Lance Hammer’in yönettiği ve Juliette Binoche, Tom Courtenay, Anna Calder Marshall ile Florence Hunt’ın oynadığı Kraliçe Zor Durumda (Queen at Sea), 02 Ekim 2026’da Başka Sinema dağıtımıyla Vagon Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Amanda’nın iyice ilerlemiş seviyede demans hastası olan annesi, kendi kararlarını alabilmek için gerekli zihinsel yetkinliğe sahip midir? Ve eğer değilse, onun adına hayati kararları vermekten kim sorumludur: Eşi mi, çocukları mı, yoksa bir kurum mu? Seçimler ve kararlar zorlaştıkça, sonuçları da bir o kadar tatsızlaşacaktır. İnsanı perişan edecek kadar dokunaklı, duygusallıktan kaçınan bir aile dramı.
Sadi Çilingir tarafından yazılmış tüm yazılar
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Dördüncü Gün
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde dördüncü gün geride kaldı. Yönetmenliğini İlker Çatak’ın üstlendiği Altın Ayı ödüllü Sarı Zarflar filminin ekip katılımlı gösterimi büyük ilgi gördü. Gösterimi yapılan diğer yerli belgesel ise Bingöl Elmas’ın yönettiği Yeni Han oldu. İstanbul’daki sığınmacıların hayatını anlatan film Suriye’den Somali’ye, Uygur bölgesinden Kazakistan’a dünyanın farklı yerlerinden İstanbul’un Aksaray semtine gelmiş sığınmacıların hayatlarını takip ediyor.
- Basın Bülteni
- Dördüncü günden görüntüler için tıklayınız.
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Dördüncü Gün yazısına devam et
Yapı Kredi Yayınları’nda Son Çıkanlar Son Çıkanlar: 24 – 25 Eylül
Yapı Kredi Yayınları, 24 – 25 Eylül’de Thomas Bernhard’ın Oyunlar II: Meşhurlar, Görünüş Aldatıcıdır, Tiyatrocu, Cristina Calarașanu, Ulrich Schultz Venrath ve Hansjorg Messner’in Psikanaliz Açısından Sosyal Travma: Dış Gerçeklikler ve İç Dünyalar ve Şeyda Öztürk’ün Cogito 121: Aile Kurumu adlı kitaplarını yayınlıyor. Thomas Bernhard, Meşhurlar, Görünüş Aldatıcıdır ve Tiyatrocu adlı üç oyunu, Oyunlar II adlı kitabında, insan yanılsamalarını, sanat dünyasının ikiyüzlülüğünü, başarı ve deha mitlerini acımasız ve ince bir mizahla sorguluyor. Anlatılarında aşina olduğumuz Bernhard’a özgü yazınsal öfke ve alaycılık, bu üç oyunda da yüksek sesle konuşmaya devam ediyor.
Yapı Kredi Yayınları’nda Son Çıkanlar Son Çıkanlar: 24 – 25 Eylül yazısına devam et
11 – 17 Eylül 2026, Haftalık Gişe Verileri
11 – 17 Eylül 2026, Haftalık (Weekly) Gişe Verileri için tıklayınız. Bu listelerden alıntı veya kopyalama yapıldığında kaynak olarak Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi’nin gösterilmesi rica olunur.
