Ferhan Baran Yazıyor: Okyanus Düşlerinin Peşinde

‘Dust Bowl’ ya da ‘Dirty Thirties’ olarak adlandırılan 1930’lu yıllar, şiddetli toz fırtınalarının ABD’nin kırsal bölgelerine önemli derecede ekolojik ve tarımsal zarar verdiği bir dönemdir. Büyük Ekonomik Bunalım yıllarının zor koşullarına aşırı kuraklık da eklenince, bu dönemde sayısız çiftçi ailesi okyanusa ulaşma özlemi içerisinde göç etmek zorunda kalmıştır. Bu tozlu yıllar usta yazar Jonh Steinbeck’in birkaç kez sinemaya uyarlanmış ‘Gazap Üzümleri / … Devamı… »

Ahlaki Değerler Fark Ediyor mu?: Stillwater

İnsan hareketliliği arttıkça sorunlar da aynı oranda büyüyor. Savaşlar, ekonomik zorluklar, politik görüşler, eğitim veya sosyal haklar eşitsizliği nedeniyle ülke içinde veya ülkeler arası, hatta okyanus aşırı göç sorunu, bütün dünyanın en önemli ve egemen erkler tarafından önemsenmeyen sorunlar. Devletler üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmedikleri sürece insanların -hangi gerekçelerle olursa olsun, haklı- göçleri sürecektir.

Bütün bunlar yaşanırken genel olarak sanatın, özel olarak da sinemanın bu konuyu ele almaması söz konusu bile edilemez. Bir şekilde muhakkak, bir ucundan da olsa bu durumu anlatmanın fırsatını yaratırlar. İşte, Stillwater da bunlardan biri… Oklahoma’daki bir ilçe Stillwater. Matt Damon’ın oynadığı Bill Baker, sıradan (aslına bakarsanız bir dönem içkici, kavgacı ve gergin) biri. Karısı öldükten sonra, onun bu durumuna tepki olarak kızı Ally Baker, Fransa’ya okumaya gitmiş. Sevgilisini öldürdüğü için hapse mahkûm edilmiş, beş yıl önce.

Öteki

Cezaevindeki kız, katilin kendisi olmadığını, adli bir hata yapıldığını, birtakım araştırma/soruşturmaların yeterli yapılmadığını ileri sürerek yeniden mahkemeye başvuruyor. Avukatı, besbelli para kazanamayacağı bu işe bulaşmak istemiyor. Baba Baker da kendi işini kendisi yapmaya soyunuyor.

Yok, bir suç ve kaçma-kovalama filmi değil bu. Durumu saptamaya, insanların düşüncelerinin yaşamı ne denli belirleyen bir güç olduğunu anlatmaya çalışan bir film. Kendisine yardımcı olan, tiyatrocu Virginie ile kızı Maya -ki, Baker, küçük kızla gerçekten çok iyi bir ilişki kuruyor (bunda kendi kızına gerektiği kadar ilgi göstermemiş olduğunun farkına varması da önemli bir etki)- ile birlikte yaşamaya başlıyor. Virginie, barışçı, kimseyi küçümsemeyen dürüst bir kadın. Baker’ın küçümseyip aşağıladığı göçmenleri (Arap mültecileri) korumaya çalışıyor. Baker’ın kızının öldürdüğü iddia edilen sevgilisini de bir göçmen öldürmüştür zaten. Filmin düğüm noktası bu… Kim, niye öldürmüş veya neden öldürtmüş? Onda da bir “öteki”lik durumu söz konusu. Yoksa, ölüm kararını veren Ally mi? Adliyenin, polisin, sıradan insanların bakışı hep öteki(leştiri)ci, hep ayrılıkçı. Baba Baker, kızının geleceğini düşünürken yasa veya kural dinlemiyor, hak verir gibi olsanız da onun yaptığı da kendisine yapılandan farksız. Tiyatrocu Virginie, vurgulanıp altı çizilmese de tek dürüst kişi.

Sonuç niyetine…

Ally Baker lezbiyen olabilir, ama katil olduğunun (polisler kendi aralarında, bir yandan yabancı ve lezbiyen oluşu nedeniyle aşağılıyorlar da) kanıtı olamaz. Baba Baker, kızına yeterince babalık yapamamışsa da hiç tanımadığı bir kızın, hem de başka bir ülkede sorumluluğunu üstlenebiliyor. Küçük kız, “…çocuktan al haberi”. Ally Baker yaptıklarının farkına varıyor mu, dersiniz…

Yönetmen Tom McCarthy, gerçekten yalın ve bir o kadar da sakin anlatıyor… İyi bir dili var ve başarılı gerçekten de… Oyuncular: Matt Damon ile Camille Cottin ise oynamıyorlar, yaşıyorlar sanki.

