Ferhan Baran Yazıyor: Bir Adam, Bir Yüzyıl / Tren Düşleri

Dünya prömiyerini Sundance’te yapan ‘Tren Düşleri / Train Dreams’ fonda doğanın sesleri ile açılıyor. Kuşlar cıvıldar, börtü böcek hışırtıları arasında rüzgârın sarıp sarmalayan uğultusu kulakları okşarken, vahşi doğanın orta yerinde orman emekçileri nafakalarını çıkarmak için çalışmaktadır. Küçük yaşta kırsala gönderilen öksüz yetim Robert Grainier (Joe Edgerton) yetiştiği ortamdan hiç ayrılmamış, okyanusu hiç görmemiş, … Devamı…»

Kokuho

Sang Il Lee’nin yönettiği ve Keiatsu Koshiyama, Soya Kurokawa, Ai Mikami, Takahiro Miura, Emma Miyazawa ile Nana Mori’nin oynadığı Kokuho, 23 Ocak 2026’da Başka Sinema dağıtımıyla Vagon Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Filmde, iki kurgusal Kabuki sanatçısının hayatı ve kariyeri konu alınıyor. Yakuza, çete başı babası ölünce, 14 yaşındaki Kikuo ünlü bir Kabuki oyuncusunun yanına evlatlık verilir. Kikuo, adamın oğlu Shunsuke ile birlikte bu geleneksel Japon tiyatro sanatını öğrenmeye başlar. İki genç onlarca yıl boyunca büyür ve gelişir. Skandallar ve zaferler, dostlukla ihanet arasında rakip ve kardeş olarak birlikte yol alırlar.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor

Kokuho yazısına devam et

Korkut Akın Yazıyor: Savaş, Bürokrasi, Gönüllülük ve… Hind Rajab’ın Sesi

Doğrudan içinize, içinizdeki size, duygularınıza seslenen bir doküdrama. Filistin’de, bir Kızılay çağrı merkezinde çalışan gönüllülerin bir çocuğun yardım çığlığını duyup, yardım edebilmek için verdikleri müthiş mücadele. Sinefiller bilir, filmi bir cümleyle anlatan öyküler, çok fark yaratır; tıpkı “Bisiklet Hırsızları” gibi, Yeni Gerçekçilik akımını başlatan… Gerçekten çok güçlü, alabildiğine gerçekçi, tepeden tırnağa ürperten, beyazperdeye, … Devamı…»

Bir Yuva Özlüyorum / Manevi Değer

Norveçli yazar yönetmen Joachim Trier’in Cannes’dan büyük ilgi gören ve festivalden ‘Büyük Jüri Ödülü’ ile dönen yeni çalışması ‘Manevi Değer / Affeksjonsverdi – Sentimental Value’ yılın son önemli filmi olarak gösterime giriyor. Film, asırlık bir süreçte daha önce büyük aile bireylerinin yaşamış olduğu bir evde geçmişin travmalarıyla hesaplaşmanın öyküsü.

Yılların yıprattığı, çatlakların oluştuğu ev saygıdeğer bir film yönetmeni olan baba Gustav Borg’un (Stellan Skarsgård) gidişiyle sessizleşmiştir. Oyunculuk mesleğini seçmiş, meslekten bir sahne amiriyle kaçamak huzursuz ilişkisini sürdüren büyük kız Nora (Renate Reinsve) ile eşi ve küçük oğluyla huzurlu bir hayatı olan küçük kardeş Agnes (Inga Ibsdotter Trier) ergenlik yıllarından beri sağlıklı bir ilişki kuramadıkları babalarıyla annelerinin cenaze yemeğinde karşılaşırlar. 15 yıldır yeni bir film çekmemiş olan Gustav büyük kızından senaryosunu yeni tamamladığı hayatının projesinde başrolü oynamasını ister. Nora yazılı metinle hiç ilgilenmeden mesafeli durduğu babasının teklifini geri çevirir.

Gustav rolü, geçmiş kariyerine hayran Amerikalı popüler genç oyuncu Rachel Kemp’e (Elle Fanning) vermek ister. Baba evinde çekilmesi planlanan hikâye, Gustav’ın İkinci Dünya Savaşı yıllarında Nazizm’e karşı direnmiş, hapis ve işkence görmüş, çalkantılı yaşamını aynı evin mutfağnda intihar ederek sonlandırmış kendi annesi üzerinedir. Bu süreçte gerek yaşlı adam, gerekse Nora geçmişin travmalarıyla yüzleşecek ve şifayı sanatın iyileştirici kucağında bulmaya çalışacaklardır.

