Yıldızlar arası yolculuk, yapay zekâ ve insanlığın geleceği aynı hikâyede buluşuyor. Cem Kartal’ın yazdığı Âdem romanı, insanlığın Dünya’nın sınırlarını aşarak yeni bir gezegende yaşam kurma mücadelesini bilim, teknoloji ve insan doğası üzerinden anlatıyor. Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) tarafından yayımlanan Âdem, insanlığın geleceğine dair çarpıcı bir hikâye sunuyor. 1972 yılında Erzurum’da doğan Cem Kartal, ilk, orta ve lise eğitimini aynı şehirde tamamladı. Üniversite eğitimine İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nde başladı. Kartal, 2001 yılında bir kamu kuruluşunda göreve başladı, âlen aynı kurumda çalışıyor.
Kategori arşivi: Genel
Yapı Kredi Yayınları’nda Eylül’de Yeni Çıkanlar
Yapı Kredi Yayınları, Eylül ayında Cemal Ünlü’nün Altın Post, Stephanie Couturier’in Benim İlk Kitabım: Duygular, Itamar Vieira Junior’un Eğri Saban, Sam Taplin’in Evdeki Sesler, J.M.G. Le Clézio’nun Göçebe Kimlik, Samet Ağaoğlu’nun Hepinizi Hasretle Öperim: Samet Ağaoğlu’nun Cezaevi Yıllarındaki Aile Mektupları, Pınar Özütemiz Pascon’un Masumiyet Müzesi Yazıları ve Celal Akbaş’ın Süper Matematik Robotu Matro adlı kitaplarını yayınladı. Pınar Özütemiz Pascon’un hazırladığı Masumiyet Müzesi Üzerine Yazılar, bu çok katmanlı anlatı evrenine farklı disiplinlerin açtığı pencerelerden bakıyor. Seçkiki yazılar, romanı farklı alanların perspektifleriyle ele alıyor.
Yapı Kredi Yayınları’nda Eylül’de Yeni Çıkanlar yazısına devam et
Can Yayınları Eylül Kitaplarını Duyurdu
Can Yayınları Eylül ayı yayın programını açıkladı. Bu ayın programında da edebiyat ve düşünce dünyasının nitelikli eserlerinden oluşan bir seçki yer alıyor. Sandro Veronesi’den bir kuşağın hafızasını tazeleyen Kara Eylül; Helene Cixous’nun manifestosu Medusa’nın Kahkahası; Başar Başarır’ın yeni romanı Beni Bir Temiz Dövseler; Gabriel García Márquez, Julio Cortazar, Carlos Fuentes ve Mario Vargas Llosa’nın yıllar süren mektuplaşmalarından oluşan Latin Amerika Patlaması: “Boom” Mektupları bu ay Can Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor. Bu ayın klasiklerinde ise Gogol’ün kibri ve bürokrasinin çıkmazlarını gözler önüne serdiği kitabı İki İvan’ın Münakaşası okurlara sunuluyor.
Sandro Veronesi’nin Kaleminden Kara Eylül Can Yayınları Etiketiyle Raflarda
Sandro Veronesi, Kara Eylül’de bir yaz mevsimini, bir kuşağın hafızasını ve büyümenin kaçınılmaz hüznünü incelikle anlatıyor. 1972 yazı. Gigio Bellandi’nin çocuklukla gençlik arasında salındığı, dünyaya ilk kez başka gözlerle bakmaya başladığı yaz. Toscana kıyılarında geçen uzun günler, deniz, plaklar, spor müsabakaları, ilk heyecanlar ve adı konulmamış duygular… Gigio’nun çocuklukla arasındaki mesafe açılırken, tarihe Kara Eylül olarak geçen Münih’teki trajedi de dünyanın masumiyetine ağır bir gölge düşürmek üzeredir. O yazdan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Sandro Veronesi, romancılığın yanı sıra gazetecilik ve mimarlık alanlarında da faaliyet gösteriyor.
