İfşa Günü

Steven Spielberg’in yönettiği ve Emily Blunt, Josh Connolly, Colin Firth ile Eve Hewson’un oynadığı İfşa Günü (Disclosure Day), 10 Haziran 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Universal Pictures tarafından vizyona çıkarıldı.
Margaret Fairchild, Kansas City’deki bir TV kanalında hava durumu sunucusu olarak çalışmakta, ancak bir gazeteci olarak daha zorlu görevlerin peşindedir. Bu dileği, canlı yayın sırasında aniden açıklanamaz bir olguyla karşı karşıya kaldığında gerçekleşir. Yetkililer, olayın arkasında dünya dışı varlıkların olabileceği ihtimalini örtbas etmeye çalışırken, Dr. Daniel Kellner, dünya kamuoyuna gerçekler hakkında bilgi vermek üzere harekete geçer.

  • Basın Bülteni
  • Facebook
  • Fragman: 1 / 2 / 3 / 4
  • IMDb

İfşa Günü yazısına devam et

Bugün Güzel Filmine İhtişamlı Gala

Yapımını TAFF Pictures’ın üstlendiği, hikâyesi Oğuzhan Koç’a, senaryosu Aksel Bonfil’e ait ve yönetmen koltuğunda Mali Ergin’in oturduğu Bugün Güzel filminin galası, 09 Aralık Salı akşamı Maximum Uniq Hall’de keyif dolu bir atmosfer eşliğinde gerçekleştirildi. Film 12 Aralık Cuma günü sinema salonlarında sinemaseverlerle buluşacak. Sinema, sanat ve medya dünyasından birçok ismin katıldığı gala akşamında renkli görüntüler objektiflere yansıdı.

Bugün Güzel Filmine İhtişamlı Gala yazısına devam et

Jüri Başkanı Derviş Zaim

Uluslararası seçkisi sayesinde sinemanın dünden bugüne iklim değişikliği konusuna bakışını ve sinema sanatının iklim değişikliğini nasıl bir kadraj içine aldığını sunacak olan 2. Uluslararası Afet Film Festivali’nin ana jüri üyeleri belirlendi. ‘İklim Değişikliğinin Küresel Boyutu’ temasıyla düzenlenen ve 114 ülkeden başvuru alan festivalde yarışacak filmleri değerlendirecek uzun metraj kurmaca film jürisinin başında yönetmen Derviş Zaim yer alacak.

Jüri Başkanı Derviş Zaim yazısına devam et

Long Play Müzik Filmleri Festivali Ödüllerle Sona Erdi

Yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran’ın organizasyonuyla, 05 – 07 Aralık tarihlerinde ilk kez düzenlenen Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi. Müziğin sinema aracılığıyla anlatıya dönüştüğü festival, yoğun ilgiyle karşılandı. Oyuncu Fadik Sevin Atasoy, müzisyenler Koray Candemir, Cenk Taner, Deniz Özbey, Yazar Melis Danişmend, Yönetmen Mehmet Güreli, Senarist Barış Erdoğan ile Müzisyen Resa Saffa Park’tan oluşan jürinin değerlendirdiği Belgesel Film Yarışmasında, En İyi Belgesel Film Ödülü Bir Orkestranın İzinde filminin oldu.

Long Play Müzik Filmleri Festivali Ödüllerle Sona Erdi yazısına devam et

Sen, Ben ve Toscana

Kat Coiro’nun yönettiği ve Halle Bailey, Rege Jean Page, Lorenzo de Moor ile Isabella Ferrari’nin oynadığı Sen, Ben ve Toscana (You, Me & Tuscany), önümüzdeki aylarda UIP Filmcilik dağıtımıyla Universal Pictures tarafından vizyona çıkarılıyor.
Anna, işini ve evini kaybedince, Toskana’ya, Matteonun yanına uçar. Ancak Anna’nın planı, Matteo’nun annesi Gabriella’nın çıkagelmesiyle suya düşer. Panikleyen Anna, Gabriella’nın kendisini Matteo’nun nişanlısı sanmasına göz yumar. Ama küçük yalan soruna dönüşür; Matteo’nun kuzeni Michael ortaya çıktığında Anna, aralarındaki kıvılcımın hayatını değiştirecek bir ateşi tetikleyeceğini keşfeder.