Trier’nin, kendisi de film yönetmiş olan değişmez çalışma arkadaşı Eskil Vogt ile birlikte kaleme aldığı ‘Manevi Değer’, kuşaktan kuşağa aktarılan aile travmaları, sanatçı ruhların çatışması, ebeveyn ve çocukları arasındaki ilişkiler, kardeşlik bağları gibi konuları içtenlikle ele alıyor. Yönetmen ana mekân olarak seçtiği Oslo’daki aile evini de hatıralarla örülü canlı bir karakter olarak tasarlamış. Öylesine kederli anılar birikmiş ki bu evde, Nora’nın filmin başlarında tanık olduğumuz bir türlü dizginleyemediği sahne korkusu, annesinin intiharıyla küçük yaşta çok şey yitirmiş yaşlı adamın ahir ömründe bir yuvaya duyduğu özlem ve yıllar sonra gelen itiraflar sinema aracılığıyla dile getirilecektir. Gustav vasiyet senaryosunu belki de kendi annesi için değil, Nora ile yeniden bağ kurabilmek için kaleme almıştır. Sanatsal üretim yaralı çocukların birikmiş hasretliklerine deva olacak mıdır?

Yılın çok iyi yazılmış ve yönetilmiş en incelikli filmlerinden biri olan ‘Manevi Değer’ yönetmenin önceki filmleri ile akrabalık taşısa da bu kez bireysel bir varoluş krizi değil, nesilden nesile kişilerin hayatını etkilemiş travmalar ön plana çıkıyor. Oyunculuklara gelince, yılların deneyimini damıtmış ustalıklı performansıyla Stellan Skarsgård, yönetmenin bir önceki çalışması ‘Dünyanın En Kötü İnsanı’ ile Cannes’dan hakkıyla ‘en iyi kadın oyuncu’ ödülünü almış olan Renate Reinsve ve ilk önemli sinema deneyiminde Agnes rolü ile parlayan Inga Ibsdotter Trier, Oscar adayı olmalarına kesin gözle bakılan üçlüde harikalar yaratıyor. Hırslı Hollywood yıldızında Elle Fanning parlarken, yönetmenin eski gözdelerinden ‘Oslo, 31 Ağustos’un müthiş aktörü Anders Danielsen Lie, Nora’nın kaçak dövüşen sevgilisi rolünde kısa ve etkileyici bir kompozisyona imza atıyor.

(25 Aralık 2025)

Feran Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Komediyle Karışık Aksiyon: Anakonda

İlk gençlikte, herkesin yapmak istediği bir şey vardır muhakkak. Ağırlıklı olarak film çekmeyi ister -ben de onlardandım (ilkokul son sınıfta tahta bir kutu içerisine bir ampul, aydınger kâğıda çizilmiş “kare”ler ve bir büyüteçle duvara yansıyan görüntü). Düşünü daha da geliştirenlerle bir araya geliyoruz Anakonda’da… Dört kafadar, okul yıllarında çektikleri filmi bu kez gerçekten çekmek için yola koyulurlar.

Evdeki hesap çarşıya uymaz, çünkü. Çünkü birinde heyecan, coşku, heves, anlatılmak istenen hikâye varken diğerinde para öne çıkar. Yapılması gereken “yorganı ayağına göre uzat”maktır. Düşler terk edilebilir, film çekmek için verilen taviz olsun yeter ki, o da tamamdır.

Anakonda’nın bu yönüne bakmayanlar, doğal olarak filmin aksiyon komedi oluşunu öne çıkaracaktır. Haklılar da… Mizahı yüksek, heyecan beklentisi oyuncuların da katılımıyla yukarılarda bir film Anakonda. Altın arayıcılardan silahlı çeteye, gerçekten film çekenlere kadar geniş bir yelpazede, keyifli bir film izliyoruz. Altın arayıcıların ne başı ne de sonu var, çünkü bizim kafadarlar sadece o devasa yılana odaklanmış.

Filmin ne ve nasıl anlattığını sorgulamadan beyazperdeye yansıyan Amazon ormanı ve nehrine odaklanın, manzaranın güzelliğini seyredin. Bir de hazır olun, kendinizi tutamayacak kahkaha atacaksınız. Hele o örümcek ısırığı sonrası olanlara…

Bu kez ne yönetmenini ne de oyuncularını merak edin; sadece filmin götürdüğü yere gidin. Bırakın Amazon sizi taşısın, belki okyanusa belki de yeni yılın güzelliklerine ulaşırsınız.

İyi seyirler ve iyi yıllar!

26 Aralık’tan başlayarak gösterimde…

(25 Aralık 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Avengers: Doomsday

Anthony Russo ile Joe Russo’nun yönettiği ve Robert Downey Jr., Pedro Pascal, Chris Hemsworth ile Vanessa Kirby’nin oynadığı Avengers: Doomsday, 18 Aralık 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Disney Studios Türkiye tarafından vizyona çıkarılıyor.
Avengers: Doomsday’de, üç farklı evrenden sevilen kahramanlar ölümcül bir çarpışmaya sürüklenecek ve daha önce hiç karşılaşmadıkları büyüklükte varoluşsal bir tehditle yüzleşecekler.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2 / 3 / 4 / 5 / 6
  • IMDb

Avengers: Doomsday yazısına devam et

Sen, Ben ve Toscana Filminin Afişi Paylaşıldı

Afişi paylaşılan Sen, Ben ve Toscana (You, Me & Tuscany) filminde Halle Bailey’in canlandırdığı Anna, işini ve kaldığı evi kaybedince, Toskana’da boş duran bir villa sahibi yakışıklı bir İtalyan olan Matteo’nun yanına uçmaya karar verir. Fakat Anna’nın, Matteo’nun villasına izinsiz olarak sadece bir geceliğine sızma planı, Matteo’nun sevgili annesi Gabriella’nın aniden çıkagelmesiyle suya düşer. Panikleyen Anna, Gabriella’nın kendisini Matteo’nun nişanlısı sanmasına göz yumar. Ama küçük yalan büyük bir soruna dönüşür. Matteo’nun kuzeni Michael ortaya çıktığında Anna, aralarındaki kıvılcımın birden 17hayatını değiştirecek bir ateşi tetikleyebileceğini keşfeder.

Sen, Ben ve Toscana Filminin Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

2. Uluslararası Alevi Sinema Günleri

Alevi Vakıfları Federasyonu tarafından 19 – 21 Aralık 2025 tarihleri arasında 2. Uluslararası Alevi Sinema Günleri düzenleniyor. Alevi – Bektaşi inanç ve kültür mirasını sinema aracılığıyla görünür kılmayı ve kolektif hafızayı güçlendirmeyi hedefleyen etkinliğin açılış töreni 19 Aralık 2025 Cuma günü saat 20:00’de Taksim Atatürk Kültür Merkezi AKM Yeşilçam Sineması’nda yapılacak. Açılışta Güldiyar Tanrıdağlı, Caner Yılmaz ve Erkut Cantürk tarafından konser gerçekleştirecek. 2. Uluslararası Alevi Sinema Günleri kapsamında yapılacak film gösterimleri 20 Aralık 2025 Cumartesi ve 21 Aralık 2025 Pazar günleri Beyoğlu Atlas 1948 Sineması’nda ücretsiz düzenlenecek.

2. Uluslararası Alevi Sinema Günleri yazısına devam et

Steven Spielberg’den İfşa Günü Filminin İlk Fragmanı Paylaşıldı

Eğer yalnız olmadığımızı öğrenseydiniz, biri bunu size kanıtlasaydı, bu sizi korkutur muydu? Universal Pictures, önümüzdeki yaz Steven Spielberg tarafından yaratılan ve yönetilen orijinal bir etkinlik filmi İfşa Günü’nü sinemalara getiriyor. Filmde SAG ve Oscar ödüllü Emily Blunt, Emmy ve Altın Küre ödüllü Josh Connolly, Oscar ödüllü Colin Firth ve iki kez Oscar adayı Eve Hewson rol alıyor. Steven Spielberg’in hikâyesine dayanan filmin, senaryosunu David Koepp kaleme aldı.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Steven Spielberg’den İfşa Günü Filminin İlk Fragmanı Paylaşıldı yazısına devam et

