‘Gece Vardiyası / Late Shift’ hemşire Flora Lind’in (Leonie Beneschi) öğle civarı başlayıp ertesi gün sabah saatlerine kadar sürecek olan zorlu ve gergin çalışma mesaisini detaylı bir biçimde gözler önüne seriyor. 20 yıllık tecrübesiyle işinin ehli olan sağlık görevlisinin, ağırlıklı olarak kanser hastalarına hizmet verdiği halde personel eksiği bulunan serviste her bir hastaya yetişmeye çalışırken biz izleyiciler de sürecin insan üstü trafiğinden etkileniyor, bir gerilim filmi izler gibi heyecanlanıyoruz.
Dünya prömiyerini Berlinale’de yapan Petra Volpe imzalı yapımın dilimize ‘kadın kahraman’ olarak çevirebileceğimiz Almanca özgün adının ‘Heldin’ olması kuşkusuz çok anlamlı. Halen Berlin’den bir ödül çıkmasını beklediğimiz ‘Sarı Zarflar / Gelbe Briefe’nin yönetmeni İlker Çatak’ın imzasını taşıyan 2023 yapımı ‘Öğretmenler Odası / Das Lehrerzimmer’de yabancı kökenli öğrencisinin maruz kaldığı ayrımcı uygulamaya itiraz eden idealist Carla Nowak rolünde hayranlığımızı kazanmış olan Beneschi, saat gibi çalışan, disipliniyle birlikte yardıma muhtaç hastalarına güleryüzle ve şefkatle yaklaşan, Avrupa Film Akademisi ödülüne aday olmuş performansıyla bir kez daha ustalığını konuşturmuş.
‘Öğretmenler Odası’nı Almanya özelinde çağdaş Batılı demokratik toplum düzeninin bir minyatürü olarak yorumlamıştık. ‘Gece Vardiyası’nı yazan ve yöneten Volpe benzer bir metaforik anlatının peşinde değil. Saatler ilerledikçe hastalar arasında mekik dokuyuşu hızlanan Flora’nın teçhizat açısından gayet donanımlı bir devlet hastanesinde personal açığından kaynaklanan fiziki yetersizliği çağdaş Batı toplumlarını bekleyen küresel sağlık krizini haberliyor. İsviçre’nin Oscar aday adayı olarak seçilen filmin final jeneriğinde, 5 yıl sonrasında ülkede 30 bin hemşire açığı olmasının beklendiği ifade ediliyor. Eğitimli hemşirelerin % 36’sının sadece 4 yıl içinde mesleği bıraktığı bilgisi, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2030’a kadar dünya çapında 13 milyon hemşire açığıyla karşılaşılacağı öngörüsüyle irkiliyoruz.
Eşinden ayrılmış olduğu ve bir küçük kızı olduğu bilgisi dışında Flora hakkında bilgilendirilmiyoruz. Volpe’nin amacı onun fiziki koşusunu bir belgeselci titizliği ile yansıtmak olmuş belli ki. Flora bir atlet misali temposunu düşürmeden hastadan hastaya sörf yaptığı saatler boyunca, dayanılmaz ağrıları olan, doktorundan biyopsi sonucu bekleyen ya da demansın yarattığı korkuyla teselli bekleyen hastaların yanı sıra, oda kapılarında cevap bekleyen, yurt dışından telefonla arayıp görüşme talep eden hasta yakınlarıyla empati kurarak çözüm üretmeye çalışıyor. Mesaisi sona erip eve dönmek için otobüsüne bindiğinde ise vardiyası esnasında yeterince ilgilenemediği için suçluluk duygusu hissettiği hastasından kopamadığına tanıklık ediyoruz.
İsviçreli yönetmen, yaman bir gerilim hikâyesi tadı aldığını ifade ettiği Madeline Calvelage’nin ‘Unser Beruf is nicht das Problem: Es sind die Umstände’ adlı kitabından yola çıkmış ve fedakâr hemşirelere adadığı benzer bir çetin serüveni soluk soluğa beyazperdeye taşımış.
(18 Şubat 2026)
Ferhan Baran









