Üzgünüm, Bebeğim

Eva Victor’un yönettiği ve Eva Victor, Naomi Ackie, Louis Cancelmi ile Lucas Hedges’in oynadığı Üzgünüm, Bebeğim (Sorry, Baby), 12 Aralık 2025’de Bir Film dağıtımıyla Fabula Films tarafından vizyona çıkarılıyor.
Film, travma ile baş etme hakkında komik, hüzünlü, anlayışlı, acı verici, sıcak, şefkatli, göz yaşartıcı ve neşeli olmayı başarıyor. Cannes ve Sundance Film Festivali’nde büyük övgü toplayıp 2025 yılına damga vuran film, üniversitede öğretim görevlisi olan genç Agnes, çok kötü ve sarsıcı bir olay yaşamıştır. Beş yıla yayılan zaman dilimine konuk olduğumuz hikâyede hayat normal devam etmektedir; en azından Agnes’in çevresindeki herkes için.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2 / 3
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor

Üzgünüm, Bebeğim yazısına devam et

Çanakkale Film Festivali

Bu yıl ilki düzenlenen Çanakkale Film Festivali, 27 – 29 Kasım 2025 tarihleri arasında sinemaseverlerle bir araya geliyor. Üç gün sürecek olan festival T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle, Çanakkale Valiliği iş birliği ve Gelibolu Belediyesi’nin katkılarıyla hayata geçiyor ve düzenleniyor. Gerçekleştirilecek festival programı Çanakkale Kültür Turizm ve Sanat Derneği’nin organizasyonuyla birleşerek zengin bir içerik sunuyor. Festival, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nın katkılarıyla, sinema sanatını, bölgenin kültürel mirasıyla buluşturmayı amaç ediniyor.

Çanakkale Film Festivali yazısına devam et

Tayfun Pirselimoğlu’nun Yönettiği İdea 28 Kasım’da Sinemalarda

Tayfun Pirselimoğlu’nun yönettiği İdea, 28 Kasım’da gösterime giriyor. Tarhan Karagöz, Nalan Kuruçim, Ercan Kesal ve Jale Arıkan’ın oynadığı filmde Kemal şehirden uzakta, bir iş adamına ait boş bir villada bekçi olarak çalışmaktadır. Şehirden bir gece geç saatte dönerken, tek başına yolculuk yaptığı otobüse tuhaf bir adam biner, Kemal’in yakınına oturur. Adam bir süre sonra indiğinde Kemal adamın boşalttığı koltukta küçük bir kitap görür. Kapağında İdea yazan kitabı amaçsızca karıştırıp geri bırakır. Kemal’in hayatı o andan itibaren cehenneme döner. Açıklanmayan bir suçla itham edilir. Sonrasında gizli bir örgütün lideri muamelesi görerek tutuklanır. Kemal artık bir başkasıdır.

Tayfun Pirselimoğlu’nun Yönettiği İdea 28 Kasım’da Sinemalarda yazısına devam et

Duygusu Yoğun, Anlatımı Güçlü: Amrum

Sanatın evrensel olmasının temelinde yatan mesaj vermekten çok duygulara seslenmesidir. İzleyici ne isterse o çerçeveden bakarak algılar ve yorumlar. Resimde, özellikle soyut resimde, heykelde, müzikte, dansta bu çok kolay ve açıkça görülür. Edebiyatta ve sinemada bir “anlam” arama peşindedir izleyiciler; sosyal ve siyasal dünyalarının ışığında. Orada da estetik öne çıktığında mesajdan çok duygu güçlenir ve okur (izleyici de tabii) kendince bir duygu süzer. Sinemada bunun örneği çokça var olmasına karşın, alışkanlıklarımızın da etkisiyle hep bir “mesaj” aradığımız için ya beğeniyoruz ya beğenmiyoruz. Oysa düşünmeye yöneltse de kararı biz versek…

Fatih Akın, yeni filmi “Amrum”da, Hark Bohm ile birlikte bu duyguyu yaşatıyor bizlere. Akın, Amrumlu Bohm’u ustası olarak tanımlıyor ve onun yaşanmışlığından yola çıkarak yazdığı senaryoyu birlikte geliştirerek bir psikolojik gerilimle mahalle (toplumsal) baskısının nelere mal olabileceğini gösteriyor. Amrum, Danimarka’ya yakın, Almanya’nın Kuzey Denizindeki bir adası.

2. Dünya Savaşı’nın son dönemine götürüyor film bizleri. Savaşın etkisi neredeyse uğramamış diyebileceğimiz, ama insanlar üzerindeki psikolojisinin yakıcı ve yıkıcı düzeyde olduğunu gördüğümüz Amrum’da, bir ailenin yaşadıklarına tanık oluyoruz. Babası Nazi askeri olunca, ister istemez Nazi, Hitler yanlısı ailenin büyük oğlu Nanning, iki kardeşi, annesi ve teyzesiyle yaşamaya çalışıyor. Ne iş bulsa (Nazi yanlısı annesinin ispiyonculuğuyla işinden olması gerçekten dokunuyor insana) yapıyor, yeter ki annesine beyaz ekmek tereyağı ve bal yedirebilsin. Düşünün zorluğu… Adada herkes Amerika’ya gitmiş gelmiş. Savaş nedeniyle göçmenler de var… bu ırkçılığı da körüklüyor ister istemez.

Asıl olarak savaş dönemi olmasına karşın film, günümüzde yaşanan göçlerle de açlıkla da küresel ısıtma ile kuraklık ve seller nedeniyle yaşanan olumsuzlukları da anlatıyor.

Fatih Akın’ın, durmuş oturmuş sineması, yalın dili ve gerçekten güçlü öyküsüyle Amrum filmi izlenmeli. Oyuncular ise o atmosferde o duyguyu çok iyi yansıtıyor. Müziği de güzel. Ben en çok adanın sakinliğini, insanların da o sakinliği benimsemesini sevdim.

Film için söylenebilecek son söz: Savaş olmazsa demokrasi yeşerir.

05 Aralık’tan başlayarak gösterimde…

(02 Aralık 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Ferhan Baran Yazıyor: Delilik Kimsesizliktir / Yeni Şafak Solarken

‘Yeni Şafak Solarken’ iyi bir sanatçı olma kavgasını verirken aklına yenik düşen tiyatro oyuncusu Akın’ın (Cem Yiğit Üzümoğlu) 72 saatlik bir zaman diliminde kendini arayışının hikâyesi. Gürcan Keltek imzasını taşıyan yapımda, yıllardır hastaneye girip çıkan, sistemin içinde sıkışıp kalmaktan yorulmuş öfkeli genç, arkadaşlarından ve çalışma ortamından uzaklaştığı akli çözülme sürecinde geleneksel Balkan kökenli ailesinin evine sığınıyor. Yakınlarının … Devamı…»