Başarının Peşinden Değil, Değerlerin Peşinden Gitmeyi Öneren Kadim Rehber

Kadim Tibet bilgeliğini modern yaşamın sorunlarıyla buluşturan tanınmış yazar Orgyen Chowang, Tibet’in Başarı Kitabı adlı kitabı ile başarı kavramını yeniden tanımlıyor. Kitap, gerçek başarının rekabetten değil; bilgelik, dürüstlük ve güçlü ilişkiler kurabilmekten geçtiğini anlatıyor. Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan Tibet’in Başarı Kitabı, kişisel gelişim anlayışına farklı bir perspektif getiriyor. Chowang, M.Ö. 5. yüzyıla uzanan Budist öğretilerinden ve Tibet’in büyük bilge ustalarının metinlerinden süzdüğü yaşam ilkelerini; liderlikten iletişime, ilişkilerden mutluluğa kadar günlük hayatın merkezindeki konularla buluşturuyor. Kitap, başarıyı maddi kazanımlarla tanımlamıyor.

Başarının Peşinden Değil, Değerlerin Peşinden Gitmeyi Öneren Kadim Rehber yazısına devam et

Fantasİstanbul’da Salonlar Doluyor, Söyleşiler Yoğun İlgi Görüyor; Galata Seyirci Rekoru Kırdı, Noir En Yoğun Katılımlı Gösterimlerden Biri Oldu

Fantasİstanbul, İstanbul’da sinemaseverlerin yoğun ilgisiyle tüm hızıyla devam ediyor. Festivalin ilk günlerinden itibaren gerçekleştirilen film gösterimleri ve yönetmen – oyuncu söyleşileri salonları doldururken, izleyicilerin etkinliklere gösterdiği ilgi organizasyonun en dikkat çekici başlıklarından biri oldu. Festival kapsamında gerçekleştirilen söyleşilerde yönetmen ve oyuncular, filmlerinin yaratım süreçlerini sinemaseverlerle paylaşırken, soru – cevap bölümleri yoğun katılımlalarla gerçekleşti. Festivalin en yoğun ilgi gören gösterimi, yönetmenler Kenan Mansur Doğru ve Umut Osman Demirkol’un imzasını taşıyan Galata adlı film oldu.

Fantasİstanbul’da Salonlar Doluyor, Söyleşiler Yoğun İlgi Görüyor; Galata Seyirci Rekoru Kırdı, Noir En Yoğun Katılımlı Gösterimlerden Biri Oldu yazısına devam et

Kuşatma Kayıtları

Abdallah Al Khatib’in yönettiği ve Nadeem Rimawi, Saja Kilani, Ahmad Kontar, Samer Bisharat, Fedriche Wassim ile Idir Benaibouche’nin oynadığı Kuşatma Kayıtları (Chroncles From The Siege), 28 Ağustos 2026’da Bir Film dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Kuşatma altında bulunan bir şehir. Savaşın darmadağın ettiği bu şehirde insanlar bir taraftan hayatta kalmaya çalışırlarken aynı zamanda da imkânsız kararlar almak zorunda kalmaktadırlar. Hem bedenleri hem de ruhları kuşatma altındayken açlık ve yetersiz sağlık hizmetleriyle mücadele ederken aşkı, dostluğu, arkadaşlığı, küçük mutlulukları aramaya devam ederler.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Kuşatma Kayıtları yazısına devam et

Patriyarka Bir Kaktüs Tarlasıdır / İyi Erkek Yok

76. Berlin Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘İyi Erkek Yok / Kabul Jan – No Good Men’ çok hoş hazırlanmış ‘çiçek açan kaktüsler’ animasyonu ile açılıyor. Pakistan asıllı tanınmış şarkıcı Nazia İkbal’in Peştuca dilinde okuduğu ‘Chup Chup’ adlı ritmik parçanın eşlik ettiği bu şen açılış hayli beklenmedik ve şaşırtıcı geliyor önce. Öyle ya, bugün en koyu taassubun hüküm sürdüğü Afganistan’dan gelen bir filmde savaşın hüküm sürdüğü çok daha karanlık bir hikâye ile karşılaşmayı bekliyorsunuz.

