Long Play Müzik Filmleri Festivali Ödüllerle Sona Erdi

Yönetmen Gökçe Kaan Demirkıran’ın organizasyonuyla, 05 – 07 Aralık tarihlerinde ilk kez düzenlenen Long Play Müzik Filmleri Festivali, üç gün boyunca gösterimler, söyleşiler, atölyeler ve belgesel film yarışmasıyla müzik ve sinema tutkunlarını bir araya getirdi. Müziğin sinema aracılığıyla anlatıya dönüştüğü festival, yoğun ilgiyle karşılandı. Oyuncu Fadik Sevin Atasoy, müzisyenler Koray Candemir, Cenk Taner, Deniz Özbey, Yazar Melis Danişmend, Yönetmen Mehmet Güreli, Senarist Barış Erdoğan ile Müzisyen Resa Saffa Park’tan oluşan jürinin değerlendirdiği Belgesel Film Yarışmasında, En İyi Belgesel Film Ödülü Bir Orkestranın İzinde filminin oldu.

Long Play Müzik Filmleri Festivali Ödüllerle Sona Erdi yazısına devam et

Sen, Ben ve Toscana

Kat Coiro’nun yönettiği ve Halle Bailey, Rege Jean Page, Lorenzo de Moor ile Isabella Ferrari’nin oynadığı Sen, Ben ve Toscana (You, Me & Tuscany), önümüzdeki aylarda UIP Filmcilik dağıtımıyla Universal Pictures tarafından vizyona çıkarılıyor.
Anna, işini ve evini kaybedince, Toskana’ya, Matteonun yanına uçar. Ancak Anna’nın planı, Matteo’nun annesi Gabriella’nın çıkagelmesiyle suya düşer. Panikleyen Anna, Gabriella’nın kendisini Matteo’nun nişanlısı sanmasına göz yumar. Ama küçük yalan soruna dönüşür; Matteo’nun kuzeni Michael ortaya çıktığında Anna, aralarındaki kıvılcımın hayatını değiştirecek bir ateşi tetikleyeceğini keşfeder.

  • Basın Bülteni
  • Facebook
  • Fragman
  • IMDb

Sen, Ben ve Toscana yazısına devam et

Süngerbob: Korsan Macerası Filminin Ana Afişi Paylaşıldı

SüngerBob ve Bikini Kasabası’ndaki arkadaşları, bugüne kadarki en yeni ve kaçırılmaması gereken maceralarına yelken açıyor: SüngerBob: Korsan Macerası. Ana afişi paylaşılan filmde büyük biri olmak için can atan SüngerBob, cesaretini Bay Yengeç’e kanıtlamak amacıyla, gizemli ve korsan ruhlu hayalet Uçan Hollandalı’nın peşine düşer. Bu deniz yolculuğu komedi – macerası, onu okyanusun en derin derinliklerine, daha önce hiçbir Sünger’in gitmediği yerlere götürür. Paramount Animation ve Nickelodeon Movies’in sunduğu film Pam Brady ve Aaron Dem Stephen Hillenburg tarafından yaratılan SpongeBob SquarePants televizyon dizisine dayanıyor.

Süngerbob: Korsan Macerası Filminin Ana Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Hayatın İçinden Bir Dönüşüm Hikâyesi Sinema Salonlarını Isıtmaya Geliyor

Hikâyesi Oğuzhan Koç’a, senaryosu Aksel Bonfil’e ait ve Mali Ergin’in yönettiği Bugün Güzel filmi 12 Aralık’ta sinemalarda. Bugün Güzel, hayata yeniden bakmayı, küçük anların kıymetini hatırlamayı ve ‘her şeye rağmen bugün hala güzel bir gün olabilir’ demeyi unutanlara sıcak bir hatırlatma sunuyor. Gündelik koşturmanın içinde nefes almayı unutan herkes için kısa bir mola niteliği taşıyan film, izleyenlere iyi hissettiren hikâyesi, samimi karakterleri ve pozitif enerjisiyle, sinema salonundan gülümseyerek çıkılan bir deneyim vadediyor. Bugün Güzel, yükleri hafifletecek, kalpleri ısıtacak ve ‘tam da buna ihtiyacım varmış’ dedirtecek.

Hayatın İçinden Bir Dönüşüm Hikâyesi Sinema Salonlarını Isıtmaya Geliyor yazısına devam et

Savaş, Bürokrasi, Gönüllülük ve… Hind Rajab’ın Sesi

Doğrudan içinize, içinizdeki size, duygularınıza seslenen bir doküdrama. Filistin’de, bir Kızılay çağrı merkezinde çalışan gönüllülerin bir çocuğun yardım çığlığını duyup, yardım edebilmek için verdikleri müthiş mücadele.

Sinefiller bilir, filmi bir cümleyle anlatan öyküler, çok fark yaratır; tıpkı “Bisiklet Hırsızları” gibi, Yeni Gerçekçilik akımını başlatan… Gerçekten çok güçlü, alabildiğine gerçekçi, tepeden tırnağa ürperten, beyazperdeye, o perdenin içine girip de sorunu çözme isteği doğuran bir film Hind Rajab’ın Sesi. Savaşın en yoğun, en tam içindeyken, insanlar “bitsin artık bu işkence” diye sokaklara çıkmış, meydanları doldurmuşken Gazze’de, “ordu”nun tankları, keskin nişancıları, bombalarıyla taradığı binek otomobilde, hayatta kalabilmiş 6 yaşındaki küçük kızın imdat çığlığı. Film bu kadar. Gerisi size kalmış. Ne süzerseniz, ne hissederseniz o.

Çaresiz insan küfredermiş…

Çaresizliği elle tutulur düzeyde hissettiren filmi, Kauther Ben Hania, gerçek seslerden yola çıkarak yazmış ve yönetmiş. Omar (Motaz Malhees), Rana (Saja Kilani), Nisreen (Clara Khoury) Kızılay gönüllüleri… Bir de Hind Rajab’ın sesi var. O kadar.

Ritmi hiç düşmeyen, soluk soluğa akan bir film, aslına bakarsanız tek mekânda çekilmiş ama insan psikolojisinin ne denli yapıcı ve aynı zamanda yıkıcı olduğunu da kanıtlıyor. Bir çocuk var kurtarılması gereken. İlk engeli bürokrasi çıkarıyor. Aslında en büyük engel savaşın kendisi, ancak savaşı engellemesi hatta çıkarmaması gerekenler o emri verdikleri için yaşıyoruz zaten tüm bunları. Bir gönüllü kurallarına uygun yapılmasını istiyor, diğeri çok zamanları olmadığı için daha pratik öneriler sunuyor. İçleri kan ağlayarak telefonda küçük kızı “oyalayan” çalışanların iki gözü iki çeşme, ama hissettirmemeleri gerekiyor. Bunun yanında, küçük kız her şeyin farkında. Öte yandan cankurtarana yol açılmasını sağlayacakların vurdumduymazlığı ya da ellerinden bir şey gel(e)memesi, insanın içini acıtıyor, belki de hıncını arttırıyor.

Filme teknik olarak bakmak, benim açımdan mümkün değil(di), o denli etkileyici, o denli çarpıcı ki, ne müziği ne oyunculuğu ne açıları fark ettim. Belki de sinema onları fark ettirmemek (Aytekin Çakmakçı, görüntüyü görmemişseniz ben başarmışım işimi diye anlatırdı) ve biz onları izledik. Sadece izledik.

Yükselen protesto…

Hind Rajab’ın Sesi, Venedik’te 23 dakika ayakta alkışlanmış. Bu bir rekor. Haklı alkışlayanlar. Haklılıkları da savaş karşıtlığından, barış yanlısı olmaktan geliyor. Çünkü Hind Rajab hepimizin kızı, kardeşi, annesi, sevgilisi…

Filmde sahip çıkılacak insanlar var, ya karşı çıkılacaklar… Tabii ki, karşı çıkılacaklar, ağız dolusu küfredilecekler, mümkün olsa karşılarına çıkıp yüzlerine tükürülecekler var. Ancak onlar sadece İsrail’de mi? Ukrayna Rusya Savaşında yok mu o caniler? Ya, bizde… Depremin yerle bir ettiği Maraş, Adıyaman, Hatay’da çadır satan Kızılay yetkilisi hak etmiyor mu o tepkiyi? Ya… ya Taybet Ana, Diyarbakır’da sokak ortasında cenazesi bir hafta kalan… Cenaze ortada kalmasın diye, kurda kuşa yem olmasın diye beyaz bayraklarla sokağa çıkan insanlara kurşun atanlara (“Ateş” emri verenler) niye tepki göstermiyoruz?

Sanat mesaj vermektense sorunu göstermeyi tercih eder, izleyicinin (okuyucunun, dinleyicinin) kendine kalmıştır neyi nasıl yapacağı.

Bir talebim var: “Hind Rajab’ın Sesi”ni sinema salonunda, beyazperdede izleyin, evde ve/veya bilgisayarda izlediğinizde odaklanamayacağınızı göz ardı etmeyin. Bir de haykırarak tepki gösterin salondan çıktığınızda.

19 Aralık’tan başlayarak gösterimde…

(16 Aralık 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Bugün Güzel Filmi Dünya Prömiyerini Bakü’de Gerçekleştirdi

Türkiye’de 12 Aralık tarihinde vizyona girmeye hazırlanan Bugün Güzel filmi, ilk özel gösterimini Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirdi. Gala gecesine Azerbaycan Cumhuriyeti yetkilileri, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, yapımcı Cemal Okan, yönetmen Mehmet Ali Ergin ve oyuncular Ayça Ayşin Turan ile Oğuzhan Koç katıldı. Bakü’de olmaktan çok mutlu olduklarını dile getiren başrol oyuncuları, Azerbaycan halkına teşekkür ettiler.

Bugün Güzel Filmi Dünya Prömiyerini Bakü’de Gerçekleştirdi yazısına devam et