Bir Annenin Feryadı

Attila Gökbörü’nün yönettiği ve Mertkan Arat, Altan Akışık, Behice Maurer ile Rüzgar Memişoğlu’nun oynadığı Bir Annenin Feryadı, 28 Nisan 2017’de Özen Film dağıtımıyla Elif Sanat Yapımları tarafından vizyona çıkarıldı.
1970’li yıllar, İstanbul. Duvarcı ustası Tahir Özütemiz müteahhitliğe terfi etmiş ve İstanbul’un sosyetik semti Şişli’ye taşınmıştır. Eşi Bedriye bu taşınmaya ayak uydurmuş, tam bir sosyete kadını olup çıkmıştır. Ama aile büyüğü Dede, İstiklal savaşı gazisi onbaşı Hacı Arif bu değişikliğe ayak uyduramamıştır. O, torunları İhsan ve sonra Emine’nin dinini bilen insanlar olarak yetişmelerini istemektedir.

  • Basın Bülteni: 1 / 2
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman

Bir Annenin Feryadı yazısına devam et

Ömer Ekmekçi’yi Kaybettik

Sinemamızın Yeşilçam döneminde ürettiği yüzlerce filmin ışık ekibinde çalışmış, 1940 Kayseri doğumlu Ömer Ekmekçi, 18 Ocak 2017 Çarşamba günü (bugün) hayatını kaybetti. Yönetmen ve yapımcı Bülent Pelit, Ömer Ekmekçi’yi şöyle anıyor: “Ömer Ekmekçi, nam-ı diğer Şeytan, Yeşilçam’ın önemli figürlerindendi. ‘Ne zaman bana Antalya’da En İyi Işıkçı Ödülü verdiler hayatım kaydı.’ derdi. Maden filmiyle almıştı ödülü. Yeşilçam sokağının sadık müdavimi oldu.” Biz Bir Aileyiz, Şark Bülbülü, Kaçak, Köşeyi Dönen Adam gibi filmlerde oyuncu olarak da görev yapan merhuma tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

Yaşam Kürü

Gore Verbinski’nin yönettiği ve Jason Isaacs, Dane DeHaan, Celia Imrie ile Mia Goth’un oynadığı Yaşam Kürü (A Cure for Wellnes), 17 Mart 2017’de The Moments Entertainment dağıtımıyla The Moments Entertainment tarafından vizyona çıkarılıyor.
Genç bir idareci İsviçre Alplerindeki gizemli SPA merkezinden, çalıştığı şirketinin CEO’sunu geri getirmesi için görevlendirilir. Merkezdeki tedavinin göründüğü gibi olmadığından şüphelenir. Dehşet verici gizemleri açığa çıkardıkça akıl sağlığının sınırları zorlanır. Daha sonra kendisi de tüm ziyaretçilerin orada kalmalarına sebep olan o munis hastalığa yakalandığını öğrenir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb
  • Ali Erden Yazıyor

Yaşam Kürü yazısına devam et

2017 Work in Progress Başvuruları Başladı

Köprüde Buluşmalar Work in Progress Atölyesi, 36. İstanbul Film Festivali kapsamında 13 – 14 Nisan 2017 tarihleri arasında düzenleniyor. Atölye kapsamında, seçilen post-prodüksiyon aşamasındaki uzun metraj film ve belgesellerin yönetmen ve yapımcıları, uluslararası dağıtımcılara, fon, market, medya kuruluş temsilcilerine, yatırımcılara ilk sunum yapma fırsatını bulacaklar.

Kara Gün

Peter Berg’in yönettiği ve Mark Wahlberg, John Goodman, Kevin Bacon ile J. K. Simmons’un oynadığı Kara Gün (Patriots Day), 23 Haziran 2017′de The Moments Entertainment dağıtımıyla The Moments Entertainment tarafından vizyona çıkarıldı.
Korkunç terör eyleminden hemen sonra komiser Tommy, hayatta kalanlar ile birlikte bir sonraki olası patlamayı önlemek için zamanla yarışa girer. Özel Ajan Richard, Emniyet Müdürü Ed, Çavuş Jeffrey ve hemşire Carol ile birlikte Tommy, emniyet teşkilatının tarihindeki gördüğü en karmaşık insan avı için, arkalarında Boston halkının gücü ile kararlı bir operasyon başlatır.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Kara Gün yazısına devam et

Toni Erdmann

Karanlık bir salonda, diğer tüm etkilerden sıyrılmış olarak sadece perdeye yansıyan hareketli görüntülere odaklanabileceğiniz sinema salonlarında film izlemek müthiş bir duygu.

Neden mi, böylesine didaktik bir cümle ile başladım yazıya? Çünkü artık filmlerde de koltuğa yaslanıp, hayatın gerçeklerinden sıyrılarak o gerçekleri izleyebileceğimiz filmler azaldı da ondan. Maren Ade’nin ödüller de kazanan filmi sizi kendi gerçeğinizden koparıp hayatın gerçeğine taşıyor. Gerisi size kalmış.

İletişimsizlik…

Günümüz insanının en büyük ve hatta çözümsüz gibi görünen hastalığı yalnızlık. Tamam, yaşlılar eş ve yakınlarını kaybettikleri için yalnız kalıyorlar, peki ya gençler? Onlar neden yalnız? “Ben tercih ettim” deyip de kendilerinden bile gizledikleri ama içten içe o yalnızlığın acısını yaşadıkları halde apaçık görünüyor, gözlerinden okunuyor yalnızlıkları.

Hayatı ‘ti’ye almak da aynı şey. Köpeği öldükten sonra iyiden iyiye yalnızlaşan Winfred, umursamazlık ve alaycılıkla gizlemeye çalışıyor o korkunç yalnızlığını. Kızı ile kopuk olan ilişkilerini düzeltmek için harcadığı çaba, aslında çok insani ama bir o kadar da itici. Çünkü kariyer peşindeki kızı da, en az kendisi kadar yalnız. Film tam da burada başlıyor.

Kendinizi düşünüyorsunuz…

…ister istemez. Kimi zaman ilgi çekmek için, kimi zaman başarmışlığın sevincini paylaşmak için, kimi zaman hataları örtbas etmek amaçlı umursamaz ve alaycı davranış sergiler insan. Bu, güçlü bir anlatımla yansıtıldığında ortaya çıkan kült oluyor. İster roman olsun ister tiyatro, isterse Toni Erdmann’da olduğu gibi film; etkisi uzun sürecek, yıllar sonra bile unutulmayacak ve klasikler arasında sayılacak bir yapıt çıkıyor ortaya. Maren Ade, çağcıl bir başyapıt çıkartmış. Bunca övgü ve ödül de boşa verilmese gerektir.

…ya izleyici?

Toni Erdmann’ın bir Alman komedisi olduğu belirtiliyorsa da, film, tam “güleriz ağlanacak halimize” noktasında. Kuşkusuz gülüyorsunuz, tam da o anı yaşayan siz olmadığınız için incecik bir sevinçle karışık gülüyorsunuz… Peruk ve takma dişle vardığınız yer neresi olabilir? Yakalandığınızda yüzünüze vurmazlar mı? Vurduklarında ne duruma düşersiniz? Sizin gibi, tam da sizin içinde bulunduğunuz duyguları yaşayan biri, -belki bir işe yarıyordur diye- o takma dişi alıp taktığında ne düşünürsünüz?

Bizim sinema seyircimiz, umarım bu filme gereken önemi gösterir, izler ve giderek yalnızlık kuyusuna merdivensiz düşmekte olduğunu, denizler ortasında yelkensizlik karmaşasında çarnaçar kalacağını görür. Çözüm için, başkası için değil, kendi çözümü için izler bu filmi.

Oyuncular için ayrı bir not düşmeliyim muhakkak. Alabildiğine doğal, alabildiğine görkemli, alabildiğine gerçekçi karakterler izliyoruz. Bunda oyuncular en önde; yönetmenin rejisiyle senaryonun katkısını yadsımamak gerekir. Sakin bir dilli sakin bir öykü… çok başarılı.

Birkaç yıl sürmez herhalde, “ölmeden görmeniz gereken filmler” listesinin ilk sıralarında yer alması…

Toni Erdmann, yönetmen Maren Ade, oyuncular Peter Simonischek, Sandra Hüller, Michael Wittenborn, Thomas Loibl, Trystan Pütter… 3 Şubat’tan başlayarak gösterimde…

(25 Ocak 2017)

Korkut Akın