Kırgızistan Film Günleri 2026

Kırgız Cumhuriyeti Kültür, Bilgi ve Gençlik Politikası Bakanlığı’nın öncülüğünde, Kırgız Film Stüdyosu, Sinematografi Departmanı ve Kırgız Serial Yaratıcı – Üretim Birliği temsilcilerinin katılımı ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü katkılarıyla, 24 – 26 Mart 2026 tarihleri arasında Beyoğlu Atlas 1948 Sineması’nda Türkiye’de Kırgızistan Film Günleri düzenlenecek. Etkinliğin amacı, Türkiye sinemaseverlerini Kırgız sinemasıyla buluşturmak olarak belirlendi. Etkinlik kapsamında Kırgızistan’ın en tanınmış yönetmenlerine ait üç uzun metrajlı film, Kara Kızıl Sarı, Kaçkın ve Cennet 2 filmleri beyazperdeye gelecek.

Türkiye’de Kırgızistan Film Günleri 2026 yazısına devam et

76. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’nü Kazanan İlker Çatak Filmi Sarı Zarflar, Başrollerini Özgü Namal ve Tansu Biçer’in Paylaştığı Güçlü Oyuncu Kadrosuyla 27 Mart’ta Türkiye’de Sinemaseverlerle Buluşuyor

Bir önceki filmi Öğretmenler Odası ile Oscar adayı olan yönetmen İlker Çatak’ın Altın Ayı Ödüllü filmi Sarı Zarflar, Bir Film dağıtımıyla 27 Mart’ta Türkiye’de gösterime giriyor. İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak ve Enis Köstepen’in senaryosunu yazdığı film, bir ailenin idealleri ile hayatta kalma arzusu arasındaki etik ve politik yol ayrımlarını merkezine alıyor. Yeni oyunlarının prömiyer gecesi yaşananlar, Ankara’nın sanatçı çifti Derya ve Aziz’in hayatında geri dönülemez bir kırılmaya yol açar. Bir gecede hedef gösterilerek işlerini ve evlerini kaybeden çift, 13 yaşındaki kızları Ezgi ile birlikte İstanbul’a, Aziz’in annesinin yanına yerleşmek zorunda kalır.

76. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’nü Kazanan İlker Çatak Filmi Sarı Zarflar, Başrollerini Özgü Namal ve Tansu Biçer’in Paylaştığı Güçlü Oyuncu Kadrosuyla 27 Mart’ta Türkiye’de Sinemaseverlerle Buluşuyor yazısına devam et

Portekiz Aşkı

İsmail Şahin’in yönettiği ve Cansu Dere, Diogo Morgado, İsmail Demirci ile Marta Faial’ın oynadığı Portekiz Aşkı (Portuguese Love), önümüzdeki aylarda ????? dağıtımıyla Diopter Film – G-NR Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Yasemin, birlikte olduğu Yaman’ın ihanetini öğrendiğinde hayatını değiştirecek radikal bir karar alır. Sahte bir konforun içindeki yaşamını geride bırakarak, kendisini takip eden nişanlısından kaçarken plansız bir şekilde Lizbon’a giden uçağa biner. Arkadaşı Gönül’ün yardımıyla eski bir taş eve yerleşir, ancak bu evi Jose adlı yabancı biriyle paylaşmak zorunda kalması, hayatının yönünü tamamen değiştirir.

Portekiz Aşkı yazısına devam et

Iron Maiden: Burning Ambition

Malcolm Venville’nin yönettiği ve Chuck D, Simon Gallup, Scott Ian ile Tom Morello’nun oynadığı Iron Maiden: Burning Ambition, 08 Mayıs 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Universal Pictures tarafından vizyona çıkarılıyor.
Film, Iron Maiden’ın bir kültürel hareketin şekillenmesine nasıl katkı sağladığını, rock müziğe ve heavy metalin toplum ve kültür üzerindeki geniş etkilerine dair bakış açılarını nasıl zorladığını inceliyor. Grup üyelerinin yanı sıra Javier Bardem, Lars Ulrich ve Chuck D gibi isimlerle yapılan röportajlara yer veren bu çarpıcı film, Iron Maiden’ın tavizsiz vizyonuna ve dünya çapındaki hayran ordusuyla kurduğu sarsılmaz bağa yakın bir bakış sunuyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Iron Maiden: Burning Ambition yazısına devam et

