>“1984”te ve “Selam Olsun Katalonya’ya”da totaliter rejimlerin ve tek adamların çorak dünyasını edebi bir dille yazan George Orwell, vicdanın, entelektüel ve siyası düşüncesini şekillendirdiği bir öykü anlatıyor “Hayvan Çiftliği”nde. Hayvan Çiftliği (Animal Farm), bir politik hiciv. 1945 tarihli olmasına karşın, bugün için de geçerli ve sanki birebir aynısı yaşanıyor. Yönetmen Andy Serkis, Nicholas Stoller’ın senaryosundan animasyon formatında yorumlanan … Devamı… »
Aylık arşivler: Ağustos 2026
Adana Altın Koza’dan Suna Selen, Macit Koper ve Aydın Sayman’a Emek Ödülü
26 Eylül – 04 Ekim 2026 tarihleri arasında yapılacak 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Orhan Kemal Emek Ödülleri sahipleri belli oldu. Roman ve öyküleri ile sinemaya ilham olmuş Orhan Kemal’in anısını yaşatmak amacıyla sinema emekçilerine verilen ödüller bu yıl; Suna Selen, Macit Koper ve Aydın Sayman’a verilecek. Suna Selen her karaktere kattığı derinlik ve uzun yıllara yayılan istikrarlı oyunculuk kariyeriyle tanındı. Macit Koper oyunculuğunun yanı sıra unutulmaz filmlerin senaryolarına imza attı. Adın Sayman yönetmen, senarist ve yapımcı kimlikleriyle sinemamıza çok değerli katkılarda bulundu.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Adana Altın Koza’dan Suna Selen, Macit Koper ve Aydın Sayman’a Emek Ödülü yazısına devam et
Cocomelon Filmi Türkçe Dublajlı Birinci Fragmanı Yayınlandı
Dünya çapındaki aile eğlencesi fenomeni CoComelon, müzik, duygu, mizah ve ailelerin sevip benimsediği karakterlere yepyeni bir bakış sunan tamamen yeni bir sinema macerasıyla beyazperdeye geliyor: Cocomelon Filmi. Türkçe dublajlı birinci fragmanı yayınlanan film, her yeni yolculuğun dostlarla birlikte daha güzel olduğunu öğrenmek üzerine sıcak bir hikâye anlatıyor.
- Basın Bülteni
- Fragmanı izlemek için tıklayınız.
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Cocomelon Filmi Türkçe Dublajlı Birinci Fragmanı Yayınlandı yazısına devam et
Ateş (Yönetmen: Savaş Satış)
Savaş Satış’ın yönettiği ve Savaş Satış, Bora Cengiz, Elçin Sonakın ile Ayşe Tunaboylu’nun oynadığı Ateş, 09 Ekim 2026’da Koda Dağıtım dağıtımıyla Streamzy tarafından vizyona çıkarıldı.
Özel Kuvvetler bünyesinde görev yapmakta olan Binbaşı Ateş’in hayatı, ağabeyi Başkomiser Ali’nin hain bir saldırı sonucu şehit edilmesiyle altüst olur. Ağabeyinin kaybıyla çok acı çeken ve büyük bir yıkım yaşayan Binbaşı Ateş, cinayetin ardındaki gizemli ve karanlık yapıyı deşifre etmek için zorlu bir kişisel mücadele başlatır. Ancak gerçeğin peşinden gittikçe, karşısına çıkan karmaşık ilişkiler ağı onu hem askeri disiplini hem de kendi değerleriyle yüzleşmek zorunda bırakır.
31 Temmuz – 06 Ağustos 2026, Haftalık Gişe Verileri
31 Temmuz – 06 Ağustos 2026, Haftalık (Weekly) Gişe Verileri için tıklayınız. Bu listelerden alıntı veya kopyalama yapıldığında kaynak olarak Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi’nin gösterilmesi rica olunur.
