Maya Turkina ile Maksim Volkov’un yönettiği ve Sergey Garmash, Roman Kurtsyn, Diomid Vinogradov ile Larisa Brokhman’in seslendirdiği animasyon film Dino Ailesi (Doktor Dinozavrov – The Dino Family), 13 Temmuz 2026’da CJ ENM dağıtımıyla Siyah Beyaz Movies tarafından vizyona çıkarıldı.
Doktor olan baba, bir zamanlarin ünlü paleontoloji müzesini kurtarmakla meşguldür. Doktor’un oğlu Fil karşılıksız aşk acısı çekerken, kızı Linda ise bilgisayar oyunları dünyasında kaybolmuş durumdadır. Ailenin gizli bir portal aracılığıyla tarih öncesi dünyaya adım attığı gün her şey değişir. Kendilerini tehlikeli koşullarda bulan ikili, hayatta kalmalıdır.
Aylık arşivler: Şubat 2026
Deccal 3
Özgür Bakar’ın yönettiği ve İlayda Mine Çopur, Buket Dereoğlu, Cem Cücenoğlu, Birhan Tut, Volkan Cal, Ufuk Kaplan, Murat Prosçiler, Burak Sarımola ile Aysan Sümercan’ın oynadığı Deccal 3, 13 Mart 2026’da CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Kirpi Medya – Juli Sanat tarafından vizyona çıkarıldı.
Issız bir dağ evinde bakıcılık yapan Deniz, korumakla görevlendirildiği Ateş’in sıradan bir çocuk olmadığını çok geçmeden anlar. Evde başlayan kanlı alametler, kaybolan çocuklar ve fısıldanan ayinler tek bir gerçeğe işaret eder: Deccal’in hakimiyeti yakındır. Kaçış yoktur. Bu evde ya kurban olursun, ya da karanlığın parçası.
Parçalı Yıllar Filminin Fragmanı ve Afişi Yayınlandı
Yapımcılığını Kaymaz Film Production & Burus Yapım’ın üstlendiği, yönetmenliğini ve senaristliğini Hasan Tolga Pulat’ın yaptığı Parçalı Yıllar filmi vizyon için gün sayıyor. Başrollerini Yetkin Dikinciler, Mine Çayıroğlu, Levent Özdilek ve İlkin Tüfekçi’nin paylaştığı filmin diğer başlıca rollerinde Necmi Yapıcı ve usta oyuncu Bilge Şen yer alıyor. 1970’li yılların Türkiye’sinde, Amerikan ambargosunun yarattığı ekonomik krizin sinema sektöründe köklü bir dönüşüme yol açtığı dönemi konu alan ve Türk sinemasının karanlıkta kalmış özel bir sayfasını beyazperdeye taşıyan etkileyici Yeşilçam dönemi filmi Parçalı Yıllar’ın merakla beklenen fragmanı ve afişi yayınlandı.
- Basın Bülteni
- Fragmanı izlemek için tıklayınız.
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Parçalı Yıllar Filminin Fragmanı ve Afişi Yayınlandı yazısına devam et
Nefes Nefese / Gece Vardiyası
‘Gece Vardiyası / Late Shift’ hemşire Flora Lind’in (Leonie Beneschi) öğle civarı başlayıp ertesi gün sabah saatlerine kadar sürecek olan zorlu ve gergin çalışma mesaisini detaylı bir biçimde gözler önüne seriyor. 20 yıllık tecrübesiyle işinin ehli olan sağlık görevlisinin, ağırlıklı olarak kanser hastalarına hizmet verdiği halde personel eksiği bulunan serviste her bir hastaya yetişmeye çalışırken biz izleyiciler de sürecin insan üstü trafiğinden etkileniyor, bir gerilim filmi izler gibi heyecanlanıyoruz.
Dünya prömiyerini Berlinale’de yapan Petra Volpe imzalı yapımın dilimize ‘kadın kahraman’ olarak çevirebileceğimiz Almanca özgün adının ‘Heldin’ olması kuşkusuz çok anlamlı. Halen Berlin’den bir ödül çıkmasını beklediğimiz ‘Sarı Zarflar / Gelbe Briefe’nin yönetmeni İlker Çatak’ın imzasını taşıyan 2023 yapımı ‘Öğretmenler Odası / Das Lehrerzimmer’de yabancı kökenli öğrencisinin maruz kaldığı ayrımcı uygulamaya itiraz eden idealist Carla Nowak rolünde hayranlığımızı kazanmış olan Beneschi, saat gibi çalışan, disipliniyle birlikte yardıma muhtaç hastalarına güleryüzle ve şefkatle yaklaşan, Avrupa Film Akademisi ödülüne aday olmuş performansıyla bir kez daha ustalığını konuşturmuş.
‘Öğretmenler Odası’nı Almanya özelinde çağdaş Batılı demokratik toplum düzeninin bir minyatürü olarak yorumlamıştık. ‘Gece Vardiyası’nı yazan ve yöneten Volpe benzer bir metaforik anlatının peşinde değil. Saatler ilerledikçe hastalar arasında mekik dokuyuşu hızlanan Flora’nın teçhizat açısından gayet donanımlı bir devlet hastanesinde personal açığından kaynaklanan fiziki yetersizliği çağdaş Batı toplumlarını bekleyen küresel sağlık krizini haberliyor. İsviçre’nin Oscar aday adayı olarak seçilen filmin final jeneriğinde, 5 yıl sonrasında ülkede 30 bin hemşire açığı olmasının beklendiği ifade ediliyor. Eğitimli hemşirelerin % 36’sının sadece 4 yıl içinde mesleği bıraktığı bilgisi, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2030’a kadar dünya çapında 13 milyon hemşire açığıyla karşılaşılacağı öngörüsüyle irkiliyoruz.
Eşinden ayrılmış olduğu ve bir küçük kızı olduğu bilgisi dışında Flora hakkında bilgilendirilmiyoruz. Volpe’nin amacı onun fiziki koşusunu bir belgeselci titizliği ile yansıtmak olmuş belli ki. Flora bir atlet misali temposunu düşürmeden hastadan hastaya sörf yaptığı saatler boyunca, dayanılmaz ağrıları olan, doktorundan biyopsi sonucu bekleyen ya da demansın yarattığı korkuyla teselli bekleyen hastaların yanı sıra, oda kapılarında cevap bekleyen, yurt dışından telefonla arayıp görüşme talep eden hasta yakınlarıyla empati kurarak çözüm üretmeye çalışıyor. Mesaisi sona erip eve dönmek için otobüsüne bindiğinde ise vardiyası esnasında yeterince ilgilenemediği için suçluluk duygusu hissettiği hastasından kopamadığına tanıklık ediyoruz.
İsviçreli yönetmen, yaman bir gerilim hikâyesi tadı aldığını ifade ettiği Madeline Calvelage’nin ‘Unser Beruf is nicht das Problem: Es sind die Umstände’ adlı kitabından yola çıkmış ve fedakâr hemşirelere adadığı benzer bir çetin serüveni soluk soluğa beyazperdeye taşımış.
(18 Şubat 2026)
Ferhan Baran
Yazı mı Tura mı?
Ahmet Hakan Çiftçidurmaz’ın yönettiği ve Ergül Çolakoğlu, Şenay Karakuş, Sevgi Altan ile Volkan Yılmaz’ın oynadığı Yazı mı Tura mı?, 10 Nisan 2026’da Lion Dağıtım dağıtımıyla Lalin Yapım tarafından vizyona çıkarıldı.
Filmde, şehir dışından aniden döndüğünde eşinin beklenmedik ihanetiyle sarsılan Erkan bu durum karşısında kontrol edilemez bir kıskançlık ve öfke girdabına sürükleniyor ve Erkan, eşinin ihanetiyle birlikte ölümcül bir oyuna girişiyor. Hayatlar, yazı – tura arasında kader ve intikamın keskin bıçağına bırakılıyor. Dram türündeki 78 dakikalık filmin senaryosu da yapımcı ve başrol oyuncusu Ergül Çolakoğlu tarafından yazıldı.
Gece Gelen: Karkanlıkta Seni İzleyen Lanet
Murat Coşkun’un yönettiği ve Bekir Aslantaş, Ada Alize Ertem, Numan Çakır ile Belma Mamati’nin oynadığı Gece Gelen: Karanlıkta Seni İzleyen Lanet, önümüzdeki aylarda Lion Dağıtım dağıtımıyla Coşkun Film Yapım tarafından vizyona çıkarılıyor.
?????.
Gece Gelen: Karkanlıkta Seni İzleyen Lanet yazısına devam et
Momo: Zamana Karşı, Melis Fis’ın Katılımıyla Paribu Cineverse Akasya’da Büyülü Bir Ön Gösterim Düzenlendi
Paribu Cineverse, birbirinden özel ve farklı yapımları sinemaseverlerle buluşturmaya devam ediyor. 10 Şubat Salı günü edebiyat dünyasının en sevilen başyapıtlarından biri olan Momo’nun sinema uyarlaması için Paribu Cineverse Akasya’da bir ön gösterim düzenlendi. Etkinliğe, filmin başkahramanına sesiyle hayat veren Melis Fis de katılarak izleyicilerin heyecanına ortak oldu. Özel gösterimde davetliler, zamanın değerini hatırlatan büyülü hikâyeyi vizyon öncesi deneyimlediler. Momo, eski bir Roma amfi tiyatrosunun kalıntıları arasında yaşayan ve en büyük yeteneği çevresindekileri içtenlikle dinlemek olan yetim bir kızın hikâyesini konu alıyor.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Yönetmen Michal Kwiecinski, Dahi Müzisyen Chopin’in Paris’teki Yaşamını, Parlayan Yeteneğini ve Hastalığıyla Verdiği Mücadeleyi Enerjik Ama Dokunaklı Bir Hikâyeye Dönüştürüyor
19. yüzyıl Paris’ini adeta bir yağlı boya tablo gibi yansıtan görsel dünyası ve Eryk Kulm’un akılda kalıcı performansıyla Chopin, Chopin!, dâhi bestecinin müzikle nefes alan hayatını, tutkularını ve kırılganlığını ele alıyor. Döneminin en çok konuşulan ismi, Paris gecelerinin romantik figürü Chopin’in kanayan ciğerleri ona günlerinin sayılı olduğunu hatırlatmaktadır. Chopin için artık sadece iki saplantısı, müziği ve büyük aşkı George Sand kalmıştır.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Sinema Bir Hikâye Değil, Bir Bakış Rejimidir
Sinema çoğu zaman anlatılan hikâye üzerinden konuşulur. Oysa asıl mesele hikâyede değil, bakışta gizlidir. Film bize ne anlattığından çok, bizi nereye yerleştirdiğiyle ilgilidir. İzlerken kimin gözünden bakıyoruz? Kime yakın duruyoruz? Kimin arzusunu normal, kimin kırılganlığını görünmez sayıyoruz?
Benim çalışma alanım tam da bu eşikte başlıyor.
Psikoloji ile sinema estetiği arasında kurduğum düşünsel hat, filmi yalnızca bir temsil alanı olarak değil; arzu, kimlik, bilinçdışı ve toplumsal cinsiyet kodlarının dolaşıma girdiği bir psikolojik mekân olarak ele alıyor. Akademik yolculuğum Yeni Yüzyıl Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde üniversite birinciliğiyle başladı; klinik formasyonumu Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nda derinleştirdim.
Ancak sinemayı yalnızca teorik bir metin olarak okumadım. 2003 – 2008 yılları arasında Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde Halkla İlişkiler ile Radyo, Sinema ve Televizyon alanlarında YÖK bursuyla eğitim aldım. 2008 – 2012 yılları arasında televizyon sektöründe yönetmenlik, yapımcılık ve editörlük yaptım. Kamera arkasında öğrendiğim şey şuydu: Her kadraj bir seçimdir. Her seçim bir dışarıda bırakma biçimidir.
Bugün geliştirdiğim “Sinema Psikolojisi” yaklaşımı, bu iki alanın kesişiminde duruyor. Film benim için yalnızca anlatılan bir hikâye değil; bakışın örgütlendiği, hazzın kodlandığı ve öznenin konumlandırıldığı bir bilinç alanı. İzleyici pasif değildir; aksine farkında olmadan bir pozisyona yerleşir. İşte benim ilgilendiğim yer, o yerleşme anı.
Sinema ile ruhsal süreçler arasındaki ilişkiyi “Ruhun Kadrajları” başlığı altında dijital mecralarda paylaşıyorum. Aynı zamanda Oya Doğan’ın yönetimindeki Dizi Doktoru platformunda köşe yazıları yazarak dizi anlatılarını psikodinamik bir perspektiften değerlendiriyorum. Kültür – sanat eksenli gazete ve dergilerde kaleme aldığım metinlerde de benzer bir sorunun izini sürüyorum:
Bir anlatı bizi neden bu kadar etkiler?
Ve o etki bize kendimiz hakkında ne söyler?
Klinik çalışmalarımı İstanbul’da İstanbul Psikomod Akademi bünyesinde sürdürüyorum. Terapide karşılaştığım ruhsal dinamiklerle sinemadaki temsiller arasında çoğu zaman şaşırtıcı paralellikler görüyorum. Çünkü insan hikâye kuran bir varlık. Ve kurduğu hikâyede kendini saklayabildiği kadar açığa da çıkarır.
Yazılarımda amacım izleyiciyi edilgen bir tüketici olmaktan çıkarmak. Sinema yalnızca görülen değildir; görüleni görme biçimimizin de analiz edildiği bir alandır. Eğer film bittiğinde sadece “beğendim” ya da “beğenmedim” demekle yetinmiyorsak, orada bir düşünce başlamış demektir.
Ben o başlangıçla ilgileniyorum.
