Sadi Çilingir tarafından yazılmış tüm yazılar

Ayvalık Uluslararası Film Festivali 2026 Programı Açıklandı

Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali, 14 Eylül’de başlıyor. 20 Eylül 2026 Pazar gününe kadar sürecek festival, dünyanın dört bir yanından 76 filmi seyirciyle buluşturacak. Film gösterimleri sonrası gerçekleşecek söyleşiler, paneller, konser ve yan etkinliklerle festival havası tüm Ayvalık’a yayılacak. Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin biletleri 05 Eylül’den itibaren Biletix, Biletinial ve Fabrika Ayvalık’taki gişe üzerinden satışta olacak. Festival programı bu yıl da kurmacadan belgesele, animasyondan deneysele pek çok farklı alan ve türden filmi bir araya getiriyor.

Ayvalık Uluslararası Film Festivali 2026 Programı Açıklandı yazısına devam et

Bilinmeyen / İçimdeki Yabancı

Mayıs ayında Cannes’da dünya prömiyerini yapan Arthur Harari imzalı ‘İçimdeki Yabancı / L’Inconnue’ fantastik sinemanın gözde ‘beden değiştirme’ teması üzerine inşa edilmiş. Film, 40’lı yaşlardaki fotoğrafçı David Zimmerman’ın (Niels Schneider) Paris sokaklarının dünü ve bugününü karşılaştıran antolojik çekimleriyle açılıyor. Aynı gece ressam arkadaşının maskeli balo partisi eşlikli resim sergisine katılan David’in, eğlencenin doruğunda peşinden sürüklendiği ve bodrum katının ıssızında ateşli bir cinsel deneyim yaşadığı esrarengiz kadının (Léa Seydoux) bedeninde uyanmasıyla başlıyor her şey. Olay öncesi bir evlenme yıldönümünde çektiği fotoğrafların karelerine de yansımış olan Eva’nın izini sürmek üzere Almanya’ya giden David, burada ruhu kendi eski erkek bedenine hapsolmuş henüz 20 yaşındaki Malia (Lilith Grasmug) ile karşılaştığında büyük bir şok yaşıyor.

Bu kısa giriş hayli karışık geldiyse haklısınız, çünkü özellikle bir noktadan sonra dikkatli izlenmediğinde elinizden kolayca uçup gidecek bir hikâye var karşınızda. Psikolojik bir dram üzerinden ilerlemeyi seçen Harari’nin filminden öncelikle son dönemde yeniden gündeme oturan ‘Cevher / The Sustance’ benzeri bir ‘beden – korku’ (body horror) çeşitlemesi beklemeyin. Beden değişimi sorumlusunun bilinmeyen bir varlık olduğunu şöyle bir çıtlatarak ve nedeni, nasılı ile ilgilenmeyen filmdeki müsebbibin yine de özgün adından yola çıkarak dişi bir varlık olduğu ileri sürülebilir. Eva’nın bedeninde sıkışmış olsa da olan biteni David’in eril bakışı üzerinden anlatan Harari bir söyleşisinde fotoğraf karelerini paylaştığı mobil telefona çizilmiş diagramlarla kimin ruhu kimin bedeninde bilmecesi oynamayı sevmiş belli ki.

Harari’nin kardeşi Lucas ve en iyi senaryo dalında César ödülü alan bir önceki filmi ‘Onoda, Balta Girmemiş Ormanda 10.000 Gece’de (2022) de birlikte çalıştığı Vincent Poymiro ile birlikte kaleme aldığı ‘İçimdeki Yabancı’, yönetmen ile biraderinin ortaklaşa ürünü ‘Le Cas de David Zimmerman’ adlı çizgi romandan beyazperdeye uyarlanmış. Filmin gerilimi ustaca kurulmuş ilk bir saati ilgiyle izleniyor. Hitchcock tutkunu Harari’nin ‘Vertigo’nun izini süren, bu kez kimlik ötesinde ruhun bir bedenden diğerine geçişinin kâbus yüklü ruhsal açılımlarını işleyen hikâye, Malia vakası ve çok da gerekli olmayan yan öykücüklerle uzamaya ve giderek irtifa kaybetmeye başlıyor.