Sandro Veronesi’nin Kaleminden Kara Eylül Can Yayınları Etiketiyle Raflarda yazısına devam et
Ayrıntı Yayınları Eylül Kitapları
Ayrıntı Yayınları, 2026 Eylül kitaplarını açıkladı. Michel Foucault’un Deliliğin Tarihi, Camilla Barnes’ın Her Zamanki O Öldürme Arzusu, Burcu Kapu’nun Futbol, Pierre Marie Morel’ın Atom ve Zorunluluk: Demokritos, Epikuros, Lucretius, Nesîmî’nin Dîvân (Seçmeler), Eugenia Palieraki’nin MİR Devrimci Sol Hareket [Şili MİR’inin Eleştirel Tarihi], Celal Güngördü’nün Bana Tahir’i Sormayın, Çağla M. Işın Alemdar’ın Evcil Hayvan Kaybında Yas: Yas Sürecini ve Kendimizi Anlamak, Arzu Başer’in Zorbalar Ofsayta Düştü adlı kitapları 2026 Eylül ayında satışa sunulacak. Michel Foucault’un kitabı, “Delilik” nasıl doğdu? Nasıl inşa edildi? Nelerden etkilendi? gibi sorulara cevaplar arıyor.
Angela Merkel’in Tüm Dünyada Büyük Ses Getiren Anıları, Özgürlük İlk Kez Türkiye’de
Angela Merkel’in siyasi yaşamını ve Almanya’nın yakın tarihine damga vuran şansölyelik yıllarını anlattığı Özgürlük: Anılar 1954 – 2021, Kadim Yayınları etiketiyle Türkçede yayınlandı ve okurla buluşuyor. Angela Merkel’in Beate Baumann ile birlikte kaleme aldığı kitap, yalnızca bir siyasetçinin anıları değil, aynı zamanda Avrupa’nın son yıllarda yaşadığı büyük dönüşümlere içeriden bir tanıklık niteliğinde. Doğu Almanya’da geçen çocukluk ve gençlik yıllarından Berlin Duvarı’nın yıkılışına, bilim insanlığından siyasete uzanan yolculuğundan Almanya’nın ilk kadın şansölyesi oluşuna kadar Angela Merkel, kendine has kişisel hikâyesini yakın tarihin en önemli dönemeçleriyle birlikte anlatıyor.
Dinçer Gökçe, İlk Şiir Kitabı Yüzler ile Okurla Buluşuyor
Finans, sigorta ve gayrimenkul sektörlerinde uzun yıllara uzanan profesyonel kariyerini sürdürmekte olan Dinçer Gökçe, hayatın farklı dönemlerinde kaleme aldığı şiirlerini ilk kitabı Yüzler’de bir araya getirdi. Dinçer Gökçe; insanı, hayatı ve geride bıraktığımız izleri sevinçler, kırgınlıklar, özlemler, vedalar ve hatıralar üzerinden anlatırken, yıllardır kendisine eşlik eden şiir yolculuğunu ilk kez okurlarla paylaşıyor. Kimi zaman bir yolculukta, kimi zaman sessiz bir akşamda, kimi zaman ise tek bir cümlenin çağrıştırdığı duyguyla başlayan dizeler… Gökçe’nin yıllardır hayatın akışı içinde tuttuğu notlar ve yazdığı şiirler, Yüzler ile ilk kez bir kitapta buluşuyor.
Dinçer Gökçe, İlk Şiir Kitabı Yüzler ile Okurla Buluşuyor yazısına devam et
Willa Cather’ın En Çok Okunan Yapıtlarından Yitik Bir Kadın, Can Yayınları Etiketiyle Raflarda
Willa Cather’ın en önemli yapıtlarından Yitik Bir Kadın, bireysel bir yaşamöyküsü üzerinden bir çağın sonunu anlatan, değişen Amerika’ya zarif ve sarsıcı bir bakış sunan zamansız bir klasik. Genç Niel Herbert’in hayranlıkla izlediği Marian Forrester, zarafeti ve özgürlüğüyle yaşadığı kasabanın göz kamaştıran simgesidir. Ancak Amerika’nın öncü kuşağı tarihe karışırken, eski değerlerin yerini hırs, çıkar ve yeni bir dünyanın acımasız gerçekleri almaya başlar. Psikolojik çözümlemeleri, anlatımı ve unutulmaz karakterleriyle Yitik Bir Kadın, hem bir aşk ve hayal kırıklığı romanı hem de Amerikan rüyasının çözülüşünü ve zamanın geri döndürülemez akışını anlatan özel bir klasiktir.