Kremlin’in Büyücüsü

Olivier Assayas’ın yönettiği ve Paul Dano, Jude Law, Alicia Vikander ile Tom Sturridge’nin oynadığı Kremlin’in Büyücüsü (Le Mage du Kremlin – The Wizard of the Kremlin), 08 Mayıs 2026’da Başka Sinema dağıtımıyla Mars Production tarafından vizyona çıkarılıyor.
Film, 1990’ların başında Rusya’da, tiyatrodan televizyonculuğa geçen genç Vadim Baranov’un, yükselen KGB ajanı Vladimir Putin’in akıl hocası ve sağ koluna dönüşmesini izliyor. Bir dönem iktidarın odağında yer alan Vadim Baranov, gerçekle yalan, inançla manipülasyon arasındaki sınırları bulandırarak Rusya’nın şekillendirilmesinde ve otoriterliğin yükselişinde büyük rol oynuyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Kremlin’in Büyücüsü yazısına devam et

Korkudan Korkmak: Sarı Zarflar

Mesele, problemden değil problemin korkusundan korkmaktır. Çünkü o zaman, asla sonuca (çözüme) ulaşamazsınız. İlker Çatak’ın, yerelden çıkıp evrenseli kucaklayan 2026 Berlin Altın Ayı Ödüllü filmi “Sarı Zarflar”ın teması bu cümlede gizli. Bugün savaşan dünyanın yangınında, birçok alanda karşımıza çıkan, egemen erkin kendi iktidarını korumak için giderek daha bir otoriterleşmesi hatta koyu bir diktaya dönüşmesi öyküsü anlatılan.

2016’da başarısız darbe girişimi sonrası, darbeciler yerine solcu ve LGBTİ bireylerle sanatın her alanına saldıran ve asıl düşman olarak onu gören iktidarın naif, yalın ve alabildiğine sakin eleştirisi… Sadece bu mu? Bununla sınırlanabilir mi bir yaşam? Tabii ki, hayır! Sosyal, siyasal, ekonomik sorunlar aileye de yansıyor ve paramparça ediyor.

Derya (Özgü Namal) tiyatro oyuncusudur, eşi akademisyen ve oyun yazarı Aziz’in (Tansu Biçer) bir oyununun galasında valiyle fotoğraf çektirmediği için mimlenir. Sonrası kolaydır zaten… 1960’lı yılların sonlarından beri “sayın muhbir vatandaş” her zaman bulunabilir ve düzmece suçlamalar birbiri ardına gelir. Filmde olanları anlatmak yerine hemen her gazetenin manşetinde yer alan, televizyonlarda izlenen haberler yeterlidir.

Berlin Film Festivali, bu yıl, jüri başkanlığını yapan Wim Wenders’in tırnak içinde “tarafsız olmayı öne çıkararak savaştan yana konuşması”na karşın gerçekten politik bir filme büyük ödülü verdi. Tepki o denli büyüktü ki, Gümüş Ayı da (Kurtuluş, Emin Alper) yine bir politik öyküye verildi. Politika yaşamın her alanında, her anında… Nefes alsanız da almasanız da, yani sessiz kalıp kalmamanız önemli değildir, karar yukarıdan verilir ve suçlanırsınız. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın bütün otoriter yönetimlerinde bu böyledir.

İlker Çatak, “Sarı Zarflar”ı Almanya’da çekmiş. Ankara görünümlü Berlin ile İstanbul görünümlü Hamburg filmin ana mekânları; üniversite ve tiyatrolarıyla da. Gerçekten Brechtiyan bir yabancılaş(tır)ma. Evrensel olunca bir öykü, kentin o ya da bu olması değil, anlatılan öne çıkıyor.

Söze dayalı filmin yalın ve sakin akışı, kurgusunun da fazla hareket içermemesi oyuncuların, özellikle de Özgü Namal ve Tansu Biçer’in sırtına çok yük yüklemiş. İkisi de başarıyla kalkmışlar altından.

Bir mektupla (yetkili, onun bile gereksiz olduğunu dillendirir arsızca) yaşamları altüst olan akademisyen ve tiyatrocuların önünde bir seçenek kalmıştır: Onurlu duruşlarını sürdürmek ya da çözülmek. Derya ve Aziz, aslında liberal, kendileri dışındaki sorunlarla pek ilgilenmeyen ama sorumluluklarını yerine getirmekten de kaçınmayan insanlarken… işsiz kalınca, lise sınavların hazırlanan kızları için gelecek oluşturma mücadelesine girerler. Onlarla birlikte sarı zarf alan arkadaşları direnmeyi seçmişlerdir (Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerine gönderilen bir selam).

Gerilim o denli büyür ki, aralarında doğan (ç)atışma, kızlarına da sıçrar. Bir bölünme, parçalanma ile karşı karşıyadırlar.

(23 Mart 2026)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com