Jester 2

Colin Krawchuk’un yönettiği ve Michael Sheffield, Kaitlyn Trentham, Khaydn Adams, Ezekiel Akindele, Christian Alberts, Rahman Ali ile Jessica Ambuehl’in oynadığı Jester 2 (The Jester 2), 19 Eylül 2025’de CJ ENM dağıtımıyla Siyah Beyaz Movies tarafından vizyona çıkarıldı.
Cadılar Bayramı gecesi, utangaç ve yetenekli bir sihirbaz adayı olan Max, doğaüstü ve şeytani bir varlık olan Jester ile karşılaşır. Jester, her yıl dört ruhu hem eğlendirmesi hem de öldürmesi gerektiğini açıklar. Max’i bu karanlık göreve yardım etmeye zorlar. Max, Jester’ın ölümcül oyununu tersine çevirmek ve hayatta kalmak için zekâsını ve sihrini kullanmak zorundadır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Jester 2 yazısına devam et

Çıkış 8

Genki Kawamura’nın yönettiği ve Kazunari Ninomiya, Yamato Kochi, Naru Asanuma, Kotone Hanase ile Nana Komatsu’nun oynadığı Çıkış 8 (8-Ban Deguchi – The Exit 8), 29 Ağustos 2025’de Bir Film dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Prömiyerini 2025 Cannes Film Festivali’nde yapan ve ünlü bir oyundan uyarlanan film, gerilim türü tutkunları için özel bir deneyim sunuyor. Dünyayı kasıp kavuran korku oyunu Exit 8′in uyarlamasında bir adam metroda çıkış yolunu kaybeder. Adam, Çıkış 8′i ararken başına ardı ardına tuhaf olaylar gelir. Peki bu yeraltı geçidi bir yanılsama mıdır yoksa gerçek midir? Adam, Çıkış 8′i bulabilecek midir?

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb

Çıkış 8 yazısına devam et

Aman Bud Zarar Görmesin / Suçüstü

Çağdaş Amerikan sinemasının auteur yönetmenlerinden Darren Aronofsky, son filmi ‘Suçüstü / Caught Stealing’ ile New York’taki gençlik günlerinin ışıltılı kargaşasına ışık tutuyor. Hikâyemiz, üstadın sinema alemine adımını attığı ünlü siyah – beyaz klasiği ‘Pi’yi çektiği 1998 yılında geçiyor. Belediye Başkanı Rudy Giuliani’nin 24 saat uyumayan kentinin aykırılıklarını henüz tam törpüleyemediği yıllardır bunlar. Aşağı Doğu Yakası’nda nerdeyse sabah saatlerine kadar açık eski püskü bir mekânda, ‘Paul’ün Barı’nda çalışmaktadır Hank Thompson (Austin Butler). Lise yıllarında gelecek için büyük ümitleri olan sporcu genç adam kendi kullandığı arabayla kaza yaptığında hem yan koltukta oturan takım arkadaşının ölümüne sebep olmuş, hem de dizinden aldığı darbeyle beyzbol ligindeki hayallerine veda etmiştir.

6 – 7 yıl kadar önce mega kentin ışıltısıyla tanışan taşralı gencimiz, bara yürüme mesafesindeki mütevazi dairesindeki hayatından, ateşli saatlerini geçirdiği sağlıkçı kız arkadaşı Yvonne (Zoë Kravitz) ile adı tam konmamış birlikteliğinden memnun mesut yaşayıp gitmektedir. Yaşadığı trajedinin kâbusları zaman zaman onu uykusundan etmektedir gerçi ama gerçek belâ ile henüz tanışmamıştır.

Yan komşusu İngiliz asıllı punk Russ (Math Smith) felç geçirdiğini öğrendiği babasını ziyaret etmek üzere alelacele Avrupa’ya uçarken kedisi Bud’ı (gerçek adıyla Tonic) göz kulak olması için ona emanet eder. Ertesi sabah yan kapıyı zorlayan Rus aksanlı iki belalı adam bulamadıkları Russ yerine Hank’i ölesiye hırpalar. Bu da genç adamın ağır zedelenmiş bir böbreğinden olmasına yol açar. Hastanede geçirdiği günler sonrasında kendine gelmeye çalışan genç adamın, kedinin tuvalet kumunda bulduğu esrarengiz bir deponun anahtarı işleri daha da karıştıracaktır. Hank bu süreçte kadın dedektif Elise Roman (Regina King) ile işbirliği yapmaya yeltenir, lakin Rus mafyası ve tetikçilerine ilaveten, suç aleminin gediklilerinden Ortodoks Yahudi kardeşler Lipa (Liev Schreiber) ve Shmully’nin (Vincent D’Onofrio) gazabından kaçmak pek kolay olmayacaktır.