Yapı Kredi Yayınları’nda Ağustos’ta Yeni Çıkanlar
Yapı Kredi Yayınları, Ağustos ayında Andre Gide’in Günlük (1926 – 1950) 2. Cilt, Ahmet Ümit’in A Memento For Istanbul, Doğan Gündüz’ün Bin Kum Tanesi ve Filiz Özdem’in Onun İçin Bir Şapka, Senin İçin Bir Gözlük adlı kitaplarını yayınladı. Andre Gide’in Günlük adlı kitabı Türk ve Dünya edebiyatında pek çok yazarı etkileyen ve “günlük” türünü doruğa çıkaran bir başyapıt. Bir yaşamı günden güne düşünerek, yazarak ve okuyarak geçirmenin karşılığı bir edebiyat hazinesi. André Gide’in 1926-1950 yıllarını kapsayan, Martine Sagert’in hazırladığı ve notladığı yapıtı Günlük’ünün 2. cildi Orçun Türkay çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’nın Delta dizisinde kitap severlerle buluşuyor.
Yapı Kredi Yayınları’nda Ağustos’ta Yeni Çıkanlar yazısına devam et
Cumhuriyet Tarihinin İlk Şehit Öğretmeni: Mehmet Zeki Dündaralp
Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan Bir Başka Kubilay, Çapakçur’da başöğretmenlik yapan Mehmet Zeki Dündaralp’in trajik yaşamının izini sürüyor. Çevresindeki hareketliliğin bir isyan hazırlığı olduğunu fark eden Dündaralp, durumu önce yerel yöneticilere, ardından gönderdiği telgraflarla Ankara’ya bildirdi. Ancak uyarıları ciddiye alınmak yerine hakkında soruşturma açıldı; ihbarının garaza dayalı olduğuna karar verilerek meslekten çıkarıldı ve gerçekdışı beyanlarda bulunmak ve iftira etmek suçundan mahkûm edildi. Tarihin acı ironisi yalnızca sadece sekiz gün sonra ortaya çıktı: Dündaralp’in bildirdiği Şeyh Sait İsyanı 13 Şubat 1925’te başladı.
Cumhuriyet Tarihinin İlk Şehit Öğretmeni: Mehmet Zeki Dündaralp yazısına devam et
Nobel Ödüllü Patrick Modiano’dan Belleğin Sisli Sokaklarında Tekinsiz Bir Yolculuk Uyuyan Hatıralar Raflarda
Kaybolan gençliğin, sisli sabahların ve ulaşılamayan mutlak gerçeğin peşinde şiirsel bir kayıp zaman arayışı… Patrick Modiano imzalı Uyuyan Hatıralar, geçmişin hiçbir zaman bütünüyle kaybolmadığını ve en sıradan ayrıntıların bile uykuya dalmış anıları canlandırabileceğini gösteren bir hafıza romanı. Altmışlı yılların sonu, belleğin labirentlerine açılan bir kapı. Anlatıcı, elli yıl sonra hayatının en gizemli dönemine dönerek, geçmişin tozlu sayfaları arasında kalmış esrarengiz kadınların izini sürüyor. Paris’in arka sokaklarında, isimsiz otel odalarında ve yarım kalmış konuşmalarda yankılanan bu anılar, uykuya dalmış birer hayalet gibi gün yüzüne çıkmayı bekliyor.
