Amerikan Irkçılığının Derin Sularında

Duyguların Rengi (The Help)
Yönetmen-Senaryo: Tate Taylor
Roman: Kathryn Stockett
Müzik: Thomas Newman
Görüntü: Stephen Goldblatt
Oyuncular: Emma Stone (Skeeter), Viola Davis (Aibileen), Bryce Dallas Howard (Hilly), Octavia Spencer (Minny), Jessica Chastain (Celia), Eleanor Henry (Mea Mobley), Ahna O’Reilly (Elizabeth), Sissy Spacek (Bayan Walters), Allison Janney (Charlotte), Chris Lowell (Stuart), Cicely Tyson (Constantine), Mary Steenburgen (Elaine), Mike Vogel (Johnny)
Yapım: Touchstone-DreamWorks (2011)

Amerikalı yönetmen TateTaylor’ın yazar Kathryn Stockett’ın kurgusal romanından uyarladığı “Duyguların Rengi”, ırkçılık ve ayrımcılık üstüne çarpıcı filmlerden. Dört dalda Oscar’a da aday olan film, mekânları ve müzikleriyle de etkiliyor.

Yıl 1962… Mississippi’nin Jackson şehri. Yüz yıla yakındır ABD’de kölelik kalkmış, ama ırk ayrımı ve köleliğe dair her şey sürüyor. Siyahlara “renkliler” deniliyor. Onlar, otobüsün en arkasında seyahat ediyorlar. Umuma açık yerlerde siyahlar beyazların lavabosundan su bile içemiyorlar. Beyazların evinde köle gibi hâlâ çalışıyorlar. Dönem, ABD’nin hiç unutamadığı, 22 Kasım 1963’te Dallas’ta suikasta kurban gitmi John F. Kennedy dönemi. Kennedy, aynı zamanda ABD’nin ilk Katolik başkanıydı. Küba’yla savaşa girme noktasına getiren, Vietnam Savaşı’nın kararını veren, bir önceki başkan Eisenhower’ın dış politikasına sadık bir başkandı ayrıca. Yönetmen Tate Taylor, beyazların bulunduğu mekânları steril ve alabildiğine parlak ışık düzenlemeleriyle yansıtmış. Siyahların bulundukları mekânlarsa alabildiğine dramatik ışık düzenlemeleri var. Koyu tonlar daha bir öne çıkmış. Bu ışık düzenlemeleri, yapaylıkla gerçeklik arasında gidip geliyor. Parlak ışıklandrmalar daha çok izlenimci ruhla buluşuyor sanatta. Gölgeleri öne çıkaran ışık düzenlemeleriyse dışavurumcu estetikle buluşuyor. Yapay ve gerçek durumu sanatseverler hemen fark edecekler sanki. Yönetmen bir de insanlar üzerinden de ara tonları kaldırmış. Beyaz kadınlar güneş görmemiş gibi bembeyaz, siyah kadınlarsa simsiyah. Yönetmen, Amerika’daki ırkçılığı dolaysız göstermek istemiş.