  • Basın Bülteni
  • Facebook
  • Fragman
  • IMDb

Sen, Ben ve Toscana yazısına devam et

Süngerbob: Korsan Macerası Filminin Ana Afişi Paylaşıldı

SüngerBob ve Bikini Kasabası’ndaki arkadaşları, bugüne kadarki en yeni ve kaçırılmaması gereken maceralarına yelken açıyor: SüngerBob: Korsan Macerası. Ana afişi paylaşılan filmde büyük biri olmak için can atan SüngerBob, cesaretini Bay Yengeç’e kanıtlamak amacıyla, gizemli ve korsan ruhlu hayalet Uçan Hollandalı’nın peşine düşer. Bu deniz yolculuğu komedi – macerası, onu okyanusun en derin derinliklerine, daha önce hiçbir Sünger’in gitmediği yerlere götürür. Paramount Animation ve Nickelodeon Movies’in sunduğu film Pam Brady ve Aaron Dem Stephen Hillenburg tarafından yaratılan SpongeBob SquarePants televizyon dizisine dayanıyor.

Süngerbob: Korsan Macerası Filminin Ana Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Hayatın İçinden Bir Dönüşüm Hikâyesi Sinema Salonlarını Isıtmaya Geliyor

Hikâyesi Oğuzhan Koç’a, senaryosu Aksel Bonfil’e ait ve Mali Ergin’in yönettiği Bugün Güzel filmi 12 Aralık’ta sinemalarda. Bugün Güzel, hayata yeniden bakmayı, küçük anların kıymetini hatırlamayı ve ‘her şeye rağmen bugün hala güzel bir gün olabilir’ demeyi unutanlara sıcak bir hatırlatma sunuyor. Gündelik koşturmanın içinde nefes almayı unutan herkes için kısa bir mola niteliği taşıyan film, izleyenlere iyi hissettiren hikâyesi, samimi karakterleri ve pozitif enerjisiyle, sinema salonundan gülümseyerek çıkılan bir deneyim vadediyor. Bugün Güzel, yükleri hafifletecek, kalpleri ısıtacak ve ‘tam da buna ihtiyacım varmış’ dedirtecek.

Hayatın İçinden Bir Dönüşüm Hikâyesi Sinema Salonlarını Isıtmaya Geliyor yazısına devam et

Savaş, Bürokrasi, Gönüllülük ve… Hind Rajab’ın Sesi

Doğrudan içinize, içinizdeki size, duygularınıza seslenen bir doküdrama. Filistin’de, bir Kızılay çağrı merkezinde çalışan gönüllülerin bir çocuğun yardım çığlığını duyup, yardım edebilmek için verdikleri müthiş mücadele.

Sinefiller bilir, filmi bir cümleyle anlatan öyküler, çok fark yaratır; tıpkı “Bisiklet Hırsızları” gibi, Yeni Gerçekçilik akımını başlatan… Gerçekten çok güçlü, alabildiğine gerçekçi, tepeden tırnağa ürperten, beyazperdeye, o perdenin içine girip de sorunu çözme isteği doğuran bir film Hind Rajab’ın Sesi. Savaşın en yoğun, en tam içindeyken, insanlar “bitsin artık bu işkence” diye sokaklara çıkmış, meydanları doldurmuşken Gazze’de, “ordu”nun tankları, keskin nişancıları, bombalarıyla taradığı binek otomobilde, hayatta kalabilmiş 6 yaşındaki küçük kızın imdat çığlığı. Film bu kadar. Gerisi size kalmış. Ne süzerseniz, ne hissederseniz o.

Çaresiz insan küfredermiş…

Çaresizliği elle tutulur düzeyde hissettiren filmi, Kauther Ben Hania, gerçek seslerden yola çıkarak yazmış ve yönetmiş. Omar (Motaz Malhees), Rana (Saja Kilani), Nisreen (Clara Khoury) Kızılay gönüllüleri… Bir de Hind Rajab’ın sesi var. O kadar.

Ritmi hiç düşmeyen, soluk soluğa akan bir film, aslına bakarsanız tek mekânda çekilmiş ama insan psikolojisinin ne denli yapıcı ve aynı zamanda yıkıcı olduğunu da kanıtlıyor. Bir çocuk var kurtarılması gereken. İlk engeli bürokrasi çıkarıyor. Aslında en büyük engel savaşın kendisi, ancak savaşı engellemesi hatta çıkarmaması gerekenler o emri verdikleri için yaşıyoruz zaten tüm bunları. Bir gönüllü kurallarına uygun yapılmasını istiyor, diğeri çok zamanları olmadığı için daha pratik öneriler sunuyor. İçleri kan ağlayarak telefonda küçük kızı “oyalayan” çalışanların iki gözü iki çeşme, ama hissettirmemeleri gerekiyor. Bunun yanında, küçük kız her şeyin farkında. Öte yandan cankurtarana yol açılmasını sağlayacakların vurdumduymazlığı ya da ellerinden bir şey gel(e)memesi, insanın içini acıtıyor, belki de hıncını arttırıyor.

Filme teknik olarak bakmak, benim açımdan mümkün değil(di), o denli etkileyici, o denli çarpıcı ki, ne müziği ne oyunculuğu ne açıları fark ettim. Belki de sinema onları fark ettirmemek (Aytekin Çakmakçı, görüntüyü görmemişseniz ben başarmışım işimi diye anlatırdı) ve biz onları izledik. Sadece izledik.

Yükselen protesto…

Hind Rajab’ın Sesi, Venedik’te 23 dakika ayakta alkışlanmış. Bu bir rekor. Haklı alkışlayanlar. Haklılıkları da savaş karşıtlığından, barış yanlısı olmaktan geliyor. Çünkü Hind Rajab hepimizin kızı, kardeşi, annesi, sevgilisi…

Filmde sahip çıkılacak insanlar var, ya karşı çıkılacaklar… Tabii ki, karşı çıkılacaklar, ağız dolusu küfredilecekler, mümkün olsa karşılarına çıkıp yüzlerine tükürülecekler var. Ancak onlar sadece İsrail’de mi? Ukrayna Rusya Savaşında yok mu o caniler? Ya, bizde… Depremin yerle bir ettiği Maraş, Adıyaman, Hatay’da çadır satan Kızılay yetkilisi hak etmiyor mu o tepkiyi? Ya… ya Taybet Ana, Diyarbakır’da sokak ortasında cenazesi bir hafta kalan… Cenaze ortada kalmasın diye, kurda kuşa yem olmasın diye beyaz bayraklarla sokağa çıkan insanlara kurşun atanlara (“Ateş” emri verenler) niye tepki göstermiyoruz?

Sanat mesaj vermektense sorunu göstermeyi tercih eder, izleyicinin (okuyucunun, dinleyicinin) kendine kalmıştır neyi nasıl yapacağı.

Bir talebim var: “Hind Rajab’ın Sesi”ni sinema salonunda, beyazperdede izleyin, evde ve/veya bilgisayarda izlediğinizde odaklanamayacağınızı göz ardı etmeyin. Bir de haykırarak tepki gösterin salondan çıktığınızda.

19 Aralık’tan başlayarak gösterimde…

(16 Aralık 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Bugün Güzel Filmi Dünya Prömiyerini Bakü’de Gerçekleştirdi

Türkiye’de 12 Aralık tarihinde vizyona girmeye hazırlanan Bugün Güzel filmi, ilk özel gösterimini Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirdi. Gala gecesine Azerbaycan Cumhuriyeti yetkilileri, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, yapımcı Cemal Okan, yönetmen Mehmet Ali Ergin ve oyuncular Ayça Ayşin Turan ile Oğuzhan Koç katıldı. Bakü’de olmaktan çok mutlu olduklarını dile getiren başrol oyuncuları, Azerbaycan halkına teşekkür ettiler.

