King Kong Sonsuza Kadar Yaşayacak

Amerikalı yönetmen Jordan Vogt-Roberts’ın yönettiği “Kong: Kafatası Adası”, fantastik ve heyecan dolu bir film. IMAX perdede üç boyutlu yansıyan görüntüler atmosferin içinde kaybettiriyor insanı.

Bu efsane, “King Kong” efsanesi Hollywood için bitmeyecek hiç. Bu efsanede bir dolu kuşak gelip geçti. Amerikalı havacı Merian C. Cooper’ın (1883-1973) Ernest B. Schoedsack’la ortak yönettikleri 1933 yapımı siyah-beyaz “King Kong” filmini RKO adına çektiler. Bu film 1933 yılında ülkemizde vizyona çıkmıştı. Bu filmin senaryosunu İngiliz yazar Edgar Wallace (1875-1932) yazmıştı ama bu filmi göremedi. John Guillermin 1976 yapımı renkli sinemaskop “King Kong” filmi de çekilmişti. Bu film, Şubat 1977’de ülkemizde gösterildi. Guillermin, 1986’da devam filmi sinemaskop “King Kong Lives-King Kong Yaşıyor”u çekmişti. 2005’te de Peter Jackson da renkli sinemaskop “King Kong” filmi çekmişti. Bu film de ülkemizde Aralık 2005’te gösterildi. Bu iki çağdaş film de bu senaryoya dayalıydı. Amerikalı yönetmen Jordan Vogt-Roberts’ın 2017 yapımı “Kong: Skull Island-Kong: Kafatası Adası” filmi gibi. Ama filmi IMAX perdede üç boyutlu seyretmek de bambaşka. Çok başarılı üç boyut çalışması, insanı atmosferin içine çekiyor ve bazı anlarda karakterlerin yaşadıklarını yaşıyor gibi hissediyorsunuz.

Filmdeki geçişlerle ön ve son jeneriklerinin yaratıcı olduğunu belirtmeli. Son jenerik yazıları akarken salonu hemen terk etmeyin. Filmin küçük bir sürprizi olabilir. Filmdeki geçişler de gerçekten etkileyici. Kamera, yakın plan çekimlerle Kong’un ve Yarbay Packard’ın gözlerini yansıtıyor. Evrimi çağrıştırıyordu. Sonra da insanlığın Afrika’dan yola çıktığını hatırlatıyor. Irkçıların eli ayaklarına dolaşacak. Çok çarpıcı ve derinlikli bir geçiş daha vardı. Helikopterden ayrılan kamera, birden yusufçuğu yansıtıyor helikopter gibi uçarken. Yönetmen, bu dünyanın sadece insanlara ait olmadığını hissettiriyor. İnsanlar dünyada yokken dünyanın sakinleriydi hayvanlar.

Liberal ruhun içinden…

Film, 1944 yılında Güney Pasifik’te açılıyor. İkinci Dünya savaşı yıllarıydı. Genç Teğmen Hank Marlow, Kafatası (Skull) Adası’na parşütle iniyor. Peşinde de kılıçlı bir Japon askeri. Onlar dövüşürken dev Kong kendini gösteriyor. Yaratıcı ön jeneriğinde siyah-beyaz ve renkli belgesel görüntüler 1940’lardan 1970’lerin başına kadar yansıyor. Bunları seyrederken yansıyan yazılara da dikkat edilmeli. 1973 yılı. Nixon, Amerika’da ikinci dönem başkan. Vietnam Savaşı’nda Amerika yenilmiş. Ama “Watergate” skandalı da uzakta değil. Mağlup ordu Vietnam’dan çekiliyor. Bu sırada devletin kurduğu keşif şirketi Monarch’ın üst düzey yetkilisi William “Bill” Randa, senatörden yeni yerin keşfi için para koparmaya geliyor. Uydu, Pasifik’te hâlâ haritada olmayan bir adayı keşfetmişler. Rusların haberi olmadan oraya çıkarma yapmak gerekiyor. Soğuk savaş yılları.