Buruk Noel
Pedro Almodovar’ın yönettiği ve Barbara Lennie, Leonardo Sbaraglia, Aitana Sanchez Gijon ile Victoria Luengo’nun oynadığı Buruk Noel (Amarga Navidad – Bitter Christmas), 13 Kasım 2026’da Bir Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Bir reklam şirketinde yönetici olan Elsa, Noel tatili arifesinde annesini kaybeder. Kendisini işe vuran Elsa, annesinin yasını tutmak yerine hiç durmadan çalışır. Ta ki bir panik atak onu bir an durup dinlenmeye zorlayana kadar. En büyük destekçisi partneri Bonifacio’dur. Elsa, Madrid’den uzaklaşmak isteyen arkadaşı Patricia ile birlikte birkaç günlüğüne Lanzarote adasına gitmeye karar verirken, Bonifacio şehirde kalır.
Tavuk
György Palfi’nin yönettiği ve Yannis Kokiasmenos, Maria Diakopanayotou, Argyris Pandazaras ile Machmout Bamemi’nun oynadığı Tavuk (Kota – Hen), 18 Eylül 2026’da Bir Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Bir tavuk, kendisini bekleyen sondan kurtulmak için çiftlikten kaçar ve Yunanistan kıyılarındaki eski bir restoranın avlusuna sığınır. Yabancısı olduğu bu dünyada türlü tehlikelerle karşılaşırken sevgiyi keşfeder, kümesin acımasız düzeninde kendine bir yer edinmeye çalışır ve yumurtalarını korumak için büyük bir mücadele verir. Onun özgürlüğe ve anneliğe uzanan yolculuğu, çevresine ayna tutan fedakâr bir maceraya dönüşür.
Gecenin Çocuğu / Karanlıktan Gelen
Kadının bedensel ve kişisel bağımsızlığını sorgularken geleneksel annelik mitini tuzla buz eden, ‘cennet annelerin ayakları altındadır’ yutturmacasıyla kadınları evlerde çocuk bakmaya koşullandıran geleneksel toplum düzenini iyice bir tekmeleyen, manifesto niteliğindeki ‘ezber bozan’ Mary Bronstein filmi ‘Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim’ hakkındaki yazımın başlığında bu soruya ‘hayır’ cevabını vermiştim. 4 yıl önce Sundance’de hayranlıkla karşılanan ‘Kuluçka / Pahanhautoja – Hatching’in yönetmeni Hannah Bergholm benzer şeyleri düşünüyormuş ki, bu yıl Berlinale’nin Altın Ayı ödüllü ana yarışmasına seçilmiş ve halen sinemalarımızda gösterimi süren ikinci uzun metrajı ‘Karanlıktan Gelen / Yön Lapsi – Nightborn’da, toplumun inanç ve değerleri üzerinden annelik algısıyla bir hesaplaşmaya girişmeyi deniyor.
Hikâye, genç bir çiftin Finlandiya kırsalındaki yolculuğu ile açılıyor. Huzurlu viyolonsel ezgisi eşliğinde ormanın derinliklerine doğru yol alan Saga (Seidi Haarla) ve Jon (Harry Potter serisinin büyümüş Ron Weasley’si Rupert Grint) gülücükler saçarken, genç kadının büyükannesinden kalma orman evinde kurmayı düşündükleri yuvanın hayalini kurmaktadır. Ormandaki ateşli sevişmeleri sırasında ‘beni anne yap’ diye haykırır Saga. Yıkık dökük evi hale koyamadan bebek erkenden gelir. Doğum zor olmuştur. Neyse ki, onlarca dikiş ve kan kaybının ardından dünyaya gelen hayli kıllı bir bedene sahip oğlan sağlıklıdır.