Séydoux’nun gerçek bir doğumdan hemen sonrası gözle görülür beden değişimi hikâyenin yararına işlemiş gibi duruyor. Schneider’in fiziği de bu film için bir hayli değişime uğramış. Andrea Poggio’nun David Lynch filmlerini anımsatan özgün tınıları da filmin artıları arasında. Lakin dallanıp budaklanan hikâyesini neredeyse bizim yerli diziler gibi uzattıkça uzatan ve finali nasıl getireceğini pek de iyi kestiremeyen Harari’nin özgün çıkışlı filmi yarı yolda nefesini tüketmekten kurtulamamış.

(12 Eylül 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

20 Yılın Ardından Yeniden Beyazperdeyi Sarsan Devam Filmi The Devil Wears Prada 2, Sinemalardan Sonra 28 Ekim’de İlk Kez Disney+’ta

Vizyona girdiği ilk hafta sonunda dünya genelinde elde ettiği 233 milyon dolarlık hasılatla büyük bir gişe rekoru kıran ve dünya çapındaki toplam kazancı kısa sürede 600 milyon dolara yaklaşarak ilk filmin rekorunu büyük bir farkla geride bırakan The Devil Wears Prada 2, sinemalarda estirdiği fırtına sonrası ilk kez 28 Ekim’den itibaren Disney+’ta filmseverlerle buluşacak. Meryl Streep, Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci’nin ilk filmdeki rollerini tekrarladığı filmde geleneksel dergicilik dünyasının dijital dönüşümle sarsıldığı günümüzde, moda dünyasının ikonik figürü Miranda Priestly, efsanevi dergi Runway’in başındaki kariyerinin en kritik dönemi anlatılıyor.

20 Yılın Ardından Yeniden Beyazperdeyi Sarsan Devam Filmi The Devil Wears Prada 2, Sinemalardan Sonra 28 Ekim’de İlk Kez Disney+’ta yazısına devam et

Sandro Veronesi’nin Kaleminden Kara Eylül Can Yayınları Etiketiyle Raflarda

Sandro Veronesi, Kara Eylül’de bir yaz mevsimini, bir kuşağın hafızasını ve büyümenin kaçınılmaz hüznünü incelikle anlatıyor. 1972 yazı. Gigio Bellandi’nin çocuklukla gençlik arasında salındığı, dünyaya ilk kez başka gözlerle bakmaya başladığı yaz. Toscana kıyılarında geçen uzun günler, deniz, plaklar, spor müsabakaları, ilk heyecanlar ve adı konulmamış duygular… Gigio’nun çocuklukla arasındaki mesafe açılırken, tarihe Kara Eylül olarak geçen Münih’teki trajedi de dünyanın masumiyetine ağır bir gölge düşürmek üzeredir. O yazdan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Sandro Veronesi, romancılığın yanı sıra gazetecilik ve mimarlık alanlarında da faaliyet gösteriyor.

Sandro Veronesi’nin Kaleminden Kara Eylül Can Yayınları Etiketiyle Raflarda yazısına devam et

Robu 404 Filminin Afişi Yayınlandı

Çocukların iç dünyasına, kendilerini kanıtlama heyecanına ve aile içi dayanışmaya dokunan Robu 404’ün afişi yayınlandı. Film, 02 Ekim’de  seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Teknolojiyi dostluk ve paylaşmayla iç içe sunan film, çocukların özgüven yolculuğuna ışık tutacak. Hikâye, utangaç bir çocuğun kendi elleriyle yaptığı robotla kurduğu güçlü bağın etrafında örülüyor. Robu, yalnızca bir proje değil; Can’a cesaret aşılayan ve topluluk karşısında kendini kanıtlamanın yollarını gösteren bir yoldaş. ‘Görünmek cesaret ister, ama en büyük güç kendin olmaktır.’ mesajını işleyen film, çocuklar için hem eğlenceli hem de düşündürücü bir deneyim vaadediyor.