(18 Şubat 2026)
Hatice Keltek
Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması
Zeytinburnu Belediyesi, Türkiye’nin demokrasi tarihine milli iradenin destanı olarak yazılan 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında, bu toplumsal hafızayı sanatın gücüyle geleceğe taşımak amacıyla ‘Direniş ve Adalet’ temalı Kısa Film Senaryo Yarışması düzenliyor. 15 Temmuz anısına düzenlenen yarışma ile Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde bir dönüm noktası olan bu tarihi direnişin sanatsal bir miras olarak yarınlara aktarılmasına, bağımsızlık ve adalet bilincinin genç kuşaklarda diri tutulmasına katkıda bulunmak amaçlanıyor. Yarışman jürisinde yönetmen Faysal Soysal, senarist Gülin Tokat ve yazar Yıldız Ramazanoğlu gibi isimler yer alıyor.
Direniş ve Adalet Kısa Film Senaryo Yarışması yazısına devam et
Illumination Sunar: Minyonlar ve Canavarlar Filminin Türkçe Alt Yazılı ve Dublajlı Birinci Fragmanı Paylaşıldı
Minyonlar ve Canavarlar filmi, 03 Temmuz’da gösterime giriyor. 2024 yazının dünya çapında gişe rekorları kıran en komik filmi Çılgın Hırsız 4’ün ardından Illumination, tarihin en büyük küresel animasyon serisi olan Minions evrenini, yepyeni karakterlerin yer aldığı, kahkaha dolu yeni bir bölümle genişletiyor: Minyonlar ve Canavarlar. Türkçe altyazılı ve dublajlı birinci fragmanı yayınlanan film, Minyonların Hollywood’u nasıl ele geçirdiğinin, film yıldızı olduklarının, her şeyi kaybettiklerinin, dünyaya canavarlar saldıklarının ve ardından yarattıkları kaosu durdurmak ve gezegeni kurtarmak için nasıl yeniden bir araya geldiklerinin ilginç, gürültülü hikâyesini anlatıyor.
- Basın Bülteni
- Fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
21. Köprüde Buluşmalar Film Geliştirme Platformu Seçkisi Açıklandı
21. Köprüde Buluşmalar’ın Film Geliştirme Platformu bu yıl 14 – 15 – 16 Nisan 2026 tarihlerinde yapılacak. Platformda Türkiye’den uzun metrajlı kurmaca ve belgesel projeler, ilk uluslararası sunumlarını gerçekleştirecek ve sektör profesyonelleriyle birebir toplantılar yapacak. Bu yıl Film Geliştirme Platformu’na başvuran 103 proje, Köprüde Buluşmalar seçici kurulu tarafından değerlendirildi ve dokuz proje platforma seçildi. Seçkisinde dördü yönetmenlerin ilk uzun metraj filmi olmak üzere yedi kurmaca ve iki belgesel proje yer alıyor.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
21. Köprüde Buluşmalar Film Geliştirme Platformu Seçkisi Açıklandı yazısına devam et
Uluslararası Gastronomi Film Festivali Yarışma Heyecanına Sahne Olacak
05 – 07 Haziran 2026 tarihleri arasında Urla’da gerçekleştirilecek olan Uluslararası Gastronomi Film Festivali, Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması’na da ev sahipliği yapacak. Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması; GOLD Klazomenai International Award, Klazomenai Documentary International Award ve Gastronomy Screenplay Competition – International Award adlı üç adet kategoride gerçekleştirilecek.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Uluslararası Gastronomi Film Festivali Yarışma Heyecanına Sahne Olacak yazısına devam et
Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması
Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması, 05 – 07 Haziran 2026 tarihleri arasında Urla’da gerçekleştirilecek olan Uluslararası Gastronomi Film Festivali kapsamında yapılacak. Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması; GOLD Klazomenai International Award, Klazomenai Documentary International Award ve Gastronomy Screenplay Competition – International Award adlı üç adet ödül kategorisinde düzenlenecek.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması yazısına devam et
Cahîm 2
Doğukan Mısır’ın yönettiği ve Ali Murat Özgen, Irmak Şeker (Havva Irmak Şeker), Salih Bayraktar, Ayla Kaymak, Nizamettin Özkaya ile Simge Konrat’ın oynadığı Cahîm 2, 13 Mart 2026’da CJ ENM dağıtımıyla Zebra Production tarafından vizyona çıkarıldı.
Defne’nin annesi kızının anlam verilemeyen sağlık sorunları sonrası Doktor Nihat Karahan’a ulaşır. İnsan metafiziği üzerine çalışmalarda bulunan Nihat bu vakayı bir fırsat olarak görür ve eskiden beri tanıdığı Mustafa Faruk Akad ile beraber ailenin evinin bulunduğu Safranbolu’ya giderler. Bu sağlık sorunlarının görüldüğü olay tüm karanlığın başlangıcı ve yaşanmış en tehlikeli vaka haline gelir.




