Kurtuluş Projesi

Phil Lord ile Christopher Miller’in yönettiği ve Ryan Gosling, Sandra Hüller, Lionel Boyce ile Ken Leung’un oynadığı Kurtuluş Projesi (Project Hail Mary), 20 Mart 2026’da TME Films dağıtımıyla Sony Pictures tarafından vizyona çıkarıldı.
Fen bilgisi öğretmeni olan Ryland Grace, Dünya’dan ışık yılları uzaklıktaki bir uzay gemisinde gözlerini açar. Görevinin, Güneş’i yok edecek gizemli bir maddeyi durdurmak olduğunu hatırlayan Ryland Grace, insanlığı kurtarmak için özel bilgilerine ve sıra dışı zekâsına güvenmek zorundadır. Ancak hiç beklenmedik bir dostlukla karşılaşınca bunu tek başına yapmak zorunda kalmaz.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2 / 3
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor

Kurtuluş Projesi yazısına devam et

Portakal Bahçesine Düşen Bombalar / Senden Geriye Kalan

‘Senden Geriye Kalan / Ally Baqi Mink – All That’s Left of You’ Filistin trajedisini üç kuşak Filistinli bir ailenin 75 yıllık yaşamı çerçevesinde anlatan ve her kuşağın yaşadığı travmayı izleyerek günümüze kadar gelen epik bir belge-kurgu yapıt. Film, 1988 yılında Batı Şeria’daki intifada sırasında açılıyor. Hammad ailesinin üçüncü kuşağından genç Nur (Muhammad Abed Elrahman) bir protestoya katılıyor. İsrail askerleri gerçek kurşunlarla müdahale ettiği sırada, ani bir geçişle gencin annesi Hanan (Cherien Dabis) yakın plan yüzümüze bakarak olan biteni anlatmaya başlıyor.

Filmin yönetmenliğini de üstlenmiş olan Dabis bizlere şöyle diyor: ‘Sizi suçlamaya gelmedim. Oğlumun başına gelenleri anlatmaya geldim. Ama iyice anlayabilmeniz için söze dedesinin hikâyesinden başlamam gerekiyor’. Ve böylece 1948 senesine, İngiliz mandası altındaki Filistin topraklarının bölgede kurulacak İsrail Devleti’ne peşkeş çekildiği yıllara dönüyoruz. Deniz kıyısındaki mis kokulu Yafa kentinin önde gelen portakal ihracatçılarından biri olan Hammad ailesi, işgâl altındaki topraklarını Nazi zulmünden kaçan Yahudilere teslim etmemeye kararlıdır. Lâkin sözlerini tutmayan İngilizlerin arkadan bıçakladığı Filistin halkı, hakkın hukukun tanınmadığı kaos ortamında evlerini, bombalanan portakal bahçelerini geride bırakmak zorunda kalır. İsrail askerlerine direndiği için çalışma kampına gönderilen ailenin reisi Şerif (Adam Bakri) hasta karısı ve üç çocuğunun göç etmek zorunda kaldığı Nablus kentine döndüğünde kendi topraklarında birer mültecidirler artık.

Aradan 30 yıl geçtiğinde, böbrek bekleyen anne Münire (Maria Zreik) ölmüştür. Kızlar evlenip uzak diyarlara göç ederken, oğul Salim (Saleh Bakri) karısı, çocukları ve iyice yaşlanmış baba Şerif (Mohammad Bakri) ile birlikte işgâl altında bulunan Batı Şeria’daki baskı altında yaşamaya çalışır. Ardı arkası kesilmeyen silâh sesleri, keyfe keder sokağa çıkma yasaklarıyla İsrail devleti ve askerlerinin zulmü sürmektedir. Şerif’in ‘tüm ülkeyi ele geçirmeden durmayacaklar’ sözü bir kehanet değil o günden bugüne yaşanıyor olanların, Yafa’dan Gazze’ye bir halkın yavaş yavaş yerinden yurdundan edilme sürecinin tespitidir.

