Tüyler Ürperten Bir Kosova Hikâyesi, Güneşin Karanlığında Kosova, 05 Eylül’de Vizyonda

Türk Sinemasının merakla beklenen yapımı Güneşin Karanlığında Kosova, 05 Eylül Cuma günü sinemaseverlerle buluşuyor. Yönetmenliğini Haktan Özkan’ın üstlendiği film, aksiyon, dram ve politik gerilim türlerini ustalıkla harmanlıyor. Sadece bir ajanlık hikâyesi değil, aynı zamanda Balkanlar’ın ruhunu, tarihi dokusunu ve Anadolu’nun yüzyıllık efsane hikâyelerini de içinde barındıran çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Film, Türk ajanlarının, Balkanlar’da çıkması muhtemel büyük bir savaşı engellemek için verdikleri zorlu mücadeleyi merkezine alıyor. Aynı zamanda savaşın yarattığı bireysel ve toplumsal travmaları, gerçekçi bir dille gözler önüne seriyor.

Sinir Krizinin Eşiğinde Bir Alman Ailesi / Işık

Alman sinemasının usta yönetmenlerinden Tom Tykver uzun soluklu neo-noir TV dizisi ‘Babylon Berlin’in ardından beyazperdeye ve yaşadığı kentin bugününe geri dönüyor. 75. Berlin Film Festivali’nin açılışını yapan ‘Işık / Das Licht’in merkezinde Engels ailesi yer alıyor. Baba Tim Engels (Lars Eidinger) bir reklam şirketinde çevre sorunlarına duyarlı büyük şirketler için kampanyalar hazırlar. Anne Milena Engels (Nicolette Krebitz) Nairobi’deki bir kültür projesi için çalışan sivil toplum kuruluşu elemanıdır. Aileyi çiftin biri kız diğeri erkek 17 yaşındaki ikiz çocukları Frieda (Elke Biesendorfer) ile Jon (Julius Gause) tamamlar. Milena’nın Kenyalı eski sevgilisi Godfrey’den (Toby Onwumere) olma ve ayın belli günlerinde aileye katılan küçük Dio’yu da (Elyas Eldridge) kadroya dahil ettiğimizde Engelsler aynı bohem apartman dairesinde

birlikte yaşayan modern bir Alman ailesidir. Ne var ki aynı evi paylaşsalar da hayatları apayrıdır, aile bağlarını çok zaman önce yitirmişlerdir. Evi çekip çeviren Polonyalı hizmetlinin ani ölümünün ardından yeni hizmetçi olarak daireye gelen Suriyeli göçmen Farrah (Tala al Deen) bu kopuk aileyi beklenmedik bir biçimde yeni bir yola sokar. Ailenin bireyleri en mahrem yaralarını ona açmıştır, lakin Farrah’ın aile ile temasa geçişi rastlantı olmayıp onun kendi başına kurguladığı bir planın parçasından başka bir şey değildir.

‘Işık’, sağanak yağmur altındaki Berlin gökyüzünden harika bir kaydırma ile açılıyor ve Christian Almesberger’in maharetli kamerası uzaktaki gökdelenin üst katlarına doğru bir dairede yanıp sönen ışığa yöneliyor. Bu mekânda filmin gizemli karakteri Farrah ile tanışıyoruz. Engels ailesinin fertlerine ise koşut kurguyla verilmiş akıcı bir giriş bölümünde aşina oluyoruz. Farrah’ın ışık terapisi seansında ‘ruhların bazen öldüklerini bilmeyip yeryüzünde başıboş dolaştıklarını, bu dünyayı bırakıp gidebilmeleri için kendilerinin yerine geçecek muadillerin rehberliğine ihtiyaç duyduğu’ bilgisini alıyoruz. Genç kadının trajik geçmişine dair ipuçları için ise filmin çok başarılı kotarılmış final bölümünü beklememiz gerekiyor.

Dinmek bilmeyen ve gece gündüz kenti ıslatan yağmur ve fırtına fonu altında belki de en kişisel yapıtını imzalamış Alman sinemacı. İlerleyen yaşına karşın ‘Koş Lola Koş / Lola Rent’deki kıvraklığını yitirmemiş sineması Almanya özelinde gelişmiş Batı toplumlarının kıyasıya eleştirisi niteliğinde. Hoşgörülü çağdaş görüntünün ardında iletişimsiz, kopuk, arızalı Avrupalı bireylerin yalnızlığını, çaresizliğini anlatıyor. Fantastik ögelerle bezeli, hem hareketli hem duygusal aile dramında, çok renkli müzikal bölümler, canlandırma sekansları kullanıyor, atmosfer ve görsel dünya kurmadaki başarısını bizlere yeniden hatırlatıyor.

Frieda’nın oklarını babasına yönelttiği ‘Batıya özgü dünyanın bütün ayrıcalıklarını vicdansızca kullanıyoruz. Dünyanın uçuruma sürüklenmesinin nedeni biziz. Gezegenimizi mahveden ve ekolojiyi paravan olarak kullanan neo-liberal şirketlere hizmet ediyorsun’ çıkışlarıyla kişisel manifestosunu sunuyor Tykwer. Engels ailesi için herşeyin değişme zamanı gelmiştir. Dünya kolay değişmiyor belki ama Farrah’ın kullandığı yüksek frekanslı LED lambanın ışığı Engelslerin sevgiye olan açlıklarını giderecek, onlara aradıkları güveni bir nebze olsun sağlayabilecek midir?

Ülkemizi sık sık ziyaret eden ‘Schaubühne Berlin’ tiyatro topluluğunun son olarak geçtiğimiz Kasım ayında III. Richard olarak ayakta alkışladığımız efsanevi aktörü Lars Eidinger başta olmak üzere çok başarılı oyuncu kadrosunun yer aldığı bu son dönemin en özel filmi 15 Ağustos’ta gösterime giriyor. Ne yapıp edin izleyin. Filmin kilit bölümlerinde devreye giren ölümsüz ‘Bohemian Rhapsody’nin büyülü sözlerine hep birlikte iştirak edin. Gökyüzünden şöyle sesleniyor Freddie Mercury: ‘Bu gerçek hayat mı yoksa sadece bir hayal mi?’

(12 Ağustos 2025)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Mehmet Güreli’den Sisler Bulvarı’ndan Geçtim: Biket İlhan, Afişi ve Fragmanı Yayınlandı

Karina Film, müzik, sinema, resim ve edebiyatın duayen ismi Mehmet Güreli’nin yönetmenliğini üstlendiği Sisler Bulvarı’ndan Geçtim: Biket İlhan belgeselini sinema tarihimizin bir köprüsü olarak izleyenlerin beğenisine sunuyor. Belgeselde Güreli’nin gözüyle hem Yeşilçam’da üretmiş hem de yeni sinema döneminde üretimlerine devam eden, sinemamızın parıldayan ışıklarından Biket İlhan’ın eserleriyle bir yolculuğa çıkılıyor. Yapımcılığını Yalçın Akyıldız ve Görkem Yeltan’ın üstlendiği belgeselde stüdyo işlemleri Fono Film tarafından yapılırken, Doğan Duru’nun düzenlemesiyle yer alan Deli Gözler parçası Nihan Belgin’in yorumuyla seslendiriliyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Şeyhmus Altun’un Aldığımız Nefes Filmi 50. Toronto Uluslararası Film Festivali’nde Dünya Prömiyeri Yapacak

Aldığımız Nefes, Toronto Uluslararası Film Festivali’nin ilk ve ikinci filmlerin yer aldığı bölüm olan “Discovery Bölümü”nde bu sene Türkiye’yi temsil edecek. Başrolünde genç oyuncu Defne Zeynep Enci’nin yer aldığı filmde genç oyuncuya, Hakan Karsak, Sacide Taşaner, Rüzgâr Usta, Aras Kavak, Deniz Kavak eşlik ediyor. Filmde kimya fabrikası patlamasıyla başlayan ve dinmek bilmeyen yangının ardından hayatı altüst olan küçük Esma’nın hikâyesi anlatılıyor.

Şeyhmus Altun’un Aldığımız Nefes Filmi 50. Toronto Uluslararası Film Festivali’nde Dünya Prömiyeri Yapacak yazısına devam et

Johnny Puff: Buzda Macera, 22 Ağustos’ta Sinemalarda

Ailece keyifle izleyebileceğiniz heyecan dolu bir animasyon filmi olan Johnny Puff: Buzda Macera, 22 Ağustos’ta vizyona giriyor. Yönetmenliğini Néstor F. Dennis’in yaptığı animasyon türündeki filmin baş karakteri Johnny Puff’a, Johnny Depp sesiyle hayat veriyor. İtalyan – İspanyol ortak yapımı filmde, sessiz sakin bir kıyı kasabası olan Taigasville, kötü kalpli bilim insanı Otto von Walrus’un buzlarla kaplı bir distopyaya dönüştürülmek üzeredir. Ancak kasaba yalnız değildir! Süper güçlere sahip dört cesur Puffin kuşu ve liderleri Johnny Puff, dünyayı kurtarmak için gizli bir göreve atılır. Johnny Puff, cesareti ve dostlarıyla bu zorlu görevin üstesinden gelmeye kararlıdır.

Oscar ve Emmy Ödüllü James L. Brooks’ın Yazıp Yönettiği Ella Mccay Filminden İlk Görüntüler Yayınlandı

Oscar ve Emmy ödüllü  sinemacı James L. Brooks’un yazıp yönettiği Ella McCay filminin ilk fragmanı ve afişi izleyicilerin beğenisine sunuldu. 12 Aralık 2025’te vizyona girecek olan film, idealist bir genç kadının hayatını konu alırken, sevilenlerle birlikte yaşamanın incelikli ve karmaşık yanlarını esprili bir dille işliyor. Filmin oyuncu kadrosunda Emma Mackey, Jamie Lee Curtis, Jack Lowden, Spike Fearn, Kumail Nanjiani, Ayo Edebiri, Rebecca Hall, Julie Kavner, Becky Ann Baker, Joey Brooks, Albert Brooks ve Woody Harrelson yer alıyor, yapımcılığını ise James L. Brooks, Richard Sakai, Julie Ansell ve Jennifer Brooks gerçekleştiriyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2 / 3
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Oscar ve Emmy Ödüllü James L. Brooks’ın Yazıp Yönettiği Ella Mccay Filminden İlk Görüntüler Yayınlandı yazısına devam et

Perde (Yönetmen: Özkan Çelik)

Özkan Çelik’in yönettiği ve Cem Zeynel Kılıç, Tülin Özen, İpek Türktan ile Faruk Barman’ın oynadığı Perde, 03 Nisan 2026 CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Çelik Film – Yan Etki Tiyatro ve Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Samet, genel müdürlüğe terfi etmesini kutlamak için arkadaşlarını eve davet eder. Eve girmeden önce kedileri beslerken, zemin kattaki kadının soyunduğunu görür ve kadın onu fark edince kaçar, bu da kapıcının suçlanmasına yol açar. Eşi Zeynep, konuyu arkadaşlarıyla tartışırken kapıcıyı savunur. Peki, Zeynep, gerçek suçlunun Samet olduğunu öğrendiğinde, doğru olduğuna inandığı kanaatini mi, yoksa kendi çıkarlarını mı koruyacaktır?

Perde (Yönetmen: Özkan Çelik) yazısına devam et

Fırtına Kız

Hasan Doğan’ın yönettiği ve Cihangir Ceyhan, Eylül Ersöz, Burcu Kara ile Can Bartu Arslan’ın oynadığı Fırtına Kız, 30 Ocak 2026’da A90 Pictures dağıtımıyla AKC Sinema TV tarafından vizyona çıkarıldı.
Hayali futbolcu olmak olan genç kızın geleneksel düzene karşı verdiği direniş. Zeynep, Diyarbakır’ın “en yetenekli ama en şanssız futbolcusu” olarak bilinen İsmail’in tüm yeteneklerini almıştır. Ancak yetenek tek başına yeterli değildir; Zeynep’in hayallerine ulaşabilmesi için önce fırsat eşitliği sağlanmalıdır. Bu mücadele yalnızca onun değil, aynı zamanda bir suçu Zeynep’in yerine üstlenip hayatına son veren kardeşinin de mücadelesidir.

  • Basın Bülteni
  • Instagram
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb

Fırtına Kız yazısına devam et

SüngerBob: Korsan Macerası Filminin Afişi Paylaşıldı

SüngerBob ve Bikini Kasabası’ndaki bütün arkadaşları, bugüne kadarki en büyük, tamamen yeni ve kaçırılmaması gereken sinema maceralarına yelken açıyorlar. Türkçe afişi paylaşılan SüngerBob: Korsan Macerası filminde büyük biri olmak için can atan SüngerBob, cesaretini Bay Yengeç’e kanıtlamak amacıyla, gizemli ve korsan ruhlu hayalet Uçan Hollandalı’nın peşine düşer. Bu deniz yolculuğu komedi – macerası, onu okyanusun en derin derinliklerine, daha önce hiçbir Sünger’in gitmediği yerlere götürür. Film, Pam Brady, Aaron Dem Stephen Hillenburg tarafından yaratılan SpongeBob SquarePants dizisine dayanıyor.

SüngerBob: Korsan Macerası Filminin Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Algoritmaya Biat Et

Hakkı Kurtuluş ile Melik Saraçoğlu’nun yönettiği ve Meri̇ç Aral, Peter Klempner, Meral Çetinkaya ile Suna Yıldızoğlu’nun oynadığı Algoritmaya Biat Et, önümüzdeki aylarda ????? dağıtımıyla ????? tarafından vizyona çıkarılıyor.
Lily başarısız bir içerik üreticisidir. Başarısına özendiği ünlü influencer Gabe onu canlı yayında dünyaya rezil eder. Çaresiz kalan Lily, kullanıcıların kimliklerini gizleyip akıllı gözlüklerle içerik oluşturduğu Kathartist için çalışmayı kabûl eder. Bu yeni sosyal medya uygulamasının Algoritma’ya tapınan yeni kuşak bir tarikatın paravanı olduğunu ve özellikle kendisini ağına düşürdüğünü anlayana dek iş işten geçer.

Algoritmaya Biat Et yazısına devam et

Gece Yarısı Tam 02:17’de / Silahlar

‘Bu hikâyede birçok kişi tuhaf bir biçimde ölüyor’. Oyunculuktan gelme Zach Cregger’in 2025 yaz mevsimine iz bırakacağa benzer yeni çalışması ‘Silahlar / Weapons’ küçük bir çocuğun ağzından duyduğumuz bu cümle ile açılıyor. Her şey Maybrook İlkokulu’nun aynı sınıfında okuyan 18 öğrenciden 17’sinin bir gece vakti saatler 02:17’yi gösterirken evlerinin kapısını açıp ön bahçeyi geçtikten sonra kayıplara karışmaları ile başlamış, kameralar çocukların toplu halde karanlığa yürüdüğünü saptadığı halde nereye gittikleri bir sır olarak kalmıştır.

Evlatlarından haber alamayan aileler deliye dönmüş, sınıf öğretmeni Julia Gandy (Julia Garner) ile sınıfın kayıp olmayan tek öğrencisi küçük Alex (Cary Christopher) defalarca sorguya çekilmiş, polis teşkilatı ve kasabanın ileri gelenleri olayı çözememekten utanarak her şeyi örtbas etme yoluna gitmiştir. Kederli ebeveynler öfkelerini Julia’dan çıkarmaya çalışırken, alkol sorunu ile baş edemeyen genç kadın Alex’in izini sürerek yaşanan trajedinin esrarına ulaşmaya çalışacaktır.

2022 yapımı çalışması ‘Barbarian’ sinema aleminde ilgiyle karşılanan Cregger, ‘Silahlar’ ile önceki başarısının tesadüfi olmadığını kanıtlıyor. Kendi adıma ‘Barbarian’ın Hitchcock’un ‘Sapık / Psycho’sunu andıran ilk bir saatlik bölümünde usul usul yükselen gerilim duygusunu çok sevmiştim. Cregger’in farklı bir yöne evrilen abartılı finali ‘Barbarian’ın tam bir başarı olmasını engellemişse de, genç yönetmen bu defa aynı hataya düşmemiş. Grimm kardeşlerin ürkütücü masallarının izini süren yeni filminin karmaşık yapısını çoklu karakterlerin farklı bakış açılarından aktarma yolunu seçmiş. Her biri bir kurban ya da suçlu olabilecek karakterlerden sırasıyla Julia, oğlunu kaybetmiş acılı Archer Graff (Josh Brolin), Julia’nın hâlâ görüştüğü eski sevgilisi polis memuru Paul (Alden Ehrenreich), polisten kaçan uyuşturucu müptelası James (Austin Abrams), okul müdürü Marcus (Benedict Wong) ve nihayetinde Alex’in başına gelenler düz bir çizgide değil, birbirinin üzerine eklemlenmiş bir bütünün parçaları olarak sıralanmış.

‘Her Şey Her Yerde Aynı Anda / Everything Everywhere All at Once’ın görüntü yönetmeni Larkin Seiple ile çalışan Cregger, bir dolu çatlak karakterin ‘Ucuz Roman / Pulp Fiction’ tarzı iç içe geçmiş hikâyesinde kontrollü, akıcı bir yönetmenlik sınavı veriyor. Korku – gerilim türüne yeni bir soluk getiren filmin adının neden ‘Silahlar’ olduğuna gelince; hikâyenin düğüm noktasına dair ‘spoiler’ vermemek adına bunu açıklamıyor, şeytani bir gücün elinde herkesin hatta en masumların öldürücü bir silaha dönüşebildiğini söylemekle yetiniyorum.

(09 Ağustos 2025)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Büyük Zafer

İbrahim Soyer’in yönettiği ve Nisa Berra Çakırcı, Demet Ulus Büyükçolpan, Hüseyin Kiraz ile Gülçin Güvenç’in oynadığı real ve animasyon film Büyük Zafer, 29 Ağustos 2025’de CJ ENM dağıtımıyla BC Yapım & Medya tarafından vizyona çıkarıldı.
Yıllarını cephelerde geçiren Çetmili Kara Ali Çavuş, Büyük Taarruz sırasında aynı safta savaştığı oğlu Mehmet’le beklenmedik bir anda karşılaşır. Ancak bu kavuşma, cephe gerisinde değil kurşun seslerinin gölgesinde ve kısacık bir vedayla gerçekleşir. Bu büyük destan, “Atam, emrinizdeyiz.” diyen binlerce askerin arkasında, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri.” emriyle doruğa ulaşır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman

Büyük Zafer yazısına devam et