Bebekleri büyütenler…

Aibileen Clark, Elizabeth Leefolt’un hizmetçiliğini yapıyor. Film, Aibileen üzerine açılıyor. Skeeter’ın dış sesiyle Aibileen’ın beyaz evlerinde ne yaptığı da öğreniliyor. Oğlu vahşice öldürülmüş Aibileen, beyaz Elizabeth’in iki yaşındaki kız bebeği Mea Mobley’ye bakıyor. Siyah hizmetçiler, beyaz kadınların çocuklarını bebekliklerinden itibaren büyütüyorlar. Elizabeth, ırkçılığı o kadar ileri götürmüş ki, bebeği hafif tombul olduğu için ona bile ayrımcı davranıyor. Hatta siyah hizmetçilerin evde ayrı banyoyu kullanmasını savunuyor. Elizabeth kadar ırkçı Hilly Holbrook da var. O, sinsi ve her şeyin ayarlayıcısı beyaz kadınlar arasında. Siyah Minny Jackson, beyaz Celia Foote’un evinde çalışıyor. Celia, Elizabeth’in eski sevgilisi Johnny’yle evli. Eugenia “Skeeter” Phelan, Mississippi Üniversitesi’nden yeni mezun olmuş beyaz bir genç kız. Gazetecilik işine giriyor. Skeeter’ın, bir koca bulamayacağı için geçmişte üçüncü güzel seçilmiş annesi Charlotte hep telâşlı. Senatör oğlu Stuart’la flörtlüğünü bile ayarlıyor. Skeeter yazar olmak istiyor. Kendisini büyüten yaşlı hizmetçisi Constantine Bates’i evde bulamayan Skeeter, beyaz çocuk büyüten siyah kadınlar üstüne bir kitap yazmayı istiyor. Yayıncı Elaine Stein’den onay alan Skeeter Aibileen’i ikna ederek ırkçılık karşıtı kitabını yazmak için yola çıkıyor. Minny, fırtınalı bir gün çalıştığı evde beyazların tuvaletine girdiğinde işinden oluyor. Hilly, Minny’yi hiç kimsenin işe almaması için telkinde bulunuyor. Minny gecikmeden bu ırkçı kadına boklu pastayı yedirerek cezalandırıyor, itibarını düşürüyor ve Skeeter’ın kitabına da bu anı koyduruyor.

Filmde, Eugenia “Skeeter” Phelan’la yazar Kathryn Stockett arasında benzerlikler var. Yazar, Skeeter’ı yaratırken kendinden ilham almış. 1969 doğumlu Amerikalı yazar Kathryn Stockett’ın romanı “The Help”, ülkemizde Pegasus Yayınları tarafından iki adla yayımlandı, Önce 2009’da “Yardımcı”, sonra 2011’de “Duyguların Rengi” olarak. Yazar, romanındaki hikâye doğduğu Mississippi eyaletinin Jackson şehrinde geçiyor. Basın gösteriminde UIP bu kitabı eleştirmenlere armağan etti. İyi oldu. Çünkü romanın tarzı hakkında da bilgi sahibi oluyorsunuz. Filmin yönetmeni Tate Taylor, romanın yazarı gibi Mississippi’nin Jackson şehrinde doğmuş. Yönetmen ayrıca senarist, aktör ve yapımcı. “Duyguların Rengi”, Taylor’ın ikinci filmi. Bu filmin müzikleri ve şarkıları da muhteşem. Bob Dylan’dan “Don’t Think Twice, It’s All Right”, Johnny Cash’tan “Jackson”, Ray Charles’tan “Hallelujah I Love Her So” ve birçok şarkı kulağa geliyor. Elbette Thomas Newman’ın besteleri de etkleyici. Bu “soundtrack” arşivlik. Hilly karakteriyle müthiş bir kompozisyon çizen Bryce Dallas Howard, çarpıcı yönetmenlerden M. Night Shyamalan’ın 2004’teki “The Village-Köy” ve 2006’daki “Lady in the Water-Sudaki Kız” filmlerinde büyülüyordu. Howard’ın, Lars von Trier ustanın 2005’teki “Amerika üçlemesi”nin ikinci filmi “Manderlay” de unutulmazlardan. “Duyguların Rengi” dört dalda Oscar’a aday oldu. Viola Davis, etkileyici performansıyla “En İyi Kadın Oyuncu” dalında aday oldu. Ayrıca, Jessica Chastain ve Octavia Spencer “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında Oscar’a adaylar. Elbette en önemlisi “En İyi Film” dalında da Oscar’a aday olması “Duyguların Rengi” filminin.

(Bu yazı 10 Şubat 2012 tarihli Taraf Gazetesi’nde yayınlanmıştır.)

(10 Şubat 2012)

Ali Erden

sinerden@hotmail.com