Montreal, Tam Bir Türk Filmleri Şenliği Yaşadı

19 – 21 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen 9. Montreal Türk Filmleri Festivali’nde En İyi Film Ödülü’ne Mehmet Öztürk’ün Defne’nin Bir Mevsimi adlı filmi layık görüldü. Açılış filmi olarak da seçilen filmin öyküsü 12 Eylül öncesi Antakya’sında Türkiye – Suriye sınırında geçiyor. Değişik toplumları barındıran Antakya’nın, bu toplumların acılarını, sevinçlerini, gelecek kaygılarını bir potada eritip farklılıkların varsıllığını gözler önüne seriyor. Filmin yönetmeni Mehmet Öztürk filmi hakkında, “Güzellik, bütün sanatların ölçütü ve temelidir. Filmimiz bazen romansa, bazen de politik dramaya yönelirken her durumda güzellik duygusunu hakim kıldık.” dedi.

Montreal, Tam Bir Türk Filmleri Şenliği Yaşadı yazısına devam et

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Azerbaycan’ın Ziyalı Yıldızı Prof. Tevfik İsmailov’u Anacak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü, Türk Cumhuriyetleri sineması için büyük emekler veren ve ömrünü bu işe adayan Prof. Tevfik İsmailov’u vefatının 1. yılında belgesel gösterimi ve panelden oluşan bir programla anacak. Azerbaycan’ın Ziyalı Yıldızı: Prof. Tevfik İsmailov adlı program, 25 Mayıs Perşembe günü İBB Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Türkiye’de yaşadığı dönemde Lütfi Akad, Metin Erksan, Halit Refiğ gibi usta yönetmenlerle birlikte çalışan ve İBB Gösteri Sanatları Merkezi’nde 1995 yılında sinemacılık dersleri veren Tevfik İsmailov’u anma etkinliği saat 19:00’da başlayacak.

Kuralları Yıkan Film: Her Şey Mümkün

İddialı oyuncu kadrosuyla dikkat çeken Her Şey Mümkün tarzı ve tekniğiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Yetkin Dikinciler’in birbirine çok benzeyen iki adamı canlandırdığı ve bu iki adamın kesişen hayatlarını konu alan filmi, reklam filmleriyle tanınan Alper Babayağmur yönetti. Oyuncu kadrosunda, Yetkin Dikinciler, Levent Ülgen, Haldun Dormen gibi usta isimleri barındıran filmde, manken Pelin’i Azra Akın canlandırıyor.

Türkiye’nin En Çok Sevilen Festivalinin İlk Durağı Elazığ

T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı destekleri ve TÜRSAK Vakfı’nın işbirliğiyle bu yıl 14. yaşında giren Çocuk Filmleri Festivali, 24 Mayıs – 06 Haziran arasında yola çıkıyor. Festival 24 – 26 Mayıs’ta Elazığ’da, 29 – 30 Mayıs Bingöl’de, 01 – 02 Haziran Tunceli’de, 06 – 09 Haziran tarihleri arasında ise İstanbul’da çocuklarla buluşacak. Festivalde uluslararası ödül almış film gösterimlerinin yanı sıra Fotoğraf Atölyesi, Drama Atölyesi ve oyuncu, yönetmenler eşliğinde ise Jüri Atölyesi gerçekleştirilecektir. 14. kez gerçekleşecek Çocuk Filmleri Festivali bu yıl, Marmara’dan Doğu Anadolu’ya yüzlerce çocuğa sinema ile ulaşmayı amaçlıyor.

Karayip Korsanları: Salazar’ın İntikamı’nın Biletleri, Cinecity’de Ön Satışa Çıktı

Başı beladan kurtulmayan ikonik kahraman Jack Sparrow, 26 Mayıs’ta vizyona girecek Karayip Korsanları serisinin beşinci filminde şu ana kadarki en azılı düşmanı Kaptan Salazar ile yüzleşmeye hazırlanırken, Deniz Private Cinecity Etiler, filme özel dekor ve sürprizleriyle sinemaseverlere keyifli bir atmosfer sunacak. Biletleri tüm Cinecity Sinemaları’nda satışa çıkarıldı.

Hizmetçi, İstanbul Modern’de Gösteriliyor

Güney Kore sinemasının usta sinemacısı Park Chan-Wook bir Hollywood arası verdikten sonra kendi topraklarına dönüş yaptığı son çalışması ‘Hizmetçi / Agassi’ bizde sansürün hışmına uğrayarak yaygın gösterimi belirsiz bir tarihe ertelendi. Geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan ve eleştirmenlerin haklı övgüsünü alan bu güzel filmi İstanbul Modern Sinema’nın ‘Mutlu Olma İhtimalimiz’ başlıklı yılın en iyi filmleri seçkisi kapsamında izleyebilme imkanınız var.

Bilindik estetize tavrıyla Hitchcock etkili korku gerilim türünün temel unsurlarını ustaca kaynaştıran ‘Lanetli Kan / Stoker’ ile yadellerde başarılı bir sınav vermiş olan Chan-Wook, bu kez Galli yazar Sarah Waters’ın 2002’de yayımlanmış ‘Fingersmith’ romanını kaynak almış. Bizde Everest Yayınları’ndan ‘Ustaparmak’ adıyla çıkmış olan bu çok satan eser, şehvet, entrika, intikam ve cinsel gerilimle örülü göz alıcı bir hikâye sunuyor.

Kraliçe Viktorya döneminde geçen özgün metin, başta Dickens olmak üzere dönemin tanınmış yazarlarının yapıtlarından esintiler taşır. Waters’ın romanında ‘Oliver Twist’ geleneğinin izinde arka sokaklarda yaşayan yoksullar tekinsizdir, ancak sosyo-ekonomik düzeyi yüksek sınıf mensupları da kötücül duygulardan bir o kadar nasibini almıştır. Romanın olay örgüsüne, özellikle başlarda, hayli sadık kalarak yola çıkan Chan-wook, zaman ve mekânı 1930’lu yıllar Kore’sine naklederek işe başlıyor. Dönem Kore’nin Japonya işgali altında olduğu yıllardır. Öykünün ana karakterlerinden sokaklardan gelmiş Koreli Sookee, kendini çevresine Japon soylusu olarak yutturmuş dolandırıcı Kont Fujiwara’nın oyununun bir parçası olarak, görkemli bir malikanede eniştesinin koruyuculuğu altında hapis hayatı süren Lady Hideko’nun hizmetçisi olarak işe başlar. Öyle ki hizmetçi kız, sahte kontun zengin Japon hanımefendisinin gönlünü çalmasına yardımcı olacak, kendi payını aldıktan sonra ortadan kaybolacaktır. Lakin işler beklendiği gibi gitmez. Öykünün ilerleyen bölümlerinde entrika entrikaya karışır, karakterler arasında beklenmedik gönül ilişkileri doğar.

30’lu yıllar Kore için hayli karmaşık bir dönem. Keskin sınıf farklılıklarının ötesinde, ülke sömürge haline düşmüş durumda. Geleneksel yaşam tarzının yanısıra yeni yüzyıl ilerledikçe modernitenin benimsenmeye başladığı yıllar bunlar. Lady Hideko’nun yaşadığı malikanenin Batı ve Japon tarzlarını ustaca kaynaştıran eklektik mimarisi, dönemin özelliklerini yansıtmak açısından çok belirleyici bir örnek. Hideko’nun yatak odası Batı usulü döşenmişken, hemen yanıbaşındaki hizmetçi odası tipik Japon tarzını koruyor. Bir diğer örnek olarak evin kitaplığını gösterebiliriz. Dış cephe geleneksel Japon mimarisi özelliğini korurken, iç mekânda Batı tarzı devasa bir kütüphane yer alıyor. Aynı mekân ‘tatami’ adı verilen Japon minderleri ve Japon usulü minyatür bahçe süslemeleriyle bezenmiş. Böylece mekanın Viktoryen kasveti, ferahlatıcı Japon minyatürleriyle dengelenmiş. Bu noktada filmin ‘sanat yönetimi’ alanında Cannes’da kazanmış olduğu ödülü sonuna kadar hakettiğinin altını çizmemiz gerekiyor.

Mekândaki tezatlar metin örgüsünde de bol bol mevcut. Film de roman gibi üç ayrı bölümden oluşuyor. Her bölümü ayrı bir karakterin bakış açısıyla izliyoruz. Farklı perspektiflerden akan hikâyeyi yakın planlar ve çarpıcı kamera hareketleriyle aktarıyor yönetmen. Bu melez yapıyı müzik kullanımında da sürdürüyor. Jo Yeong-Wook’un özgün müziğini, Mozart ve Rameau’dan ödünç ezgilerle çeşitlendiriyor.Film beklenmedik sürprizlerle dolu bir seyir sunuyor izleyicisine. İşte bu seyir keyfini bozmamak için öykünün gidişatı ve dönüm noktaları hakkında fazlaca bilgi vermekten kaçınıyorum. Özetle söylemek gerekirse, 2,5 saatlik saatlik süresini ustaca kullanan, soluk soluğa izlenen bir yapım ‘Hizmetçi’. Erkek egemen bir toplumda iki genç kadın arasında filizlenen romans, eril evrene meydan okuyan başdöndürücü erotizmi ucuza kaçmadan parlak bir estetizm içinde aktaran Chan-Wook, mükemmel oyuncu performanslarından büyük destek alıyor, ‘Oldboy’ ile sinemasına gönül vermiş hayranlarını ise finaldeki sadistik intikam sekansıyla selamlıyor.

(‘Hizmetçi’ 1 Haziran Perşembe 19:00; 4 Haziran Pazar 17:00’de İstanbul Modern Sinema’da izlenilebilir.)

(30 Mayıs 2017)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Türkiye’nin En Çok Sevilen Festivali Başlıyor: 14. Çocuk Filmleri Festivali

T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve TÜRSAK Vakfı işbirliğiyle bu yıl 14. yaşına giren Çocuk Filmleri Festivali, 24 Mayıs – 06 Haziran tarihleri arasında “Çünkü hayaller uçar, sınır tanımaz” sloganıyla yola çıkıyor. Çocukların sinemayla tanışmasını sağlayarak sinema kültürü edinmelerinde ve erken yaşta sanatsal üretim denemelerinde yol gösterici bir rol oynayan film festivali, İstanbul, Elazığ, Bingöl ve Tunceli’de çocuk izleyicilerle buluşacak.

İstanbul Modern Sinema’da Bu Hafta: Kara Göründü

Sinema tarihi boyunca farklı dönem ve türden filmlerde yer alan liman, kimi zaman öykünün, kimi zaman resmin başrolü, kimi zaman da karakterin hayatında açılan veya kapanan bir kapı görevini görür. İstanbul Modern Sinema’nın LİMAN sergisine paralel hazırladığı program Japonya’dan Şili’ye uzanan, toplam 11 filmin gösterimini kapsıyor.
İzlenecek filmler arasında Exotica Erotica Etc., Liman Kenti (Port of Call) ve Gerçeğin Dansı (La Danza de la Realidad) yer alıyor.

İstanbul Modern Sinema’da Bu Hafta: Kara Göründü yazısına devam et

Yalnız Hayaller Kaldı Basınla Buluştu

Mehmet Ali Arslan’ın yöneteceği, Yeşilçam’ın ünlü simalarıyla genç oyuncuların buluşacağı Yalnız Hayaller Kaldı filminin basın tanıtımı My House Cafe’de gerçekleşti. Filmin çekimleri önümüzdeki günlerde başlıyor. Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncuları Mahmut Cevher ile Perihan Savaş’ın başrollerini paylaştığı duygu dolu bu aile hikâyesinde Ecem Baltacı, Özgül Kavruk, Fırat Temir, Yavuz Pekdemir, Dilruba Balbunar ve Yeliz Bozkurt Üstündağ rol alıyor.

Yalnız Hayaller Kaldı Basınla Buluştu yazısına devam et

Sadi Çilingir Yazıyor: Yeni Başlayanlar İçin Hayatta Kalma Sanatı

Geçen gün Erol’uma “Erol benim yazıları okuyor musun?” diye sordum. “Çok sık ve olur olmaz şeyler yazmaya başladın, hepsini okuyamıyorum.” dedi. Bendeniz de alındım ve üzüntülere gark oldum; o nedenle Erol’a diyorum ki: Erol bu yazının buradan sonrasını okuma. (Diğer Erol’lar yasaklamadan muaftır.) Çilingir Sofrası (Sadi Bey’in Facebook Günlükleri): Eskişehir Film Festivali, Atıf Yılmaz ve Osman Seden’le ilgili önceki paylaşımı … Devamı… »