Cemal Süreya’nın Kaleminden Şiirin, Hayatın ve Düşüncenin 993 Duraklık Güncesi: Günler
Cemal Süreya’nın anı, otobiyografi ve deneme türlerini iç içe geçirerek işlediği Günler, şairin kişisel yaşamına, politikaya, şiire, tarihten güncel meselelere dair birçok düşüncesini merkezine alıyor. 993 günce içeren kitap, bazen kısa bir nottan, bir mısradan, bir kitap alıntısından, bazense uzun uzadıya tartışmaya açılmış konulardan oluşuyor. Günler, okuru şairin yaşamından 993 güne tanıklığa davet ediyor. Cemal Süreya, 1931 yılında Erzincan’da doğdu. İlk şiiri Şarkısı – Beyaz, Mülkiye Dergisi’nde yayımlandı. Toplu şiirleri Sevda Sözleri adıyla yayımlanan şair, 1990 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Eşi Zuhal Tekkanat’a yazdığı On Üç Günün Mektupları ölümünden sonra yayımlandı.
Yapı Kredi Yayınları’nda Ağustos’ta Yeni Çıkanlar
Yapı Kredi Yayınları, Ağustos ayında Knut Hamsun’un Benoni ile Rosa, Ingeborg Bachmann’ın Göle Üç Yol: Toplu Öyküler II, Jean Giono’nun Sevincim Eksilmesin Yeter ki ve D.H. Lawrence’in Tüylü Yılan adlı kitaplarını yayınladı. Behçet Necatigil, Knut Hamsun’un Benoni romanını 1960’ta, Rosa’yı 1968’de çevirmiş, birbirinin devamı olan bu iki romanı Benoni ile Rosa adıyla radyoya uyarlamıştı. Arşivinde daktilo edilmiş sayfalar halinde bulunan ve 1979 yılında İstanbul Radyosu’nda yayımlanan oyun ilk kez kitaplaşıyor. Benoni, Norveç’in küçük kıyı kasabalarından birinde genç bir balıkçıdır, posta sürücülüğü de yapmıştır. Komşu köyün rahibinin kızı Rosa ile evlenmek ister.
Yapı Kredi Yayınları’nda Ağustos’ta Yeni Çıkanlar yazısına devam et
Tomris Uyar’dan Aşka, İlişkilere, Kopuşa Dair Bir Uzun Öykü: Güzel Yazı Defteri
Tomris Uyar’ın son öykü kitabı Güzel Yazı Defteri, ilişkilerdeki arzu, kırılma ve duyguları çok katmanlı bir anlatıyla ele alıyor. Dostluk, aşk ve ihanet etrafında şekillenen bu uzun öykü, bir yemek masasının etrafında buluşmuş dostların birbirleri için ifade ettikleri anlamları, insan ilişkilerinin girift taraflarını görünür kılıyor. Tomris Uyar’ın öyküsüne paralel bir şekilde Ali Arif Ersen’in kitaba özel olarak çizdiği resimlerse Güzel Yazı Defteri’ni daha da derinlikli bir hale getiriyor. Tomris Uyar, 1941’de İstanbul’da doğdu. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’ni, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne bağlı Gazetecilik Enstitüsü’nü bitirdi. İlk öykü kitabı İpek ve Bakır 1971 yılındıa yayımlandı.
Tomris Uyar’dan Aşka, İlişkilere, Kopuşa Dair Bir Uzun Öykü: Güzel Yazı Defteri yazısına devam et
Japonya’nın Karanlık Yüzünde Geçen, Ahlaki Sınırları Zorlayan Bir Psikolojik Gerilim: Doyumsuz
Nox Yayınları, uluslararası okurlardan övgüler toplayan Callie Kazumi’nin ikinci romanı Doyumsuz’u Türkçeyle buluşturuyor. Orijinal adı Greedy olan bu farklı eser, Japon kültürünü, göçmenlik deneyimini ve insan doğasının karanlık tarafını sıra dışı bir gerilim hikâyesi içinde ele alıyor. Bir İngiliz göçmen olan Ed Cook, işini kaybettikten sonra kumar bağımlılığı nedeniyle hem ailesini hem de hayatını uçurumun kenarına sürükler. Yakuza’ya olan borçlarını ödeyemeyen Ed, çaresizlik içinde karşısına çıkan sıra dışı bir iş ilanına başvurur: Kimliği gizli, son derece zengin bir kadın için özel şef aranıyordur ve yalnızca iki günlük deneme süresi için teklif edilen ücret bile inanılmazdır.