TRT Ortak Yapımı Pırıl: Saklı Robotlar Bugün Vizyonda, Matematiğin Gizemini Koruyan Serüven Bayram Coşkusuyla Başladı

TRT Çocuk’un sevilen kahramanı Pırıl, yepyeni bir serüvenle yeniden beyazperdede izleyicilerle buluşuyor. Heyecanla beklediği Pırıl: Saklı Robotlar, bugün Türkiye genelinde vizyona girdi. Küçük izleyicileri bol kahkahalı bir yolculuğa çıkaran film, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu sinema salonlarına taşıyor. İlk filmiyle gişede büyük başarı yakalayan ve ‘çocuklara matematiği sevdiren film’ yorumlarıyla övgü toplayan Pırıl, yeni filminde yine öğretici bir dünyanın kapılarını aralıyor. Küçük izleyicileri bol kahkahalı, bol maceralı bir yolculuk bekliyor. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda çocuklarla buluşmaya hazırlanan Pırıl, herkesi sinemaya bekliyor.

  • Basın Bülteni
  • Yeni fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

TRT Ortak Yapımı Pırıl: Saklı Robotlar Bugün Vizyonda, Matematiğin Gizemini Koruyan Serüven Bayram Coşkusuyla Başladı yazısına devam et

Türk Sinemasının Yeni Filmleri Film Forum’da Belirlendi

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen ortak yapım ve proje geliştirme platformu Film Forum, iki günlük dopdolu bir maratonun ardından bu akşam Hotel Su’da gerçekleştirilen ödül töreni ile sona erdi. Work In Progress Jürisi ve Pitching Jürisi’nin yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu yıl Film Forum’dan destek alan projeler belirlendi. Geleceğin filmleri, yolculuklarına başlamak üzere Altın Portakal’dan desteklerini aldı.

Türk Sinemasının Yeni Filmleri Film Forum’da Belirlendi yazısına devam et

Ulusal Yarışmanın İki Finalisti, Tavşan İmparatorluğu ve Aldığımız Nefes, Antalya’da Seyirciyle Buluştu

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma heyecanı bugün, Seyfettin Tokmak’ın yönettiği Tavşan İmparatorluğu ve Şeyhmus Altun’un yönettiği Aldığımız Nefes filmleriyle devam etti. Tavşan İmparatorluğu, devletten maaş alabilmek uğruna, babası Beko tarafından, zorla engelli taklidi yaptırılan Musa’nın, kendisi gibi doğasından koparılıp tazı yarışlarında yem olarak kullanılan yaban tavşanlarını kurtarmak için verdiği mücadeleyi anlatıyor.

Ulusal Yarışmanın İki Finalisti, Tavşan İmparatorluğu ve Aldığımız Nefes, Antalya’da Seyirciyle Buluştu yazısına devam et

Parçalanmış Ruhlar, Kırık Bedenler / Alpha

Julia Ducournau’nun 4 yıl önce Cannes’dan Altın Palmiye ile dönen bir önceki çalışması ‘Titane’ için ‘iyi kotarılmış çılgın bir kan, ter, ateş ve motor yağı kokteyli’ olarak söz etmiştim. Fransız yönetmenin bu yıl yine Cannes ana yarışma seçkisinde dünya prömiyerini yapan son filmi ‘Alpha’ öncekinin aksine çok soğuk karşılandı ve eleştirmenlerden kötü notlar aldı. Filmi yeni izledim ve kişisel olarak bu eleştirileri çok da haklı bulmadığımı ifade etmek isterim.

