Korkut Akın Yazıyor: Öfke mi Yenilgi mi?: Şans Eseri

Woody Allen, belli bir çizgisi olan, ama kızına (üvey de olsa) cinsel tacizi nedeniyle aforoz edilen bir yönetmen ve oyuncu. Allen sevilen bir yönetmenken cinsel tacizle suçlanıp da kendisini savunamayınca, doğal olarak aklanamadı ve hemen tüm sevenlerinin desteğini kaybetti. Ben de, özellikle filmlerini izlememeye başladım. Ama bu kez, değişen ne diye meraktan izlemek istedim. Kim ne derse desin, Woddy Allen, -ellinci filmi olan “Şans … Devamı… »

Beterböcek Beterböcek’in Yeni Fragmanı Yayınlandı

Kendine has, sıra dışı karakterler yaratan ünlü efsanevi yönetmen Tim Burton’ın 1988 tarihli doğaüstü komedi filmi Beterböcek (Beetlejuice) 36 yıl aradan sonra devam filmi Beterböcek Beterböcek (Beetlejuice Beetlejuice) ile geri döndü ve devam filminin yeni fragmanı ve karakter posterleri yayınlandı. Devam filminde Beterböcek karakteriyle hafızalara kazınan Michael Keaton rolüne geri dönerken Winona Ryder, Lydia Deetz’e ve Catherine O’Hara ise Delia Deetz rolüne dönüyor, kadroya ayrıca Monica Bellucci, Jenna Ortega, Willem Dafoe ve Justin Theroux gibi yeni isimler dahil oluyor. Beterböcek Beterböcek, 06 Eylül tarihinde sinemalarımızda gösterime girecek.

  • Basın Bülteni
  • Yeni fragmanı izlemek için: tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Beterböcek Beterböcek’in Yeni Fragmanı Yayınlandı yazısına devam et

Sinema Araştırmaları Merkezi SİAMER Kuruldu

Bir grup akademisyen ve sinema araştırmacısının bir araya gelerek kuruluşunu tamamladığı Sinema Araştırmaları Merkezi (SİAMER) ilk genel kurulunu gerçekleştirdi. Gazeteci, sinema araştırmacısı ve yazar Burçak Evren, sinema araştırmacısı ve yazar Deniz Yavuz, sinema yazarı Ertan Tunç, akademisyenler Ali Karadoğan, Ayşe Toy Par, Barış Saydam, Ece Vitrinel ve Ruken Öztürk’ün kurucusu olduğu, İstanbul merkezli sivil toplum örgütü faaliyetlerini dernek statüsünde  sürdürecek.

Ferhan Baran Yazıyor: Uzay Yarışını Pazarlamak

‘Beni Ay’a Uçur / Fly Me to the Moon’ yaşı yetenlerin çok iyi hatırlayacağı Ay’a inişin canlı olarak televizyondan izlenildiği 1969 yılına götürüyor bizleri. Rusların 1957’de Sputnik 1 ile astronot Yuri Gagarin’i uzaya gönderişinden sonra hız kazanan uzay yarışında Amerikalıların kendi hamlelerini gerçekleştirme çabasına giriştiği zamanlardır bunlar. Üç astronotun ölümüyle sonuçlanan başarısız Apollo 1 projesinin ardından NASA zor durumdadır. … Devamı…»

Son Dönemin Beğenilen Filmlerini, Söyleşileri ve Atölyeleri Büyükada ve Heybeliada’da Sinemaseverlerle Buluşturan 4. Sinemada Film Festivali Sona Erdi

12 – 21 Temmuz tarihlerinde Büyükada ve Heybeliada’da gerçekleşen 20 film gösteriminde yaklaşık 6 bin izleyiciyi ağırlayan 4. Sinemada Film Festivali sona erdi. Büyükada Atatürk Meydanı, Taş Mektep ve Heybeliada Pazar Meydanı’nda gerçekleştirilen gösterimlerde son yılların en dikkat çeken filmlerini izleyicilerle buluşturan festival, Yeşim Ustaoğlu, Mert Fırat, Derviş Zaim, Hüseyin Karabey gibi sanatçılarla yapılan söyleşilere ve atölyelere de ev sahipliği yaptı.

Son Dönemin Beğenilen Filmlerini, Söyleşileri ve Atölyeleri Büyükada ve Heybeliada’da Sinemaseverlerle Buluşturan 4. Sinemada Film Festivali Sona Erdi yazısına devam et

Tilki ve Tavşan: Orman Macerası

Mascha Halberstad’ın yönettiği ve Teresa Gallagher, Sarah Madigan, Jamie Quinn ile Rob Rackstraw’ın seslendirdiği animasyon film Tilki ve Tavşan: Orman Macerası (Fox & Hare: Save the Forest), 26 Temmuz 2024’de A90 Pictures dağıtımıyla BG Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Birçok hayvanın ormanı kurtarmak ve kayıp Baykuş’u bulmak için çıktığı bir macera. Kunduz ve arkadaşlarının bir baraj inşa etmesi sebebiyle, ormanda büyük bir tehlike oluşur. Bu sırada Baykuş’un ortadan kaybolur. Onu aramaya çıkan Tilki ve Tavşan bir şeylerin ters gittiğini anlar ve harekete geçer. Tüm hayvanların ormanı kurtarmak için yaptığı plan eğlenceye dönüşür.

  • Basın Bülteni: 1 / 2
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb

Üsküdar’da İzler İken Açık Hava Sinema Günleri’ne Yoğun İlgi

Türk Sinemasının mihenk taşı filmlerinin tekrar gösterilmesiyle yapılan geleneksel sinema günlerinin ilki, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da katılımıyla Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi avlusunda gerçekleştirildi. Yüzlerce Üsküdarlının katılımıyla gerçekleşen ve “Sandalyeni kap gel” konseptiyle düzenlenen etkinlikte, seyirciyle buluşan ilk film Türk sinemasının kült filmlerinden Neşeli Günler oldu. Usta oyuncular Adile Naşit, Münir Özkul, Şener Şen, Oya Aydoğan ve Ayşen Gruda gibi isimlerin yer aldığı ve 1978 yılında çekilen filmde turşu suyu tartışmaları dikkati çekmişti. Üsküdar Belediyesi de gösterimde izleyicilere turşu suyu, patlamış mısır ve çay ikramında bulundu.

  • Basın Bülteni
  • Tanıtım Filmi
  • Günler hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Üsküdar’da İzler İken Açık Hava Sinema Günleri’ne Yoğun İlgi yazısına devam et

Korkut Akın Yazıyor: Körü Körüne İtaat Yaşamı Bitirir: Tarikat

İslamiyet, eğer son peygamberin Muhammet olduğunu söylemese, zaten çok olan din sayısı belki de insan sayısı kadar artacak. Buna rağmen insanların inanışlarını kendilerine yontan, adına tarikat dediğimiz topluluklar var. Kimi Mesih diye kimi de ahir zaman peygamberi diye yine de taraftar toplamaya çalışıyor. İşin en kötüsünü A Sacrifice (Tarikat) filmi aktarıyor. Çevreci bir kamuflajla ve tabii ki çevreciliği kötü göstererek … Devamı… »

Beterböcek Beterböcek’in İkinci Fragmanı Yayınlandı

Efsanevi yönetmen Tim Burton’ın 1988 tarihli filmi Beterböcek’in (Beetlejuice) devam filmi Beterböcek Beterböcek’in (Beetlejuice Beetlejuice) ikinci fragmanı ve posteri yayınlandı. Orijinal kadroda Beterböcek karakteriyle hafızalara kazınan Michael Keaton devam filminde rolüne geri dönerken kadroya Monica Bellucci, Jenna Ortega, Willem Dafoe ve Justin Theroux gibi yeni isimler de eklendi. 1989 yılında En İyi Makyaj Akademi Ödülünü alan Beterböcek, devam filminde de yine orijinaline sadık kalınarak tamamen makyaj, gerçekçi efektler ve kuklalar ile çekildi. Yeni film, Seth Grahame Smith’in hikâyesinden Alfred Gough ve Miles Millar tarafından senaryo haline getirildi.

  • Basın Bülteni
  • İkinci fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Şans Eseri

Woody Allen’in yönettiği ve Lou de Laâge, Valerie Lemercier, Melvil Poupaud ile Niels Schneider’in oynadığı Şans Eseri (Coup de Chance), 26 Temmuz 2024’de Bir Film dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Harika bir adamla harika bir ilişkisi olan Fanny’nin eski lise arkadaşı ile karşılaşmasından sonra yaşadıkları. Fanny ve Jean, Paris’in seçkin bir mahallesinde, güzel bir dairede yaşayan çok başarılı, ideal evli bir çifttir. İlk kez gördüklerinden beri birbirlerine aşıktırlar. Ancak bir gün Fanny eski lise arkadaşı Alain ile karşılaşır ve birden her şey değişmeye başlar. İkili tekrar tekrar görüşür ve daha da yakınlaşır.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb
  • Korkut Akın Yazıyor

Öfke mi Yenilgi mi?: Şans Eseri

Woody Allen, belli bir çizgisi olan, ama kızına (üvey de olsa) cinsel tacizi nedeniyle aforoz edilen bir yönetmen ve oyuncu. Allen sevilen bir yönetmenken cinsel tacizle suçlanıp da kendisini savunamayınca, doğal olarak aklanamadı ve hemen tüm sevenlerinin desteğini kaybetti. Ben de, özellikle filmlerini izlememeye başladım. Ama bu kez, değişen ne diye meraktan izlemek istedim. Kim ne derse desin, Woddy Allen, -ellinci filmi olan “Şans Eseri”yle- eski gücüne, sevilirliğine, seyirci desteğine asla ulaşamaz.

Coup de Chance (Şans Eseri) diye çevrilmiş olsa da Cüneyt Arcayürek’in 12 Eylül için söylediğinden beynimize mıh gibi çakılmış sözcükten el alarak “Şans Darbesi” demek sanki daha doğru, hem yönetmeninin de durumunu açıklar), Parisli bir sanat simsarı olan Fanny’nin (Lou de Laâge) etrafında dönüyor. Fanny, Jean (Melvil Poupaud) adındaki zengin servet yöneticisiyle evliliğinde mutludur. Ancak liseden arkadaşı olan Alain’le (Niels Schneider) “şans eseri” karşılaşınca her şey tersine döner. Akıcı bir anlatımı olan filmde öykü pek bir özellik taşımıyor, ama Allen’ın deneyimli mizanseni ve sürekli birlikte çalıştığı görüntü yönetmeni Vittorio Storaro’nun olağanüstü görüntüleriyle öne çıkıyor.

Çocukluktan kalan…

Geçmişi karanlık (daha doğrusu bilinmeyen) zengin Jean’ın eve kur(dur)duğu oyuncak tren seti (Çetin Altan’ın o ünlü saptamasıyla, “çocuk için alınan elektrikli trenle daha çok büyükler oynar”), yönetmenin çocuk tacizine verdiği cevap olabilir mi?

Buñuel, bir filmde bir şeyi iki kez görüyorsak farklı anlamı vardır diyordu, kim bilir belki de benim aklıma gelen onun da aklında yer etmiştir. Alabildiğine zengin ve bir o kadar da gizemli finans simsarı, aynı seti daha önce görmüş olsalar da seslerini çıkartmayan misafirlerine oyuncağını göstermekten büyük haz duyuyor.

Genç ve güzel eşi, karşısına birden çıkan eski arkadaşına kısa zamanda gönlünü kaptırınca olaylar birbiri ardına yükseliyor. Filmin gizemli yanı burada. Zengin simsar neyin peşinde, genç kız neyi fark edemedi? İstediği elinde, istemediği önünde olan Fanny, zengin kocasını bırakıp yoksulluğuna rağmen Alain’i tercih edecektir; annesinin deneyimi gözünü açar.

26 Temmuz’dan başlayarak gösterimde…

(24 Temmuz 2024)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Korkut Akın Yazıyor: Perdeden Yansıyanlar, Perdeye Yansıyanlar: Şafak Sökerken

Sinema eskiden öğretir ve eğitirdi, ama artık sadece eğlendiriyor. Nerede kaldı eski filmler! Şimdi artık “hayal perdesi” umut dağıtmıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın son günleridir; faşistlerin ne denli kötü, haksız ve işkenceci, katil olduğunu gösteren duygusal bir anın içinde buluyoruz kendimizi. Hepimiz, bunun devamını beklerken, bunun perdeden yansıyan bir film olduğunu anlıyoruz… Savaş sonrası İtalya’da kendi halinde bir ailenin iki genç … Devamı… »

Uzay Yarışını Pazarlamak

‘Beni Ay’a Uçur / Fly Me to the Moon’ yaşı yetenlerin çok iyi hatırlayacağı Ay’a inişin canlı olarak televizyondan izlenildiği 1969 yılına götürüyor bizleri. Rusların 1957’de Sputnik 1 ile astronot Yuri Gagarin’i uzaya gönderişinden sonra hız kazanan uzay yarışında Amerikalıların kendi hamlelerini gerçekleştirme çabasına giriştiği zamanlardır bunlar. Üç astronotun ölümüyle sonuçlanan başarısız Apollo 1 projesinin ardından NASA zor durumdadır. Vietnam bozgunu ile baş etmeye çalışan ülke her Allahın günü TV ekranına yansıyan kayıplar ile manevi bir çöküntüyü yaşarken, uzay merkezinin bütçesi de kadrosu da yetersizdir. Uyanık Nixon’ın işbilir adamı Moe Berkus (Woody Harrelson) yeni Apollo projesini parlatarak ABD halkına pazarlayacak bir yol peşindedir. Cazibesi ve kılık kıyafetiyle ‘Mad Men’ dizisinden fırlamışa benzeyen reklam sektörünün pazarlama harikası Kelly Jones’da (Scarlett Johansson) karar kılınır. Cocoa Beach’e uzay kurumunun halkla ilişkiler müdiresi olarak arzı endam eden Kelly, zaten zor görevinin sorunlarıyla boğuşmakta olan fırlatma direktörü Cole Davis (Channing Tatum) üzerinde soğuk duş etkisi yaratsa da, ikili arasında kaçınılmaz bir çekimin oluşması gecikmez. Fırlatma gününe yalnızca 7 ay kalmıştır ve bu süre zarfında kamuoyu desteğinin ve yeterli fonların sağlanabilmesi için her türden reklam desteğine ihtiyaç vardır.

Rose Gilroy imzalı özgün senaryodan Greg Berlanti’nin yönettiği yapım, Amerikan sinemasının altın çağından kopup gelmişe benzeyen iyi bir ‘screwball’ güldürü örneği. İzleyici yaş ortalamasının hayli genç kaldığı ve de orta yaş grubunun sinemada film izleme alışkanlığını büyük ölçüde yitirdiği günümüzde Hollywood büyük şirketlerinin pek yanaşmadıkları türden klasik usuldeki bu romantik komedi örneği, Johansson – Tatum ikilisinin tutmuş kimyaları üzerinden rahatlıkla izleniyor. Başta Ruslar olmak üzere bundan tam 55 yıl önce 16 Temmuz’da Ay’a ayak basışın Hollywood hilesi olduğuna dair komplo teorisi ile flört edişi ayrıca eğlenceli. Apollo 11’in olası başarısızlığına önlem olarak bizzat Nixon’ın adamının emri ile stüdyoda çekilen sahte iniş görüntüleri, Kelly’nin ‘2001: A Space Odyssey’ yönetmeni ‘Kubrick ile çalışsaydık keşke’ esprisi bu rivayetle dalgasını geçiyor.

Filmin şamatasını iki ana karakterin zorlu geçmişlerinin hüznü dengeliyor. Babası evi terk edip gittikten sonra annesi ve kardeşleri ile evsiz kaldıklarında henüz 4 yaşındadır Kelly. Bir şekilde ayağa kalkıp mücadele etmiş, annesinin ona öğrettiği dolandırıcılık marifetiyle hayatta kalmıştır. ‘Reklamcılık da dolandırıcılığın yasal yolla yapılanı değil midir’ sözleri de ona aittir. Davis ise 52 uçuş gerçekleştirdiği Kore dönüşünde NASA’nın en iyi pilotlarından biri olmasına rağmen kalbindeki sorun nedeni ile uzay roketine alınmamış, Apollo 1 sürecinde yitirdiği arkadaşlarının yasını tutmayı sürdüren bir yalnız kovboydur. Bu iki kafadarın acı tatlı öyküsü dönemin şarkılarıyla bezenmiş. Filme adını veren ünlü parça dışında Aretha Franklin’den ‘Moon River’, Dinah Washington yorumuyla ‘Destination Moon’ kulakları okşarken, kıvamı tutmuş yapım keyifle izleniyor.

(22 Temmuz 2024)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Ferhan Baran Yazıyor: Canavar Tükürüp Atmadan

Yönetmen Ti West ile aktris Mia Goth’un işbirliği sürüyor. 2022 yılında art arda çektikleri ‘X’ ve ‘Pearl’ ile son dönemin ilginç üçlemesini başlatan çılgın ikilinin seriyi tamamlayan son filmleri ‘MaXXXine’ sinemalarımızda yerini almış bulunuyor. 1980 doğumlu West korku filmleri evreninde ilgi görmüş filmleri ile biliniyor. Belli ki Tarantino misali kasetlerin kral olduğu dönemin video dükkanlarında tüm zamanların korku ve gerilim külliyatını yalayıp … Devamı…»

Ferhan Baran Yazıyor: Hortumun İçine Dalmak

Hortumlar ABD güneyinin orta bölümünde yer alan eyaletlerin korkulu rüyasıdır. Her yıl meydana gelen yüzlerce vakada kasabalar, evler hasar görür, insanlar hayatını kaybeder. Hortumları önceden tahmin eden uyarı sistemlerinde yıllar geçtikçe büyük ilerlemeler kaydedilse de afeti oluşma sürecinde durdurabilecek bir yöntem henüz bulunmamıştır. Dünya sinemalarıyla birlikte bizde de gösterimi süren ‘Kasırgalar / Twisters’ın idealist … Devamı…»