Jurassic World: Yeniden Doğuş Filminin Kamera Arkası İçeriği Yayınlandı

Bu yaz, Jurassic World üçlemesinin sona ermesinden üç yıl sonra, Jurassic serisi Jurassic World: Yeniden Doğuş (Jurassic World: The Rebirth) ile yeni bir yöne evriliyor. Filmin başrollerini Scarlett Johansson, Mahershala Ali, Jonathan Bailey ve Rupert Friend paylaşıyor. Kamera arkası içeriği yayınlanan bu yeni bölümde bir kurtarma ekibi, geride kalan en kötülerin en kötülerinin yaşadığı, orijinal Jurassic Park’ın araştırma tesisi olan bir adaya, Dünya üzerindeki en tehlikeli yere doğru yola çıkıyor. Ünlü yıldız Manuel Garcia Rulfo’nun da rol aldığı film, orijinal Jurassic Park’ın senaristi David Koepp senaryosundan, etkileyici bir görsellikle Gareth Edwards tarafından yönetiliyor.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Kamera arkası içeriğini izlemek için tıklayınız.

Jurassic World: Yeniden Doğuş Filminin Kamera Arkası İçeriği Yayınlandı yazısına devam et

Aşkın Yüzü Filminden Duygusal Teaser

Yönetmen koltuğunda Emre Erdoğdu’nun oturduğu sinemalarda romantik bir rüzgâr estirecek olan Aşkın Yüzü, 06 Haziran’da vizyona giriyor. Filmden duygu dolu ve merak uyandıran bir teaser yayına verildi. Başrollerini Helin Kandemir ve Onur Seyit Yaran’ın paylaştığı filmin kadrosunda Işıknaz Özedgü, Dursun Ali Tetik, Furkan Rıza Demirel, Serdar Yeğin, Didem İnselel, Muttalip Müjdeci, Gamze Topuz ve Cenk Gürpınar gibi oyuncular yer alıyor.

  • Basın Bülteni
  • Teaseri izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali

Türkiye’nin en köklü film festivallerinden olan 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin (32nd International Adana Golden Boll Film Festival) bu yıl düzenlenecek tarihleri belli oldu. Adana Büyükşehir Belediyesi ve Festival Onursal Başkanı Zeydan Karalar’ın ev sahipliğinde yapılacak festival, 22 – 28 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek. Festival bu yıl da çok konuşulacak iddialı uzun metraj, kısa metraj, belgesel ve animasyon filmlere ev sahipliği yapacak, ulusal ve uluslararası programı ve konuklarıyla Adanalılara sinemayla dolu bir hafta yaşatacak. Festival ile ilgili her türlü özel ve güncel gelişmeler festivalin sosyal medya hesaplarından takip edilebiliyor.

32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali yazısına devam et

Dresden Kısa Film Festivali’nden: Tamamen Politik Seçkisi

23 – 29 Mayıs 2025 tarihleri arasında Goethe – Institut Ankara’da gerçekleşecek Engelsiz Filmler Festivali’nin bu yılki programında Dresden Kısa Film Festivali tarafından hazırlanan özel bir seçki yer alacak. Tüm film gösterimleri ve etkinliklerin görme, işitme ve ortopedik engeli olanlar için erişilebilir bir altyapıyla gerçekleşeceği etkinlik boyunca, otuzun üzerinde film gösterimine söyleşiler ve bir de fotoğraf sergisi eşlik edecek.

Dresden Kısa Film Festivali’nden: Tamamen Politik Seçkisi yazısına devam et

Dünyada Vizyona Giren İlk Uzun Metraj Yapay Zekâ Filmi: Gerçek Ötesi 20 Haziran’da Başka Sinema’da

Başka Sinema, tamamı yapay zekâ ile üretilen ilk uzun metraj belgesel film olan Gerçek Ötesi’ni (Post Truth) bu yaz Türkiye genelinde sinema salonlarında gösterime sunmaya hazırlanıyor. Uluslararası basında Deadline tarafından duyurulan film, sinemanın geleceği üzerine şimdiden merak uyandırıyor. Yapay zekâ alanında küresel ölçekte öncü bir isim haline gelen Alkan Avcıoğlu tarafından yaratılan filmin, bütün görselleri, müziği ve seslendirmesi yapay zekâ araçları kullanılarak üretildi. “Gerçek dünya hakkında sahte bir film” olarak tanımlanan film, teknolojinin hayatlarımız üzerinde yaptığı etkiyi ve gerçeklik algısının nasıl değiştiğini sorguluyor.