Hasar görmüş bedeniyle zor günler geçiren Saga, bebeği doğanın koynunda büyüyeceği için ağrısına sızısına pek aldırmaz. Lakin, yolunda gitmeyen çok şey verdır. Ormandan gelen tuhaf seslere aldırış etmezler belki ama bebeğin süt emerken annesinin memesine parçalarcasına saldırması tahammül edilir gibi değildir. Lohusa evini ziyarete gelenlerin küçük çocukları bebeğe dehşet içinde bakakalır. Küçük oğlan da kendisine dokunulduğunda ya da kıyafetleri üzerindeyken canı yanmakta, güneş ışığına hassasiyet göstermektedir.
Geceleri uyumayan, hiç gülmeyen küçük varlığın yüzünü izleyiciden kaçıran Bergholm, gerilim ve dehşet duygusunu uyanık tutmaya kararlıdır. Londralı kocanın kayıtsızlığına karşılık, Saga endişe içindedir. Büyükannesi ona küçükken ormanda tehlikeli yaratıklar, namı diğer troller olduğundan bolca söz etmiş ve onların eve yaklaşmaması için demir hurdaları bahçe sınırında tutmaya özen göstermiştir. Saga’nın kaygıları büyürken orman sınır tanımazcasına eve nüfuz etmeye başlar. Tahta zemininin altından filiz veren ağaç fidanı, pencereyi saran dallar, bebeğin çığlıklarına karşılık veren sesiyle orman, çekirdek ailenin yaşam alanını istilâ etmeyi sürdürür.
Bergholm filmin öyküsünü tasarlarken vatanı Finlandiya’nın kadim folklorundan yararlanmış. Fin folklorunda yeri olan troller bizim sosyal medyaya dadanmışlar kadar olmasa bile tehlikeli yaratıklar. Bunların ortaya çıkışı ve filmin özgün adıyla da bağlantılı olarak ‘gecenin çocuğu’na sahip çıkışları genç anneyi serseme çevirir başta, ancak sonrasında orman alemine dalmış ve ağaçlarla iletişime geçmiş kendi çocukluğunu hatırlayınca dünyaya getirdiği varlığı anlamaya ve kabullenmeye başlayacaktır.
Filmin, kadın yönetmenin ilk çocuğunu dünyaya getirdikten sonra şekillendiğini hatırlatmak isterim. Hamilelik sonrası depresyonu neşter altına yatıran Bergholm, başta sözü geçen Bronstein gibi anneliğin bir kadını gerek fiziken gerekse ruhen dönüştüren, olumlu olduğu kadar olumsuz etkileyen, kadının alanını sınırlayan bir olgu olduğunun altını ısrarla çiziyor. Geleneneksel toplumun çizdiği daima mutlu ve gururlu annelik resminin arka yüzünü tartışmaya açıyor. Bronstein’ın annesi Linda (Oscar adayı muhteşem Rose Byrne) tavanda açılmış metaforik kara delikten çıkışa çabalarken, Saga çocuk odasının zemininde oluşan çukurun içinde özüne dönmenin huzurunu arıyor.
Aykırı bebeğin yüzünü seyirciden kaçıran yönetmen, Gustav Hoegen ustanın mekanik kuklalarının yardımıyla hareket eden çocuğu canlı kılmayı bilmiş. Hikâyenin tekinsiz müziğini Finli metal dörtlüsü Apocalyptica’nın kurucusu çellist Eicca Toppinen’e emanet etmekle de iyi etmiş. Bir diğer kuzeyli sinemacı Juho Kuosmanen’in imzasını taşıyan, bizde de gösterilmiş ‘6 Numaralı Kompartıman’da keşfettiği muhteşem Seidi Haarla’nın yıpranmış ve hayli kilo almış bedeninden, endişesi gözlerinden taşan etkileyici yorumundan aldığı destek ayrıca önemli.
Ormanın ve orman yaratıklarının önemli bir karaktere dönüştüğü filmiyle annelik olgusunu tartışmaya açan, doğum sonrası depresyonu Grimm kardeşlervari bir beden-korku gerilimine dönüştürürken hayli etkileyici bir çalışmaya imza atan Bergholm’un yeni filmleri beklenmeye değer.
(13 Ağustos 2026)
Ferhan Baran
ferhan@ferhanbaran.com
Ruhlar Bölgesi: Aramızdalar (Insidious: Out of the Further) Filminden Karakter Afişleri ve Tüyler Ürpertici Son Fragman Yayınlandı
Dünya çapında geniş bir hayran kitlesine sahip Insidious evreni, kuralları kökünden sarsacak yepyeni bir kâbusla dönüyor. Serinin merakla beklenen yeni filmi Ruhlar Bölgesi: Aramızdalar’dan (Insidious: Out of the Further) heyecan uyandıran karakter afişleri ve korkuyu zirveye taşıyan son fragman yayınlandı. Korkuseverleri The Further’ın derinliklerinde benzersiz bir deneyimle buluşturacak yapım, 21 Ağustos’ta TME Films dağıtımıyla vizyona girecek. Filmde Amelia Eve, doğup büyüdüğü evde kızını yetiştiren genç bir anne olan Gemma rolüyle karşımıza çıkıyor. Insidious evreninin kalbindeki kayıp ruhların araf alemine uzandığını keşfettiğinde Gemma’nın hayatı altüst oluyor.
- Basın Bülteni
- Fragmanı izlemek için tıklayınız.
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Yapay Zekâ Belgeseli Gerçek Ötesi Yurt Dışında Sinemalarda Vizyona Giriyor
Alkan Avcıoğlu’nun yönettiği ve tamamı yapay zekâ araçlarıyla üretilen ilk belgesel olan Gerçek Ötesi (Post Truth); Avustralya, Yeni Zelanda ve İskandinavya’da sinemalarda vizyona girmeye hazırlanıyor. Sinema endüstrisinin önde gelen yayınlarından Screen Daily’nin duyurduğu bu gelişmeyle film, yapay zekâ alanında küresel bir ticari başarıya da imza atıyor. Filmin Avustralya ve Yeni Zelanda haklarını edinen Label Distribution yöneticisi Tait Brady’nin “2026 dünyasında George Orwell ile Koyaanisqatsi’nin sarsıcı bir buluşması” olarak nitelediği Gerçek Ötesi (Post Truth), uluslararası sinema anlaşmalarıyla yeni bir ilki gerçekleştiriyor.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Yapay Zekâ Belgeseli Gerçek Ötesi Yurt Dışında Sinemalarda Vizyona Giriyor yazısına devam et
Adam Wingard’ın Yeni Aksiyon Şöleni Saldırı (Onslaught) Filminden Yeni Afiş ve Fragman Yayınlandı
A24 imzalı, Adam Wingard’ın yeni korku gerilim filmi Saldırı (Onslaught), 04 Eylül 2026 Cuma günü TME Films dağıtımıyla sinema salonlarındaki yerini alacak. Durmak bilmeyen düşmanlarla çevrili bir annenin hayatta kalma mücadelesini konu alan filmden yeni afiş ve aksiyon dolu fragman yayına verildi. Adria Arjona filmde, çölde bir karavan parkında yaşayan ve ailesini beklenmedik bir tehditten korumak için mücadele etmek zorunda kalan bir ordu keskin nişancısı olan anneyi canlandırıyor. Karakterin hayatı; yakındaki bir askeri tesisten serbest bırakılan, genetiğiyle oynanmış süper askerlerden meydana gelen haydut bir birliğin bölgeye sızmasıyla altüst oluyor.
- Basın Bülteni
- Fragmanı izlemek için tıklayınız.
- Filmle ilgili geniş bilgi için tıklayınız.