Robu 404 Filminin Afişi Yayınlandı yazısına devam et

4. Uluslararası Digital Film Festival İstanbul’da Finalistler Belirlendi

Bu yıl “Sinemada İnsan Merkezli Dijital Dönüşüm, Yaratıcılık ve Paylaşılan Sorumluluk” temasıyla düzenlenecek 4. Uluslararası Digital Film Festival İstanbul, dijital çağın sinemasını etik, yaratıcılık ve ortak sorumluluk ekseninde düşünmeye davet ediyor. 27 ülkeden yapılan başvuruların ardından tamamlanan Ön Jüri değerlendirme süreciyle finalist filmler belirlendi. Festival, 16 – 20 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek. Bu yıl “Ortak Bir Gelecek Mümkün mü?” sorusunu merkezine yerleştiren DFFI 2026, dijital dönüşümün sinema üzerindeki etkilerini etik, estetik ve yaratıcı üretim perspektifinden ele alıyor.

4. Uluslararası Digital Film Festival İstanbul’da Finalistler Belirlendi yazısına devam et

Linkin Park: Unshatter

Joe Hahn ile Mark Ritchie’nin yönettiği ve Emily Armstrong, Chester Bennington, Rob Bourdon, Colin Brittain, Brad Delson, Phoenix Farrell, Alex Feder ile Joseph Hahn’ın oynadığı Linkin Park: Unshatter, 30 Eylül 2026’da CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla CGV Mars Dağıtım tarafından vizyona çıkarılıyor.
Chester Bennington’ın kaybının ardından Linkin Park, yıllar sonra yeniden bir araya gelerek müziğe dönüş yolculuğuna çıkar. Film, grubun yeni üyeleri Emily Armstrong ve Colin Brittain ile başlayan yeni dönemini, stüdyo çalışmalarını ve sahneye dönüşünü arşiv görüntüleri, röportajlar ve canlı performanslarla etraflıca anlatıyor.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Linkin Park: Unshatter yazısına devam et

Ok! Madam: Bon Voyage

Lee Cheol Ha’nın yönettiği ve Uhm Jung Hwa, Park Sung Woong, Lee Sang Yoon ile Sooyoung Choi’nin oynadığı Ok! Madam: Bon Voyage (Okay! Madam 2), 18 Eylül 2026’da CGV Mars Dağıtım tarafından vizyona çıkarılıyor.
Mi Young, kızı ve işsiz eşiyle hayatın zorluklarıyla mücadele ederken, lüks bir yolcu gemisinde gerçekleşecek düğüne davet edilir. Ailesiyle keyifli bir tatil yapmayı hayal eden Mi Young için yolculuk, suç örgütü lideri Anya ve adamlarının gemiyi ele geçirmesiyle bir kâbusa dönüşür. Açık denizin ortasında kaçacak hiçbir yer kalmazken, geçmişte efsanevi bir ajan olan Mi Young yeniden harekete geçmek zorunda kalır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Ok! Madam: Bon Voyage yazısına devam et

Başrolünde Asena Keskinci’nin Yer Aldığı Üç Harfliler: Mühür Filminin Afişi Yayınlandı

Senaryosu ve yönetmenliği Mert Uzunmehmet’e ait olan, başrolünü Asena Keskinci’nin üstlendiği ve 25 Eylül’de vizyona girecek Üç Harfliler: Mühür filminden ilk afiş yayınlandı. Türk korku sinemasının ikonikleşen figürlerinden Falcı Müzeyyen’in karanlık dünyasını gözler önüne seren afiş büyük heyecan yarattı. Doğmamış bir bebeğin masumiyetine kazınan gizemli bir mühür, Falcı Müzeyyen’i geçmişin en karanlık güçleriyle yüz yüz bırakan ölümcül bir sınava sürükler. Köklü ve sırlarla dolu bir konakta yeni bir sayfa açmaya çalışan Fatma ve ailesi, evlerine adım atan beklenmedik bir misafirle birlikte görünmeyen bir kötülüğün serbest kalmasına tanıklık eder.

