Dikiz Aynası

Ümit Topaloğlu’nun yönetmenliğini yaptığı 2007 yılı yapımı, 42 dakikalık Dikiz Aynası adlı belgesel film Belgeselab etkinlikleri kapsamında 16 Ocak 2018 Salı günü saat 19:30’da İFSAK Nurettin Erkılıç Gösteri Salonu’nda gösteriliyor. Belgeselin konusunu, minibüsçülük kültürü ve onun dikiz aynasından görünen kent seromonisi oluşturuyor. Belgeselde, her gün şehrin merkezlerine taşınan binlerce insanın toplu taşıma aracı olan minibüs ve minibüs kültürüne ilişkin bir derinleşme çabası ele alınıyor. Minibüs, toplumumuzda altmışlı yıllarda kırdan kente göçle başlayan serüvenin doğurduğu bir ulaşım fenomeni olarak algılanıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman

Savaş Bitse de Nefret Dinmiyor

Sıradan bir kişisel çatışma nasıl bir milli meseleye dönüşür? Ortadoğu’da geçiyorsa hikâyeniz, bir küçük kıvılcımın koca bir yangına dönüşmesi anlık bir hadise. Lübnanlı sinemacı Ziad Doueiri’nin halen ülkemizde gösterimi süren, geçtiğimiz yıl Venedik’te övgüyle karşılanmış ve festivalden, başrollerden birini oynayan Kamel El Basha’ya layık görülen en iyi erkek oyuncu ödülü ile dönmüş filmi ‘Hakaret / L’Insulte’, farklı din ve etnik gruptan iki adamın basit bir tartışma yüzünden birbirine girmesiyle başlıyor.

Oto tamircisi Tony Hanna ile inşaat ustası Yasser Salameh, bir tamirat yüzünden kavgaya tutuşuyor. Sağcı Hristiyan partisi sempatizanı Hanna, sokağında çalışan işçilerin üzerine su akıtan balkon giderine izni olmadan müdahale eden Filistinli mülteci Salameh’in onardığı boruyu paramparça ediyor. Buna hiddetlenen inşaat ustası, ‘aşağılık herif’ lafını patlatıyor. Yasser’in patronu ortalık karışmasın, kuzeydeki yeni mülteci kampı işini kaybetmeyelim endişesiyle araya giriyor. Filistinli işçinin kendisinden özür dilemesinde ısrarlıdır Tony. Önce itiraz eden Yasser, daha sonra işi büyütmemek adına gönülsüz de olsa Tony’nin garajına gidiyor. Hristiyan milis teşkilatının kurucusu eski devlet başkanlarından Beşir Cemayel’in garajdan yankılanan Filistinliler aleyhine kışkırtıcı konuşmalarının etkisindeki öfkeli Tony’nin ağzından ‘Ariel Şaron topunuzun kökünüzü kazısaydı keşke’ sözleri dökülünce, kimliğini ve halkının geçmişini hedef alan sözler karşısında hiddetlenen Yasser’den yumruğu yiyor. Mesele mahkemeye düşünce bütün ülke ayağa kalkıyor. Tony’nin tanınmış avukatı, davayı kazanmanın prestiji uğruna geçmişin yaralarını didikliyor. Medya olaydan yararlanmaya bakıyor. Politikacılar işin içine giriyor. Sokakta çatışmalar başlıyor.

‘Hakaret’ çarpıcı bir tarih dersi. Lübnan’da siyasetten hukuk sistemine uzanırken, derin bir sosyal eleştiri getiriyor. Hristiyan halk ile azınlıktaki Filistinliler arasındaki kanlı iç savaşın sona ermesinin üzerinden otuz yıla yakın bir süre geçmesine rağmen, acılar tazeliğini koruyor, halklar birbirlerini düşman olarak görmeyi sürdürüyor. Bu açıdan Doueiri’nin hikâyesi ülkesinde yaşananların metaforuna, mahkeme salonu Lübnan toplumunun mikrokozmosuna dönüşüyor.

Anlaşmazlık öncesinde bile birbirlerine karşı ön yargılı ve kin besleyen bu iki adam kötü insanlar değiller oysa. Her ikisi de işçi sınıfına mensup (Yasser mühendislik eğitimi almasına rağmen mülteci olduğu için inşaat ustası olarak iş bulabilmiş), dürüst, onurlu, işini iyi yapan adamlar, iyi aile reisleri. Gel gör ki dinsel ayrılıklar ve yakın geçmişin acı anıları birlikte yaşamalarını engelliyor, savaş bitse de nefret dinmiyor.

Lübnanlı yönetmen, aynı topraklarda yaşayan iki halkın dertlerine adil bir biçimde yaklaşıyor. Her iki tarafın öfkesinin kaynaklarını açığa çıkarırken taraf tutmuyor. İki adamın kabaran erkeklik kibirlerini, eşlerinin sağduyulu yaklaşımıyla dengeliyor. Acılı tarihlerinin yükünü taşıyan iki yaralı ruhun geçmişin travmalarıyla yüzleşerek kendilerini iyileştirdiklerine tanık oluyoruz zorlu mahkeme süreci boyunca. Tony’nin arabası bozulan Yasser’in yardımına koşmadan edememesi, Yasser’in ettiği hakaret için içtenlikle özür dilemesi gibi çok insani anları içeriyor Doueri’nin filmi. Tony Hanna’ya hayat veren Adel Karam, komedi ve şov programlarıyla ülkesinin çok bilindik bir yüzü. Yasser Salameh’i yorumlayan Venedik’ten ödüllü Kamel El Basha ise Filistinli tanınmış oyun yazarı, yönetmen ve oyuncu. Soluk soluğa izlenen filmin ana aktörlerinden bir diğeri de Beyrut şehri. İstanbul’dan beter plansız kentleşmesi ve inşaat yığınıyla bu gayet iyi anlatılmış, soluk soluğa izlenen sosyal gerilim hikâyesine fon oluşturuyor Ortadoğu’nun bu güzel ve kaotik kenti.

(22 Ocak 2018)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Rıza Kıraç’ın Sinemanın Temelleri: Teknolojik Buluştan Sanata Adlı Kitabı 19 Ocak’ta Satışa Çıkıyor

Sinema yazarı Rıza Kıraç’ın son kitabı Sinemanın Temelleri: Teknolojik Buluştan Sanata adlı kitabı İthaki Yayınları tarafından 19 Ocak’ta satışa sunuluyor. Kitapta yönetmen, senarist ve yazar Rıza Kıraç sinemanın doğuşundan bugüne kadar geçen süredeki değişimini ele alıyor ve film yapımının inceliklerini okura akıcı bir dille anlatıyor. Onüç bölüme ayrılan kitap, film kurgusu, görüntü yönetimi, oyuncu ile mekân seçimi ve film eleştirmenliği gibi sinema bileşenlerini masaya yatırıyor. Hem Türkiye ile dünya sinemasının gelişimini hem de film yapımının ayrıntılarını öğrenmek isteyenler için Sinemanın Temelleri: Teknolojik Buluştan Sanata bir başucu kitabı niteliğini taşıyor.

Deliha 2 İzmirlileri Kahkahaya Boğdu

İzmirli oyuncu ve senarist Gupse Özay yeni filmi Deliha 2 ile İzmir’li sinemaseverleri kahkahaya boğdu. Gupse Özay’ın başrollerini Aksel Bonfil ve Eda Ece ile paylaştığı Deliha 2 filminin İzmir galası Optimum’da gerçekleştirildi. Filmin gösterimi öncesinde basın mensupları ile bir araya gelen Gupse Özay ve film ekibi, İzmir’de gördükleri büyük ilgi karşısında oldukça mutlu olduklarını ifade ederken, gösterimin yapıldığı tüm salonları dolaşarak sinemaseverleri selamladı.

Deliha 2 İzmirlileri Kahkahaya Boğdu yazısına devam et

Korkut Akın Yazıyor: Filmlerden Yararlanmak

Uzun yıllar, en çok okuyanların sinemacılar olduğunu savundum, hatta o kadar ileri gittim ki, sinemacılar olmasa kitap satılmaz diyecek kadar… Kuşkusuz her yaştan ve her sektörden çok insan okuyor. Kendini geliştirmek, dünyada olan biteni kavramak, onlardan düşünce süzmek ve/veya mesleğinde ilerlemek için. Sinemacıların çok, çoktan da çok okuması gerekliliği (hatta zorunluluğu) okudukları üzerinden iş çıkartmalarıdır; okumazlarsa … Devamı… »

Turan Özdemir’i Kaybettik

Tiyatro, dizi ve sinema filmi oyuncusu Turan Özdemir, 15 Ocak 2018 Pazartesi günü (bugün) hayatını kaybetti. Özdemir, oyuncu kadrosu Muğlalı vatandaşlardan oluşan Dondurmam Gaymak adlı sinema filminin başrol oyuncusu oldu ve bu filmle ünlendi. Ademin Trenleri, Mavi Gözlü Dev, Yağmurdan Sonra, Hadigari Cumhur, Entelköy Efeköy’e Karşı, Dursun Çavuş, Tersine, Mavi Bisiklet, Mezarcı gibi filmleriyle de hatırlanan Özdemir’in cenazesi 17 Ocak 2018 Çarşamba günü Yatağan’da ikindi namazını müteakiben kılınacak cenaze namazının ardından defnedilecek.. Merhuma tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

If’in Sinema Kulübü Yeni If², 33 Şehir ve 50 Farklı Noktada

Dünyada ilk kez 9 yıl önce If İstanbul Bağımsız Filmler Festivali tarafından başlatılan ‘alternatif film dağıtım ve paylaşım’ projesi If², bu yıl sınırlarını genişletiyor ve bir yıla yayılan bir ‘sinema kulübü’ne dönüşüyor. Yeni If² adını alan etkinlik, her ayın son Cumartesi günü, Türkiye’den veya Ortadoğu’dan seçilen bir filmi 40’tan fazla noktada sinemaseverlerle buluşturacak. Afyon’dan Batman’a, Tahran’dan Ramallah’a, 33 farklı şehirde aynı anda gerçekleşecek Yeni If²’nin festival kapsamında gerçekleşecek ilk gösteriminin teması ise “Kadınlar Var, Hayat Var!” olarak belirlendi.

If’in Sinema Kulübü Yeni If², 33 Şehir ve 50 Farklı Noktada yazısına devam et