Önceki filmleri bizdeki festivallere ulaşmamış olan Afgan asıllı saygın yazar/yönetmen Şahrbanu Sadat imzalı hikâye, Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesinden hemen önceki günlerde geçiyor gerçi, ancak bugünkü denli beter olmasa bile, patriyarkal sosyo-ekonomik düzende ikinci sınıf vatandaş addedilen kadınların durumu hiç de parlak değildir. Kabil’de bir haber kanalının tek kadın kameramanı olan Naru Ahmadi (Şahrbanu Sadat), bir yandan işe yaramaz kaba saba kocasından boşanmaya, bir yandan da erkek egemen medya düzeninde kendine yer bulmaya çalışmaktadır. Gündüz kuşağı kadın programlarında görevlendirilen genç kadın, bilirkişi olarak programa çağrılan adamların kadınları bir süs ve üreme objesi olarak tarif ettiği yorumlara daha fazla dayanmak istemez, 4 yıllık deneyimini de öne sürerek eleman eksikliği olan haber programlarında çalışma talebini iletir.

Kabil TV’nin tanınmış haber sunucusu ve yorumcu Kudret Kadiri (Enver Haşimi) mizojinist bir yaklaşımla ‘bana gerçek bir kameraman gönderin’ sözlerini sarfeder önce. Yokluktan kabul ettiği Naru ile ilk çalışmasında da sorunlar çıkar ama genç kadın yılmaz. Sevgililer Günü hakkında kadınlarla yaptığı sokak röportajları ve bir toplu tecavüz vakasında kadın kurbanlarla yakın görüşmeleri ile sivrilir ve deneyimli haber sunucusunun takdirini kazanır. Ana ocağına dönmüş olsa bile, velayeti için mücadele verdiği üç yaşındaki oğlundan ayrı kalmamak için kocası ile ile nikahını sürdüren, üzerindeki baskının arttığı bu adaletsiz dünyada iyi erkek olmadığından emin olan Naru, Kadiri’nin işin ötesine geçen ilgisi ve beklenmedik bir aşkın filizlenmesiyle sarsılacaktır.

Sadat, Taliban ayaklanmasında muhabir olarak yaptıklarından yola çıkan bu üçüncü uzun metrajında hem yönetmen hem oyuncu olarak göz kamaştırırken, teokratik baskıya güçlü bir şekilde ses çıkaran film , mizah yüklü bakışıyla siyaset ile aşkı harmanlıyor. Naru ile kadın arkadaşları, ‘kadınlar bir çiçektir, her doğumda bir yaprağı düşer, bol bol makyaj yapın’ tarzı aşağılamalara, ‘erkeklerin canı cehenneme’ düsturuyla veryansın ederler. Dayak, hakaret, ev işi ve çocuk bakımından ibaret bir kafeste yaşamaya isyan ederken, Amerikan vatandaşı Leyla’nın (Fatima Hassani) TV stüdyosuna getirdiği vibratör ile eğlenirler.

Sadat’ın ifadesiyle ‘patriyarka bir kaktüs tarlası gibidir’. Naru ve arkadaşları ‘iyi erkek yok’ deseler de, filmin ön jeneriğindeki anime kaktüsler de çiçek açmaz mıdır; ataerkil düzende yetişmiş Kadiri’lerin arasından kadınlara saygılı, duyarlı erkekler çıkmaz mıdır. Zorba kocasının tehdidi ve aniden beliren aşk arasında sıkışan Naru’nun hikâyesini izlerken Hollywood tarzı bir romantik hikâyenin büyüsüne kapılıverir gibi oluruz bir an. Ama burası Afganistandır. Önce Rusya’nın sonra Amerika’nın iliklerine kadar sömürdüğü ve bataklığa çevirdiği bir coğrafyadır. ABD’nin askerlerini ülkeden çekeceği 2021 yılının Nisan ayı geldiğinde, ataerkil sistemin getirdikleri ile boğuşmanın ötesinde, en temel demokratik hakkın esamesinin okunmadığı, yığınların ülkeyi terketmek için havaalanlarına koştuğu günde, Afganistan gerçeği ile yüzleşiriz. Naru ile Kadiri’nin büyülü aşkı ‘Casablanca’nın ünlü finalinden daha hüzünlü olacaktır.

Taliban’ın gölgesindeki bir ülkede aşkı, özgürlüğü ve kadınların gündelik direnişini romantik komedinin alışık olduğumuz sınırlarını tersyüz ederek anlatan bu güzel filmi kaçırmayın. Türkiye prömiyerini 45. İstanbul Film Festivali’nde yapan, Haziran ayında Kadıköy Sineması’nda gerçekleşen ve geliri ‘Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’ne bağışlanan özel gösterimiyle sinema seyircisinin kalbini kazanan yapım halen MUBI’de gösterilmektedir.