Hikâyeden ziyade yönetmenlik becerisiyle öne çıkan tavrını baştan kabul ettiğimizde, Ducournau cephesinde değişen bir şey yok. Fransızların ünlü sinema okulu La Fémis mezunu, jinekolog anne, dermatolog babanın kızı olan sinemacı, bundan 14 yıl önce Cannes’da Eleştirmenler Haftası bölümünde gösterilmiş olan ‘Junior’da 13 yaşındaki Justine’in büyüme öyküsünü bir yılanın deri değiştirmesiyle parallellikler kurarak anlattığı kısa metrajında, beden değişimi konusuna ilgisini ortaya koymuştu. 2016 yılında, Kanadalı usta David Cronenberg hayranlığı doğrultusunda beden deformasyonu ve araba kazaları ilgisine ‘yamyamlık’ temasını eklediği ‘Çiğ / Raw’ (Fransızca özgün adıyla ‘Grave’) ile adını duyurdu. Zengin imgelemi coşkun fantezilerle yüklü sinemacı, nedenini nasılını pek de sormanıza izin vermeyen bir tuhaflıklar silsilesi olan ‘Titane’da ise yönetmenlik gücünü konuşturuyor ve kültleşen sekanslara imza atıyordu.

‘Alpha’ aynı diğerleri gibi, dilimizde ‘bedensel değişimler üzerinden korku’ şeklinde ifade edebileceğimiz ‘body horror’ alt türüne dahil edebileceğimiz bir yapım. Hikâyesine gelirsek; filme adını veren 13 yaşındaki küçük kız (Mélissa Boros), dört bir köşesinde duman çekilen dövmeci mekânında genç bedenlerin ortaklaşa kullandığı iğne ile koluna dövme yaptırıyor. AIDS benzeri bir salgına yakalanmış hastaların tedavi gördüğü şehir hastanesinde doktor olarak hizmet veren annesi (Golshifteh Farahani) haklı olarak büyük endişeye kapılıyor. Kentin çeperinde yaşayan Kuzey Afrika kökenli Berberi aileyi bir arada tutabilmek için elinden gelen yapmaya hazır olan genç kadın yıllar sonra baba ocağına sığınan eroinman erkek kardeşi Amin’in (Tahar Rahim) bakımı ve sorumluluğunu da üstlenmiştir. Şehri kuşatan salgın ortamında, Alpha’nın giderek kötü sinyaller veren rahatsızlığı ve Amin’in bedeni hızla deforme eden umarsız hastalığı ile mücadele etmesi kolay olmayacaktır.

Ducournau kafasında gelişen hikâyeyi krolonojik olarak kurmuyor. Bu da en başlarda bir miktar kafa karışıklığına neden oluyor. Finale doğru yol alırken, olan bitenin apokaliptik bir şimdiki zamandan tam 8 yıl öncesine uzanan çarpıcı kurgusuna dalıyoruz. Bu noktada, Ruben Impens’in etkileyici görüntüleri ile ile Jean-Christophe Bouzy’nin farklı dönemleri ustaca kaynaştıran yaman kurgusunun desteğiyle, sinemacının parmak ısırtan yönetmenlik becerisi devreye giriyor. Yeni yetme Boros, bu film için 20 kilo vererek taştan bir enkaza dönüşen Rahim ile İran asıllı usta oyuncu Farahani’nin yanında ezilmemiş. Amerikalı Jim Williams’ın tekinsiz müziği bir kez daha farklı telden pop, rock tınıların yanı sıra Beethoven, Lizst gibi bestecilerin klasik ezgileriyle dengelenmiş.

Berberi dilinde konuşabilen, göç ettiği ülkenin dili ve gelenekleri ile kaynaşamamış büyükanne gerek oğlunun gerekse torununun başına gelenleri Kuzey Afrika çöllerini kasıp kavuran şeytani ‘Kırmızı Rüzgâr’ kavramıyla izaha çalışıyor. Çaresiz hastalığın ileri devresinde hastalar kanı çekilerek mermer heykele dönüşüyor. Parçalanmış bedenden sızan sıvılar ya da ağızlardan çıkan kilden nefeslerin ürkütücülüğün katsayısını yükselttiği kültleşmesi muhtemel dehşetengiz sekanslar art arda sıralanırken, final vurucu bir ‘kızıl çöl’ metaforuyla geliyor.

Görsel yetkinliğine şapka çıkarttığımız yapım, hikâyedeki kopuk noktalar nedeniyle eleştirilebilir. Karakterlerin yeterince işlenmediği, homofobi, ayrımcılık gibi alt metinlerin atmosferin ön planda olduğu yönetmenlik gösterisinin gölgesinde kaldığı da rahatlıkla söylenebilir. Lakin Ducournau’nun tercihi bu zamana kadar hep böyle oldu. ‘Titane’ başarısından sonra gelen olumsuz eleştirilerin ardından bakalım neler yapacak. Beklemeye değer.

(05 Kasım 2025)

Ferhan Baran

ferhanb@ferhanbaran.com

Dünyanın İlk Yapay Zekâ Belgeseli Post Truth Altın Portakal’daydı

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 27 Ekim Pazartesi günü iki belgesele ev sahipliği yaptı. Bunlardan biri, dünyada ilk kez tümüyle yapay zekâyla hazırlanan, Alkan Avcıoğlu imzalı Post Truth’tu. Yönetmen Biket İlhan’ın, sinemaya girişinden bugüne uzanan kariyerini konu alan Sisler Bulvarı’ndan Geçtim: Biket İlhan adlı belgesel de seyircinin yoğun ilgisiyle karşılandı. gösterim ardından Biket İlhan ve kızı Nihan Belgin seyircilerin sorularını cevapladı.

Dünyanın İlk Yapay Zekâ Belgeseli Post Truth Altın Portakal’daydı yazısına devam et

Yavaş Ölüm, Antalya Altın Portakal’da

Afşin – Elbistan ovasının yok oluşunu anlatan TEMA Vakfı’nın Yavaş Ölüm belgeseli, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali seçkisinde yer alıyor. Bir zamanlar Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Elbistan Ovası’nın, 50 yıldır termik santrallerin gölgesinde yaşadığı yıkımı anlatan belgesel, ova içerisinde yer alan Çoğulhan Kasabası ve Alemdar Köyü’ndeki yıkımı gözler önüne seriyor. Belgesel, toprak ve suyun giderek yok oluşunu, hava kirliliğini ve düşen tarımsal verimin yaşam üzerindeki etkilerini çarpıcı görüntülerle aktarıyor. Yavaş Ölüm, festival salonlarında, 30 – 31 Ekim’de peş peşe, sabah ve akşam gösterimlerinde izlenebilecek.

Yavaş Ölüm, Antalya Altın Portakal’da yazısına devam et

Sahibinden Rahmet Ekibi Antalya’da Ayakta Karşılandı

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Yarışması’nda yarışan Sahibinden Rahmet filminin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Başrolünü Cem Yiğit Üzümoğlu, Aslı İnandık, Sarp Akkaya, Ozan Çelik ve Pınar Çağlar Gençtürk’ün oynadığı film, Pazar günü Antalya seyircisi ile buluştu. Gösterim sonrasında seyirci film ekibini ayakta alkışladı. Filmin ardından, oyuncular Cem Yiğit Üzümoğlu, Ozan Çelik, Gözde Yetişkin ve diğerlerinin katılımıyla söyleşi gerçekleştirildi.

Sahibinden Rahmet Ekibi Antalya’da Ayakta Karşılandı yazısına devam et

Altın Portakal Yarışında Bugün Beyazperdeye, Hayatta Kalma Hikâyeleri Yansıdı

Altın Portakal, Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden Bağlar, Kökler ve Tutkular ile Doğudan Fragmanlar bugün seyirci karşısındaydı. Biri göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı. Bağlar, Kökler ve Tutkular, bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki dokunaklı hikâyelerini beyazperdeye taşıyor.