Bugün Güzel Filmi Dünya Prömiyerini Bakü’de Gerçekleştirdi yazısına devam et

Macera Takımı Kampta

Silvia Quer’in yönettiği ve Julia Raya, Martin Abello, Anabel Alonso, Edu Soto, Ana Morgade ile Carlos Latre’nin oynadığı Macera Takımı (Campamento Garra de Oso – Bear Claw Camp), 19 Aralık 2025’de Özen Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Hayal gücü geniş ve hareketli bir kız olan Maria ve çekingen arkadaşı Jan, eksantrik inşaatçı Sebastian tarafından tehdit edilen yaz kampını kurtarmak için zamana karşı yarışıyor. Çocuklar bu maceralı görevlerinde, vadide hâlâ yaşadığına inandıkları ancak görünmeyen bir ayıyı ısrarla ararlar. Bu önemli macerada onlara komik ve huysuz, konuşan kokarca Fritz ve ormandaki diğer konuşan hayvanlar eşlik ediyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Macera Takımı Kampta yazısına devam et

Hind Rajab’ın Sesi, 19 Aralık’ta Sinemalarda

2025 Venedik Film Festivali’nde dakikalarca ayakta alkışlanan ve Gümüş Aslan Ödülü’ne layık görülen Hind Rajab’ın Sesi (The Voice of Hind Rajab) gerçek bir olaydan uyarlandı. Ülkemiz sinemalarında 19 Ocak 2025 tarihinde gösterime girecek olan filmde, Derisini Satan Adam ve Dört Kız Kardeş filmlerinin yönetmeni Kaouthar Ben Hania, Filistin’in yıllardır süregelen acı ve çatışmalarını, bireysel bir hikâye üzerinden evrensel bir dille anlatıyor. Hind Rajab’ın Sesi (The Voice of Hind Rajab), gerçek ses kayıtlarını dramatik sahnelerle harmanlayarak izleyiciyi tanıklığa davet ediyor. Filmin yapımcı kadrosunda, Joaquin Phoenix ve Brad Pitt gibi isimler yer alıyor.

Hind Rajab’ın Sesi, 19 Aralık’ta Sinemalarda yazısına devam et

Çatlı Geliyor, 20 Mart’ta Sinemalarda, Yeni Fragman Yayınlandı

Yakın dönem Türkiye tarihinin tartışılan isimlerinden Abdullah Çatlı’nın hayatının kritik bir dönemini merkezine alan Çatlı filminden yeni fragman yayınlandı. Filmde, kreatif yönetmen ve proje sorumlusu olarak TV dünyasından tanıdığımız usta isim Onur Tan yer alıyor. Deniz Enyüksek’in yönetmenliğini üstlendiği filmin proje danışmanlığını ise tanınmış yönetmen Ömer Faruk Sorak yapıyor. 20 Mart 2026’da vizyona girecek filmde, Vedat İnceefe ilk sinema deneyiminde Abdullah Çatlı olarak izleyicilerin karşısına çıkıyor. Diğer başrollerde ise Şiva Behrouzfar, Eren Vurdem ve Ömer Kurt gibi oyuncular İnceefe’ye eşlik ediyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Çatlı Geliyor, 20 Mart’ta Sinemalarda, Yeni Fragman Yayınlandı yazısına devam et

Sinem Kobal’a Azerbaycan’da Sevgi Seli

Her Şeyin Başı Merkür filminin Azerbaycan galası, Bakü’nün en prestijli sinema mekânlarından Park Sinema’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür Bakan Yardımcısı Saadet Yusifova, Türkiye Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Azerbaycan Cumhuriyeti Film Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Qurban Primov ve sinemasever 08davetlilerin katılımıyla gerçekleşen galada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kobal, filmin hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda gördüğü ilgiden duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Duygunun Yaşattığı Etki: Avatar: Ateş ve Kül

Sinema görsel bir şölen, salonda oturduğunuz koltuğa sıkı sıkıya yapışıp beyazperdede yansıyan görüntülerden hem bir şeyler alıyor hem kendi yaşamınızla bağdaştırıyor hem de ileriye yönelik düş(ünce)lere dalıyorsunuz.

Sinemanın bu büyülü havasıdır zaten onu yedinci sanat yapması ve diğer sanat disiplinlerinden daha çok sevdirmesi… Küçük çocuktan yaşlı birine kadar herkes şu ya da bu ölçüde sinemanın o büyüsüne kapılıyor. Kuşkusuz, bunu izleyiciye ulaştırmak kolay değil. Onca film çekiliyor, onca öykü anlatılıyor ister geçmişten, tarihi isterse geleceğe yönelik. Kimini beğeniyoruz kimini özensiz bulup bir tarafa bırakıyoruz, ama öyle filmler de var ki, bırakın unutabilmeyi hafızanızdan silemiyorsunuz bile. Hem zaten o filmlerin devamı da geliyor aynı güçlülükte.

Avatar, James Cameron’un yazıp üçüncüsünü de çektiği ve artık kült film düzeyine gelmiş çalışması. Bizim üzerinde yaşadığımız yerkürenin dışında, insansı (ya da insana benzer) canlıların yaşadığı bir dünya. Dünyalılar da var, ama Dünyayı yaşanmaz hale getirdikleri için yeni yaşam alanı arayanlar onlar ve tabii ki “kötü”ler. Avatar’lar ise daha duygusal, daha içtenlikli, daha sevgi dolu ve sadece kendi yaşadıkları değil evrenin tümüne doğayla barışık bir yaşam getirmek, savaşları sonlandırmak isteyenler.

Kolay değil kuşkusuz, yerküremizde de savaşsız geçen yıl sayısı o kadar az ki! Savaşsız ve sömürüsüz bir dünya herkesin umudu. Avatar filmlerinde hiç yapay zekâ kullanılmadığını açıklıyor Cameron hemen başında. Ancak, teknik olanakların sınırsızlığını görebiliyorsunuz. Havada ya da su içinde bile doygun renklerle alabildiğine net ve bir o kadar da canlı izliyorsunuz filmi, sanki elinizi uzatsanız tutabileceğiniz kadar hem de. O kadar çok oyuncu rol almış ki filmde, sıralandığında şaşırıyorsunuz. Hiçbiri kendisi değil, giydirilmişler farklı gözüküyorlar. Daha önceki filmleri izlemişsinizdir, izlemediyseniz (çok şey kaçırdığınıza eminim) de duymuşsunuzdur.

Müziğin filme katkısını unutmadan üç boyutlu (3D) izleyince birlikte siz de aynı alanda, aynı anda aynı havayı soluduğunuzu hissediyorsunuz. Bu, sinemanın başarısı. James Cameron’un yazıp yönettiği hazırlıkları ve çekimi aklın alamayacağı kadar uzun ve meşakkatli filmi izlerken değil, ama çıkınca “vay be, neler yapılabiliyormuş” geçiyor aklınızdan. Benzer örneklerin çoğalmasını istiyorsunuz içinizden muhakkak.

(14 Aralık 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Efes’in Sırrı Filminin Fragmanı ve Afişi Yayınlandı

Yapımcılığını Poll Films’in üstlendiği Efes’in Sırrı, 2026’nın en eğlenceli aile filmlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Gökhan Tiryaki’nin yönettiği, 16 Ocak’ta vizyona girecek filmin fragmanı ve afişi yayınlandı. Efes’in Sırrı yalnız bir çocuğun hayatını değiştiren, cesaret ve dostluk dolu bir hikâyeyi beyazperdeye taşıyor. İçine kapanık ve yalnız çocuk Tuna’nın hayatı, bir anda karşısına çıkan sıra dışı misafirlerle yeniden şekillenir. Bir kazı alanında yaşanan tuhaf olay sonucu arkeologların çocuk bedenine dönmesi, Tuna’nın sessiz ve kendi halindeki dünyasını tamamen değiştirir. Yayınlanan fragman ve fotoğraflar, bu dönüşümün renkli ve eğlenceli anlarını aktarıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Efes’in Sırrı Filminin Fragmanı ve Afişi Yayınlandı yazısına devam et