(01 Ağustos 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Fall 2: Ölümcül Tırmanış

Michael Spierig ile Peter Spierig’in yönettiği ve Tom Brittney, Adam Rose, Virginia Gardner ile Grace Caroline Currey’in oynadığı Fall 2: Ölümcül Tırmanış (Fall 2: Deadpoint), 02 Eylül 2026’da Chantier Films dağıtımıyla Chantier Films tarafından vizyona çıkarılıyor.
Jız kardeşi Hunter’ın ölümünün sarstığı Jax, Hunter’ın arkadaşı Luce ile bir araya gelir. İyileşmek için Tayland’daki Kwan Dağı’nın o meşhur uçurum tahtası yürüyüşünü denerler. Ani bir kaya çökmesi onları 900 metre yükseklikte kırılgan bir tahta üzerinde mahsur bıraktığında, Jax huzura ermek için korkularıyla yüzleşmek ve hayatta kalmak için savaşmak zorunda kalır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Fall 2: Ölümcül Tırmanış yazısına devam et

Jane Austen’ın İkonik Başyapıtından Uyarlanan Aşk ve Yaşam’ın Teaser Afişi Yayınlandı

Teaser afişi yayınlanan Aşk ve Yaşam (Sense and Sensebility), Jane Austen’ın eserinden uyarlandı. Daisy Edgar Jones, Esme Creed Miles, Caitriona Balfe, Frank Dillane, George MacKay, Herbert Nordrum, Bodhi Rae Breathnach ve Fiona Shaw’ın oynadığı filmin yönetmenliğini Georgia Oakley üstlendi. Senaryosunun Diana Reid tarafından kaleme alındığı Aşk ve Yaşam (Sense and Sensebility), aşk, sevgi ve kız kardeşliği konu alan, büyüleyici, esprili ve son derece ilişkilendirilebilir bir hikâye. Aşk ve Yaşam (Sense and Sensebility) filminin yapımcılığını Focus Features ve Working Title’dan India Flint, Tim Bevan, Eric Fellner, Jo Wallett adlı yapımcılar üstleniyor.

Jane Austen’ın İkonik Başyapıtından Uyarlanan Aşk ve Yaşam’ın Teaser Afişi Yayınlandı yazısına devam et

Altın Portakal’da Sinema Emek Ödülü Abdurrahman Keskiner’e Verilecek

24 – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında yapılacak olan 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bu yılki Sinema Emek Ödülü Abdurrahman Keskiner’e verilecek. 1965 yılında Yılmaz Güney’in menajeri olarak sinema sektörüne adım atan Keskiner, 1966 yılında Yılmaz Güney ile Güney Film’i kurdu. Bir Çirkin Adam, 1969 yılında Antalya Film Festivali’nde Birincilik Ödülü’nü kazandı. 1971 yılında kurduğu Yılmaz Güney’den ayrılarak tek başına kurduğu Umut Film’de 72 filmin yapımcılığını üstlenen Abdurrahman Keskiner, 2024’de hayatını kaybeden sinemacı Arif Keskiner’in de abisidir.

Altın Portakal’da Sinema Emek Ödülü Abdurrahman Keskiner’e Verilecek yazısına devam et

Ebenezer: Bir Noel Şarkısı Filminin İlk Fragmanı Paylaşıldı

İlk fragmanı paylaşılan Ebenezer: Bir Noel Şarkısı (Ebenezer) filminin yönetmenliğini Ti West üstleniyor. Johnny Depp, Rupert Grint, Andrea Riseborough ile Sam Claflin’in oynadığı Ebenezer: Bir Noel Şarkısı (Ebenezer), 13 Kasım 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Paramount Pictures tarafından sinemalarımızda gösterime çıkarılacak. Filmin kısa konusu “Bildiğiniz isim, bilmediğiniz hikâye.” olarak ifade ediliyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Ebenezer: Bir Noel Şarkısı Filminin İlk Fragmanı Paylaşıldı yazısına devam et

Fantasİstanbul Efsanelerle 23 – 28 Temmuz Arasında Dönüyor

Fantasİstanbul 2026, İBB Beyoğlu Sineması’nda yapılan basın toplantısıyla sinemaseverlerin karşısına çıktı. Ahmet Mümtaz Taylan’ın sunumuyla gerçekleştirilen toplantıda festival programı ve ulusal yarışma seçkisi tanıtıldı. Festival, 23 – 28 Temmuz 2026 tarihleri arasında Beyoğlu Sineması ve Cinemajestic’te düzenlenecek gösterimlerle izleyicilerle buluşacak. Festival, saat 16:00’da Algoritma’ya Biat Et filmi ile başladı, günün kapanışı Noir filminin gösterimi ile yapıldı.