Başrolünde Asena Keskinci’nin Yer Aldığı Üç Harfliler: Mühür Filminin Afişi Yayınlandı yazısına devam et

Ayrıntı Yayınları Eylül Kitapları

Ayrıntı Yayınları, 2026 Eylül kitaplarını açıkladı. Michel Foucault’un Deliliğin Tarihi, Camilla Barnes’ın Her Zamanki O Öldürme Arzusu, Burcu Kapu’nun Futbol, Pierre Marie Morel’ın Atom ve Zorunluluk: Demokritos, Epikuros, Lucretius, Nesîmî’nin Dîvân (Seçmeler), Eugenia Palieraki’nin MİR Devrimci Sol Hareket [Şili MİR’inin Eleştirel Tarihi], Celal Güngördü’nün Bana Tahir’i Sormayın, Çağla M. Işın Alemdar’ın Evcil Hayvan Kaybında Yas: Yas Sürecini ve Kendimizi Anlamak, Arzu Başer’in Zorbalar Ofsayta Düştü adlı kitapları 2026 Eylül ayında satışa sunulacak. Michel Foucault’un kitabı, “Delilik” nasıl doğdu? Nasıl inşa edildi? Nelerden etkilendi? gibi sorulara cevaplar arıyor.

Ayrıntı Yayınları Eylül Kitapları yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Apokaliptik Bir Gelecekte / Köpek ve Yıldızlar

Peter Heller’ın bizde de yayımlanan romanı ‘Köpek ve Yıldızlar / The Dog Stars’ Amerikan nüfusunun önemli bir bölümünü yok etmiş bir pandemi sonrasında yaşananları anlatır. New York’lu yazarın 2012 yılında piyasaya çıkmış olan kitabı tüm dünyanın tam sekiz yıl sonra Corona virüsüyle yüzleşmesinin bir ön işareti gibidir. Neyse ki bizler bu salgını büyük zayiat vermeden atlattık, ancak Heller’in apokaliptik evreninde hayatta kalma savaşı … Devamı…»

Ferhan Baran Yazıyor: Oğlan Kıza Rastlar / Sadece Bir Gece

Romantik güldürülerin yeni siması Will Gluck’un imzasını taşıyan ‘Sadece Bir Gece / Only One Night’ türün tutkunlarını şaşırtacak hikâyesiyle son haftaların belki de en eğlenceli yapımı olarak dikkat çekiyor. Trump sonrası yakın geleceğin baskıcı polis devletinde evlilik öncesi cinsel ilişki kurulması kanun yoluyla yasaklanmıştır. Her bireyin bileğine takılı biyomedikal çipler vasıtasıyla kural ihlâlinde bulunan bekâr çiftlerin tutuklandığı bu … Devamı…»

Ferhan Baran Yazıyor: Şehirlere Bombalar Yağarken / Kuşatma Kayıtları

‘İsrail’in Gazze’de yapmış olduğu soykırımın sizler de ortağısınız. Bu gerçeği idrak edecek kadar aklınız olduğunu umuyorum’. Şubat ayında düzenlenen 76. Berlin Film Festivali’nin ‘Perspektifler’ seçkisinde gösterilen ‘Kuşatma Kayıtları / Chronicles from the Siege’ ile en başarılı ilk film ödülünü kazanan filmin yönetmeni Abdullah El-Katip tarafından Alman hükümetine karşı sarfedilmişti bu cümleler. Filistin – Suriye kökenli sinemacının bu sözleri … Devamı…»