Aronofsky’nin kariyeri hayatın karanlık köşelerinde çıkış yolu arayan karakterlerin sert hikâyeleri ile doludur. Halen 50’li yaşlarını süren yönetmen bu kez daha hafif, ana akım bir hikâyeye yönelmek istemiş, bu vesileyle senaryoyu da kaleme almış olan Charlie Huston’ın aynı adlı romanından yola çıkarak, gençlik yıllarını geçirdiği görkemli şehre nostaljik bir bakış atmak istemiş.

Hikâye yine çok karanlık, ancak yaşanan onca trajediye, seri cinayetlere rağmen nüktedan bölümler, kimi zaman eğlenceli kaçıp kovalamacalar içeriyor film. Aronofsky bu girift, sürprizlerle dolu öyküde adeta bir yönetmenlik dersi veriyor. Film, üstadın değişmez çalışma arkadaşı Matthew Libatique’in görüntüleri, Andrew Weisblum’un zımba gibi kurgusu, cep telefonlarının ortada olmadığı 90’lı yılların isyankâr ruhlu Manhattan’ını yeni baştan yaratan çok başarılı prodüksiyon tasarımıyla parlıyor. Oyuncu

kadrosu da mükemmel. Oscar adayı olduğu ‘Elvis’in ardından çok ilginç bir karakteri canlandırdığı ‘Dune Part Two’ ve yine geçtiğimiz mevsim ‘Motorcular / The Bikeriders’da ilgiyle izlenen Butler’ın filmi sırtlanan saf ve yakıcı karizmasına, yan rollerde çok başarılı kompozisyonlar çizen sıkı bir oyuncu kadrosu eşlik ediyor. Martin Scorsese’nin hiç uyumayan kente atfen çektiği 1985 yapımı ‘Geç Saatler / After Hours’un oyuncusu Griffin Dunne’un bar sahibi Paul rolünde hatırlanması filmin bir diğer hoş sürprizi.

Hikâyenin çok karizmatik bir diğer karakteri olan Bud ise bir çoğundan rol çalıyor. Film boyunca aman bir zarar görmesin diye endişelendiğimiz bu şirin kediyi Aronofsky’nin de çok sevdiğini ve üzerine titrediğini son jenerikte yönetmen koltuğunu Tonic’e teslim etmesinden anlıyoruz. Tüm sertliğine karşın Idols grubunun enerjik parçalarıyla bezenmiş, Aronofsky’nin muhtemelen en eğlendiği filmi olmuş ‘Suçüstü’.

(28 Ağustos 2025)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Ada (Yönetmen: Jan Ole Gerster)

Jan Ole Gerster’in yönettiği ve Sam Riley, Stacy Martin, Jack Farthing ile Dylan Torrell’in oynadığı Ada (Islands), 19 Eylül 2025’de Başka Sinema dağıtımıyla Mars Production tarafından vizyona çıkarıldı.
Ada, Kanarya Adaları’nda lüks bir otelde tenis hocalığı yapan Tom’u izliyor. Derslerden arta kalan zamanını bolca içip tek gecelik ilişkilerle dolduran Tom sanki sonsuz bir yaz tatilinde gibidir. Sıra dışı Maguire ailesinin otele gelişiyle tekdüzeleşen hayatından sıyrılan Tom, Dave Maguire, eşi Anne ve küçük oğulları Anton ile yakınlaşır. Bir gece Dave ortadan kaybolunca, polis soruşturmasında Anne ile Tom baş şüpheli olarak kabûl edilir.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor

Ada (Yönetmen: Jan Ole Gerster) yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Onca İhanet Varken / Baba 2

Francis Ford Coppola’nın ünlü epiğinin ikinci bölümü olan ‘Baba 2 / The Godfather Part II’ çevrilişinden tam 51 yıl sonra ülkemizde ilk kez vizyon görüyor. Halen ‘Başka Sinema’ ile çalışan salonların belirlenmiş seanslarında gösterimi süren filmi yıllar sonra ilk kez sinema perdesinde deneyimlemek üzerine yazmak istedim. Bazı filmler küçük ekranlara sığmaz. Ünlü epiğin ikinci bölümü tam da bu tür yapımlardan. Film, Marlon Brando’nun … Devamı…»

Sesim Geliyor mu?

Bradley Cooper’ın yönettiği ve Will Arnett, Laura Dern, Bradley Cooper, Amy Sedaris, Sean Hayes, Andra Day, Christine Ebersole, Ciaran Hinds ile Scott Icenogle’ın oynadığı Sesim Geliyor mu? (Is This Thing On?), 20 Şubat 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Disney Studios Türkiye tarafından vizyona çıkarıldı.
Sesim Geliyor mu?, orta yaş bunalımı ve boşanmayla karşı karşıya kalan Alex’in New York komedi sahnesinde yeni amacını aramaya başlamasını, eşi Tess’in ise aileleri için yaptığı fedakârlıklarla yüzleşirken ortak ebeveynlik, kimlik ve aşkın yeni bir biçim alıp alamayacağı konularında bir yolculuğa çıkmasını konu alıyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman: 1 / 2 / 3
  • IMDb
  • Korkut Akın Yazıyor

Sesim Geliyor mu? yazısına devam et