Büyük Heyecanla Beklenen Megan 2.0 Filminin Ana Afişi Paylaşıldı

Ana afişi paylaşılan Megan 2.0 filminde, Megan’ın arkasındaki, korku devleri, James Wan, Jason Blum ve yönetmen Gerard Johnstone, orijinal yaratıcı ekip, yapay zekâ kaosunda yepyeni bir çılgın bölümü yeniden başlatıyor. Megan, bir yapay zekâ harikası olarak, iki yıl önce kontrolden çıkıp öldürücü ve kusursuz koreografisiyle bir çılgınlığa kalkışmış ve ardından yok edilmiştir. Megan’ın yaratıcısı Gemma yüksek profilli bir yazar ve yapay zekânın hükümet denetimi konusunda savunucusudur. Bu arada, Gemma’nın yeğeni Cady, şimdi 14 yaşında, Gemma’nın aşırı korumacı kurallarına karşı isyan etmeye başlamıştır.

Büyük Heyecanla Beklenen Megan 2.0 Filminin Ana Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Dijital Detaylar’da Jüri Üyeleri Belli Oldu

Dijital Detaylar 5. Kültür Sanat Belgeselleri Film Festivali’nde jüri üyeleri belli oldu. Yönetmen Prof. Dr. Ceyhan Kandemir’in kurucu başkanlığını üstlendiği ve 08 – 10 Mayıs 2025 tarihlerinde yapılacak olan festivalin jüri üyeleri açıklandı. Yapılan açıklamaya göre Akademisyen Doç. Dr. Meltem Ünal Erzen, Belgesel Yönetmeni Savaş Güvezne, Akademisyen Dr. Cansu Özdenak, Yönetmen Mehmet Güleryüz, Belgesel Yönetmeni Mesut Gengeç ve Film Eleştirmeni Uğur Kıvanç Terzioğlu bu yılın en iyilerini belirlemek üzere görev aldılar.

  • Basın Bülteni
  • Tanıtım filmini izlemek için tıklayınız.
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Dijital Detaylar’da Jüri Üyeleri Belli Oldu yazısına devam et

Selim Özkurt’un Neden Senaryomu Final Draft ile Yazmalıyım? Adlı Kitabı Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık’tan Çıktı

Selim Özkurt’un Neden Senaryomu Final Draft ile Yazmalıyım? adlı yeni kitabı Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık Yayınları tarafından yayınlandı. Düz bir yazı programı veya ücretsiz web tabanlı senaryo şablonu ile yazılan senaryolar profesyonel film yapımlarında kullanılamaz. Üretime hazır hale getirmek için profesyonel bir programda yeniden yazılmaları ve karmaşık bir dönüştürme sürecinden geçmeleri gerekir. Final Draft’ta yazılan ve FDX formatında kaydedilen senaryolar profesyonel kullanıma hazırdır. Final Draft ile yazılan senaryolar dikkat çekicidir ve sunduğunuz yapımcı veya bir yarışmada okunma / değerlendirilme ihtimali daha yüksektir.