Altın Portakal Yarışında Bugün Beyazperdeye, Hayatta Kalma Hikâyeleri Yansıdı yazısına devam et

Barış Falay’a Galada Aile Desteği

Uykucu filminin galasında Barış Falay’ı eşi Esra Ronabar ve oğlu Mavi Rüzgâr yalnız bırakmadı. Cumhuriyet şıklığıyla dikkat çeken Esra Ronabar, zarafetiyle büyük beğeni topladı. Oğlu Mavi Rüzgâr ise babasına benzerliğiyle ilgi odağı oldu. Son dönemin en çok konuşulan oyuncularından Doğukan Polat ise Uykusuz filminin galasında parmağındaki yüzükle dikkat çekti. Modaya olan ilgisini dile getiren oyuncu, “Benim kendi markam var, kendi koleksiyonum.” diyerek tasarım dünyasına da adım attığını açıkladı. Modaya olan ilgisini dile getiren sevilen oyuncu, “Benim kendi markam ve koleksiyonum var.” dedi ve tasarım dünyasına da adım attığını açıkladı.

Barış Falay’a Galada Aile Desteği yazısına devam et

Bir Yaratım Kazancı: Sahibinden Rahmet

Sanat alanlarının hepsinde bir yaratma anı vardır; bir şeyler görür, bir şeyler duyar, bir şeylerden etkilenip bambaşka öyküler kurarak yeni bir heyecan, yeni bir coşku, yeni bir umut yaratır sanatçılar.

Bir haberden yola çıkan Emre Sert ve Gözde Yetişkin küçücük bir haberi metaforlarla genişletip –belki de günümüzün sosyal, siyasal, ekonomik, ekolojik sorunlarına da bağlayarak- gerçekten seyirlik bir film yapmışlar. “Seyirlik” derken, içeriği, mesajı olmadığı anlamına gelmesin; kolay seyredilir, kolay anlaşılır, herkesin beğeneceği bir film demek istedim… İki genç sinemacının yaratıcı düşünceleri ve o hayallerini gerçekleştirirken başarılı olmaları sinema geleceği için umutlu olmamızı sağlıyor. Böylesi küçük öyküler büyük yankılar, yansımalar yaratır.

Bir Anadolu köyüne gece meteor parçaları düşer. Düşerken yandıkları gerçeği biraz büyükçe olan parçalar için geçerli değildir. Halkın yoksulluğu ya da farklı bir bakış açısıyla fırsattan vazife çıkartmakta mahir olduğu göz önüne alınırsa çok haksız da sayılmazlar. Günlerce tarla tapan meteor parçaları ararlar. Amerikalı, Fransız bilim insanları gelir ve “çok para”, hatta rayicinden 10 Dolar daha fazlasını vereceklerini söylerler. Münevver (Aslı İnandık) ile evli İrfan Toprak (Cem Yiğit Üzümoğlu) belki biraz sarsak, belki biraz vurdumduymaz, belki biraz eli açık ve kandırılmaya hazır biridir. Bulduğu meteor parçası ile dünyası altüst olur. Yakınları (güvendikleri mi demeliyiz) kandırmaya çalışırken yaşamın döngüsü sıkıştırır. Ne olacaktır acaba?

Oyunculukların çok (gerçekten de çok) başarılı olduğu filmin senaryosunda gerilim ve çatışma yeterince yok. Bu nedenle de bir şeyler eksik kalıyor sanki.

Sinemamızın temel sorunlarından biri senaryo; ne geliştirebiliyoruz ne işleyebiliyoruz. Oysa dişi bir öykü anlatılıyor, istendiği kadar yan öykücüklerle güçlendirilebilir.

07 Kasım’dan başlayarak gösterimde.

(04 Kasım 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Bağlantı Hatası ile Gündüz ve Gece Galalarını Altın Portakal’da Yaptı

62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, pek çok yapımın, seyirciyle ilk buluşmasına ev sahipliği yapıyor. Bunlardan ikisi; Gökçen Usta’nın yönettiği Bağlantı Hatası ile Ali Altınöz’ün yönettiği Gündüz ve Gece’ydi. Akran zorbalığını konu alan Bağlantı Hatası filminin Atatürk Kültür Merkezi’ndeki gösteriminin ardından film ekibi, seyircilerin sorularını cevapladı. Günün ikinci galası, Gece ve Gündüz’e yapıldı, galaya yönetmen Ali Altınöz ve oyuncular katıldı.