Filmin içinde dolaşırken, yönetmen Vogt-Roberts’ın her şeye gerçekten liberal bakışla eleştirel yaklaştığı fark ediliyor. En başta Nixon ve Vietnam Savaşı’na. Sonra da Kafatası Adası’nın sakinlerine saygı sunuyor. Batılı önyargıya eleştiri getiriyor yönetmen. Adada keşfedilen yerli halkın yansıyışı, Batılı bakış açısıyla yansıyordu. “Egzotik” ve “”Öteki” anlamındaydı. Jean Baudrillard, Batı için egzotik gelen doğa ve insanlara Batılı kendine benzemediği için (kendisi neye benziyordu) öteki olarak görüyor. Savaş muhabiri Mason Weaver’ın fotoğraf makinesinin objektifine takılan yerliler, Baudrillard’ın belirlediği gibi kendilerinin ne kadarının bilinmesini istiyorsa o kadarını sunuyorlardı. Gizemleri ve sırları daha derinlerdeydi. Fransız düşünür Baudrillard’ın, Ayrıntı Yayınları’nca yayınlanmış “Kötülüğün Şeffaflığı” kitabında, fotoğraf makinesi ve fotoğraf da yer alıyor. Deklanşöre basıldığında o kişi öldürülüyor mu, yoksa sonsuza kadar yaşıyor muydu? Düşünüre göreyse her fotoğraf ölümdü. Foto muhabiri Mason’ın çektiği her şey ölümüydü? Düşünmeli. Yönetmen Vogt-Roberts, tamamıyla düşünür gibi yorumluyor birçok şeyi filminde.

Adaya keşif yolculuğu…

Vietnam Savaşı sonrası evine dönmeye hazırlanan ve mağlubiyeti içine sindirememiş Yarbay Preston Packard, yeni görev için emir alıyor. Onlara İngiliz subayı Yüzbaşı James Conrad da katılıyor. Conrad, Vietnam Savaşı’na katılmış ve hayal kırıklığı yaşıyor. Conrad’ı işe, iz sürücü olması için Randa alıyor. Randa’nın ekibinde de genç jeolog Houston Brooks ve genç biyolog San da var. Keşif gemisine Landsat’tan Victor Nieves de katılıyor. Kafatası Adası, fırtınalar tarafından konuyor sanki. Helikopterlerin fırtınanın içine dalışları Venüs’e iniş hissini veriyor.

Sonuç insanlar daima hata yapıyor ve keşfettikleri yere şiddet taşıyor. Askerlerin attıkları bombalar, kertenkeleye benzer insan eti yiyen canavarları da yeraltından gün yüzüne çıkartıyor. Ama bombaları attıkları için önce Kong’un şiddetini yaşamaları gerekiyor. Evet, onca şiddetten geriye kalan ne olacaktı? Ada sakinlerine mi bırakılacaktı? Yoksa? Filmin girişindeki Teğmen Hank de görünüyor. 30 yılı aşkındır yerlilerle beraber yaşamış. Uçağından tekne yapmaya uğraşıyormuş yıllardır. Bu tekne umut olabilirdi. Hank’in hayatta en sevdiği şey, ailesinden sonra, bira ve sosismiş. Son jenerikte sürpriz bekliyor sabırlı olanlar için. Kong’la Mason’ın iletişimi de çok etkileyiciydi. Kong kadar şefkatli olabilmeli. Filmdeki şiddet ikileme düşürebilir. Kong’un, insanların ve kötücül kertenkelelerin şiddeti var. İnsanın zihni karışıyor bir an. Şiddetin iyisi olur muydu? Filmi izlerken tüm bunlar zihinlerde anlamlaşacak belki.

Kong: Kafatası Adası (Kong: Skull Island)
Yönetmen: Jordan Vogt-Roberts
Eser: Merian C. Cooper-Edgar Wallace
Senaryo: Dan Gilroy-Max Borenstein
Müzik: Henry Jackman
Görüntü: Larry Fong
Oyuncular: Tom Hiddleston (Yüzbaşı Conrad), Brie Larson (Mason), Samuel L. Jackson (Yarbay Packard), John Goodman (Randa), John C. Reilly (Teğmen Hank), Corey Hawkins (Houston), Jing Tian (San), Toby Kebbell (Binbaşı Chapman), Shea Whigham (Earl), John Ortiz (Victor), Jason Mitchel (Glenn), Thomas Mann (Reg), Tom Wilkonson (Senatör), Terry Noterion (Kong)
Yapım: Warner Bros-Legendary (2017)

(08 Mart 2017)

Ali Erden

ailerden@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir