Nisan 1944’te İngiltere’nin güneybatısındaki Slapton Sands sahillerinde yapılan, Normandiya Çıkarması’nın (D-Day) gizli genel provası niteliğindeki Tiger Harekatı (Exercise Tiger) koordinasyon hataları ve Alman botlarının saldırısı sonucu 750’den fazla Amerikan askerinin kaybıyla sonuçlanmıştır. Anthony Maras’ın yönettiği ‘Fırtınadan Önce / Pessure’ işte bu talihsiz girişimin sahili kana bulayan görüntüsüyle açılıyor. Müttefik kuvvetleri baş komutanı general Dwight ‘Ike’ Eisenhower’ın (Brendan Fraser) kedisine lanet okuduğu bu başarısızlık hikayesi bir kez daha tekrarlanmamalıdır.
Soutwick House’a konuşlanmış müttefik komutanlar ‘Operation Overlord’ kod adıyla bilinen ve tüm hazırlıkları tamamlanmış ünlü çıkarmanın tarihini belirlemek üzere toplanmıştır. Hazır bekleyen 7 bin donanma gemisi, 130 bin kara askeri, 15 hastane gemisi, 8 bin doktor ve 3 destek hava birliğinden oluşan, tarihin deniz yoluyla en büyük istila kuvvetinin hazır beklediği Normandiya kıyılarına çıkışın 6 Haziran pazartesi sabahı yapılması planlanmıştır. Savaşın kaderi buna bağlıdır. Fransa’nın işgaline 61 saat kala yapbozun tüm parçaları yerli yerindedir. Geriye bir tek kolay ölçülemez hava tahmini kalmıştır. Lakin burası Kuzey Avrupa’dır ve burada meteorolojik olarak konuşursak, 24 saati aşan her tahmin uzun vadeli sayılmaktadır.
Eisenhover’ın kesinliğe ihtiyacı vardır. İngiliz müttefiki Churchill’in tavsiye ettiği İskoçyalı Dr. James Stagg’ı (Andrew Scott) huzuruna çağırması bundandır. Ada devletinin en iyi meteoroloğu olarak bilinen ağırbaşlı ve ciddi bilim adamı, harekatın Alman cephesinde duyulmadan ivedilikle başlaması için, filme özgün adını veren, yoğun ‘baskı’ karşısında acele karar alma niyetinde değildir. Ike’ın baş meteoroloğu albay Irving Krick’in (Chris Messina) ivedi çözümlerine ya da geçmiş yıllardan toplanmış verilere yüz vermez. Atlantik boyunca Newfoundland’den Normandiya’ya kadar uzanan iki agresif fırtınayla birlikte halen günlük güneşlik olan havanın saatler ilerledikçe aniden bozabileceğini ve bunun sonucunda yükselecek olan dalga boyuyla deniz taşıtlarının bozguna uğrayabileceğini, yoğun bulutlanmanın hava desteğine engel olacağını açık sözlülükle dile getirir. Düşman savunmasını daha da güçlendirmeden ve müttefiklerin taktiklerini çakmadan harekete geçmeyi ateşli bir biçimde savunan İngiliz general Bernard ‘Monty’ Montgomery’nin (Damian Lewis) itirazına karşı son söz Eisenhower’ın iki dudağı arasındadır.
Normandiya çıkarması, John Wayne’den Richard Burton’a geniş kadrolu sinemaskop ‘En Uzun Gün / The Longest Day’den (1962) Steven Spielberg’in Omaha plajında tam 24 dakika süren nefes kesici açılışın yer aldığı ünlü başyapıtı ‘Er Ryan’ı Kurtarmak / Saving Private Ryan’a (1998) kadar bir dolu Anglo-Amerikan yapıtına konu olmuştur. Maras’ın filmi aynı tarihi dönemece savaş alanından değil, harekat kararının verildiği ordu karargahından bakıyor. İlk kez 2014 yılında sahnelenen aynı adlı oyundan beyazperdeye uyarlanan yapımın senaryosu Avustralyalı yönetmen ile oyun yazarı David Haig tarafından ortaklaşa kaleme alınmış.
Baştan sona bir ‘mahkeme draması’ tarzında gelişen hikâye son bölüm haricinde bir savaş filmi bekleyenler için hayal kırıklığı yaratabilir belki. Ancak savaşın kazanılması için bir ölüm kalım mücadelesi için kararın tartışıldığı 61 saatin öyküsü hiç de yabana atılmayacak denli heyecan içeriyor. 2018 yapımı ‘Hotel Mumbai’de yaşanmış bir olaydan yola çıkarak, lüks bir konaklama merkezinde gerçekleşen terörist saldırının dehşetini beyazperdeye taşımış olan Maras, bu kez de gerilimi diri tutmayı başarıyor. Filmin başarılı oyuncu kadrosu bu hararetli tarihsel tartışmanın yeniden canlandırılmasına büyük katkı sağlamış. Fraser, Messina, Lewis hepsi iyiler ama İrlanda asıllı Scott, taviz vermez Dr. Stagg kompozisyonuyla çağımızın en iyi aktörlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
(14 Ağustos 2026)
Ferhan Baran
ferhan@ferhanbaran.com