1970 Yılında Bir Raskolnikov / The Mastermind

Bağımsızlar kraliçesi Kelly Reichardt’ın bu yıl Cannes ana yarışmasında dünya prömiyerini yapan son çalışması ‘The Mastermind’, kendisini kusursuz bir planın beyni olarak gören ana karakterinin hüsranla sonuçlanan girişiminin kara komik hikâyesi. Uzak Massachusetts kasabasında işsiz güçsüz dolaşan –arkadaşlarının JB diye çağırdığı- James Blaine Mooney (Josh O’Connor) mükemmel planını daha önce küçük bir hırsızlık denemesi yaptığı ve sürekli kolaçan ettiği Framingham Sanat Müzesi’nde gerçekleştirmeyi kafaya koymuştur. Mütevazı müzede sergilenen soyut ressam Arthur Dove’un dört adet tablosunu çalmak için çevresinden iki suç ortağı ayarlar önce. Ancak son anda daha önce anlaştığı kişi yerine almak zorunda kaldığı, geçmiş bir banka soygunundan sabıkalı elemanın beklenmedik hamleleri ve nihayetinde polise ötmesiyle işler karışır. Çekirdek ailesini geçindirmek için kendi anne ile babasının (Hope Davis ile Bill Camp) eline bakan Güzel Sanatlardan terk JB, soygun sonrası ilk soruşturmadan bölgede nüfuza sahip hukukçu babası sayesinde sıyrılır ama acilen olay mahallinden uzaklaşması gerekmektedir.

JB 1970 yılında, Vietnam karşıtı eylemlerin tüm ülkede yaygınlaştığı, üniversiteli gençlerin protesto yürüyüşlerinin Nixon’ın sahtekar demeçlerini topa tuttuğu bir karmaşa ikliminde kendi bireysel kurtuluşunun peşindedir. Beş parasız yolu Cincinnati’ye düştüğünde el çantasında yüklü nakit olduğunu keşfettiği yaşlı kadını ara sokaklardan birinde soymaktan çekinmez. Bir Raskolnikov denli gözü dönmüş değildir gerçi. Yaşlı kadın bu saldırıdan fiziksel bir zarar görmeden kurtulur ancak JB havasını soluduğu, neyin ‘suç’ neyin ‘ceza’ olduğunun muğlaklaştığı kaotik ortamın getirdiklerinden nasibini alacaktır.

Klasik bir soygun filmi beklentisiyle açılan yapım, yönetmenin ustalıklı gözlemi ve gayet eğlenceli tahmin edilmezliği ile türün ritmi ve kurallarını alabildiğine eğip büküyor. Reichardt’ın antikahramanı Amerika’nın Vietnam Savaşı protestolarıyla çalkalandığı, Watergate skandalının eli kulağında olduğu bir dönemde tek başına ayakta kalmaya çabalarken, bireyselliğin pençesinde oradan oraya savruluyor. Auteur sinemacının ilhamını Fransız Yeni Dalga’sından ilham almış 70’ler Amerikan sinemasına saygı duruşu çok açık. Ön jenerikten başlayarak, klasik Hollywood sinemasına bağımsız özgürlükçü

bir alternatif olmuş Amerikan sinemasının bu en göz alıcı dönemine atıfta bulunurken, 70’li yıllar sinemasına özgü renk paletini kullanıyor. Minimalist hikâyesine Rob Mazurek imzalı caz partileri eşlik ediyor. Çağımızın en iyi aktörlerinden biri olduğunu düşündüğüm Josh O’Connor yine çok iyi. JB’nin çaldığı tabloları, karısı Terri’nin (Alana Haim) diktiği kumaş torbalar içinde bir gece vakti domuz ahırında sakladığı uzun sekans antolojilere geçecek cinsten. Halen MUBI’de gösterilen bu küçük sinema mücevherini kaçırmayın derim.

(24 Aralık 2025)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Gizem, Dostluk ve Cesaretin Buluştuğu Sürükleyici Macera, Efes’in Sırrı, 16 Ocak’ta Sinemalarda

Yapımcılığını Poll Films by Polat Yağcı’nın üstlendiği ve 16 Ocak 2026 Cuma günü sinemalarda gösterime girecek olan aksiyon filmi Efes’in Sırrı, 2026 yılının en eğlenceli aile ve macera filmlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Senaryosunu Zeynep Çiçekoğlu Süner’in kaleme aldığı, hikâyesi Kamuran Süner’e ait olan, yönetmenliğini  ise Gökhan Tiryaki’nin üstlendiği film, Efes’in Sırrı, küçük büyük herkesi, gizem, dostluk ve cesaret dolu bir maceraya davet ediyor.

