Fazla Şaapma

Ahmet Kapusuz’un yönettiği ve Ömür Özdemir, Ceyda Kasabalı, Fırat Albayram ile Hakan Meriçliler’in oynadığı Fazla Şaapma, 05 Kasım 2021’de Chantier Films dağıtımıyla Son Kare Medya ve Prodüksiyon tarafından vizyona çıkarıldı.
Fazla Şaapma’da, günümüzde bir çok insanın yaşadığı kendini değerli hissetme savaşını izliyoruz. Arnon Grunberg’in “Her şey bir nedenle olur, olmuyorsa da bir nedeni vardır.” sözünden yola çıkan Fazla Şaapma, bir öğretmen çocuğu olan Ömür’ün, askerlik sonrası geçirdiği işsizlik döneminden sonra iş hayatında tutunma çabasını ve bu arada yaşadığı aşkı trajikomik bir şekilde perdeye getiriyor.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Youtube
  • Fragman: 1 / 2 / 3
  • IMDb

Fazla Şaapma yazısına devam et

Yörük Kızı Zeynep

Yönetmenliğini İffet Eren Danışman Boz’un yaptığı, Zeynep Elçin’in başrolünde olduğu Turna Misali, 31 Ekim – 08 Kasım 2020 tarihlerinde yapılacak 34. Tokyo Film Festivali’nin Asian Future bölümünde yarışacak. Elçin, “Turna Misali, Anadolu’da bin yıldır konar göçer kültürünü devam ettiren Sarıkeçili yörüklerinin yaşamını konu alıyor. Gerçek bir ailenin yaşamını belgesel olarak anlattık.” dedi.

Gösteri Bitene Kadar Nefesinizi Tutun

Leos Carax’ın Cannes Film Festivali’nden en iyi yönetmen ödüllü son filmi ‘Annette’, sıradışı sinemacının perde gerisinden yankılanan bu sözleriyle açılıyor. Bir önceki deneysel başyapıtı ‘Kutsal Motorlar / Holy Motors’ hatırlandığında bu girişten renkli bir fantezi dünyasına giriş yapacağımızı anlıyoruz. Bir kayıt stüdyosunda Carax ve 13 yaşındaki kızı Nastya karşılıyor bizi. Filmin müziklerini ve özgün hikâyesini yazan 70’lerin ünlü grubu Sparks’ın yaratıcıları Ron ve Russell Mael kardeşler de oradadır. Ve müzik başlar. Perdeden yükselen ‘So May We Start’ adlı şarkıda dendiği gibi ‘başlamanın tam zamanıdır’ artık. Hikâyenin ana karakterleri Henry (Adam Driver) ile Ann (Marion Cotillard) stüdyo dışında ekibe katılır. Oyuncular ve koronun iştirakiyle Los Angeles sokaklarında müzikli bir resmigeçit başlar.

Evet ‘Annette’ bir müzikal, karanlık bir pop opera olarak da tanımlayabiliriz. Zira Ann Defrasnoux şöhreti dünyayı sarmış bir lirik sopranodur. Her temsil onu delicesine alkışlayan izleyicisi için opera tarihinin dramatik aryalarını seslendirirken can veren bir diva, İsa peygamber misali dünyanın tüm günahının yükünü üstlenerek seyircisini hayatta tutan bir kurtarıcıdır o. ‘Tanrı’nın maymunu’ lakabı ile bilinen bir o kadar şöhretli partneri, stand-up yıldızı Henry McHenry ise insanları silahsız bırakmak için güldüren ve sahne üzerinde gerçekleri ifşa ederek seyircisini öldürmenin kibriyle küstahlaşan bir sahne soytarısıdır.

Mantıkla alay edercesine bir birliktelik bu belki de. Ancak gönül ferman dinlemiyor, Ann’ın sürekli dişlediği kırmızı elmanın onları yaşadıkları cennetten kovmadığı da aşikar. Bu zıt denklem, kariyerlerinin zirvesindeyken evlenen çiftin Annette adını verdikleri küçük kızları dünyaya geldiğinde hata vermeye başlıyor. Bir ayak bağı ya da hazırlıksız yakalanılmış bir sorumluluk ötesinde, çiftin birbirinden uzaklaşması şöhret skalalarının ters yönde hareketinden kaynaklanıyor. Ann’in sanat dünyasındaki popülaritesi giderek artarken, sahnede özel hayatının detaylarını verirken giderek çirkinleşen ve küstahlaşan Henry’nin seyircinin gözünden düşmesi ikilinin alma-verme dengesini bozacak, dipteki Henry’nin kıskançlığı, özündeki toksik erkek saldırganlığıyla ona kontrolünü kaybettirecektir. Seyir zevkini bozmamak için hikâyesini bu noktada kestiğimiz Sparks grubunun özgün müzikali, birkaç kez filme alınmış ‘Bir Yıldız Doğuyor / A Star Is Born’da en parlak örneklerinden birine tanıklık ettiğimiz şöhret yitimi sendromundan yola çıkmış, Carax gibi çizgi dışı bir yönetmenin elinde deneysel bir çabaya dönüşmüş.

Yönetmenin deyişiyle müzikal, sinemaya başka bir boyut katıyor. Zaman, mekan özgürlüğü müzik aracılığı ile yaratıcıya sonsuz bir alan açıyor. Carax bu özgürlük fırsatını tahmin edeceğiniz gibi doyasıya kullanmış. Onun müzikal fantezisinde sahnede en soylu duygularla ölüme giden kırılgan soprano, sıradan hayatın içinde tuvaletini yaparken şarkısına devam ediyor, canlı kaydedilen şarkının ritmi, ateşli bir sevişme sahnesinin ritmine ayak uyduruyor.

‘Annette’ sanatçı ile seyircinin toksik ilişkisinin yanı sıra, baba-kız ilişkisi üzerine de ilginç şeyler söylüyor. Bir yandan, sanatçının seyirciden onay isteyen ilkel dürtüsü ve de seyircinin ikiyüzlü acımasızlığı üzerine bir sorgulamaya dönüşüyor. Öte yandan, yeteneği ebeveynleri tarafından istismar edilen küçük kız üzerine yoğunlaşıyor. Carax’ın Annette’i Pinokyo benzeri tahtadan bir kukla bebek olarak tasarlaması da bu istismar hadisesi yüzünden olmalı. Velhasıl, farklı temalara yaratıcı yorumlar getiren, eşine benzerine kolay rastlanmayacak farklı bir deneyim olan ‘Annette’, başta Driver ve Cotillard olmak üzere tüm kadronun şarkılarını canlı olarak seslendirdiği cüretkâr bir müzikal, kapkara bir peri masalı olarak mutlaka izlenmeyi hak ediyor.

(22 Ekim 2021)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Korkut Akın Yazıyor: Venom: Zehirli Öfke 2: İyilik ve Kötülük Sizin Seçiminizdir

Bütün insanlar iyilik ve kötülüğü içinde barındırır. Buna da bağlı olarak herkesi her haliyle iyi veya kötü olarak nitelemek mümkün değildir. Ağır basan hangisiyse onu öne çıkarır o insanı öyle niteleriz. Kimi zaman en iyinin bile kötü, en kötünün bile iyi olması şaşırtır hepimizi. Sinemanın bu ikilemden yararlanmaması mümkün mü? Bir yanıyla alabildiğine geniş bir ufuk açan bir yanıyla da istediğiniz yöne gidebilen bu fırsatı doğal olarak sonuna kadar … Devamı… »

Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali 2021

Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali, bu yıl 08 – 12 Kasım 2021 tarihleri arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı çatısı altında Uluslararası Sinema Derneği tarafından düzenlenecek festivalin film gösterimleri Atlas Sineması, Emek Sineması, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi ve İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Salonu’nda yapılacak. Festival kapsamında Türkiye’nin ev sahipliğinde Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Macaristan, Saha Cumhuriyeti, Tataristan, Gagauz Yeri, Ukrayna, İran, ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden 42 film ile birlikte Türk Cumhuriyetlerinden yönetmen ve oyuncular İstanbul’a gelecek.

Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali 2021 yazısına devam et