Selim Özkurt’un Neden Senaryomu Final Draft ile Yazmalıyım? Adlı Kitabı Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık’tan Çıktı yazısına devam et

Daha Dün Yirmiydi Yaşım

‘Monsieur Aznavour’ Fransa’nın simgesi bir büyük sanatçının parlak biyografisi. Göçmen bir ailenin oğlu olarak Fransa’da dünyaya gelen Mehdi Idir ve Grands Corps Malade takma adıyla bilinen Fabien Marsaud’nun birlikte yönettikleri film, Charles Aznavour’un (Tahar Rahim) başarıya ulaşmak için büyük fedakârlıklar yaptığı baş döndürücü yaşamını çocukluk yıllarından başlayarak anlatıyor. Klasik bir çizgide ilerleyen yapım, baba Aznavourian’ın mütevazı lokantasında dostları ile eğlenirken, sonradan oğlunun yeni bir düzenleme ile meşhur edeceği ‘Les Deux Guitarres’ geceye eşlik ediyor. Ailenin tehcir yıllarından Fransa’ya kapak atışına araya serpiştirilmiş siyah beyaz görüntüler tanıklık ediyor.

Vatandaşlığa entegrasyonda yaşanan sorunlara İkinci Dünya Savaşı ve uğursuz Nazi işgali eklendiğinde Ermeni cemaati diğer azınlıkların güvenliği için destek veriyor. Bu kargaşa yıllarında yirmili yaşlarını süren Aznavour’un tek hedefi ünlü bir şarkıcı olmaktır. Charles Trenet (Dimitri Michelsen) şarkılarını taklit etmekle başlıyor işe. Bu alemdeki yoldaşı piyanist şarkıcı Pierre Roche (Bastien Bouillon) ile birlikte Lille’deki dans kulübünde iki striptiz arası gösteri başına 50 Frank’a sahne alıyor. Derken bir radyo kaydı esnasında Edith Piaf ile (Marie-Julie Baup) tanışıyor. Fransız ’minik serçe’nin ona verdiği şansı iyi kullanıyor. Ülke içi turnelerin ardından herşeyin mümkün olduğunu düşündüğü Amerika’da, serçenin New York turnesine katılıyor. Piaf desteğiyle Montreal’de Fransızların rağbet ettiği ‘Quartier Latin’ kabaresinde çalışmalarını sürdürüyor.

Lakin bir Fransız sanatçının önce ülkesinde meşhur olması gerektiğinin altını çiziyor Piaf. Ama boğuk sesiyle burnundan söylediği şarkıları ile bunun pek imkân dahilinde olmadığını da ilave ediyor. Şarkılarını yazabilmek için Paris sokaklarına dönen genç adam gecesini gündüzüne katarak çalışıyor. Bu uğurda en yakınlarını, ilk eşi Micheline (Ella Pellegrini) ve küçük kızının yüzünü bile görmüyor.

Şöhret geç geliyor Aznavour’a. Piaf’ın ‘her şarkıyı yaşamış gibi yazmalısın, yaşamamış olmasan bile’ öğüdüyle günde 17 saat çalıştığı 30’lu yaşlarının ikinci yarısında hem besteleri, hem de sahne şovuyla şeytanın bacağını kıran müzisyen, bundan sonra 94 yaşına kadar sürecek olan uzun yaşamında hiç durmadan dünyanın dört bir yanında konser vermeyi sürdürecektir. Zirvedeyken bile yavaşlamayan Aznavour, tüm hedefleri gerçekleştiğinde ne yapacağını bilemez belki ama yavaşlarsa öleceğinin farkındadır.

Yönetmen ikilinin Grand Corps Malade’ın hayati rahatsızlığı üzerine yazdığı kitabından sinemaya uyarladıkları yeniden doğuş hikâyesi ‘Patients’ın (2016) ardından çekilen bu ikinci uzun metraj filmleri Aznavour’un yaşamının kilit noktalarını ustaca birbirine bağlayan yaman kurgusu, Tahar Rahim’in prostetik desteği ile kalıbına büründüğü müzisyenin şarkılarını bizzat seslendirdiği müthiş performansı ile ilgiye değer bir biopic örneği övgüsünü hak ediyor. Aznavour’un araya François Truffaut imzalı ‘Piyaniste Ateş Ediniz / Tirez sur le Pianiste’i (1960) de sıkıştırdığı çok renkli sanat yaşamında karşılaştığı Gilbert Bécaud (Lionel Cecilio), Johnny Halliday (Victor Meutelet) ya da Frank Sinatra (Rupert Wynne-James) gibi ünlü isimler kısa sahnelerinde kendilerine çok benzeyen oyuncular tarafından canlandırılmış. Keza Marie-Julie Baup’un Piaf kompozisyonu çok başarılı.