  • Basın Bülteni
  • Gala görüntüleri için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Bağlantı Hatası ile Gündüz ve Gece Galalarını Altın Portakal’da Yaptı yazısına devam et

Yeni Dalga Ruhu Ankara Film Festivali’nde

13 Kasım 2025 Perşembe günü başlayacak olan 36. Ankara Film Festivali’nin Yaşasın Yeni Dalga seçkisi, sinemada yaratıcı özgürlüğün, cesaretin ve biçimsel yeniliğin simgesi sayılan Fransız Yeni Dalgası’nın ruhunu yeniden hatırlatıyor. Seçkide, Richard Linklater’ın Cannes’da Altın Palmiye için yarışan filmi Yeni Dalga (Nouvelle Vague) ve Jean-Luc Godard’ın 1960 tarihli başyapıtı Serseri Aşıklar (A Bout de Souffle) birlikte gösterilecek.

Yeni Dalga Ruhu Ankara Film Festivali’nde yazısına devam et

Pırıl: Saklı Robotlar Filminin Galası, Çocukların Neşesi ve Heyecanı Eşliğinde Gerçekleşti

Bu kez matematiğin sadece sayılardan ibaret olmadığını, düşüncenin ve problem çözmenin de matematik olduğunu sevenlerine anlatacak olan Pırıl: Saklı Robotlar filminin ilk gösterimi İstanbul’da gerçekleşti. Minik izleyicilerin yoğun ilgi gösterdiği galaya film ekibi ve çok sayıda davetli katıldı. İlk filmiyle gişede büyük başarı yakalayan ve çocuklara matematiği sevdiren film yorumlarıyla övgü toplayan Pırıl, yeni filminde yine öğretici bir dünyanın kapılarını aralıyor.

  • Basın Bülteni
  • Yeni fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Pırıl: Saklı Robotlar Filminin Galası, Çocukların Neşesi ve Heyecanı Eşliğinde Gerçekleşti yazısına devam et

45. İstanbul Film Festivali

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Film Festivali, 09 – 19 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Dünya sinemasının en çok ses getiren yapımlarından sinemamızın en yeni filmlerine, uluslararası festivallerde prömiyer yapmış ödüllü yapımlardan klasiklere; taze keşiflerden usta yönetmenlerin unutulmaz baş yapıtlarıyla kült filmlere uzanan geniş film programı, söyleşileri, özel gösterimleri, festival sohbetleri ve Türkiye’nin ilk ortak yapım marketi Köprüde Buluşmalar’ı bir araya getiren festival için başvurular 22 Kasım’da başlıyor. Programda yer alacak filmler için son başvuru tarihi 10 Ocak olarak belirlendi.

45. İstanbul Film Festivali yazısına devam et

Mitoloji Mafyası’nın Renkli Afişi Yayında

Komedi dolu macera filmi Mitoloji Mafyası’nın renkli ve enerjik afişi yayınlandı. 21 Kasım 2025 Cuma günü vizyona girecek olan film, sinemamızın efsane karakterlerini bu kez sinemaseverleri güldürmek için bir araya getiriyor. Yapımcılığını Content Turkey ve 6.His’in, yönetmenliğini Orçun Benli’nin üstlendiği film, mitolojiyle mafya dünyasını absürt bir şekilde buluşturan hikâyesi ve yıldızlarla dolu kadrosuyla dikkat çekiyor. Yayınlanan afiş, mitolojik öğelerle mafya estetiğini bir araya getiren tasarımıyla öne çıkıyor. Renkli karakter, enerjik tonlar ve her biri ayrı bir hikâye taşıyan yüz ifadeleriyle afiş, filmin temposunu yansıtan güzel bir şölen sunuyor.

Mitoloji Mafyası’nın Renkli Afişi Yayında yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu