Zer

Kazım Öz’ün yönettiği ve Nik Xhelilaj, Güler Ökten, Tomris İncer, Haleigh Ciel, Levent Özdilek ile Füsun Demirel’in oynadığı Zer, 21 Nisan 2017’de The Moments Entertainment dağıtımıyla Köz Film – Newa Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Zer, birbirlerine yabancı bir babaanne ve torun olan Zarife ve Jan’ın hikâyesi. Zarife kanser tedavisi için New York’a getirildiğinde birbirlerini tanımaya başlayacaklardır. Yıllar sonra aralarında kurdukları bağlar, Zarife aniden ölünce kopar. İşte o zaman, Jan babaannesinin ölüm döşeğindeyken kendisine söylediği şarkıyı bulmak ve köklerinin izini sürmek için Dersim’e doğru uzun bir yolculuğa başlar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Facebook
  • Fragman
  • IMDb

Zer yazısına devam et

Ölümcül Deney: Dejavu

D. J. Viola’nın yönettiği ve Nathan Kress, Virginia Gardner, Kirby Bliss Blanton ile William Mapother’in oynadığı Ölümcül Deney: Dejavu (Tell me How I Die), 28 Nisan 2017’de The Moments Entertainment tarafından vizyona çıkarıldı.
Film, deneysel bir ilaç araştırmasına katılan birkaç üniversite öğrencisinin beklenmedik bir yan etki dolayısıyla nasıl öldürüleceklerini görmelerinin ve gördüklerinin gerçekleşmeye başlamasını anlatıyor. Kendi ölüm günlerini atlatmak için hamleler yapmaya çalışırlarken, katilin aralarında olduğunu ve kendileri gibi geleceği görebildiğini fark ederler. Hayatta kalma yarışında bir adım önde olan hep O’dur.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb

Ölümcül Deney: Dejavu yazısına devam et

Baraka

Stuart Hazeldine’nin yönettiği ve Sam Worthington, Octavia Spencer, Tim McGraw ile Radha Mitchell’in oynadığı Baraka (The Shack), 07 Nisan 2017’de The Moments Entertainment tarafından vizyona çıkarıldı.
Mack Phillips’in, bir aile trajedisi yaşadıktan sonra düştüğü depresyon, onu inancını sorgular hale getirir. Bu inanç kriziyle yüz yüze geldiğinde, onu Oregon vahşi doğasının derinlerinde terk edilmiş bir barakaya gitmesi için teşvik eden bir mektup alır. Şüphelerine rağmen Mack barakaya gider ve Papa adlı bir kadının liderlik ettiği esrarengiz üç yabancıyla karşılaşır. Mack, bu toplantı sayesinde sonsuza dek hayatını değiştirecek gerçeği bulur.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Korkut Akın Yazıyor

Baraka yazısına devam et

Uluslararası Truva Atı Kısa Film Festivali Başladı

Uluslararası Truva Atı Kısa Film Festivali başladı. Troia Kültür Merkezi’ndeki açılış törenine çok sayıda davetli katıldı. İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Tarhan, “Üniversitemiz ev sahipliğinde ilki düzenlenen Uluslararası Truva Atı Kısa Film Festivali’ne ulusal katılımlarla birlikte Azerbaycan, Bosna Hersek, Bulgaristan, Kırgızistan, Fransa gibi uluslararası iştirakler oldu. İlki düzenlenen festivale bu denli ilgi ve katılım bizi mutlu etti, heyecanımızı artırdı.” dedi.

Uluslararası Truva Atı Kısa Film Festivali Başladı yazısına devam et

Küsurat Yayınları Okuyucuya Selçuk Aydemir İmzalı Liseden Arkadaşlar ile Merhaba Diyor

Leyla ile Mecnun, Ben de Özledim, Kara Bela ve Bana Masal Anlatma başta olmak üzere yazdığı ve yönettiği birçok film ve diziyle tanıdığımız Burak Aksak, Küsurat Yayınları ile edebiyat dünyasına kahkaha dolu bir romanla giriş yapıyor. Küsurat Yayınları, okuyucularını edebiyatın farklı türlerinde yerli ve yabancı yazarların kitapları ile buluşturacak; genç ve yetenekli yazarlara alan açacak, sevilen yazarların kitaplarını da yayınlayacak. Dünyanın bir köşesinde keşfedilmeyi bekleyen kitapları dilimize kazandıracak. Yayınevinin ilk kitabı Liseden Arkadaşlar, Çalgı Çengi, Düğün Dernek ve İşler Güçler gibi dizi ve filmlerin senaristi ve yönetmeni Selçuk Aydemir imzası taşıyor.

Küsurat Yayınları Okuyucuya Selçuk Aydemir İmzalı Liseden Arkadaşlar ile Merhaba Diyor yazısına devam et

50 Unutulmaz Film -Sinemanın Hazineleri-

Sinema hepimizin gözdesi… Televizyonun bu denli yaygınlaşmadığı, yeni teknolojilerle sinema salonlarının dışında hiçbir yerde hiçbir zaman filmlere ulaşılamadığı zamanları bilenler/yaşayanlar için hâlâ öyle. Eğlendiren, eğlendirirken öğreten, öğretirken bilinçlendiren, bir o kadar da yaşama sevinci veren, coşturan, heyecanlandıran, mutlu eden bir sanat dalı.

Biz, sinemaya Atillâ Dorsay’ın gazete yazılarıyla âşık olduk. Onun değerlendirmeleriyle karar verdik hangi filmi göreceğimize. Kimi zaman çok beğendiğimiz bir film izledik, kimi zaman itiraz ettik. Ama hiçbir zaman onun yazısını okumadan gideceğimiz filme karar vermedik.

Aynaya yansıyan…

“Beyazperde denilen o büyülü alana yansıyan karmaşık, yoğun, çelişkili görüntüler bize hem gerçek hayatın sayısız yüzünü öğretti hem de onun ötesinde hayal alemlerini” diyor, devamının geleceğini de duyurduğu “50 Unutulmaz Film” kitabında.

Aklıma Bunuel’in bir sözü geliyor: “Filmde bir şey iki defa gözüküyorsa, farklı bir anlamı vardır”. Bu sözü rehber edinsek bile o “farklı” olan anlamı nasıl yakalayabileceğimizi bilemiyorduk. İşte, Atillâ Dorsay’ın önemi burada. Açıktan değilse bile, muhakkak bir ipucu verir, birkaç yazı sonra siz de o ipucundan yola çıkarak yeni tatlar almaya başlardınız. Değilse hepsi aynı trükler üzerine kurulu… Zengin kız fakir oğlan, köylü kentli çelişkisi vb. toplam 37 trük olduğuna göre (siz onu yazıdaki 29 harf gibi düşünün) her kelimenin (yani görüntünün) ayrı bir anlamı olmalı.

Katmanlar arasında…

Filmin ilk anlamı gördüklerimizdir. Yürüyen bir insan mesela… yalpalayarak yürüyorsa farklı bir anlam taşır, düşe kalka gidiyorsa daha farklı, nefes nefese ise bambaşka. Elini kullanışı, mimikleri de belirleyicidir en az sokakta gördüklerimiz kadar. Yerler çamurluysa, yol asfaltsa, çevre yeşilse başka başka anlamlar yüklenir görüntü. Biz izleyiciler de bunlardan yola çıkarak yorumlarız filmi. Atillâ Dorsay ve diğer eleştirmenlerin yol göstericiliğinde filmin içine gireriz. Anlatırken veya tartışırken de o katmanların arasından çıkardıklarımız bizim gücümüzdür. Siyaset, felsefe, mitoloji, tarih vb. ile güçlendirildiğinde bir çözümlemeye ulaşırız.

50 kitap 50 film

Atillâ Dorsay’ın 50 kitabı yayımlanmış. Birçoğu gazetelerde, dergilerde yayınlanmış yazılarının kitaplaşması iken bu kez, 50’lerin hatırına olsa gerek, yeniden yazmış bu filmleri. Yukarıda değindiğimiz gibi artık video kasetlerle başlayan DVD ve blue-ray ile süren teknolojik devrim sonucu eski filmleri de yeniden izleme şansına sahibiz. İnternet kolaylığını da göz ardı etmemek gerek. Ancak bizim ülkemizin önemli kangrenlerinden olan telif gibi, bir kaçamağa da izin vermemek gerektiğini hemen belirtmeliyim.

Yıllardır görmek istediği, tarihin karanlığında ışıltısı giderek sönmeye yüz tutmuş ama gerek dili gerek oyuncuları gerekse görüntüleriyle belleklerde iz bırakmış filmleri teknolojinin de yardımıyla yeniden izleyip yeniden yazmış Atillâ Dorsay. Çok da iyi etmiş.

Biz, yine onun rehberliğinde yeni coşkular, yeni heyecanlar, yeni umutlarla göneneceğiz o filmleri izleyerek. Bu kitabın bir farklı özelliği de, belleklerde bile kalmayan o güzelim eski filmleri yeniden hayata geçirme fırsatı yaratması… Yoksa onca film içinde aklınıza bile gelmeyebilir… Atillâ Dorsay, sadece filmle yetinmeyip akımlarını, yönetmenlerin içinde bulundukları birlikleri, dönemin koşullarını da aktararak yazılarında gerçek bir rehber hazırlamış.

Unutmadan, 50 değil 52 film var kitapta. Ama sadece film yazıları olduğunu düşünmeyin. İlginç bir öykü denemesi olarak da değerlendirilebilir yazılar. Çünkü okudukça -göreceksiniz, sizi de sarıp sarmalayacak- okuduklarınızdan kendi filminizi çekerken yakalayacaksınız kendinizi. Asıl filmle karşılaştırıp yeni bir görüş çıkarmak sizin seçiminiz olacaktır.

50 Unutulmaz Film -Sinemanın Hazineleri- Atillâ Dorsay, sinema yazıları, Remzi Kitabevi, Mart 2017, 231 s.

(03 Nisan 2017)

Korkut Akın