Sinema Dergisi Rabarba Şenlik’in Mart Sayısı Çıktı

Sinema eleştirmenliğinin birleştiği noktada, gücünü popüler kültüre verdiği önemden alan Rabarba Şenlik Dergisi’nin Mart sayısı çıktı. Yayın politikasını; popüler filmleri sanatsal değeri yok diye eleştiri dışında bırakmadan, bu filmlerin kültürel bilincimizi oluşturan önemli görsel ürünler olduğu düşüncesine dayandıran derginin Mart sayısındaki eleştirileri arasında Neruda, Kong: Kafatası Adası ve Alt Tarafı Dünyanın Sonu filmleri var.

Sinema Dergisi Rabarba Şenlik’in Mart Sayısı Çıktı yazısına devam et

37 Ülkeden 101 Film 13. Akbank Kısa Film Festivali’nde

Türkiye’de kendi alanında öncü etkinliklerden biri haline gelen Akbank Kısa Film Festivali, 13 – 23 Mart tarihleri arasında 13. kez düzenleniyor. 52 ülkeden toplam 1.055 kısa filmin başvurduğu festival, Festival Kısaları, Dünyadan Kısalar, Kısadan Uzuna, Deneyimler, Belgesel Sinema, Perspektif, Özel Gösterim ve Forum gibi bölümlerden oluşuyor. Festival’de dünyanın önde gelen film festivallerinde yarışmış 37 ülkeden toplam 101 kısa film izleyicisiyle buluşuyor.

37 Ülkeden 101 Film 13. Akbank Kısa Film Festivali’nde yazısına devam et

10. Uluslararası Çaydaçıra Film ve Sanat Festivali

10. Uluslararası Çaydaçıra Film ve Sanat Festivali, bu yıl 12 – 16 Mayıs 2017 tarihleri arasında düzenleniyor. Açıklamalarda bulunan Elazığ Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Serdar Kara, “Elazığ’a yakışır bir festival yapacağız. Festival Elazığ’ın tanıtımı konusunda büyük rol oynadığı gibi Elazığ’ı layıkıyla ve en iyi şekilde tanıtacağız. Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yılda Elazığ’da festival dolu dolu ve coşkuyla geçecek. Bu kapsamda Elazığ’da çeşitli film gösterimleri, çeşitli sohbet programları ve çok sayıda etkinlik yapacağız” dedi. Festival kapsamında yapılacak olan Kısa Film Yarışması’na başvurular 01 Nisan 2017 tarihinde başlayacak.

10. Uluslararası Çaydaçıra Film ve Sanat Festivali yazısına devam et

14. Uluslararası Altın Boğa Kısa Film Yarışması İçin Başvurular Başladı

Altın Boğa Film Festivali çerçevesinde düzenlenecek olan 14. Uluslararası Altın Boğa Kısa Film Yarışması’na başvurular başladı. Lise öğrencilerinin çektikleri kısa filmleriyle katılabilecekleri bu yarışmada en beğenilen kısa film yönetmeni Altın Boğa Özel Ödülü’ne sahip olacak. Yarışmaya, düzenlendiği yıllar boyunca 900’ü aşkın kısa film katıldı. Türkiye’nin dört bir yanından lise öğrencilerinin yaptıkları kısa film çalışmalarının ödüllendirilmesi amacıyla düzenlenen yarışma, geçtiğimiz senelerde uluslararası platforma taşındı ve bu sayede farklı kültürlerin sinema çatısı altında bir araya gelmeleri sağlandı. Yarışmanın son başvuru tarihi 01 Mayıs 2017 olarak belirlendi.

İsveç Film Günleri

İstanbul Üniversitesi’nin İktisat Fakültesi’ne bağlı Yedinci Sanat Sinema Kulübü ile İsveç’in İstanbul Başkonsolosluğu ve İsveç Enstitüsü’nün hazırladığı İsveç Film Günleri 14 – 16 Mart tarihlerinde İstanbul Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenleniyor. Etkinliğin ilk gününde Bergman’ı Aramak konulu bir söyleşi sonrasında İsveç’in en önemli yönetmeni Ingmar Bergman’ın hayatını konu alan Trespassing Bergman isimli belgesel gösterilecek. Programdaki diğer filmler arasında Astrid, We are The Best, Slaves, Palme, Little Children Big Words, I am Round, The Circle, Nice People gibi filmler var.

İsveç Film Günleri yazısına devam et

Kırmızı Kaplumbağa ve Kısa Film Üzerine…

Kısa film, düşlerinizde geliştirdiğiniz öyküyü sansürlemeden, tüm engelleri bir şekilde aşarak (en azından aşmaya çalışarak) söylemek istediğinize odaklanan, önemli bir dildir. Yeni bir anlayışı, yeni bir soluğudur sinemanın; kaygısız, korkusuz, önyargısız ve art niyetsiz.

Bir coşkudur kısa film…

Kısa filmi, dağların doruklarından, baharla birlikte eriyen kar sularının çağıltılı, okyanusa ulaşma coşkusudur böyle tanımlamak aynı coşkunun yansıması olmalıdır ki heyecan bir yaşam boyu sürsün. Gerçekte de öyledir, hayat sizi alır taşır kendi coşkusunun içine…

“Burjuvalar yüksek duvarlarla
Çevirmişler avlularını
Ama bir kiraz ağacı gördüm ki geçen gün
Dışarı uzatmıştı en çiçekli dalını”

Ataol Behramoğlu’nun bu dizeleri en iyi tanımıdır kısa filmin de kısa filmcinin de… Böylesine bir tanımın ardından tutup kısa filmi, kurmaca filmin (fiction) özeti olarak görmek yanlışına düşmemek gerekir. Bizde ağırlıklı olarak, özet film olarak tanımlanabilecek filmler izliyoruz kısa film diye.

Arasındaki fark-lar…

Uzun filmle kısa filmin arasındaki farkları saymak gerekir o zaman. Önce adından başlayalım: Sözlükler de içinde; kısa film, iki sözcük olarak yazılır tüm kitaplarda; oysa kısa film başlı başına bir türdür ve ‘kısa’lıkla hiçbir ilgisi yoktur. Zaten kısa filmi kısa yapan süresinden çok içinde barındırdığı coşku ve aşktır. Bağımsız oluşu, yapımcısının yalnızca kendi kararları doğrultusunda, kendince anlatması ve kuşkusuz kimseye kendini beğendirme gibi bir kaygısının olmamasıdır temelinde yatan. Çoğunlukla senaryosunu yazan kendi gücü ile doğru orantılı, olanakları ölçüsünde yapar, yönetir. Kimi zaman kendi çeker. Pek seyrek olarak profesyonel oyuncular rol alsalar da oyuncu kaprisi olmaz kısa filmde.

Bu çerçeveden bakınca “Kırmızı Kaplumbağa” tüm profesyonelliği, ekibi, yapımı, sunumuyla ne kadar ticari olursa olsun, uzunluğuyla çelişse de kısa filmdir.

Profesyonel ama kısa film…

Yalnızlığı bilir misiniz, anladığınız ve/veya anlattığınız anda kaybolan, dilinizin ucuna gelip de seslendiremediğiniz… Tam da o baş başalığı anlatıyor “Kırmızı Kaplumbağa”.

Hepsi bir öyküde buluşmuş. Bir adaya düşen ve tek derdi oradan kurtulmak isteyen adamın öyküsünde… Issız adaya düşen Robinson Crusoe geliyor akla hemen. Ama onun Cuma’sı var, hiç değilse. Bu filmde biri var, adı da yok, ulusu da… Yalnızlığın sessizliği var yanında. Tek derdi bir an önce kurtulmak. Onun için bir barınak bile yapmıyor kendisine, varsa yoksa sal…

Kırmızı Kaplumbağa, doğayla iç içe, onun büyüsünü, içtenliğini, sakin ve yalınlığını anlamamız için. Her ne yaparsanız, kendiniz için yapıyorsunuz çünkü. Doğa kendi yolunda, kendi çizgisinde yürüyor. Ya ayak uydurursunuz ya da silinirsiniz. Karar sizin.