Vahşi Gece 2 Filminin Birinci Fragmanı ve Afişi Yayınlandı
Birinci fragmanı ve afişi yayınlanan Vahşi Gece 2′de David Harbour, Noel Baba rolüne yeniden hayat veriyor. Aksiyon yönetmeni Tommy Wirkola, yılbaşı kaosunun temposu hiç düşmeyen yepyeni bir bölümünü izleyiciyle buluşturuyor. Hayata küsmüş, neşesi yerinde olmayan Noel Baba, bir AVM’nin esnafına korku salan suç liderine karşı kırmızı kostümünü giyer. Büyüsünü kaybetmiş olan Noel Baba’nın, AVM’yi tehdit eden haydutlarla başa çıkmak için yeni bir yol bulması gerekmektedir. İyiliğe olan inancını yeniden geri kazanmak zorunda olan Noel Baba, kötülerin hiç de karşı karşıya gelmek istemeyeceği tek kişiden, Bayan Noel’den destek ister.
- Basın Bülteni
- Fragmanı izlemek için tıklayınız.
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Vahşi Gece 2 Filminin Birinci Fragmanı ve Afişi Yayınlandı yazısına devam et
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Uzun Jüri Başkanı Derviş Zaim
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bu sene 24 – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek. Festivalin Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanlığı görevini Derviş Zaim yapacak. Festival yarışma başvuruları 31 Ağustos 23:59’a kadar devam edecek. Altın Portakal’da Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması En İyi Film Ödülü ise 5 milyon TL olarak açıklandı. Bugüne kadar 10 uzun metraj ve 2 belgesel filmin yönetmenliğini üstlenen Derviş Zaim, Tabutta Rövaşata, Filler ve Çimen, Cenneti Beklerken, Nokta ile Gölgeler ve Suretler olmak üzere 5 farklı filmiyle 5 ayrı festival yılında Altın Portakal Film Festivali’nde toplam 18 ödül kazandı.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
14. Boğaziçi Film Festivali’nde Yarışma Başvuruları Devam Ediyor
Bu yıl 08 – 15 Kasım 2026 tarihleri arasında ondördüncü kez sinemaseverlerle buluşacak olan; Boğaziçi Film Festivali’nin ulusal ve uluslararası film yarışma başvuruları devam ediyor. Türkiye ve dünya sinemasından seçkin örneklerin gösterimleri, ustalık sınıfları ve söyleşileriyle seyircilerini ağırlayacak olan 14. Boğaziçi Film Festivali’nin ulusal ve uluslararası film yarışma kategorilerine başvurular 15 Eylül 2026 Salı günü sona erecek. 14. yılında 4 ayrı kategoride başvuruların kabul edileceği festivalde, Ulusal Uzun Metraj, Uluslararası Uzun Metraj, Kısa Film ve Ulusal Belgesel Film Yarışmaları düzenlenecek.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
14. Boğaziçi Film Festivali’nde Yarışma Başvuruları Devam Ediyor yazısına devam et
Can Yayınları’ndan İki Eşsiz Elsa Morante Eseri: Çocukluk Anıları ve 1938 Günlüğü
İtalyan yazar Elsa Morante, Ağustos ayında Can Yayınları etiketiyle yayımlanan iki kitabıyla okurla buluşuyor: Çocukluk Anıları ve 1938 Günlüğü. Elsa Morante, Çocukluk Anıları’nda çocukluğunun ülkesine geri dönüyor; ilk heyecanlarını, oyunlarını, korkularını, ilk aşklarını, kardeşlerini, okul arkadaşlarını ve Roma’nın gündelik hayatını çocuk Elsa’nın bakışıyla anlatıyor. 1938 Günlüğü ise Elsa Morante’nin gençlik yıllarında tuttuğu notlardan oluşuyor. Yalnızca gündelik hayatın değil; rüyalar, arzular, suçluluk duygusu, yalnızlık ve aşkın yarattığı kırılganlıkların da yer aldığı bu sayfalarda Elsa Morante, henüz yirmi altı yaşındayken, kendi iç dünyasını büyük bir açıklıkla izliyor.
Can Yayınları’ndan İki Eşsiz Elsa Morante Eseri: Çocukluk Anıları ve 1938 Günlüğü yazısına devam et



