Derinlikli ve Gerçekçi: Bir Şair

“İyi mizah, betimlediği dünyayı kabûl eder ve aynı zamanda bizi sorgular. Büyük sanatın yapması gereken de budur. Büyük felsefenin yapması gereken de budur. Mizahı diğerlerinden ayıran şey, bunu başaran günlük bir pratik olmasıdır.” – Simon Critchley

Gerçekçi mizah her şeyi sorgularken yol da gösterir, Simon Critchley’in dediği gibi… Şairler kelimelerden dünya yaratan insanlardır. Sözcüklere verdikleri anlam(lar)la yepyeni hayatlara fırsat tanırlar. Eskilerin deyimiyle, “nevi şahsına münhasır”dırlar, gündelik yaşamla pek araları yoktur, ama hayatın içinde olmaları gerekir. Tutunamayanlardandırlar desek yeridir belki de. Çünkü sadece şairlikle hayatı sürdürmek sanıldığı kadar kolay değildir.

Gençken önemli ödüller de kazanan ve şairlikle yaşamayı seçen ama başarılı olamayan Oscar Restrepo (Ubeimar Rios), yönetmen Simon Mesa Soto’nun bu gerçekçi, gerçekçi olduğu kadar derinlikli, derinlikli olduğu kadar (kara) komediye varan filmini neredeyse tek başına taşıyor. Oscar bir şair, ama şair olarak kimsenin umursamadığı biri… Annesinin (Margarita Soto) yanında, hâttâ ondan para isteyerek alkolikliğin batağında sürünerek yaşar. Ayrıldığı eşinden olan kızı Daniela’yı (Allison Correa) mutlu edebilmek için her şeyi yapmaya hazır. Eskiden gelen öğretmenlik tekliflerini çevirirken, kızının okul taksitini ödeyebilmek için bu kez kabûl eder. Derslere de içkili girdiği için öğrenciler de umursamaz onu.

Hayatın kime neyi ne zaman ve kadar göstereceği bilinmez. Oscar, Yurlady (Rebeca Andrade) adlı öğrencisinin defterine karaladığı şiiri görünce, onunla daha yakın ilgilenir. Öğrencisiyle ilgilenmesi iyi bir şeydir de, genç kızın şiirle pek ilgisi olmadığı gibi yoksul ailesinin biraz da yasadışı para kazanma arzusu nedeniyle sıkıntı yaşar. Filmin belki de en evrensel, dünyanın hemen her yerinde insanın başına gelebilecek bir durumla karşı karşıya kalır. Ne mi olur? “Tilki tilkiliğini anlatana kadar post elden gidermiş” der bir atasözü.

Soyut sanat(çılık) ile somut yaşama savaşı arasında gelip giden bir film… Genel anlamda kültürel birikimi olmayanların, kısa yoldan köşeyi dönme hevesi, şairin ideallerinin insanlara ulaşamadığının, ne denli havada kaldığının, dahası yaşamı bile zorladığının anlatımı. Filmin Berlin’de aldığı “Belirli Bakış” ödülü, sadece konusuyla değil, çekim tekniğiyle de farklı. Sanki 35 mm. çekilmiş izlenimi veren, gerçekçi görüntüler, bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyor. Tabii, izleyicinin merakı da kabarıyor.

(17 Kasım 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Film-Yön Akademi Başlıyor: Türk Sinemasının Ustaları ile Dört Günlük Yoğun Program

Sinemamızın önde gelen isimlerini bir araya getiren Film-Yön Akademi, 16, 17, 18 ve 29 Kasım 2025 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştiriliyor. Sinema üretim süreçlerini deneyim aktarımıyla tartışmaya açmayı hedefleyen Film-Yön Akademi, sektörün yaratıcı isimlerini yeni kuşak sinemacılarla buluşturmayı amaçlıyor. Dört günlük süre boyunca oyunculuk, yönetmenlik, senaryo, sanat yönetmenliği, kurgu, yapımcılık, film okuması gibi oturumlar gerçekleştirilecek.

Film-Yön Akademi Başlıyor: Türk Sinemasının Ustaları ile Dört Günlük Yoğun Program yazısına devam et

Ankara’da Festival Coşkusu 13 Kasım’da Başlıyor

Türkiye’nin en köklü festivallerinden Ankara Film Festivali, bu yıl 36. kez izleyicilerle buluşuyor. 13 – 21 Kasım 2025 tarihleri arasında Kızılay Büyülüfener Sineması’nda gerçekleşecek festival, 17 ülkeden 59 yönetmenin toplam 55 filmini Ankaralılarla buluşturacak. Festivalin 13 Kasım Perşembe akşamı Şinasi Sahnesi’nde gerçekleşecek açılış töreninde, Zuhal Olcay, Rutkay Aziz, Demet Evgar, Selman Nacar ve Sinematek – Sinemaevi’ne Onur Ödülleri sunulacak. İran’dan Almanya’ya, Çekya’dan Kolombiya’ya, dünya sinemasının en yeni ve ödüllü örneklerinin gösterileceği festival bir hafta boyunca Ankaralılara sinema coşkusu yaşatacak.

Ankara’da Festival Coşkusu 13 Kasım’da Başlıyor yazısına devam et