Marjinal Kültür Yayınları
Korku ve Gerilim Dolu Bir Hayatta Kalma Mücadelesi: Resident Evil Paribu Cineverse İstinyePark IMAX’teki Özel Ön Gösterimde İzleyiciyle Buluştu
Aksiyon, gerilim ve korku unsurlarını soluksuz bir anlatıyla buluşturan, izleyicilerin merakla beklediği yeni yapım Resident Evil, 18 Eylül’deki vizyon öncesinde 16 Eylül Çarşamba günü İstinyePark IMAX salonunda düzenlenen özel bir ön gösterimle ilk kez izleyici karşısına çıktı. Sinemanın en gelişmiş dev ekran teknolojisini heyecan dolu yapımlarla buluşturan IMAX atmosferinde gerçekleşen bu özel etkinlikte davetliler, temposu bir an olsun düşmeyen bu kaotik hayatta kalma mücadelesini Türkiye vizyonundan önce deneyimleme şansı yakaladı. Filmin yönetmeni Zach Cregger, korku sinemasında yarattığı özgün atmosferlerle tanınıyor.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Kristal Gezegen: Yeni Dünya 25 Eylül’de Sadece Sinemalarda
Kayıp Gezegen: Yeni Dünya filmi Türkçe dublajlı olarak 25 Eylül 2026 Cuma günü sadece sinemalarda gösterime geriyor. Özen Film’in dağıtacağı filmin konusu şöyle: “Yakın zamanda kolonileştirilen Kristal Gezegen’de, 11 yaşındaki Rea, mutant bir canavar tarafından annesinden ayrılan dinozor benzeri yavru Burgy ile arkadaş olur. Rea, Burgy’i annesiyle yeniden bir araya getirmeye çalışırken, acımasız Vali ona tehlikeli bir görev verir. Vali, Burgy’in benzersiz yeteneklerini kâr için kullanmaya çalışacaktır. Rea ve Burgy, önlerinde duran zorlukları aşmak ve Kristal Gezegen’deki kırılgan yaşama alışmak için birbirlerine dostluk ve cesaretle bağlanırlar.”
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Kristal Gezegen: Yeni Dünya 25 Eylül’de Sadece Sinemalarda yazısına devam et
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Üçüncü Gün Nasıl Geçti?
Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali sürüyor. Festivalin üçüncü gününde merakla beklenen pek çok film seyirciyle buluşurken beş yerli filmin yönetmenleri gösterimler sonrasında seyircilerin sorularını yanıtladı. İkinci günde Rose, Dua, Dalgalarda, Seni İstiyorum, Her Defa, Ailem İçin, Gitmedik Buradayız, Seva, Kuru Taşın Başı, 2m², Drakula İstanbul’da ve Karanlıkta Islık Çalanlar filmleri gösterildi.
- Basın Bülteni
- Üçüncü günden görüntüler için tıklayınız.
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Üçüncü Gün Nasıl Geçti? yazısına devam et
Prime Video’da Yayınlanacak Sultana Filminin Gala Gösterimi Gerçekleşti
Prime Video’nun merakla beklenen filmi Sultana, 16 Eylül 2026 Çarşamba günü 19:00’da Beyoğlu Atlas 1948 Sineması’nda yapılan özel gala gösterimiyle davetlilerle buluştu. Başrollerini Tûba Büyüküstün ve Derya Pınar Ak’ın paylaştığı filmin gala gecesine güçlü oyuncu kadrosunun yanı sıra medya ve sanat dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Güçlü kadın karakterleri merkezine alan, Rodi Medya ve Saros Film yapımı Sultana, 17 Eylül’de Prime Video’da yayınlanacak.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Prime Video’da Yayınlanacak Sultana Filminin Gala Gösterimi Gerçekleşti yazısına devam et
Alberto Manguel Homeros’un İlyada ve Odysseia’sı kitabıyla İstanbul’da
Okurlarını kitapların, kütüphanelerin, okuma ve yazma eylemlerinin tavan aralarında, dehlizlerinde yolculuğa çıkaran Alberto Manguel, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan ve kitapçı raflarında yerini alan son kitabı Homeros’un İlyada ve Odysseia’sı: Bir Biyografi ile Yapı Kredi Kültür Sanat’ın konuğu oluyor. Birçok eseri Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanan ünlü yazar ve çevirmen, 23 Eylül 2026 Çarşamba günü 17:00’de Beyoğlu Kitabevi’nde kitaplarını imzalayacak, 19:00’da Yapı Kredi Kültür Sanat’da, çevirmen ve sinema yazarı Kutlukhan Kutlu moderatörlüğünde Alberto Manguel, İlyada ve Odyyseia’yı Anlatıyor söyleşisi yapılacak.
Alberto Manguel Homeros’un İlyada ve Odysseia’sı kitabıyla İstanbul’da yazısına devam et
Hélène Cixous’dan İktidarın ve Öznenin Kuruluşuna Dair Radikal Bir Sorgulama: Medusa’nın Kahkahası
Hélène Cixous’nun kadınları kendi bedenleri ve arzularıyla yazmaya çağıran, kadının susturulmuş tarihine karşı yeni bir dil ve yazı icat etmeyi savunan sarsıcı denemesi Medusa’nın Kahkahası, iktidarın ve dilin yapısını da kökten sorgulayan radikal bir manifesto. Feminist kuramın temel başvuru kaynaklarından biri kabul edilen kitap, Eylül ayında Can Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alıyor. Bu deneme, psikanalizden yapısöküme, edebiyattan toplumsal cinsiyet çalışmalarına uzanan geniş etkisiyle, cinsiyet, kimlik, dil ve özgürlük üzerine yürütülen tartışmaların en canlı, en kışkırtıcı ve en yaratıcı metinlerinden biri olmayı günümüzde de sürdürüyor.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Açılışın Ardından İkinci Gün Geride Kaldı
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin ikinci gününde 9 film seyirciyle buluştu. Ayvalık seyircisi bilhassa Emin Alper imzalı Kurtuluş gösterimine büyük ilgi gösterdi. Gösterimin ardından yapımcılar Nadir Öperli ve İrem Akbal, oyuncular Berkay Ateş, Feyyaz Duman ve Naz Göktan seyircilerin sorularını yanıtladı. Festivalde yapılan gösterimlerin yanı sıra birçok paralel etkinlik de gerçekleştiriliyor. Bu yılın ilk önemli etkinliği ise Kent Hafızası başlıklı konuşma oldu.
- Basın Bülteni
- İkinci günden görüntüler için tıklayınız.
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Açılışın Ardından İkinci Gün Geride Kaldı yazısına devam et
Senle de Olmuyor Sensiz de: Charlie & Harper
Hatırlar mısınız, çok yıllar önce şirin mi şirin bir şarkı vardı Güzin ile Baha’nın söylediği: “Olamam ki olamam ben senle de sensiz de…” Genç âş(ı)kların uzlaşmaz çelişkisini dillendiriyordu… Tom Dean’ın Mac Eldridge ile çektiği Nick Robinson (Charlie) ve Emilia Jones’in (Harper) aralarındaki lise yıllarından başlayan ve süreç içerisinde birkaç kez denenen aşklarını anlatan duygusal ve bir o kadar da merak uyandıran filmi “Her Şeye Rağmen”. (Filmin adının çevirisine de değinmek gerekir… Bizde Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı gibi örnekleri var böylesi “büyük” aşkların… Peki neden farklı bir ad koymayı tercih etmiş dağıtımcı?) duygusal ve güçlü bir görsellikle, başarılı oyunculuklar filmi taşıyan temel unsurlar. Bir de müzik kuşkusuz; izlerken anlayacaksınız.
Film, “nostaljik kişilik misiniz” sorusuyla başlıyor. Bir an fırtınalar kopuyor kafanızda… Ne anlamda diye soruyorsunuz kendinize. Film akıyor ama siz hâlâ o sorunun yanıtı peşindesiniz. Sözcüğün anlamını tartıyorsunuz (filmi anlamak amacıyla), geçmişe özlem, hüzün, güzellikler, tutku, geri dönüşler geliyor aklınıza. Haydi hayırlısı…
Kafa, kavga ve gönül birlikteliğinin sonucunda mutluluk doğar (ya da bana öyle geliyor). Filmde uyumlu iki kişi var, tutkulu oldukları da belirgin ama bir türlü yürümüyor. Birinin beklentisiyle diğerinin itirazı çelişkinin temeli aslında. Okulu bitirince şef (aşçıbaşı) olmak isteyen Harper ile ne yapmak istediğini bilemeyen, daha doğrusu karar veremeyen Charlie’nin arasında gelişen aşk, ne yaparsanız yapın büyü(ye)mez geliş(e)mez. Birinin önerisi diğerine baskı gibi gelecektir… Ayrılık istenmese de kesindir. Ta ki, ikinci bir buluşmaya kadar. Bir güzel yanı var… ikisi de bıraktıkları yerden başlıyorlar, ne kırgınlıkları kalmış ne beklentileri ne de özlemleri… Ama ikisi de genç, ikisi de kendi başına buyruk olma sevdasında ve ister istemez “kavga” (?) yeniden başlıyor. Sonunun hayal kırıklığı yaratmasına rağmen, film dokunaklı, etkileyici ve duygusal bir eser. Sadece hikâyenin içeriği değil, olay örgüsünün yapısı da ‘nostalji’yi, kaçınılmaz olarak cevapsız kalan bir özlemi iletiyor.