Fırtınalı yaşamı süresince dünyanın her yerinde krallar gibi karşılanmış olan ünlü sanatçının konvansiyonel yaşam öyküsü genç izleyiciyi ne kadar ilgilendirir bilemiyorum ama 60’lı 70’li yıllarda onun şarkılarıyla büyümüş biz frankofon kuşaklar için onun değeri paha biçilmezdir. ‘La Bohème’de kanımızın deli gibi aktığı gençlik yıllarımız vardır. ‘La Maman’da çoktan yitirdiğimiz annemizi hatırlar, gözlerimiz dolar. Ve bu yazıya başlık olan ‘Hier Encore’ ile hızla yitip giden gençliğimize ağıt yakarız. Bu nostaljik makaleyi dilerseniz Aznavour’un kendi yaşamının aynası olan unutulmaz eseri ‘Hier Encore’un dilimize çevrilmiş birkaç dizesiyle noktalayalım:

Daha dün yirmiydi yaşım
Zamanı okşardım, aşkla oynar gibi
Hayatla oynardım ve gece yaşardım
Zaman içinde kaçan günlere ümit bağlamadan

Daha dün yirmiydi yaşım
Harcardım zamanı, durdurdum sanarak
Hâttâ önüne geçmek için sadece koştum
Ve nefessiz kaldım
Nerede şimdi yirmi yaşım

(05 Mayıs 2025)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Predator: Vahşi Topraklar’dan İlk Fragman ve Afiş Yayınlandı

20th Century Studios, merakla beklenen Predator: Vahşi Topraklar (Predetor: Badlands) filminin ilk fragmanını ve afişini yayınladı. Dan Trachtenberg’ün yönettiği yapım, 07 Kasım’da sinemalarda olacak. Elle Fanning ve Dimitrius Schuster Koloamatangi’nin başrollerini paylaştığı film, gelecekte, uzak bir gezegende geçiyor. Klanı tarafından dışlanan genç bir Predator (Schuster Koloamatangi), Thia (Fanning) ile beklenmedik bir ittifak kuruyor ve en büyük rakibini bulmak için çok tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. Predator’un yapımcılığını John Davis, Dan Trachtenberg, Marc Toberoff, Ben Rosenblatt ve Brent O’Connor gerçekleştiriyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2 / 3 / 4
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Meral Kurtuluş’u Kaybettik

Sinema oyuncusu Meral Kurtuluş, 28 Nisan 2025 Pazartesi günü hayatını kaybetti. 1935 yılında Kosova’da doğan ve asıl adı Melahat Meral Kurtuluş olan sanatçı 1992 yılında vefat eden komedyen ve aktör Cevat Kurtuluş’un eşiydi. Kırk yıllık oyunculuk kariyerinde Yeşilçam’da çoğunlukla yan rollerde ebe, mahalleli, hizmetçi ve teyze tiplemelerini başarıyla canlandırdı. Ayşecik adlı filmle tanındı. Malkoçoğlu Krallara Karşı, Varyemez, Zagor ve Suçlu gibi filmlerde rol aldı. Kurtuluş’un cenazesi, vefat ettiği 28 Nisan Pazartesi günü Feriköy Mezarlığı’na defnedildi. Merhumeye Tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

İstanbul Film Festivali ve Başka Sinema Cannes’da: Istanbul Film Festival X Başka Sinema Goes to Cannes

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Film Festivali ve Kariyo Ababay Vakfı (KAV) tarafından desteklenen Başka Sinema, sinemamızın uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak amacıyla İstanbul Film Festival x Başka Sinema Goes to Cannes başlıklı yeni bir işbirliğine imza atıyor. Bu girişim, Cannes Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Marché du Film’de, Türkiye’den post-prodüksiyon aşamasındaki yılın en dikkat çeken projelerine uluslararası tanıtım ve işbirliği fırsatları sunacak. Cannes Film Festivali, Marché du Film tarafından, dünyada bölgesel temsiliyeti olan sadece beş film festivali davet edildi.