İlkokul öğretmeni halim selim Salim, bir sokağa çıkma yasağı bahanesiyle oğlu Nur’un gözleri önünde aşağılanıp hakarete uğradıktan sonra küçük çocuğun öfke dolu bakışlarına hedef olur, ailesi ve vatanını savunmamakla suçlanır. Bu kızgınlıkla büyüyen Nur, başta tanık olduğumuz çatışmada başından vurulmuştur. Ve bundan sonrası başka bir trajedinin öyküsüdür. Çocuklarının ameliyatı için yıllar önce koparıldığı, şimdi bir İsrail kenti olan Yafa-Tel Aviv’e izin belgesi ile dönebilen Salim ile karısı, beyin ölümü gerçekleşen evlatlarını kaybeder. Yaslı anne baba, büyük olasılıkla İsrail vatandaşları için talep edilen organ bağışı teklifini kabûl edecek midir?

Yönetmen Cherien Dabis’i bizde festivallerde gösterilmiş, Filistinli bir ana oğulun daha huzurlu yeni bir yuvaya kavuşma umudu taşıyarak, kazandıkları yeşil kart piyangosuyla işgal altındaki Batı Şeria’dan yeni Chicago’ya göç edişini anlattığı, Cannes’dan FIPRESCI ödüllü 2009 yapımı ilk uzun metrajı ‘Amreeka’dan hatırlıyoruz. Filistinli göçmen bir ailenin ferdi olarak Ohio ve Ürdün’de yetişmiş, Columbia Üniversitesi’nde güzel sanatlar okumuş olan sinemacı, bu kez daha geniş çaplı bir freske soyunmuş, işgâl edilmiş ana yurdunun ebeveynlerinden dinlediği trajik geçmişini yaklaşık 2,5 saat süren epik bir kurguyla sinemaya aktarmış. Halen yaşanmakta olan Gazze soykırımının evveliyatını ibret için tüm dünyaya anlatan ve geniş yığınlara ulaşmasını umduğum bu etkileyici yapım, olgun sinema dili, Tina Baz imzalı yaman kurgusu, Beyrut asıllı Christopher Aoun’un çarpıcı görüntüleri ve üçü Bakri ailesinden olmak üzere başarılı oyuncularıyla övgüyü hak ediyor. Ürdün’ün Oscar aday adayı olan yapımın, en iyi yabancı film dalında iddialı olacağını düşünüyorum.

(18 Kasım 2025)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Ferhan Baran Yazıyor: Ayrılık Vakti / Mavi Ay

Auteur sinemacı Richard Linklater’ın Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan son çalışmalarından ‘Mavi Ay / Blue Moon’, klasik Amerikan müzikallerinin efsanevi bestecisi Richard Rogers’ın yıllardır birlikte çalıştığı söz yazarı Lorenz Milton Hart’dan kopuşunun ardından, bir diğer söz üstadı Oscar Hammerstein II ile birlikte kotardığı ‘Oklahoma!’ adlı sahne oyununun prömiyeriyle açılıyor. Amerikan halkının … Devamı…»

Haluk Bilginer ve Feyyaz Yiğit 14 Kasım’da Vizyona Girecek Olan Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana Filmini Anlattılar

Son dönemin başarılı projelerinde yer alan Feyyaz Yiğit ile  Haluk Bilginer’in başrollerini paylaştığı Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana filmi 14 Kasım 2025 Cuma günü sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Her projede oyunculuğuyla herkesi kendine hayran bırakan usta oyuncu Haluk Bilginer, Yan Yana filmiyle ilgili görüşlerini, filmde canlandırdığı boynundan aşağısı tutmayan Refik’i ve Feyyaz Yiğit’le olan partnerliğini anlattı.

Haluk Bilginer ve Feyyaz Yiğit 14 Kasım’da Vizyona Girecek Olan Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana Filmini Anlattılar yazısına devam et

Zootropolis 2’nin Sürprizleri Devam Ediyor: Fırat Albayram ve Ceyda Kasabalı, Seslendirme Kadrosunda

Zootropolis 2’nin (Zootopia 2) seslendirme kadrosuna Ceyda Kasabalı ve Fırat Albayram katıldı. İlk kez bir animasyon filminde seslendirme yapan ünlü çift, karakterlerine sesleriyle hayat verdiler. Sanatçılar, Lynxley’ler ailesinin iki üyesine ses veriyor. Fırat Albayram, Cattrick Lynxley, Ceyda Kasabalı ise Kitty Lynxley için mikrofon başına geçti. Filmin orijinal seslendirmesinde bu sevilen iki karaktere ünlü Macaulay Culkin ve Brenda Song ikilisi ses veriyor. Zootropolis şehrinin nüfuzlu ailelerinden biri olan Lynxley’ler bir vaşak ailesi ve oldukça tekinsiz bir tarafları var.