Gizem, Dostluk ve Cesaretin Buluştuğu Sürükleyici Macera, Efes’in Sırrı, 16 Ocak’ta Sinemalarda yazısına devam et

Hokum

Damian Mc Carthy’nin yönettiği ve Adam Scott, Peter Coonan, David Wilmot, Florence Ordesh, David Wilmot, Florence Ordesh, Will O’Connell ile Michael Patric’in oynadığı Hokum, 01 Mayıs 2026’da CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Filmartı Film tarafından vizyona çıkarıldı.
İçine kapanık bir yazar olan Ohm Bauman, vefat eden anne ve babasının küllerini serpmek için İrlanda kırsalındaki bir otele gider. Ancak otel çalışanlarının, balayına gelenleri lanetlediği söylenen kadim bir cadı hakkında anlattıkları hikâyeler zihnini ele geçirmeye başlayınca giderek artan rahatsız edici görüntüler Ohm Bauman’ı delirmenin eşiğine sürükler.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Hokum yazısına devam et

Silent Night, Deadly Night 02 Ocak’ta Sinemalarda

Terrifier 3′ün stüdyosu kült olmaya aday yeni bir filmle geri dönüyor. Silent Night, Deadly Night yepyeni bir yorumla beyazperdeye geliyor. Yönetmen koltuğunda Mike P. Nelson’ın oturduğu film, psikolojik gerilim unsurlarını vahşi slasher atmosferi, zaman zaman ortaya çıkan tuhaf bir mizah ve şaşırtıcı bir romantik damarla birleştirerek klasik hikâyeye kendine özgü bir atmosfer kazandırıyor. Filmde bir çocuk, Noel Baba kıyafeti giymiş bir adamın anne ve babasını öldürmesine tanık olur. Yıllar sonra, yetişkin olduğunda, kendisi de Noel Baba kostümü giyerek çocukluğunda yaşadığı bu travmatik olayın sorumlularından intikam almak için kanlı bir yolculuğa çıkar.

Silent Night, Deadly Night 02 Ocak’ta Sinemalarda yazısına devam et

Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı

Vasiliy Bedoshvili, Elena Chernova ile Ekaterina Grosheva’nın yönettiği ve Jorge Barranco, Matvey Berkovskiy, Prokhor Chekhovskoy ile Rachel Carrey’in seslendirdiği animasyon film Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı (Masha and the Bear: Wonder Park), 16 Ocak 2026’da CJ ENM dağıtımıyla Film Medya tarafından vizyona çıkarıldı.
Maşa, Daşa ve Koca Ayı’yı bu kez rengârenk bir eğlence parkında buluşturuyor. Daşa görevleri tamamlayıp gösteriye katılmak isterken, Maşa sadece eğlenmenin peşindedir, Koca Ayı ise yeni “akıllı” fotoğraf makinesini denemeyi hayal eder. Film, dostluk ve kendine inanma temalarını anlatıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb

Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı yazısına devam et

Sen, Ben ve Toscana Filminin Türkçe Alt Yazılı Birinci Fragmanı Paylaşıldı

Kat Coiro’nun yönettiği, Türkçe altyazılı birinci fragmanı paylaşılan Sen, Ben ve Toscana adlı filmde Anna, işini ve kaldığı evi aynı anda kaybedince, en dürüst dostu Claire’in tüm uyarılarına rağmen bir anda İtalya’ya, Matteo’nun yanına uçar. Ancak Anna’nın, Matteo’nun villasına izinsiz olarak sadece bir geceliğine sızma planı, Matteo’nun annesi Gabriella’nın aniden çıkagelmesiyle suya düşer. Panikleyen Anna, Gabriella’nın kendisini Matteo’nun nişanlısı sanmasına göz yumar. Ama küçük yalan büyük bir soruna dönüşür; Matteo’nun kuzeni Michael ortaya çıktığında Anna aniden, aralarındaki kıvılcımın hayatını değiştirecek bir ateşi tetikleyeceğini keşfeder.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Sen, Ben ve Toscana Filminin Türkçe Alt Yazılı Birinci Fragmanı Paylaşıldı yazısına devam et