Stillwater (Durgun Su), Yönetmen: Tom McCarthy… Senaryo: Tom McCarthy, Marcus Hinchey, Thomas Bidegain… Oyuncular: Matt Damon, Camille Cottin, Abigail Breslin, Lilou Siauvaud… 10 Eylül’den başlayarak gösterimde…

(08) Eylül 2021

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Şeytanı Ararken

Faik Ahmet Akıncı’nın yönettiği ve Can Sallıoğlu, Metin Yüksel, Kübra Kadı, Damla Nur Yılmaz, Doğuş Arslan, Büşra Kaplan ile Tuğçe Özal ile Nehir Önder’in oynadığı Şeytanı Ararken, 15 Ekim 2021’de Özen Film dağıtımıyla Akıncı Yapım tarafından vizyona çıkarılıyor.
Üniversite öğrencisi Metin, Doğuş, Kübra ve Can ile aynı evde ikamet etmektedirler. Metin bir gün internette bir köy görür ve gördüğü bu köyde şeytan olduğunu öğrenir. Bunun üzerine şeytanı aramak için yola çıkar. Dörtlü grubun oluşması için yanına kız arkadaşları Damla’yı da alırlar. Dört arkadaş şeytanı aradıklarını sanmaktadırlar aslında şeytan onları beklemektedir.

4. Uluslararası Dostluk Kısa Film Festivali’nin Son Başvuru Tarihi Açıklandı: 01 Ekim 2021

3 yıldır büyük bir emek ve özveri ile büyüyen ve artık dostlarının başarısından iftiharla söz ettiği; Dostluğu kısa film sanatı ile geliştiren ve hem sinemayı hem de yönetmen ve seyirciyi farklı etkinlik, söyleşi ve atölyelerle yetiştiren 4. Uluslararası Dostluk Kısa Film Festivali (4. International Amity Short Film Festival) başvurularınızı bekliyor. Festival Direktörü – Yönetmen Faysal Soysal festivalin son başvuru tarihinin 01 Ekim 2021 olduğunu açıkladı. 4. Uluslararası Dostluk Kısa Film Festivali, 01 – 05 Aralık 2021 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştiriliyor.

Nusret Çetinel’i Kaybettik

Seslendirme sanatçısı, oyuncu Nusret Çetinel, 01 Eylül 2021 Çarşamba günü hayatını kaybetti. 26 Ocak 1952 tarihinde Ankara’da doğan Çetinel, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde öğrenim gördü. Patron Mutlu Son İstiyor, Hür Adam: Bediüzzaman Said Nursi, Git Başımdan, Rafadan Tayfa: Dehliz Macerası, Kardeşim İçin: Der’a, Aslan Hürkuş: Kayıp Elmas gibi sinema filmlerinde de oynayan Çetinel’in cenazesi, 02 Eylül 2021 Perşembe günü Ankara Kocatepe Camii’nde kılınacak ikindi namazını müteakip Cebeci Mezarlığı’nda toprağa verilecek. Merhuma tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

Engelsiz Filmler Festivali’nden Renkli Seçki: Kaleydoskop

11 – 17 Ekim 2021 tarihleri arasında dokuzuncu kez düzenlenecek olan Engelsiz Filmler Festivali dünyanın farklı coğrafya ve kültürlerinden hikâyeleri Kaleydoskop seçkisiyle sinemaseverlerle buluşturuyor. El çizimi bir animasyon olan, biyografi türündeki Calamity: Martha Jane Cannary’nin Çocukluğu (Calamity, a Childhood of Martha Jane Cannary) babası kazada yaralandıktan sonra, kardeşlerinin sorumluluğunu üstlenen Calamity Jane efsanesinin ortaya çıkışını anlatıyor. Seçkinin bir diğer filmi ise görme engeli tırmanışçı Jesse Dufton’ın İskoçya’daki Hoy’un Yaşlı Adamı kayalığına tırmanma öyküsünü aktaran Kör Tırmanış (Climbing Blind) filmi olacak.

Engelsiz Filmler Festivali’nden Renkli Seçki: Kaleydoskop yazısına devam et