Bunuel, “Bir filmde bir şey iki kez görülürse başka bir anlam taşır” diyor(du). Nostaljik kişilik sorusu yinelenince yeni soru işaretleri büyüyor kafanızda. Sahi, Harper ile Charlie arasındaki aşktan başka bir şey mi? Sosyal, siyasal, ekonomik, ekolojik, kültürel sorunlarla barınma, beslenme, sağlık gibi temel hakları bile elde edemeyen gençlerin başka bir anlam yükleyecektir ister istemez.
“Hele bir başlayalım, günü gelince çözüm bulunur” diye başlayan ilişkiler, yürümediği gibi romantizmini de yitiriyor zamanla. Evliliklerin vazgeçilmezi olan “kavga” (şiddetten söz etmiyoruz kuşkusuz) giderek çekilmez oluyor ve ilişkiyi yaralıyor, hem de derinden. Birbiriyle uyumlu gidemeyen ilişkiler biterler, ama asıl amaçlanan geriye dönüp bakıldığında karşılıklı sevgiyi de saygıyı da yitiriyor. Muhakkak ki, içerilerde bir yerde bir boşluk, bir güzellik, bir heyecan, bir umut kalıyor.
(22 Eylül 2026)
Korkut Akın
korkutakin@gmail.com
Ahmet Ümit’ten Toplumsal Çürümüşlüğün Beslediği Suç ve Onun Felsefi Doğasına Edebi Bir Bakış: Roma’nın Beş Günü
Ahmet Ümit, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkacak olan son romanı Roma’nın Beş Günü’nde, okuyucularını klasik müzik ile arkeolojinin iç içe geçtiği bir şehrin sokaklarında heyecanın hiç eksilmediği cinai uzun bir maratona davet ediyor. Roma’nın kuruluş yıldönümü olan 21 Nisan günü, Tiber nehrinde siyah bir kayığın içinde iki erkek cesedi bulunur. Cesetler tamamen tüylerinden arındırılmış, çıplak bedenleri gül kokulu bir pudrayla kaplanmış ve cenin vaziyetinde karşılıklı olarak kayığın zeminine yatırılmıştır. Roma’nın kurucuları olan Romulus ve Remus’u temsil eden bu iki kurban, ardı ardına işlenecek zincirleme cinayetlerin başlangıcıdır. Roma’nın Beş Günü 01 Ekim’den itibaren kitapçılarda yerini alıyor.
Ayvalık Uluslararası Film Festivali Başladı, Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü, İsimsiz Eserler Mezarlığı’nın Yönetmeni Melik Kuru’ya Verildi
Seyir Derneği tarafından Ayvalık Belediyesi işbirliğiyle yapılan Ayvalık Uluslararası Film Festivali, Büyük Park Amfitiyatro’da düzenlenen açılış töreniyle başladı. Kurukahveci Mehmet Efendi’nin ev sahipliği yaptığı açılış töreninde, Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü’nün sahibi de açıklandı. Alin Taşçıyan, Berkay Ateş, Cem Kaya, Elif Ergezen ve Pelin Esmer’den oluşan seçici kurul, ödülü İsimsiz Eserler Mezarlığı filminin yönetmeni Melik Kuru’ya verdi.
- Basın Bülteni
- Birinci günden görüntüler için tıklayınız.
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.