  • Basın Bülteni
  • Tanıtım videosunu izlemek için tıklayınız.
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

İstanbul Film Festivali ve Başka Sinema Cannes’da: Istanbul Film Festival X Başka Sinema Goes to Cannes yazısına devam et

Atilla Dorsay’ın Bir Kraliçeyle Dostluk ve Ayrılık Hikâyem Adlı Kitabı Profilkitap Yayınları’ndan Çıktı

Atillâ Dorsay’ın Bir Kraliçeyle Dostluk ve Ayrılık Hikâyem adlı kitabı Profilkitap Yayınları tarafından yayınlandı. Dorsay kitabının arka sayfasında şöyle yazıyor: “Türlü çirkinlikler içinde yaşayan bir toplumda onun güzelliği hayatlarımızın en güzel armağanlarından, bize verilmiş en güzel tesellilerden biridir. O bir film oyuncusu, bir aktris, toplumuyla uyum ve kendisiyle barış içinde yaşamış bir kadın değildir… O kendisine toplum tarafından verilmiş o eşsiz unvanın bir eldiven gibi uyduğu müstesna bir kadındır; o Türkan Sultan’dır. Onu sevmemek kimin haddine! O yazar ise ona hayranlığını hep sürdürecek ve bu hayranlığının nedenlerini, bir gün, bir kitapta daha iyi anlatmaya çalışacaktır.”

Atilla Dorsay’ın Bir Kraliçeyle Dostluk ve Ayrılık Hikâyem Adlı Kitabı Profilkitap Yayınları’ndan Çıktı yazısına devam et

Yılın En Dokunaklı Hikâyesi Bi Umut’tan İlk Fragman Geldi

Felçli bir Rus gence on yıl boyunca annelik yapan Gülsüm Kabadayı’nın yüreklere dokunan gerçek hayat hikâyesinden ilham alan Bi Umut’un ilk fragmanı yayımlandı. Fragman izleyenleri çok derinden etkilerken, Gülsüm Anne’nin Umut’la kurduğu sessiz ama sarsıcı bağ, büyük küçük herkesi içine çekiyor. Çekimleri Antalya’da süren Bi Umut filminden ilk görüntüler paylaşıldı. Yayımlanan fragman, doktorların ‘en fazla üç ay yaşar’ dediği, kimliği belirsiz ve ailesi bulunamayan bir Rus gencini, ‘Bi umut be doktor’ diyerek sahiplenen Kabadayı’nın ona yalnızca bir çatı değil, koşulsuz sevgiyle örülmüş bir yaşam sunmaya karar verdiği anları anlatıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Yılın En Dokunaklı Hikâyesi Bi Umut’tan İlk Fragman Geldi yazısına devam et

Sinan Kesova’nın Ödüllü Çıkış Filmi Büyük Kuşatma, Şimdi MUBİ’de Gösterimde

Sinan Kesova’nın yönetmenliğini üstlendiği ve Arda Ekşigil ile birlikte senaryosunu da kaleme aldığı Büyük Kuşatma, geçtiğimiz yıl, 43. İstanbul Film Festivali’nde (43. Istanbul Film Festival) Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’ne layık görülmüştü. Geçmişin yüküyle içine kapanmış, unutulmaya yüz tutmuş bir karakterin iç çatışmalarını ironi ve büyük bir ustalık ile anlatan film, dram ve absürt mizah öğelerini etkileyici bir dengeyle bir araya getiriyor. Oyuncu kadrosunda Alp Öyken, Dolunay Soysert, Yiğit Sertdemir, Asiye Dinçsoy, Samal Yeslyamova, Tarık Papuççuoğlu ve Eraslan Sağlam’ın yer aldığı Büyük Kuşatma, sadece MUBI’de gösteriliyor.