  • Basın Bülteni
  • Seslendirme videosu için tıklayınız: 1 / 2 / 3 / 4
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Zootropolis 2’nin Sürprizleri Devam Ediyor: Fırat Albayram ve Ceyda Kasabalı, Seslendirme Kadrosunda yazısına devam et

Hizmetçi (Yönetmen: Paul Feig)

Paul Feig’in yönettiği ve Sydney Sweeney, Amanda Seyfried, Brandon Sklenar, Michele Morrone ile Elizabeth Perkins’in oynadığı Hizmetçi (The Housemaid), 09 Ocak 2026’de TME Films dağıtımıyla TME Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Hapishaneden şartlı tahliye ile çıkan ve yeni bir başlangıç arayan Millie, çok varlıklı Nina ve Andrew Winchester çiftinin malikanesinde hizmetçi olarak işe başlar. Ancak bu oldukça lüks evin kusursuz görünen duvarları arasında karanlık ve tehlikeli sırlar gizlidir. Millie, işverenlerinin göründüğünden daha dengesiz olduuklarını fark ettiğinde, hayatta kalabilmek için içinden çıkılması çok güç bir oyunun parçası olur.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman: 1 / 2 / 3 / 4
  • IMDb

Hizmetçi (Yönetmen: Paul Feig) yazısına devam et

Before Üçlemesi, Boyhood ve Waking Life ile Modern Sinemanın En Özgün Hikâye Anlatıcılarından Biri Olan Richard Linklater, Bir Kez Daha Ethan Hawke’la Buluşuyor

Yönetmenliğini Richard Linklater’ın üstlendiği ve Margaret Qualley, Andrew Scott ve Ethan Hawke’ın başrollerini paylaştığı Mavi Ay (Blue Moon), dünya prömiyerini 75. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde yaptı ve Scott’a En İyi Yardımcı Oyuncu Gümüş Ayı Ödülü’nü kazandırdı. Broadway’in altın çağının unutulmaz söz yazarlarından Lorenz Hart’ın yaşamından esinlenen film, müzik ve dostluğun iç içe geçtiği özel döneme içten bir bakış sunuyor.

Before Üçlemesi, Boyhood ve Waking Life ile Modern Sinemanın En Özgün Hikâye Anlatıcılarından Biri Olan Richard Linklater, Bir Kez Daha Ethan Hawke’la Buluşuyor yazısına devam et

Yeni Hikâye, İbi: Uzay Görevi’nin Teaser’ı Yayında

Sevilen animasyon kahramanları İbi ve arkadaşlarının yeni macerası İbi: Uzay Görevi’nin merakla beklenen teaser’ı yayınlandı. Teaser kısa sürede 1 Milyon 700 bin izlenme aldı. Heyecan dolu yeni bir görev için yola çıkan İbi ve arkadaşları 28 Kasım’da sinema izleyicisiyle buluşmak için gün sayıyor. Barış, dostluk ve umut dolu bir hikâyenin içerisinde yer alacak İbi ve arkadaşlarının uzay macerası büyük – küçük demeden tüm sinemaseverleri beyazperdeye kilitleyecek. İbi: Uzay Görevi, süresi boyunca izleyicileri  sadece eğlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda “İyiliğin ve dayanışmanın galaksiler ötesinde bile birleştirici güç” olduğunu küçüklere hatırlatacak.

  • Basın Bülteni
  • Teaser’ı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Yeni Hikâye, İbi: Uzay Görevi’nin Teaser’ı Yayında yazısına devam et

Derinlikli ve Gerçekçi: Bir Şair

“İyi mizah, betimlediği dünyayı kabûl eder ve aynı zamanda bizi sorgular. Büyük sanatın yapması gereken de budur. Büyük felsefenin yapması gereken de budur. Mizahı diğerlerinden ayıran şey, bunu başaran günlük bir pratik olmasıdır.” – Simon Critchley

Gerçekçi mizah her şeyi sorgularken yol da gösterir, Simon Critchley’in dediği gibi… Şairler kelimelerden dünya yaratan insanlardır. Sözcüklere verdikleri anlam(lar)la yepyeni hayatlara fırsat tanırlar. Eskilerin deyimiyle, “nevi şahsına münhasır”dırlar, gündelik yaşamla pek araları yoktur, ama hayatın içinde olmaları gerekir. Tutunamayanlardandırlar desek yeridir belki de. Çünkü sadece şairlikle hayatı sürdürmek sanıldığı kadar kolay değildir.

Gençken önemli ödüller de kazanan ve şairlikle yaşamayı seçen ama başarılı olamayan Oscar Restrepo (Ubeimar Rios), yönetmen Simon Mesa Soto’nun bu gerçekçi, gerçekçi olduğu kadar derinlikli, derinlikli olduğu kadar (kara) komediye varan filmini neredeyse tek başına taşıyor. Oscar bir şair, ama şair olarak kimsenin umursamadığı biri… Annesinin (Margarita Soto) yanında, hâttâ ondan para isteyerek alkolikliğin batağında sürünerek yaşar. Ayrıldığı eşinden olan kızı Daniela’yı (Allison Correa) mutlu edebilmek için her şeyi yapmaya hazır. Eskiden gelen öğretmenlik tekliflerini çevirirken, kızının okul taksitini ödeyebilmek için bu kez kabûl eder. Derslere de içkili girdiği için öğrenciler de umursamaz onu.

Hayatın kime neyi ne zaman ve kadar göstereceği bilinmez. Oscar, Yurlady (Rebeca Andrade) adlı öğrencisinin defterine karaladığı şiiri görünce, onunla daha yakın ilgilenir. Öğrencisiyle ilgilenmesi iyi bir şeydir de, genç kızın şiirle pek ilgisi olmadığı gibi yoksul ailesinin biraz da yasadışı para kazanma arzusu nedeniyle sıkıntı yaşar. Filmin belki de en evrensel, dünyanın hemen her yerinde insanın başına gelebilecek bir durumla karşı karşıya kalır. Ne mi olur? “Tilki tilkiliğini anlatana kadar post elden gidermiş” der bir atasözü.

Soyut sanat(çılık) ile somut yaşama savaşı arasında gelip giden bir film… Genel anlamda kültürel birikimi olmayanların, kısa yoldan köşeyi dönme hevesi, şairin ideallerinin insanlara ulaşamadığının, ne denli havada kaldığının, dahası yaşamı bile zorladığının anlatımı. Filmin Berlin’de aldığı “Belirli Bakış” ödülü, sadece konusuyla değil, çekim tekniğiyle de farklı. Sanki 35 mm. çekilmiş izlenimi veren, gerçekçi görüntüler, bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyor. Tabii, izleyicinin merakı da kabarıyor.

(17 Kasım 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

İsimsiz Eserler Mezarlığı

Melik Kuru’nun yönettiği ve Manolya Maya, Ekremcan Arslandağ, Tuğrul Tülek ile Tülin Özen’in oynadığı İsimsiz Eserler Mezarlığı, önümüzdeki aylarda Başka Sinema dağıtımıyla Demeli Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Aslı’nın hayatı zordadır. Sanat akademisinde üçüncü yılındadır ancak fotoğraflarını henüz ne kendine ne de etrafındakilere kabul ettirememiştir. Ev arkadaşı Murat, çareyi fotoğrafları galerilere pazarlamakta arar. İlk sergi beklenmedik bir gelişmeyle mahvolur. Aile evine geri döner, baba mesleğine el atmak zorunda kalır. Bütün bu anlam kakofonisi içinde hayatta neyin kıymetli olduğu sorusunun cevabı belirsizdir.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

İsimsiz Eserler Mezarlığı yazısına devam et

Film-Yön Akademi Başlıyor: Türk Sinemasının Ustaları ile Dört Günlük Yoğun Program

Sinemamızın önde gelen isimlerini bir araya getiren Film-Yön Akademi, 16, 17, 18 ve 29 Kasım 2025 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştiriliyor. Sinema üretim süreçlerini deneyim aktarımıyla tartışmaya açmayı hedefleyen Film-Yön Akademi, sektörün yaratıcı isimlerini yeni kuşak sinemacılarla buluşturmayı amaçlıyor. Dört günlük süre boyunca oyunculuk, yönetmenlik, senaryo, sanat yönetmenliği, kurgu, yapımcılık, film okuması gibi oturumlar gerçekleştirilecek.

Film-Yön Akademi Başlıyor: Türk Sinemasının Ustaları ile Dört Günlük Yoğun Program yazısına devam et

Ankara’da Festival Coşkusu 13 Kasım’da Başlıyor

Türkiye’nin en köklü festivallerinden Ankara Film Festivali, bu yıl 36. kez izleyicilerle buluşuyor. 13 – 21 Kasım 2025 tarihleri arasında Kızılay Büyülüfener Sineması’nda gerçekleşecek festival, 17 ülkeden 59 yönetmenin toplam 55 filmini Ankaralılarla buluşturacak. Festivalin 13 Kasım Perşembe akşamı Şinasi Sahnesi’nde gerçekleşecek açılış töreninde, Zuhal Olcay, Rutkay Aziz, Demet Evgar, Selman Nacar ve Sinematek – Sinemaevi’ne Onur Ödülleri sunulacak. İran’dan Almanya’ya, Çekya’dan Kolombiya’ya, dünya sinemasının en yeni ve ödüllü örneklerinin gösterileceği festival bir hafta boyunca Ankaralılara sinema coşkusu yaşatacak.

Ankara’da Festival Coşkusu 13 Kasım’da Başlıyor yazısına devam et

İlker Aksum, Olay Para’ya Işınlandı

Türk sinemasının yeni ikilisi olmaya aday Kıvanç Baran Arslan ve Kadir Polatcı’nın başrollerini paylaştığı komedi filmi Olay Para, sürpriz bir misafirle çok konuşulacak. Kült film Vavien’de hayat verdiği karakteriyle hafızalara kazınan İlker Aksum, buradaki karakterine selam çakarak, Olay Para’da da oyunculuğunu konuşturdu. Sıcak enerjisiyle hem kamera önünde hem de sette keyifli anlar yaratan Aksum, Kıvanç Baran Arslan’ın davetini kırmadı ve kısa bir rol ile kadroya katıldı.

İlker Aksum, Olay Para’ya Işınlandı yazısına devam et

Sihirbazlar Çetesi: Daha Bir Şey Görmediniz, 12 Kasım Çarşamba Günü Vizyona Giriyor

İlk iki filmiyle hafızalara kazınan ve dokuz yıl aradan sonra beyazperdeye dönmeye hazırlanan Sihirbazlar Çetesi: Daha Bir Şey Görmediniz’ (Now You See Me: Now You Don’t) izleyiciyi sihirli oyunların yer aldığı bir maceraya davet ediyor. Film, TME Films dağıtımıyla 12 Kasım’da izleyicilerle buluşacak. Serinin üçüncü filmi, izleyiciyi yeniden zekice planlanmış illüzyonların, güçlü ters köşelerin ve sürprizlerin hakim olduğu yepyeni bir dünyanın içine davet ediyor.

Sihirbazlar Çetesi: Daha Bir Şey Görmediniz, 12 Kasım Çarşamba Günü Vizyona Giriyor yazısına devam et

Long Play Müzik Filmleri Festivali’nde Finale Kalan Belgesel Filmler ve Jüri Açıklandı

Müziğin sinemayla kesiştiği yepyeni bir festival için geri sayım başladı. Bu yıl ilk kez 05 – 07 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleşecek Long Play Müzik Filmleri Festivali, belgesel sinemacı Gökçe Kaan Demirkıran’ın öncülüğünde, İstanbul’un kalbinde müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirecek. Festivalin merakla beklenen jüri kadrosunda oyuncu Fadik Sevin Atasoy, müzisyen ve söz yazarı Koray Candemir, gazeteci Melis Danişmend, müzisyen ve besteci Cenk Taner, müzisyen ve vokalist Deniz Özbey, yönetmen Mehmet Güreli, senarist Barış Erdoğan ve müzisyen Resa Saffa Park yer alıyor.

Long Play Müzik Filmleri Festivali’nde Finale Kalan Belgesel Filmler ve Jüri Açıklandı yazısına devam et