Görselliği tanıyalım…

Ses değil ama söz olmayınca anlatımın bütün yükünü perdeye yansıyan doğa, yaşananlar ve müzik üstleniyor. Doğa betimlemelerine diyecek yok. Müzik ve kuşkusuz uyumu müthiş. Ayzenştayn’ın filmini kurarken müziği de yazdığını hatırladım birden. Yerinde ve dozunda alabildiğine etkileyici kuşkusuz. Bırakın kendinizi görüntünün ve müziğin akışına, ıssız adadaki yalnız adamı takip edin. Hayallerini, umutlarını, kadınıyla buluşup çocuk yapmasını, doğa olaylarını ve kuşkusuz kırmızı kaplumbağanın getirdiği o güzelliği yaşayın, küçük yengeçlerle gülümseyin.

Yönetmen Michael Dudok de Wit’in filmi, göndermeleriyle öne çıkıyor: Tedirginlik, heyecan, umut… en çok da umut. Bir çizgi filmden çok ileride…

Muhakkak izleyin, ailecek izleyin, isterseniz sonra konuşalım.

Kırmızı Kaplumbağa, yönetmen Michael Dudok de Wit…

(19 Mart 2017)

Korkut Akın

Dehşet Odası (Yönetmen: Jeremy Saulnier)

Jeremy Saulnier’in yönettiği ve Anton Yelchin, Alia Shawkat, Callum Turner ile Imogen Poots’in oynadığı Dehşet Odası (Green Room), 14 Nisan 2017’de Kurmaca Film dağıtımıyla Kurmaca Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Punk rock grubu The Ain’t Rights gezici olarak barlarda konser verirken son dakika kararıyla Oregon’un ormanlık bölgesinde Neo Nazilerin işlettiği bir barda sahne almak için yola çıkar. Mekâna gittiklerinde her şey yolundadır. Konseri sorunsuz atlatırlar ancak konser sonrası, sahne arkasındaki odalarında genç bir kadının cesediyle karşılaşırlar. Mekânın acımasız sahibi olayın tek görgü şahitleri olan grubun ortadan kaldırılmasına karar vermiştir.

Dehşet Odası (Yönetmen: Jeremy Saulnier) yazısına devam et

22. Türkiye Almanya Film Festivali Ödülleri Belirlendi

22. Türkiye Almanya Film Festivali ödülleri açıklandı. Mehmet Can Mertoğlu´nun filmi Albüm, 22. Türkiye Almanya Film Festivali’nin En İyi Filmi seçildi. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü Rüzgârda Salınan Nilüfer filmindeki rolü ile Tolga Tekin’e, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü ise Kor filmindeki performansı için Aslıhan Gürbüz’e verildi. Öngören Ödülü’nü Bana Söz Ver (Das Versprechen) adlı belgeselin aldığı festivalde seyirci ödülünü ise Barış Kaya ve Soner Caner‘in Rauf adlı film aldı.

22. Türkiye Almanya Film Festivali Ödülleri Belirlendi yazısına devam et

36. İstanbul Film Festivali, İyi Bir Komşu Temalı 15. İstanbul Bienali’ne Yer Veriyor

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 05 – 15 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek 36. İstanbul Film Festivali’nde bu yıl 15. İstanbul Bienali’ne özel olarak yapılan bir seçki yer alıyor. 16 Eylül – 12 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek. “İyi bir komşu” temalı 10 uzun ve beş kısa metrajlı film, farklı kimliklerin hayatlarını çeşitli şekillerde sürdürmelerine ve değerlendirmelerine odaklanıyor. Filmlerde ayrıca, insanların bir ev, küçük bir topluluk, bir mahalle veya bir köyün içinde birbirleriyle etkileşim kurma hallerini de inceliyor. “İyi bir komşu” bölümünde aynı zamanda “tavsiye edilen filmler” başlığıyla bir grup özel filmin isimlerine de yer verilecek.

36. İstanbul Film Festivali, İyi Bir Komşu Temalı 15. İstanbul Bienali’ne Yer Veriyor yazısına devam et