Fantasİstanbul Efsanelerle 23 – 28 Temmuz Arasında Dönüyor yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Yazdığım Her Şey Sana Dair / Hayatımın Şarkısı

‘Bir şarkı hayat kurtarır mı?’ John Carney’nin önceki filmlerini izlediyseniz bu soruya yanıtınız evet olacaktır. İrlandalı yazar yönetmen 2006 yılında bir Sundance klasiği olan ilk uzun metrajı ‘Once’ ile radarımıza girmiş, aynı yıl filmden Glen Hansard ile Markéta Irglová eseri ‘Falling Slowly’ En İyi Film Şarkısı dalında Oscar’a kadar uzanmıştı. 1972 doğumlu sanatçının 90’lı yılların başlarında bir rock grubunun üyesi olduğunu biliyoruz. Nitekim … Devamı…»

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali (33rd International Adana Golden Boll Film Festival), Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 Eylül – 04 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin yarışma kategorilerine başvurular da devam ediyor. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Belgesel Film Yarışması ve Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması başvuruları altinkozaff.org.tr adresinden kabul edilirken; Uluslararası Kısa Film, Ulusal Kısa Film, Ulusal Öğrenci Kısa Film ve bu yıl ilk kez düzenlenen Ulusal Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması başvuruları ise FilmFreeway üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Tüm yarışma kategorileri için 17 Ağustos 2026 Pazartesi son başvuru tarihi olarak açıklandı. Açılış töreni 26 Eylül 2026 Cumartesi günü yapılacak festivalin büyük ödül ve kapanış töreni ise 03 Ekim 2026 Cumartesi günü yapılacak.

33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali yazısına devam et

Blumhouse’tan Diğer Anne Filminin Birinci Fragmanı ve Afişi Paylaşıldı

Birinci fragmanı ve afişi paylaşılan Diğer Anne (Other Mommy) filminin yapımcılığını modern korku sinemasının en etkili yaratıcılarından biri olan James Wan yapıyor, yönetmenliğini ise cesur tür filmleri Host ve Öcü’nün (The Boogeyman) yönetmeni Rob Savage üstleniyor. Film, evinde kendi annesine ürkütücü derecede benzeyen karanlık bir varlıkla ilişki kuran genç bir kız olan Bela’nın giderek kararan dünyasına yapılan dehşet verici bir yolculuğu anlatıyor. Jessica Chastain filmde hem Bela’nın annesini hem de bu varlığın tezahürü olan “Diğer Anne”yi canlandırarak çift rolde yer alıyor. Jay Duplass ise Bela’nın babası Daddo’yucanlandırıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Blumhouse’tan Diğer Anne Filminin Birinci Fragmanı ve Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

The Odyssey Filminin Yönetmeni Christopher Nolan’a Mektup Var: Unuttuğun Gemi Troya’da

Odyssey (The Odyssey) filmi dünya genelinde Homeros’un destanlarına yönelik ilgiyi yeniden canlandırırken, anlatının şekillendiği coğrafyanın denizcilik mirasını görünür kılan önemli bir çalışma Türkiye’de ziyaretçilerle buluşuyor. Enerjisa Üretim’in desteklediği Troya Projesi Denizcilik Alanı Sergisi kapsamında Odyssey destanındaki epik deniz yolculuğunun simgesi olan dönem teknesi, Troya Müzesi’nde sergileniyor. Ünlü yönetmen Christopher Nolan’a “Unuttuğun gemi Troya’da, her yolculuk Troya’da başlar” temasıyla yazılan mektupla Troya Müzesi’nde sergilenen önemli kültürel mirasa ve hikâyenin doğduğu topraklara dikkat çekiliyor.

  • Basın Bülteni
  • Christopher Nolan’a mektup için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

The Odyssey Filminin Yönetmeni Christopher Nolan’a Mektup Var: Unuttuğun Gemi Troya’da yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu